T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/208 Esas
KARAR NO:2024/997------
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/03/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- civarında müvekkilinin kontrolünde olan ---- plakalı araca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olan ------ plakalı daf marka ticari aracın çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, müvekkili ile davalı arasında meydana gelen kaza sonucunda maddi olarak zarar meydana geldiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru olmayıp davalı sigorta şirketinden sigortalı olan kazaya karışan karşı taraf %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında karşı tarafın tam kusurlu olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. (Bu tutanak dilekçe ekine ekindedir.) Bu sebeple oluşan tüm zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin aracında yapılan ekspertiz raporunda 10.000,00TL değer kaybı 1.500,00TL araç mahrumiyeti tespit edildiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen bu denli zarara uğraması neticesinde oluşan zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulmuş olsa da bu başvuruya sigorta şirketi hiçbir dönüş yapmadığını, Borçlar Kanunu ve kara yolları trafik kanunu gereğince oluşan zarardan sigorta şirketi, araç sahibi ve şoför müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonucu hasar tespiti ve onarım için yetkili servise başvurduğunda 10.000 TL değer kaybı olduğunun belirtilmiş olduğunu, meydana gelen kaza sonucu müvekkiline ait araçta oluşan hasar bir yana, müvekkilinin aracı satmak istese oluşan hasar nedeniyle aracın satışı da bir hayli zor olacağını, İcra takibini yapmadan önce ----tarihinde uyuşma sağlanması için arabuluculuğa başvurmuş olsak da uyuşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin değer kaybı ve diğer masrafları için icra takibinin başlatılmış olduğunu, müvekkilinin alacağını almak için --------numaralı icra takibini başlattıklarını, yapılan icra takibine davalı taraf süresi içinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, İtiraz dilekçesi tarafına tebliğ edilmediğini, yapılan itirazın üzerine duran icra takibinin devamı için huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, Davalı taraf itiraz dilekçesinde hiçbir borcunun olmadığını belirtse de kaza tespit tutanağında ve değer kaybına ilişkin ekspertiz raporunda bu iddiasının doğru olmadığını, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğunu, itirazın iptali davasında ;borçlunun itirazının haksız olduğu şeklinde hüküm verilirse borçlu olacaktır ve alacaklının talebiyle davaya konu alacağın %20 sinden az olmayan icra inkar tazminatına mahkum edileceğini, şeklinde düzenleme mevcut olup haksız yere itiraz eden borçlunun itirazının iptal edilmesini ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ----- alacak, başta bilinebilir nitelikte olduğundan ,davacı yararına icra ve inkar tazminatına da hükmedilir.'' şeklinde hüküm tesis edilmiş olduğunu, Likit alacağa haksız ve kötüniyetliitiraz eden borçlu aleyhine 11.972,00 TL dava konusu miktarın %20 'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkar tazminatına hükmedilesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın ücretinin taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ---- tarihleri arasında ----plaka sayılı aracın ------- tarihinde karıştığı iddia edilen kazada hasarlanan davacıya ait aracın hasarının karşılanması amacıyla, davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşıldığını, Söz konusu taleplere katılmanın mümkün olmadığını, öncelikle başvurucu tarafça huzurdaki dosyaya ve müvekkili sigorta şirketine ruhsat ibraz edilmemiş olduğunu ve eksik evrakla başvurunun söz konusu olduğunu, nitekim kaza tespit tutanağı incelendiğinde ise davacının araç maliki olmadığını, sürücü olduğu anlaşıldığını, dolayısıyla maddi hukuk kaynaklı sıfat (aktif husumet) yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, ‘’Huzurdaki davada davalı olma sıfatı söz konusu alacağın borçlusuna aittir. Açılan bu davada, iddia edilen alacağın borçlusu başka bir (üçüncü) kişiye yani açılmış olduğunu, davalının “davalı (borçlu) sıfatına” sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilmesine, Huzurdaki uyuşmazlıkta dava alacaklı sıfatına sahip olmayan sürücü tarafından ikame edilmiş olup bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini, Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, değer kaybı talebi yönünden; Kabul anlamına gelmemek kaydı ile; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı”nın belirlenebilmesi için araç kullanım tarzı, kilometresi, önceki kazaları vb. tüm kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılmasının gerekmekte olduğunu, değer kaybı mevcut ise ---- belirtilen hesaplama yöntemlerine göre tespit edilecek değer kaybının belirlenmesinin gerektiğini, bununla birlikte, müvekkili şirket ------davacı yan tarafından talep edilen araçtan mahrum kalma tazminatı bakımından da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tazminata konu kazanın haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğunu, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, itiraz sebeplerinin baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için müvekkili şirket bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası ----çıktıları, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, hasar ve poliçe dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle trafik kazası nedeni ile icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------sayılı dosyası ile; 11.972,00 TL, asıl alacak tutarında alacak takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, ----- tarihinde gerçekleşen kazada davalı sigorta şirket sorumluluğunda sigortalı olan ---- plakalı araç ile davacı şirkete sigortalı bulunan ---- plakalı aracın çarpışması sebebiyle hasara ilişkin olarak başlatılan ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline yönelik olduğu görüldü, ve %20 icra inkar talebine yönelik olduğu görüldü. Mahkememizce dosyanın makina mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin dosyada rapor tanzim ettiği görüldü.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, Dava konusu ------ plakalı otomobilin kaza tarihi --- itibariyle dava dışı -----adına tescilli ve davacı ----- plakalı otomobilin kaza
anında sadece sürücüsü olduğu; Dava dışı ----- otomobilin kazaya karışması nedeniyle oluşan zararlarının ---- temlik edildiğini ispatlayan belge sunulmadığı sürece -------- dava ehliyetinin olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu;
İşbu raporda, temlik belgesi sunulabileceği dikkate alınarak zaman ekonomisi yönünden davacı taleplerinin değerlendirildiği ancak temlik belgesi sunulmadığı sürece yapılan değerlendirmelerin geçerli olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu; Sürücü ---- plakalı ----ile kavşakta dönüş yaparkenmanevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı ve ------otomobile çarptığı için KTK 84/j ve KTY 157/a/10 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Davacı sürücü ---- idaresindeki ---- sağa normal dönüş yaparken manevraları düzenleyen genel şartlara uymayan ---- aracının çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Tazminata konu------ tarihinde
kazaya karışmış,---- otomobilin rayiç değerinin kaza öncesinde hasarsız ----onarıldıktan sonra ---- piyasa şartlarında değer kaybının 280.000 – 272.000 = 8.000 TL olduğu; ----ekspertiz ücret tarifesinde göre kaza tarihi 04.11.2020 itibariyle değer kaybı belirleme ekspertiz ücretinin 177 TL, mahrumiyet zararı belirleme ücretinin 177 TL olmak üzere toplam ekspertiz ücretinin 177 + 177 = 354 TL ve delil tespit bedeli olarak yargılama gideri kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu; Ancak beyan edilen ekspertiz raporlarının ve faturasının sunulmadığı ve ekspertiz incelemesi yapıldığının ispata muhtaç durumda olduğu; --------- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 04.11.2020 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında, teminat limitinin araç başına 41.000 TL ve değer kaybının ödenmesi için yeterli olduğu; KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın değer kaybının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; KZMSS genel şartlarının A.6.k maddesi gereğince kazanç kaybının / mahrumiyet zararının sigorta teminatı altında olmadığı ve talep edilemeyeceği; bu nedenle değer kaybının belirlenmediği; -----dosyasıyla asıl alacağın takip tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsili için 13.12.2021 tarihinde icra takibi yapıldığı; icra takibi öncesine ait işlenmiş faiz talep edilmediği için temerrüt tarihi belirlenmediği; ayrıca dosyada sigorta şirketinden icra takibi öncesinde değer kaybı talep edildiğini ve temerrüde düşürüldüğünü ispatlayan belge olmadığı; Sonuç bölümünün 1.maddesinde açıklanan temlik belgesinin sunulması kaydıyla ------ değer kaybının takip tarihi
13.12.2021 itibariyle yasal faizi ile talep edilebileceği; Yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birliktedeğerlendirildiğinde; davacının sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan --- plakalı araç arasında ------ tarihinde trafik kazası meydana geldiği, davacının değer kaybı ve hak mahrumiyet bedeli ve ekspertiz rapor bedelinin davalıdan tahsili için ----- sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı nedeni ile eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ---- plakalı aracın kaza tarihindeki trafik tescil kayıtları incelendiğinde; aracın ----- kayıtlı olduğu ancak dava konusu takibin davacı şirket yetkilisi tarafından başlatıldığı ve eldeki davanın yine şirket yetkilisi tarafından açıldığı görülmüştür.----- sermaye şirketi olması ve yapısı gereği icra takibinin şirket tarafından yapılıp yine davanın şirket tarafından açılması gerekirken şirket yetkilisi tarafından yapılan icra takibi sonucu eldeki davanın açılması nedeni ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.972,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 04/12/2024