T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/421 Esas
KARAR NO:2024/998
DAVA: İtirazın İptali (Banka Kredisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkili bankanın --------- kredi kullandırıldığını, davalının da bu kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla katıldığını; kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle banka tarafından akdin fesih edildiğini, tahsil amacıyla ----- dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı kefil aleyhine başlatılan takibe davalının haksız bir itirazda bulunması üzerine takibin durduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, müvekkilinin konkordato sürecinde olduğunu, -------- sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edildiğini, davanın derdest olduğunu, davada müvekkili yönünden kesin mühlet kararının bulunduğunu, bu sebeple hakkında icra takibi yapılamayacağını, kaldı ki ödeme emrinde belirtildiği kadar borcunda bulunmadığını, bankanın borç yaratan işlemlerinin usulsüz ve haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi savunulmuş, bankanın %40 tan aşağı olmamak üzere kötü niyetli takip tazminatına mahkum edilmesi de talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır. Davacı banka icra takibinde davalının kefil olduğu kredi sözleşmelerine dayalı olarak sabit hesaptan kaynaklı alacaklar kalemi için 20.491.368,73 TL asıl alacak, 128.241,42 TL temerrüt faizi, 4.412,09 TL temerrüt faizinin yıllık %5 BSMV'si olmak üzere toplam 20.826.822,44 TL; business kart esnek hesap alacağından dolayı 16.895,40 TL asıl alacak, 67,68 TL işlemiş faiz, 3,38 TL BSMV ve 1.642,79 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 18.309,35 TL üzerinden icra takibinde bulunmuş; asıl alacaklara takip talebinde belirtilen cins ve oranda faiz ve BSMV'si ile birlikte tahsili talep edilmiş; davalı taraf icra takibine ''borcun yapılandırmasına gidildiği, buna rağmen takip başlatan bankanın kötü niyetli olduğunu, borç için ipotek verildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaksızın kendileri hakkında icra takibine başvurulamayacağını, ayrıca konkordato sürecinde yasak olmasına rağmen takipte bulunulduğunu belirterek'' itiraz ettiği; itiraz üzerine takibin durduğu, iş bu davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce öncelikle davalı tarafın konkordato savunması incelenmiş olup, icra takibinin 30/03/2022'de başlatıldığı, konkordato talebinin icra takibinden sonra 14/04/2023 'te yapıldığı, konkordato davasının ret edildiği, takibin kesin mühlet içinde başlatılmadığı ve reddedilen dava nedeniyle de iş bu davanın açılmasına engel bir durumun bulunmadığı belirlenmiş,Her ne kadar borç için ipotek verilmiş ise de; ipotek akit tablosunda ipoteğin asıl borcu teminat altına almak için verildiği, kefil borçlarını da teminat altına aldığına dair hiçbir düzenlemenin bulunmadığı; bu durumda kefilin öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunulması gerektiği savunmasının yerinde olmadığı; bu savunmayı ancak asıl borçlunun yapabileceği; kefilin ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla bir takip yapılıp taşınmazın satılması halinde borçtan düşülen bir miktar varsa ondan faydalanabileceği; böyle bir halin de söz konusu olmadığı sebebiyle borçlunun bu savunmasına da itibar edilememiş, davanın esasına girilmiştir.Kredi sözleşmesinde taraflar arasında ihtilaf vuku bulduğunda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlendiğinden ve bunun bir delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan mahkememizce banka kayıtları inceletilmek suretiyle uzman bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.Bankacı bilirkişinin kabule şayan görülüp hükme esas alınan raporu ile;
Bilirkişinin, ödenmeyen kredi taksiti ile kalan kredi taksitlerinin muaccel hale geleceğine dair sözleşme hükümlerini nazara alarak, tüm kredi taksitlerinin muaccel hale geldiğini, davalıya yapılan temerrüt ihtarı ve ihtarla verilen sürenin sonunda oluşan temerrüt tarihine kadar bu tür kredilere bankaca uygulanan akdi faiz oranının tatbik edilerek bulunan faizin asıl alacağa katılması suretiyle temerrüt tarihindeki asıl alacağın belirlendiği, o tarihten itibaren takip tarihine kadarda sözleşme ve bankacılık mevzuatı gereğince akdi faizin %50 oranında artışla belirlenebilecek işlemiş faizin ve bunun %5 oranında BSMV'si bulunarak hesabın yapıldığı; bazı icra kalemlerin talebi aştığı, taleple bağlı kalınması gerekeceğinden bu hususta nazara alınarak talep edilebilecek her bir kredi kaleminin hesaplandığı görülerek, Ancak bilirkişinin raporunda maddi hata bulunduğu, bu hususun davacı vekilinin 12/07/2024 tarihli dilekçesinde açıklandığı, ''ticari nitelikte ki krediler bakımından'' başlığı altında raporda yapılan hesaplamada işlemiş faizin 128.241,82 TL olması gerekirken sehven 120.984,71 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla bir miktar da bunun üzerinden hesaplanan BSMV'de farklılık doğduğu; bunun için yeni bir rapor alınmasına gerek bulunmadığı, her iki takip talebinin de bu sebeple aynen devamına karar verilmesi gerektiği,
Davacı tarafın inkar tazminatı talebinin bulunduğu ve kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit, yapılan itirazın haksız olması nedeniyle 2 kalem kredinin asıl alacakların toplamı üzerinden inkar tazminatı verilmesi gerektiği,
Davalı tarafında her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talebi varsa da ve küçük bir miktar yönünden talep reddedilmiş olsa da reddedilen kısmın sadece hesaplanan faiz yönünden olduğu, hesaplama şeklinde kaynaklandığı, kötü niyetli bir takip bulunmadığı nedeniyle davalının bu talebinin reddi gerektiği,Takip talebinde her ne kadar depo talebinde de bulunulmuş ise de; takipten sonra ve davadan evvel takibe konu bedelin tamamen tazmin edilmiş olması sebebiyle ve bu nedenle esasen depo talebi yönünden itirazın iptali davası açılmaması gerektiğinden; kaldı ki kefaleti düzenleyen sözleşmede depo bedeline de kefalet verildiğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği,Nazara alınmak suretiyle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Davalının---------- dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile;
Takibin sabit hesaptan kaynaklı hesaplar (ticari nitelikte krediler) yönünden AYNEN DEVAMINA,
------------ bakımından yapılan takibin de AYNEN DEVAMINA,
Gayrinakdi krediler bedelinin depo edilmesi yönünden takibin ise; takipten sonra ve davadan evvel takibe konu bedelin tamamı tazmin edilmiş olması sebebi ile REDDİNE,
20.508.264,22 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Alınması gereken 1.410.236,86 TL karar harcından dava açılırken alınan 249.459,94 TL nin mahsubu ile eksik 1.160.776,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 249.639,84 TL başvuru ve karar harcı ile 7.000,0 TL bilirkişi ücreti ve 422,00 TL tebligat gideri toplamı 257.061,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine (reddedilen kısım sadece gayri nakdi alacak olan depo talebine ilişkin olduğundan ve reddedilen gayri nakdi alacak yönünden vekalet ücreti yada harç-masraf hesaplaması yapılamayacağından yargılama giderlerinin paylaştırılması yönüne gidilmemiştir) ;karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya kalırsa iadesine
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL nin tamamının davalıdan tahsiline hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 814.646,62 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım gayri nakdi alacağa ilişkin bulunduğundan ve takipten sonra tanzim edildiğinden kötü niyetli takipten bahsedilemeyeceği için davalının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine,
Dair karar; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi. 05/12/2024