T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/928 Esas
KARAR NO:2025/15
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/12/2023
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk vatandaşı olup uzun yıllardır eşiyle birlikte ----- ikamet ettiğini ve sürekli olarak orada yaşadığını, Kısmi süreli olarak yaz tatili amacıyla ---- eşiyle birlikte geldiği vakitte kendisinin ruhsat sahibi olduğu ve o sırada eşinin kullandığı ----trafiğine tescilli -------Kilometresinde maddi hasarlı trafik kazasının olduğunu, kazada------- karşı aracın sürücüsü ve ruhsat sahibi ---- ,olay yerinde --------bağlı kolluk ekibi tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre KTK m.56/1-c ve 52/1-a uyarınca tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin kazanın ardından aracını ikamet ettiği ----- adresine götürdüğünü ve aracındaki hasarının tespiti için ----- müracaat ettiğini, Orada yapılan detaylı incelemeler neticesinde ---- tarihli olarak oluşturulan raporda aracın hasar ve onarım tutarının KDV'siz olarak 14.326,90 Euro olduğu tespit edildiğini, İş bu tespit için ise bilirkişilik bürosuna da 1.829,74 Euro ücret ödendiğini, Bu doğrultuda kusurlu aracın sigortacısının kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 120.000 TL yönünden tazmin sorumluluğu mevcut olduğunu, KTK m.97 gereğince kusurlu aracın sigortacısı olan davalı ----------- tarihinde resmi mail adresleri üzerinden yazılı başvuru da bulunularak 14.326,90 Euro KDV'siz hasar tutarı ve 1.829,74 Euro bilirkişi ücreti olarak toplam 16.156,64 Euro maddi hasar tazminatı talebinde bulunulduğunu, bilindiği üzere TTK m.1426/1 gereğince müvekkilinin dava öncesi hasar tespitine dair yaptığı tüm masraflar sigorta şirketi tarafından ödenmek zorunda olduğunu ve ------- yerleşmiş içtihatlarınca da dava öncesi delil tespiti niteliğinde yapılan tespit masrafları dava talep kısmında yargılama masrafı olarak talep edilebileceğini, Bu itibarla da haliyle kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 120.000 TL tutarın tamamı talep edilmiş bulunulduğunu, ardından şirket tarafından da -------sayılı hasar dosyasının oluşturulduğunu, davalı şirket tarafından 03.11.2023 tarihinde 68.697,30 TL yani ödeme tarihindeki -------- efektif satış kuru ( 30,25 TL) üzerinden 2.270,98 Euro kısmi ödemenin yapıldığını, poliçe teminat limiti her halükarda yine yukarıda yazılı toplam talep miktarlarını aştığından limitten bakiye kalan 51.302,7 TL alacak talebinin, KTK m.99 gereği 19.09.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte devam etmekte olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan hasarın kendisinin ikamet ettiği ----rayiç parça ve onarım piyasasına göre dikkate alınması gerektiğini, Kazaya konu olan araç, ---- trafik siciline tescilli olup ----- hiç bir vergi kaydı bulunmadığını, Ezcümle tamamıyla ---- gelir durumuna bağlı olarak ---- alınan ve yine oranın siciline kayıtlı olan aracın oradaki hasar değerine göre tazmin olunması gerektiğini, Davaya konu aracın -------rayiç ortalamasının 21.500 Euro olduğunu, bu itibarla müvekkilinin aracında oluşan hasarını, ikamet edip yaşadığı ve hayatını idame ettirdiği yerdeki ekonomi ve piyasa koşullarına göre tamir ettireceği bir gerçek olup bu yöndeki taleplerini sunduklarını, davanın kabulü ile müvekkilinin ruhsat sahibi olduğu ---- plakalı aracında trafik kazası sebebiyle meydana gelen maddi hasarın, tam kusurlu sürücünün sigortacısı olan davalı----, kısmi ödeme nazarında ve------ teminat limiti nisabında bakiye kalan 51.302,70 TL maddi hasar teminat tazminatının, KTK m.99 gereğince temerrüt tarihi olan 19.09.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan---- plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde kaza tarihinde --------- sigortalandığını, müvekkili şirket tarafından talep sahibine eksper raporu doğrultusunda hasar ödemesinin yapıldığını, karşı tarafından başvuru konusu zararının tamamının tazmin edilmiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun ‘Tazminat İlkesi’ başlıklı 1459’uncu maddesinde; ‘Sigortacı sigortalının uğradığı zararı tazmin eder.’ düzenlemesi yer almaktadır. Burada kastedilen zarar miktarı sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yol açmayacak uğranılan gerçek zarardır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun ‘iyi niyet’ başlıklı 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, aracılar ve sigorta eksperleri sigortalıların hak ve menfaatlerini tehlikeye sokabilecek hareketlerden kaçınmak, mevzuat ve işletme planı esaslarına uygun faaliyette bulunmak, sigortacılığın icaplarına ve iyi niyet kurallarına uygun hareket etmek zorundadır.” denmektedir. Başvuru sahibinin müvekkili şirkete başvurması üzerine ---- no’lu hasar dosyası açılmıştır. açılan hasar dosyası kapsamında yapılan incelemede; başvurucuya-------- ödendiğini, işbu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunu gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ------de dava açan davacı ------- parça ve onarım bedellerinin aksi bir talepte bulunuyor ise aracını -----onardığını fatura ile belgelemesinin gerektiğini, ancak aracın ----onarılmadığından ve bu husus belgelenemediğinden------------ parça fiyatları ve onarım bedellerine göre hesaplama yapılacağını, Bu doğrultuda sunduğukları eksper raporu ve açıklamalarımız ile karşılanmamış zarar kalmadığının görüleceğini, kaza tarihine göre araç model yılından 3 yılı geçmeyen araçlarda, onarımı mümkün olmayan parçalar orijinali ile değiştirilmekte olduğunu, Başvuru konusu aracın model yılından 3 yıllık sürenin geçtiğinin aşikar olduğunu, bu kapsamda orijinal fiyat üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda ve onarım faturasında onarım işçilik bedellerinin ve ıskontolarının aynı olduğu ancak eksper raporunda orijinal parçalar üzerinde %16 oranında paça tedarik iskontsunun uygulandığını, bu nedenle KDV hariç bedeller karşılaştırıldığında fatura bedeli ile ekspertiz raporu arasında 590,51 TL fark olduğu anlaşılmakta olduğunu, Sigorta Kuruluşu tarafından eksper raporunda tespit edilen KDV hariç 7.020 TL hasar miktarının ----- tarihinde Başvuru sahibine ödendiğine ilişkin banka dekontu dosyaya sunulduğunu, ----, ----- plakalı aracın onarımına yönelik parça tedarik ve işçilik indirim hakkını kullanabilme imkanının olduğunu, Tazminat talebinde bulunan --------- de, Sigorta Kuruluşuna ödenecek tazminat esasında zarar ve giderini azaltmaya yönelik uygulamalarına olanak tanıyacak şekilde iyiniyetli davranması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin, aracın anlaşmalı servislerde onarılması durumunda en az % 15 - % 20 arasında tedarik ve işçilik iskontolu fiyat alabileceğini, Dolayısıyla, aracın kullanılmış düzeyi dikkate alınmaksızın iskonto uygulanmaksızın hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, huzurdaki uyuşmazlık dosyasında, başvuru konusu aracın orjinal parçalar ile onarıldığına dair herhangi bir onarım faturası ve onarım fotoğrafının bulunmadığını, Başvuru sahibinin başvuru dilekçesinde, onarım faturası veya onarıma ilişkin ödeme yapıldığını gösterir dekontun bulunmadığını, bu kapsamda, başvuru sahibinin aracın onarımına ilişkin KDV ödemesi yapmadığını, Dolayısıyla, başvuru sahibince ödenmeyen KDV bedelinin müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, ödenmeyen KDV bedelinin müvekkili şirketin sorumlu tutulması, başvuru sahibinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğinden hukuken kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda başvuru sahibinin KDV’ye ilişkin talebinin reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının şüphesiz tespitinin gerekli olmasını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, Davacı tarafın avans faiz talebi de hatalı olduğunu, Nitekim K.T.K madde 90, “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında borçlar kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” hükmünü amirdir. Bu meyanda bir an için sorumluluğumuza hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden; Davacı tarafın avans faiz talebi hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ancak tahkim başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın reddini, herhalükarda davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, hasar dosyası ve poliçe sureti, trafik tescil kayıtları, bilirkişi raporu, feragat dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil hukuksal nedenine dayalı trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından uyap sisteminden gönderilen 22/10/2024 tarihli feragat dilekçesinde; müvekkilinin zararının davalı tarafından tazmin edildiğini, alacaklarının kalmadığını, bu nedenle her iki tarafça vekalet ücreti ve yargılama masraflarını talep etmediklerini beyanla davadan davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından -------- sistemi üzerinden gönderilen 22/10/2024 tarihli feragat dilekçesinde; ödeme yapıldığını ve ibra edilmiş olunan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmamakla birlikte davacı vekili tarafından işbu davadan feragat edilmiş olunduğunu, vekalet ücreti ve yargılama masrafı talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Dosyada mübrez ----tarafından düzenlenen ---- yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilinin ''davadan feragat etmeye'' yetkisinin bulunduğu görüldü.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307 ve vd. Maddelerinden davadan feragat düzenlenmiş olup, ilgili düzenlemeler uyarınca; "...MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. MADDE 310- (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. MADDE 311- (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
.."Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, vekaletnamesinden davadan feragat etmeye yönelik özel olarak yetkilendirildiği, feragatin usulüne uygun olduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş ve davalının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE
2-Feragat beyanının ilk celseden sonra mahkememize sunulduğu ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca, karar ve ilam harcının 2/3'ü alınması gerektiğinden, alınması gerekli 410,26 TL karar ve ilam harcının 876,13TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 465,87 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 15/01/2025