T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/938 Esas
KARAR NO:2025/17
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 26/12/2023
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ------- işleticisi olduğunu, "5363 sayılı Tarım sigortaları Kanunu kapsamındaki riskleri teminat altına alınması, standart sigorta poliçelerinin belirlenmesi, hasar organizasyonları, aktüerya çalışmaları, tazminat ödemelerinin yapılması, reasürans teminatının sağlanması, tarım sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve izlenmesi ile diğer teknik hizmetlerin yürütülmesi amacıyla tüzel kişiliği haiz ----kurulmuş olduğunu, -------- işletilmesine ilişkin iş ve işlemler, Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olduğunu, anonim şirket statüsünde kurulan ------- tarafından yürütülmekte olduğunu, Dava dışı sigortalı ----- numaralı ------------------müvekkili kurum nezdinde sigortalandığını, işbu poliçeyle sigortalı ---- meydana gelen trafik kazasında, ------------ plakalı aracın çarpması sonucu telef olduklarını, söz konusu araç, davalı sigorta şirketi nezdinde ------- sigortalı olduğunu, Kazanın meydana gelmesinde------------sayılı araç sürücüsü tam kusurlu olduğunu, Sürücü KTK Madde 52/1-a ''...Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken azaltmamak" kurallarını ihlal ettiğini, Davalı sigorta şirketi de aracın ---- olarak meydana gelen hasarın tümünden sorumlu olduğunu, Trafik kazası sonucu telef olan küçükbaş hayvan için, dava dışı sigortalıya müvekkili kurum tarafından toplam 1.900,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, Bu nedenle müvekkili kurum, TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, Davalı sigorta şirketine 08/11/2022 tarihinde söz konusu tazminatın müvekkili kuruma ödenmesi yönünde başvuru yapılmış olduğunu, Sigorta şirketince eksik ödeme yapıldığını, dava dışı sigortalıya ödenen 950,00-TL tazminatın, davalı şirketten rücuen tahsilini, Davanın kabulünü karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığını, nitekim konu poliçeden sorumluluk ilgili havuzun amacı ve varlığı nedeniyle ------ tazminat yükümlüsü olduğunu, bahse konu davada davacı taraf --- devlet destekli tarım sigortası poliçelerinin üretim ve hasar işlemlerinin yapılması, riskin paylaştırılması ve reasürans koruması için kurulan havuz olduğunu, Kanun kapsamına alınan riskler ile ilgili olarak yapılacak sigorta sözleşmelerinde standardın sağlanması, riskin en iyi koşullarda transferi için uygun ortam oluşturulması, oluşacak hasarlarda tazminatın tek merkezden ödenmesi ve tarım sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması amacına yönelik olmak üzere bir ----- kurulduğunu, Sigorta şirketleri poliçeleri kendi adlarına düzenlemekte, ancak riskin ve primin yüzde 100 ünü zorunlu olarak ---- devretmektedirler, ihtiyari olarak da ----- oluşan riskten --- yoluyla pay alabilme haklarının olduğunu, İş bu nedenlerle aleyhe hiçbir hususu ve kusur oranlarının değerlendirilmesini mahihet verilmeden ikame edilen davada iyi niyet çerçevesinde feri ve masrafları ile tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, bahse konu sorumluluğun işbu havuzun amacı gereği davacı tarafın tazminat yükümlüsü ortadayken aradaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklı halef olarak rücu talebinin hukuken mümkün olmadığını, Zira zarar görenin da işbu davada ihbar edilmesi gerekeceğinden konu davanın husumeti şirket aleyhine doğrudan ileri sürülmesinin kabul edilemeyeceğini, Bu kapsamda davada taraf olan ve konu dava ile bağlantılı olduğu gözüken diğer hususların da araştırılması somut gerçeğin ortaya konulmasının gerekeceği, ------ işbu yukarıda da bahsettiğimiz üzere usulen başvuru şartını yerine getirmeden ve talep etmeden doğrudan dava açarak talepte bulunmasının hakkaniyetli olmayacağı, Kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün bahsedilen oranda kusuru bulunmadığından işbu davanın reddi gerekeceği, KTT üzerinde tespit edilmiş kusur oranlarına aykırı tespitlerde bulunması ve kusurun hatalı paylaştırılması doğru olmadığını, Yukarıda açıklanan nedenlerle uyuşmazlığa konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından, müvekkil sigortalı şirketinin de sorumluluğu bulunmadığını beyan eder, müvekkil sigorta şirketi yönünden işbu davanın reddedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, hasar dosyası, müzekkere cevapları, kaza tespit tutanağı bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu telef olan küçükbaş hayvanlar için dava dışı sigortalısına davacı kurum tarafından yapılan hasar tazminatı ödemesinin TTK 1472. maddesi uyarınca davalıdan istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, ---- yönünde meydana gelen trafik kazasında, ------ plakalı aracın koyunlara çarpması nedeni ile davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan talep edilip edilemeyeceği, tarafların kusur durumları, varsa zararın miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiş, davanın davacı sigorta şirket tarafından poliçe kapsamında sigortalısına ödediği zararın giderilmesi için TTK 1472 maddesi gereğince açılan rucüen tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyanın makina mühendisi bilirkişi, ziraat mühendisi bilirkişiye ve sigortacı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin dosyada rapor tanzim ettiği görüldü.
Dosyada mübrez bilirkişi heyeti raporunda özetle;
Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, Sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı minibüsü ile seyrederken yeterince dikkatli olmadığı; hızını aracının teknik özelliklerine, görüş ve yol şartlarına göre ayarlamadığı; küçükbaş hayvan sürüsünün içine dalarak 15 koyunun ölümüne neden olduğu için KTK 47/d - 52/b ve KTY 95/d - 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürü sahibi çoban ----- elinde fener olduğu halde sürüsünü yolun karşı tarafında geçirmeye çalışırken yüksek hızla seyreden ---- plakalı minibüsün sürüye çarpması sonucu sürüyü-------- öldüğü için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Davacı ----ölen koyunlar karşılığı sigortalısına 08.11.2022 tarihinde
19.000 TL ödendiği; Davalı ----- tarafından davacı -------- 23.11.2023 tarihinde 950 TL ödendiği; Bakiye ödenmemiş zararın 1.900 – 950 = 950 TL kaldığı; Davalı ---- zararı kısmi ödeme tarihi 23.11.2023 itibariyle temerrüde düştüğü; Kazada ölen 15 koyunun 950 TL bakiye bedelinin temerrüt tarihi 23.11.2023 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta, dava dışı sigortalı---- ait küçükbaş hayvanların,----- ile davacı kurum nezdinde sigortalandığı, poliçeyle sigortalı küçükbaş hayvanların ---- tarihinde,-----yönünde meydana gelen trafik kazasında,-------- plakalı aracın çarpması sonucu telef olduğu, trafik kazası sonucu telef olan hayvanlar için, dava dışı sigortalıya davacı kurum tarafından ödenen hasar tazminatının TTK 1472. maddesi uyarınca davalıdan tazmini için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Meydana gelen kazada tarafların kusur durumları ve zararın miktarının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyadaki deliller, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; kazanın köy yolunda meydana geldiği, hayvanların ürküp bir anda kontrolsüzce araçların önüne atlayabileceği, bu nedenle, köy yolundaki araçların yavaş seyretmesi gerektiği sabittir. Somut olayda koyun sürüsünün, başıboş şekilde taşıt yolunda bulunmadığı, başında çobanın bulunduğu halde sürü yolun karşısına geçirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki delillerden; kaza mahallinde görüşe engel cisim olmadığı, taşıt yolu kenarında tek ok bulunmasından hafif virajlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişi raporunda tespit olunduğu üzere, yolun virajlı olması nedeniyle minibüs yoldan çıkarak kazaya karışmamıştır. Yolun hafif virajlı olması ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı yoktur. Köy yolunda çok hızlı seyretmeyen sürücü taşıt yolundaki koyun sürüsünü yeterince önceden görebilir ve kazaya karışmayabilir. Bu nedenle, -------plakalı minibüsün çok hızlı olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, araç sadece 2 tane koyuna çarpmadığı, koyun sürüsünün içine dalarak 15 koyunun ex olmasına neden olduğu görülmüştür. Tüm bu sebeplerle, minibüs hızının çok yüksek olduğu ve sürücünün dikkatli olmadığı anlaşılmaktadır. Yine bilirkişi raporunda tespit olunduğu üzere, KTY 139/b maddesinde sürünün 30 m uzunluğunda (örneğin 50 şer koyun) gruplar halininde karşıdan karşıya geçirilmesi istenmiştir. Burada amaç karşıdan karşıya geçen nün uzunluğunu sınırlayarak yolun sürekli bir kısmının açık tutulması ve kazanın önlenmesi değildir. Yol genişliği 8 m'dir. 30 m uzunluğundaki küme yola girdiğinde birkaç dakika yol tamamen kapanacaktır ve o anda gelen araçlar bekleyecektir. Taşıt yolu 10 m uzunluğunda koyun ile kapandığında henüz taşıt yoluna girmemiş ve girmeye hazırlanan 20 m koyun olması ile 100 m koyun olmasının kazanın meydana gelmesi önünden önemi yoktur. Karşıdan karşıya geçen koyun kümelerinin 30 m ile sınırlanmasının nedeni sürüye denk gelen araçların bekleme sürelerini azaltmak içindir. Açıklanan nedenlerle; Sürücü ---- idaresindeki -------- plakalı minibi ile seyrederken yeterince dikkatli olmadığı; hızını aracının teknik özelliklerine, görüş ve yol şartlarına göre ayarlamadığı, küçükbaş hayvan sürüsünün içine dalarak 15 koyunun ölümüne neden olduğu için KTK 47/d - 52/b ve KTY 95/d - 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, sürü sahibi çoban ------ elinde fener olduğu halde sürüsünü yolun karşı tarafında geçirmeye çalışırken yüksek hızla seyreden ----- plakalı minibüsün sürüye çarpması sonucu sürüdeki koyunlar öldüğü için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, davalı ---- tarafından davacıya ---- tarihinde 950 TL ödendiği, bakiye ödenmemiş zararın 1.900-950=950 TL kaldığı, davalı ----- zararı kısmi ödeme tarihi 23.11.2023 itibariyle temerrüde düştüğü, 950,00 TL bakiye bedelinin temerrüt tarihi 23.11.2023 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği kanaati ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜ İLE ------ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harcın toplamı olan 539,70 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 140,50 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 10.640,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 950,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzün karşı, miktar yönüyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 15/01/2025