T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/358 Esas
KARAR NO: 2025/14
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/05/2024
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, taraflar arasındaki anlaşma gereğince edimini yerine getirdiğini ve malları teslim ettiğini, buna rağmen davalı kalan bakiyeyi kötü niyetle bugüne kadar ödemediği gibi icra takibine de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı kendisine tebliğ edilen faturaya da süresi içerisinde itirazda bulunmayarak kabul etmiş olduğunu, işbu faturaları ticari defterine işlediğini ve hatta bir kısım ödemelerde yaptığını, ancak bakiye kalan bedeli ödemediğini, davalı borçluya yönelik başlatılan icra takibi haklı olduğunu ve icra takibine konu borç halen dahi ödenmediğini, borçlunun borcunun olmadığı iddiası
haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, davalı taraf ile davacı işbu faturaya konu malların bedelini USD olarak belirlemiş olduğunu ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve “peşin" ödenmesi konusunda anlaştıklarını, ekte sundukları davalı tarafından kaşe ve imza edilen evraklarda görüldüğü üzere ödemenin peşin olarak yapılacağı yazmakta olduğunu, yine de ekte sundukları e-fatura tebliğine ilişkin ekran görüntülerinden de görüleceği üzere faturalar kesildikleri gün davalıya tebliğ edildiğini, dolayısıyla da taraflar arasında vadenin belirli olduğunu, TTK. M. 1530/2 gereğince vade tarihinde borç ödenmediğinden borçlu temerrüde düşmüş olduğunu, bu sebeple de vade tarihinden itibaren ticari faiz hesaplanarak taraflarına ödenmesinin gerektiğini, Taraflar arasında vadenin belirli olduğu hususuna bir halel getirmemek üzere, TTK madde 1530 gereğince de borçlu taraf herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş olduğunu, borçlu tarafından 12.04.2023 ve 31.05.2023 tarihlerinde toplam 13.242 USD ödeme yapıldığının ancak işbu ödemelerin borçlunun davacı şirkette bulunan diğer cari firması üzerinden yaptığı mal alımına ilişkin olduğunu, cariler arası virman yapıltığını, Hesaplama yapılırken hata olmaması için işbu izah taraflarınca yapıldığını, borçlu şirketin virman yazısı talebi de dilekçeleri ekinde sunduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve hukuka aykırı olarak yaptığı ----- Sayılı dosyasındaki itirazın iptalini ve takibin devamını, Borcun fatura tarihinden itibaren işleyecek ------ faiz oranıyla ödenmesini, davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi,---- sayılı dosyasının ---- çıktıları, tarafların --- kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davaya konu icra dosyasındaki cari hesap nedeni ile davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, davalının ---- sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez heyet bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ---- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2020-2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ---- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2020 yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/kapanış onaylarının süresinde alındığı, 2021-2022-2023 ve 2024 yıllarında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, 2021-2022-2023 ve 2024 yılları GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı ------- sayılı dosyasında 31.747,77 USD tutarlı açık hesap bakiyesi alacağı talebine ilişkin raporun 4.b.bölümünde her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacı şirketin incelenen kendi ticari
defter kayıtlarında davalı şirketin açık hesabında 14/03/2024 takip tarihi itibariyle 987.993,77 TL karşılığı 31.747,77 USD tutarında alacaklı, davalı şirketinde incelenen defter kayıtlarında davacının açık hesabından davacı tarafa 934.597,20 TL karşılığı 31.747,77 USD tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, açık hesap hareketleri irdelendiğinde takip dayanağı açık hesap alacağını oluşturan faturaların tarafların ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç, alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının ---- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihraç kayıtlı mal teslimine yönelik olduğu, bu hususta davacının mal teslimi ifasına yönünden az yukarıda tespit edilen mali incelemeler neticesinde ispat karinelerinin oluştuğu, aynı şekilde davalının kendi defterlerinde davacı lehine kayıtlı olan faturalar yönünden ödenmeyen 31.747,77 USD tutarı kadar davacıya borçlu gözüktüğü, bu sebeple aksi ispat edilinceye kadar davacının takipteki talebinin yerinde olduğu, nihai ve hukuki değerlendirmenin de Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu cari hesap bakiyesi alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların davalı şirket kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan, her ne kadar takipte 2.568,74 USD tutarında faiz talep edilmiş olsa da raporun 5.bölümünde gösterildiği şekilde 2.499,95 USD tutarında faiz hesaplanmıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k 4/a m. kapsamında faiz talep edebileceği
değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.Davacı vekili davasını ıslah ederek; davalının haksız ve hukuka aykırı olarak yaptığı-------Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, bilirkişi raporu ile ıslah ile talep artırım taleplerinin kabulünü, ıslah yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçelerinde belirtilen talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan 34.247,72-USD (31.747,77-USD asıl alacak - 2.499,95-USD takip öncesi işlemiş faiz) üzerinden takibin devamını, takip tarihinden itibaren işleyecek ------ faiz oranıyla ödenmesini, davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz kalemleri yönünden takip başlattığı, davalının takibe itirazı nedeni ile eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmış, hazırlanan raporda; "...Somut olayda; davacı alacaklının -------- sayılı dosyasında 31.747,77 USD tutarlı açık hesap bakiyesi alacağı talebine ilişkin raporun 4.b. bölümünde her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacı şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı şirketin açık hesabında 14/03/2024 takip tarihi itibariyle 987.993,77 TL karşılığı 31.747,77 USD tutarında alacaklı, davalı şirketinde incelenen defter kayıtlarında davacının açık hesabından davacı tarafa 934.597,20 TL karşılığı 31.747,77 USD tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, açık hesap hareketleri irdelendiğinde takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan faturaların tarafların ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç, alacak olarak kayıtlı olduğu..." tespit edilmiştir. Somut olayda her iki tarafın ticari defterinde de davacının alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalı tarafça ödeme yapıldığı iddiasında bulunulmadığı gibi buna ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacının asıl alacak yönünden davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı tarafça davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi kabul edilmeyerek hüküm oluşturulmuştur.Bununla birlikte; alacak likit ve borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan davacı lehine asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, USD'nin karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden (35.5463) TL karşılığı harca ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının------ sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 31.747,77 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın takip tarihindeki karşılığı olan 1.017.303,32 TL’nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 77.088,91 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 12.033,68 TL peşin harç ile 1.501,85 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 63.553,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı,12.033,68 TL peşin harç ve 1.501,85 TL ıslah harcı toplamı olan 13.963,13 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.337,21 TL'sinin davalıdan tahsili, 262,79 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan bilirkişi ücreti 5.500,00 TL ve 70,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 5.570,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 5.163,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 169.992,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 15/01/2025