T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/180
KARAR NO:2025/105
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/03/2024
KARAR TARİHİ: 19/02/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, borçlunun takibe haksız ve yersiz olarak itiraz
etmiş ve bu nedenle icra takibinin durduğunu, davacının icra takibine konu ettiği alacağın cari hesaptan kaynaklanan fatura alacağına ilişkin olduğunu, davacı tarafından takip konusu alacağa ilişkin hizmetin verildiğini, davacıdan istenilen taşımacılık işleri neticesinde taşımaya konu mallar da ilgili yerlere teslim edildiğini, davacı şirket ve davalının 2023 yılı içerisinde ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı firma Türk Ticaret Kanunu gereğince bir tacir olduğunu, T.T.K'nun ilgili hükümleri çerçevesinde faturalara ve fatura içeriklerine hiçbir şekilde itiraz etmediğini
ve dolayısıyla faturaları ve fatura içeriğini yasal olarak kabul ettiğini, borçlu şirkete bu zamana kadar bu borç bakiyesinin ödenmesi için defalarca başvurulmasına rağmen borçlu şirket yetkilileri borçlarının olduğunu kabul ettiklerini, fakat sürekli olarak davacı şirketi oyalayarak bu şekilde borçlarını ifayı ertediklerini,davalı tarafın icra takibine karşı itirazının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın yasal süreler içerisinde
faturanın içeriğine itiraz etmediğini, , faturaları ödeyemeyince ve aynı faturalar takibe konu olunca borca itiraz ederek icra takibini kötü niyetli olarak durduğunu, davacı alacağının likit ve muaccel bir alacak olduğunu, dolayısıyla davalı firmanın itirazlarının iptali ile %20'dan da az olmamak şartı ile icra inkâr tazminatı ile tazyik edilmesi gerektiğini, davacı ile davalı taraf arasında süregelen ticari ilişkiler son
zamanlarda davalı tarafın içine düştüğü nakdi sıkıntılar dolayısıyla sekteye uğradığını, davalı taraf zaman kazanmak açısından söz konusu takibe itiraz ettiğini, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, faturalardan ve cari hesap ekstreleri ile tarafların ticari defter ve kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacı şirketin 16.000,00 EUR asıl alacağının bulunduğu, iş bu nedenlerle takibin devamı ile davacı şirketin alacaklarını tahsil için haksız olarak yapılan itirazın kaldırılması için dava açmak zaruriyeti hasıl olmuş,
davalı tarafın ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından tebliğ aldığı
ödeme emrinde gösterilen borca, takibe, faize ve borcun tüm ferilerine karşı yapılan itirazların iptalini
ve takibin 16.000,00 EUR yönünden devamına karar verilmesini, alacağın likit ve muayyen olduğundan takibe haksız itiraz eden kötü niyetli olan davalı taraf aleyhine asıl alacak miktarı olan 16.000,00 EUR' nun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, icra dosyasının --- çıktıları, Ba-Bs Kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLEMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle ihlali geçiş nedeni ile icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasının incelenmesinde; faturaya dayalı 16.000,00 Euro asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, faturaya dayalı başlatılan ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyası nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2
kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce
Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların
defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında
yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle;
Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin
vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ----yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; davacının e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, 2023 yılı elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davalı ---- 06/09/2024 tarihinde saat 10.30’da
Sayın Mahkeme kaleminde yapılan ticari defter incelemesine katılmadığı, defter ve belgelerini
sunmadığı, bu sebeple davalı şirketin ticari defter kayıtları incelenememiştir. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının ----İcra Dairesi’nin ----- sayılı takipteki 16.000,00 EUR tutarlı asıl alacak talebine ilişkin
yapılan mali inceleme neticesinde; davacının raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari
defter kayıtlarında davalı açık hesabından 29/11/2023 takip tarihi itibariyle 473.795,55 TL
karşılığı 16.000,00 EUR alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Öte yandan; raporun 4.d. bölümünde Sayın Mahkemenin talebiyle davalı ----- bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen BA bildirim formları detaylı olarak incelendiğinde; davalı şirketin davacı -----2023 yılında 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 826.365,40 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalının BA bildirimine konu ettiği faturalarının davacının incelenen defterlerinde davalı açık hesabında davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu ve takip dayanağı talepte bulunmuş olduğu faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
------ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ----. BİLİRKİŞİ RAPORU ------- sayılı takip dosyasındaki 16.000,00 EUR tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerin bulunduğu, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Takip sonrası için davacının %3,30 EUR cinsinden Kamu bankalarınca mevduatlara uygulanan azami faiz talebine ilişkin, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması münasebetiyle, temerrüt faiz taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.4/a kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin
müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra
inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğu, davalının cari hesap borcunun bulunduğu iddiası ile davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafça inceleme gününde defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. İncelenen davacı kayıtlarında; takip tarihi itibari ile davacının davalıdan defter 473.795,55 TL karşılığı 16.000,00 EUR alacaklı olarak gözüktüğü, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine davacı şirketten 2023 yılında 3 adet fatura karşılığı
KDV HARİÇ 826.365,40 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalının
BA bildirimine konu ettiği faturalarının davacının incelenen defterlerinde davalı açık
hesabında davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu ve takip dayanağı talepte bulunmuş olduğu faturalardan ibaret olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu oldukları tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile davacının usulüne uygun tutulan kayıtlarının hükme esas alınacağı, nitekim davalının davaya konu faturaları vergi dairesine alım olarak bildirdiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere alım olarak vergi dairesine bildirmeyeceği, nitekim davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir belge veya delili dosyaya sunmadığı gerekçeleri ile davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmiş, öte yandan Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin---- Esas, ---- Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması, yine hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, dava tarihi itibarıyla (34.5323) --- efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile asıl alacak yönünden aynı şartlarla devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde ------- o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
2-Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 507.492,80 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 37.742,42 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 6.898,15 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.844,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60TL başvurma harcı ve 6.898,15 TL peşin harcın toplamı olan 7.325,75 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 3.500,00TL bilirkişi ücreti ve 1.048,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 4.548,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca 86.877,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.