T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/530 Esas
KARAR NO:2024/921
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/10/2020
KARAR TARİHİ:13/11/2024
Mahkememizde görülen Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilİ şirket ile davalı ----- tarihinde imzalanan yetkili servis sözleşmesinin sürekli yenilendiğini, son olarak ----- tarihinde imzalandığını en son tarihli imzalanan bu sözleşmeye göre yetkili servis sözleşmesinin sona erme tarihi ise ----- olduğunu bu sözleşme çerçevesinde müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm görev ve sorumluluklarını özenle yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin hiçbir gerekçe göstermeden ------ tarihli ihtarname ile yetkili servis sözleşmesinin 20.1 maddesine istinaden 3 aylık süre sonunda sözleşmenin fesih edileceğini, müvekkile bildirdiğini, ancak bildirilen bu üç aylık süre bitmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkile yeni servis ve montaj işçiliklerinin yönlendirilmeye devam edildiğini, sözleşmenin fesih edildiğine dair yeni bir ihtarnamenin gönderilmediğini, ancak ------ tarihinde davalı şirketin görevlendirildiği personelin müvekkilin işyerine gittiğini ve yetkili servis olarak faaliyetlerinin sona erdiğini bildirerek tabelayı indirdiklerini, davalı şirketin hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak sebep göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi nedeni ile müvekkilin zararı ve haklarının karşılanması gerektiğini, tüm bu izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla Denkleştirme (portföy) tazminatı için : 10.000,00 TL İhbar tazminatı için 1.000,00 TL 3- Malzeme Bedeli için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 12.000,00 TL nin sözleşmenin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yetkili servis sözleşmesinin uzun süredir düşük performans ile çalışması sebebi ile ve sözleşmedeki hükümlere uygun bir şekilde fesih edildiğini, müvekkil şirketin müşteri memnuniyetinin korunması adına tüm yetkili servislerin performanslarını düzenli olarak takip ettiğini, çalışma kalite ve standartlarına uyulmadığının tespit edilmesi veya performans değerlendirmesinde yeterli seviyenin sağlanmaması halinde sözleşmeyi ihbara veya ihtara gerek kalmadan fesih etme yetkisinin verildiğinin, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin üç ay önceden fesih ihbarında bulunarak sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte sözleşmeyi tek taraflı fesih yetkisi verildiğini, davacının yetkili servis sözleşmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun bir şekilde fesih edilmesi sebebi ile davacının tüm tazminat taleplerinin reddine, müvekkili şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin acentelik sözleşmesi niteliğinde olmaması sebebi ile denkleştirme tazminatı talebinin reddine, sözleşmenin fesih sonrasında davacıdan kullanılabilir durumda olan yedek parça ve malzemelerin iade alındığından buna ilişkin talebin reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, yetkili servis sözleşmesinin sona erdirilmesinden kaynaklanan, ihbar tazminatı, portföy (denkleştirme ) ve malzeme bedelinin davalıdan tahsili istemi ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, yetkili servis sözleşmesinin haksız feshine dayalı denkleştirme tazminatı, ihbar tazminatı ve dağıtıcı tarafından verilen, verilip geri alınmayan malzeme kaynaklı alacak davası olduğu, akdi ilişkinin ihtilafsız olduğu, akdin davalı tarafından fesedildiğinin ihtilafsız olduğu, ihtilafın davalının fesihte haklı olup olmadığı, haksız ise davacı tarafından talep edilen tazminat kalemleri ve iadesi istenilen malzemelerin talep edilip edilemeyeceği ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Mahkememizce dinlenen davalı tanıkları; Tanık ------- beyanında; "Ben davalı şirkette bölge yöneticisi olarak 22 senedir aynı yerde görev yapıyorum, taraflar arasında imzalanan yetkili servis sözleşmesinde de bahsi geçen performans göstergeleri vardır, bunlar kaliteyi, müşteri memnuniyetini ve servisle ilgili iş disiplinini gösterir. Bizim bunlarla ilgili değerlendirmeleri davalı şirket yapmaktadır, bunların sonucunda dönemsel karneler oluşturuluyor, bunları 3 er ay ara ile yetkili servislerimize bildiriyoruz, bu değerlendirmelerin sonucunda özellikle performansı düşük olan yetkili servislerimizle iyileştirme çalışmaları yapıyoruz, iyileştirme çalışmalarını haftalık, bazen günlük ve aylık yapmaktayız, davacı şirketin son 6 yıldır performansında bir düşüş görülmüştür, bunun sonucunda da fesih konusunda yetkili servisimize ihbar göndermek suretiyle 3 aylık süre tanıdık ve sözleşmeyi haklı sebeple feshettik, ben ---yöneticiliğinden sorumluyum, performans değerlendirmemiz yıllık değişkenlik gösterebiliyor, son sıralarda yer alan yetkili servislerimizin puanları 20-30 puan olarak değerlendirilebilir, ancak bu ----- geneline göre değişkenlik gösterebilir, verdiğimiz puanın % 30 luk kısmı kaliteyi gösterir, kalan % 70 i de müşteri memnuniyetidir, hizmet kalitesi olarak yetkili servisten köye de olsa şehir merkezi de olsa aynı hizmet ve kaliteyi bekleriz, ancak kırsala gittiği zaman araçların bakım masrafı v.s gibi zorlukları olabiliyor, bu yüzden şehir merkezinde 24-48 saat hizmet zorunluluğu varken kırsal kesimlerde bu süreyi haftaya çıkarıyoruz, hizmetin süresi kaliteyi de etkiliyor, bizim tüm servislere yayınladığımız bülten sistemimiz var, sene başında yetkili servisleri hangi kriterlere göre değerlendireceğimizi kendilerine duyuruyoruz, biz onlara günlük ve aylık performans aralığını paylaşıyoruz, bunu da 100 puan üzerinden değerlendiriyoruz, biz performans aralığını belirlerken çan eğrisini kullanıyoruz, çan eğrisinden sonra kalan yetkili servislere de performans iyileştirme uyguluyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık ------ beyanında; "26 yıldır davalı şirkette görev yapmaktayım, şuan ki görevim ise hizmet kontrol analiz takım lideriyim, 2010 yılından beri yetkili servislerin performansını takip ettiğimiz bir karne sistemimiz vardır, 100 puan üzerinden değerlendirilir, bir çoğunluğunu da % 50-70 arasında müşteri memnuniyeti puanı oluşturur, biz ortalama 25.000 eve giriyoruz, yıllık yaklaşık 7 milyon müşterimizle muhatap oluyoruz, yaklaşık 15 milyon hizmet veriyoruz, buna göre değerlendirme sunuyoruz, davacı şirket 2013 yılından beri düşük performans göstermektedir, biz karnemizi 3 ayda bir yetkili servislerle paylaşıyoruz, iyileştirme adına müdahalede bulunuyoruz, birçok toplantılar yapıp iyileştirme adına taahhütler alıyoruz, 2016 yılında davacı şirkete 2013 yılından itibaren düşük performans gösterdiğine dair yazılı toplantı tutanakları ve davacı şirketin kendini iyileştireceğine dair taahhütleri gönderiyoruz, bu tarihten itibaren sürekli düşük performans gösterdiği için 2019 yılında sözleşmedeki tek taraflı fesih hakkımızı kullanarak ve davacı şirkete ihtar göndererek sözleşmeyi feshettik, bizim çan eğrisi sistemimiz vardır, şirket puanlarını buna göre değerlendirmekteyiz, ---- puanı alan yetersizdir,--- puanı alan da gelişmeye açıktır, her değerlendirme sonucunda---puanı alan süreklilik arzeden yetkili servislerle toplantı yaparız, bunun sonucuna göre değerlendirme yapıp ona göre sözleşmenin feshi yada sözleşmenin devamı işlemini yaparız, kırsal alanlarla şehir merkezlerinde yapılan hizmet arasında herhangi bir ayrım yoktur, her bölgenin kendine ait bir zorluğu vardır, hiçbir müşterimizi ayırt etmeyiz" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.----talimat yoluyla dinlenen tanıklar,
Tanık------ beyanında; "Ben dava konusu şirkete bitişik yerde olan ------ şoför olarak çalışıyordum, şu an aynı yerde bekçilik yapıyorum. Ben 6 yıldır belirttiğim iş yerinde çalışmaktayım. Şoför olarak tatlı dağıtımı yaptığım için dava konusu şirket hakkında pek bir bilgi sahibi değilim. ---- tarihinde söz konusu şirketin tabelalarının söküldüğünü gördüm.Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ayrıca tanıklık için ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ---- dava konusu şirkette çalıştım. Hatırladığım kadarıyla ---- davacı şirkette çalışmaya başladım. Teknik eleman olarak çalışıyordum. Hizmet olarak evlere, iş yerlerine gidiyordum. ------ ayına kadar çalıştım. İşin işleyişi ile ilgili olarak bir sıkıntı yoktu fakat 2019da kapanmaya yakın son 1 ay yani, kapanacağını duydum. Normal bir şikayeti yoktu. Fakat diğer servislere oranla puanlama bakımından 1-2 puan daha düşüktü. ---------üzerindeki köylere hizmet veriyordu. Telesekreter ile puanlama yapılırken köydeki insanlar tuşlamayı yanlış yaptığı ya da bilmedikleri için eksik puanlama yapılmaktaydı. 0-8 arasındaki puan eksi olarak geçmekte. 9-10 olarak verilen puanlar tam puan olarak geçmektedir. Köydeki insanlar 6 ve 9 un yerini karıştıkları için köydeki bu insanların 9 yerine 6ya bastıklarından dolayı yanlışlık olmuş olabilir. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ayrıca tanıklık için ücret talebim yoktur " beyanda bulunduğu, tanık ----- beyanında "Ben dava konusu şirkette ----yılından şirketin kapandığı ---- Kasım ayına kadar elektronik teknisyeni olarak çalıştım. Yeni ürün, montaj, nakliye ve eski ürünlerin onarımı işini yapmaktaydım. Davacı şirketin servis işleyişinde bir sıkıntı yoktu. Çoğunlukla köylere hizmet verdiğimiz için mesafenin uzak olması nedeniyle bazı şikayetlerin olması da olağandı.------ servis bayisi vardı hepsinde de bu tür şikayetler vardır. Davalı şirketin yeni ürünlerde kullanılan ve satmak için davacı firmaya yedek parça satışı olmuştu, 25 Kasım 2019'da ilgili davalı tarafından tabelaların sökülmesinden ve yetkili servis bittiği için bir kısım yedek parça her ne kadar davalı taraf almış ise çoğunluğu davacı şirketin elinde kaldı, bu şekilde zarar oluştu. Ayrıca davacı şirkette 20 kişi çalıyordu. Davacı şirket yetkilisi tekrar sözleşme yapılır umudu ile 5-6 kişisinin sözleşmesini devam ettirip maaşını yatırıp sigortasını devam ettirdi, bu şekilde davacı şirketin maaş ve sigorta primi ödemesi ile zararı oluştu, bildiğim kadarıyla sözleşme Mart 2021'de sona erecekti. Biz tabelaların söküldüğü 25 Kasım 2019a kadar aynı tempoda çalışmaya devam ettik, sonra elimizde kalan işler yönünden vatandaş mağdur olmasın diye kendi imkanımız ile sigortasız bir şekilde ilgili işleri tamamlayıp işleri yerine getirdik, dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ayrıca tanıklık için ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ------ beyanında; "201ün 9. Ayında dava konusu şirkette çalışmaya başladım. 2015'in 6. Ayında askere gittim, 20/06/2016 da askerden dönüp aynı şirkette çalışmaya devam ettim. Teknisyen olarak çalışıyordum. Teknik hizmete çıkıyordum, hem arızaları onarıyordum, hem de evlere hizmete gidiyordum. İşlerle ilgili bir sıkıntı olmadı, herkes görevini yerine getiriyordu, şirket kapanıncaya kadar ben orada çalışmaya devam ettim. 2019 Kasım 26 ya da 27sinde iş çıkışımızı verdiler. Tüm personeller 27 kişi çalışıyorduk, davalı şirketin bize verdiği malzemeleri toplayıp şirkete iade etmek için 1 hafta çalıştık, ama davalı şirket malzemeyi kabul etmedi, biz de tazminatımızı alıp çalışmaya devam etmedik. Şirket kapandıktan sonra elimizdeki işleri tamamlayıp şirket ile ilişkimizi kestik. Tabela 25 Kasım 2019 da sabah saatlerinde söküldü. Teknisyen bilgisi olarak herhangi bir şikayet gelmedi. Köylerden işlerimizi düzgün yaptığımız halde köylerden olumsuz dönüşler oluyordu. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ayrıca tanıklık için ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır.Davacının----- olduğu nazara alınarak davacının ticari defter ve kayıtlarının 2006-2021 yılları arasındaki ticari defter ve kayıtları üzerinde yıl yıl ------servisi olarak yapmış olduğu faaliyetlere ilişkin elde ettiği gelirlerin listesinin çıkarılmasına, fesih tarihi olan 07/05/2019 ile dava tarihi olan 31/10/2020 tarihleri arasında bu şirketin --------servisi hizmetleri dışındaki vermiş bulunduğu servis hizmetleri ya da yapmış bulunduğu işlem ve kazançların da ay ay çıkarılması, bu hususun talimat vasıtasıyla ----Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden istenilmesine karar verilmiştir.----, talimatla alınan bilirkişi raporunda; davacı ---- yılları arasındaki Ticari Defter kayıtları üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda; TTK.64,66 ve VUK” nun 220- 226 maddeleri gereğince açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, bütün sahifeleri mühürlenerek Tasdik edilmiş olduğu ve sahibi lehine delil teşkil edildiği görülmüş,------- yıllarına ait Ticari Defter bilgilerine ulaşılamadığından inceleme konusu yapılamadığını, dosya eklerinde mevcut olan davacıya ait Kurumlar Vergisi Beyannamelerinden ----- tarihleri arasında davacı şirketin KDV Hariç 14.670.516,02 TL ciro yaptığı, yine davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre 07.05.2019 ile dava tarihi olan 31.10.2020 tarihleri arasında ---- hizmetleri dışındaki vermiş bulunduğu servis hizmetleri yada yapmış bulunduğu işlem ve kazanlarının KDV hariç 238.686,35 TL olduğu, Tarafların iddia ve savunmaların değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın yetkili servis sözleşmesinin hakız feshe dayalı denkleştirme tazminatı, ihbar tazminatı ve dağıtıcı tarafından verilen ve geri alınmayan malzemelerden kaynaklı alacak davası olup olmadığı kanaati Mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir. Dava dosyasının celse arasında marka ve patent bilirkişi ve Hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi 05/05/2022 Tarihli raporunda; davalı tarafından 7 Mayıs 2019 günü keşide edilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği; ihtarnamenin tebliğ tarihinin belirsiz olduğu; arabuluculuk sürecinin 25.8.2020 tarihinde başlatıldığı davacının ise ihtarnameden sonra sözleşmenin devam ettiğini ileri sürdüğü; işaret edilen bu durumun, uyuşmazlığa etkisinin takdirinin mahkemeye ait olduğu; davalının fesih bildiriminin TTK.m.121 ve sözleşmenin 20. maddesi kapsamında olan olağan fesih olarak nitelenmesi halinde, sona eren sözleşme sebebiyle kural olarak diğer şartların birlikte oluşması halinde, davacının portföy tazminatı istenebileceği, olağan feshin, yargılama sırasında olağanüstü feshe tahvilinin mümkün olduğunun benimsenmesi halinde, dinlenen tanık beyanları ve davalının cevap yazısı ekinde sunduğu uyarı yazılarına nazaran, feshin haklı olduğu sonucuna varılması halinde, portföy tazminatı istenemeyeceği; buna karşılık, feshin haksız olduğu sonucuna varılması halinde portföy tazminatı istenebileceği; ancak talimat yoluyla alınan raporun uyuşmazlığın irdelenmesi başlığı altında (11/A) sayılı açıklanan nedenlerle, uyuşmazlık kapsamında düzenlenmediği; davacıya ödenen ücret, prim, komisyon gibi gelirlerinin son beş yıllık ortalamasını tespiti gerektiği; davacının ihbar tazminatı talebinin bu aşamada değerlendirilmediği, davacının elinde kalan yedek parçaların bedellerinin ödettirilmesi talebinin uyuşmazlığın irdelenmesi başlığı altında (11/C) sayılı bentte irdelendiği; işaret edilen kapsamda talimat yoluyla alınan raporda değerlendirme bulunmadığı; ek rapor alınmak suretiyle durumun denetlenmesi gerekip gerekmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, davacı haksız Fesih tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de, bir alacak belirlenmesi halinde, muaccel bir borcun borçlusunuz alacaklının ihtarı ile mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1); bu kapsamda temerrüt ihtarına dosyada rastlanılmadığı rapor etmiştir. Talimat mahkemesinden ek rapor alınmasına karar verilmiş 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporunun 11. Sayfasında yer alan ve miktar yönünden inceleme başlığı altındaki A maddesindeki portföy tazminatı yönünden hesaplamaya esas olmak üzere davacının davalıdan fesih tarihinden önce aylık/yıllık ne kadar komisyon ücret primi, başarı primi ve ücretler aldığı hususlarında daha önceki bilirkişilerden ek rapor aldırılmasının istenilmesine, 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda ihbar tazminat başlığı gereğince davalının 3 aylık ihbar süresine uygun davranmasına rağmen neden ihbar tazminat talep ettiği hususlarında yazılı beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verilmiş ve------Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak mahallinde keşif yapılmasına, davacının yedinde kalan iadesi gereken malların neler olduğu listelenmek sureti ile, özelliklerini kaybedip kaybetmediği, kaybetti ise bunun saklama koşulları ile nedensellik bağının bulunup bulunmadığı belirlenerek makine mühendisi ile inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Talimatla alınan 07/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; 2015 yılında Servis Gelirleri, Erken Ödeme İskonto Gelirleri, Prim Gelirleri, Hizmet Gelirleri ve Diğer Gelirler olmak üzere toplamda 1.055.451,56 TL aldığı, 2016 yılında Servis Gelirleri, Erken Ödeme İskonto Gelirleri, ve Diğer Gelirler olmak üzere toplamda 1.126.7524,95 TL aldığı, 2017 yılında Servis Gelirleri, Erken Ödeme İskonto Gelirleri, ve Diğer Gelirler olmak üzere toplamda 1.644.951,86 TL aldığı, 2018 yılında Servis Gelirleri, Erken Ödeme İskonto Gelirleri, Montaj Gelirleri ve Diğer Gelirler olmak üzere toplamda 1.299.805,41 TL aldığı, 2019 yılında Servis Gelirleri, Erken Ödeme İskonto Gelirleri ve Diğer Gelirler olmak üzere 1.869.564,92 TL olmak üzere 2015-2019 yıllarının Erken Ödeme İskonto Gelirleri, Prim Gelirleri, Hizmet Gelirleri ve Diğer Gelirler adı altında toplamında 7.137.298,70 TL gelirinin olduğu rapor edilmiştir. Dosyanın önceki hesap bilirkişisine tevdii ile ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi 21/06/2024 tarihli raporunda; davacının ihbar tazminatı talebine istem biçimine nazaran iştirak edilmediği; davacının elinde kalan yedek parçaların bedellerinin ödettirilmesi talebinin irdelendiği; vaki davacı beyanı ve dosyadaki davalı deliline nazaran iştirak edilmediği; feshin haklı olduğu sonucuna varılması halinde, portföy tazminatı istenemeyeceği; buna karşılık, feshin haksız olduğu sonucuna varılması halinde portföy tazminatı istenebileceği; ancak davacının son beş yılın brüt kârlılığının belirlenmesi gerektiği; alınan mali ek bilirkişi raporunda giderler dikkate alınmaksızın sadece gelirler tespit edildiğinden, hesaplamada yardımcı niteliği bulunmadığı; öte yandan, 5 yıllık brüt kârlılık ortalamasının tazminatın üst sınırı olduğu; tazminatın miktarının tayini gerekeceği; sair hususlarda kök rapordaki tespit ve görüşlerin cari olduğu sonucuna varıldığı rapor edilmiştir. Taraflar arasında, sözleşme ilişkisinin varlığı, sözleşmenin sona ereceğinin davalı tarafça bildirildiği ve sona erdiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız fesih edilip edilmediği, davacının denkleştirme tazminatına ve diğer alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesinin TTK'da düzenlenen acentelik sözleşmesi şeklinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususuna ilişkindir.
Tek satıcılık sözleşmesinin, yapımcı ile tek satıcı arasında hukuki ilişkileri düzenleyen, yapımcının ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belli bir coğrafi bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da söz konusu malları kendi adına ve hesabına satarak bu malların sürümünü artırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğü üstlendiği bir sözleşmedir. Genel olarak denkleştirme tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Somut olayda uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilmektedir.Acentenin portföy tazminatı talep edebilmesi için dört koşulun gerçekleşmesi gerekir: 1-Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması, 2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, 3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması, 4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun (hakkaniyetin bir gereği) olması ------ Mahkemece öncelikle bu dört koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir. Bundan sonra, koşulları varsa, alacağın hesaplanmasına geçilmelidir.Denkleştirme tazminatı (portföy tazminatı) 6102 sayılı TTK 122 maddesinde acentelik sözleşmelerinden kaynaklan portföy oluşturma karşılığı olarak düzenlenmiş, yasanın 5 fıkrasında "(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Bu kapsamda taraflar arısındaki sözleşmenin münhasır satış ve dağıtım yetkisi verdiği belirlenmekle sürekli ilişki doğuran tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde yetkili servis sözleşmesi olduğu görülmekttedir. Sözleşmede yer alan düzenleme uyarınca sözleşme süresi, “İş bu sözleşmenin 31.12.2021 tarihine kadar geçerli olduğu; şirketin tek taraflı olarak sözleşmeyi yenilememe kararı almakta serbest olduğu; sözleşme bitim tarihine kadar yenilenmez ise kendiliğinden sona ereceği; şirket ve yetkili servisten herhangi biri gerekçe göstermeksizin 3 ay önceden fesih ihbarında bulunmak koşuluyla sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği” düzenlemesi bulunduğu; dosyadaki delillerden davalının bu süreye uyarak 07.05.2019 tarihli ihtarnamesi yetkili servis sözleşmesinin yenilemeyeceğini bildirdiği görülmüş, davalının “uygun” olarak ve “süresinde” sözleşmeyi sona erdirdiği bu nedenle davacının ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafından yapılan fesih incelendiğide; ----- günü keşide ettiği ihtarnameyle sözleşmeyi ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere feshedildiğinin bildirdiği; anılan işlemin gerek TTK'nın 121. maddesi gerekse, taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesine gösterilen olağan fesih yöntemi olduğu; ancak davalı yanca sunulan cevap dilekçesinde “davacının sözleşmeye aykırı davrandığı; performans yetersizliği yanı sıra, uyarıların sonuç vermediğinden, sözleşmenin feshedildiği '' ileri sürüldüğü; ihtarnamesinden farklı olarak olağanüstü fesih gerekçesine dayandığı; bu nedenle feshin haklı yapıldığının ispat yükünün davalıda olduğu; bu hususta dinlenen tanıklar ve dosyaya sunulan iyileştirme ve geliştirme amaçlı toplantı tutanaklarına bakıldığında davalı yanca yapılan feshin haklı olduğu anlaşılmıştır.Hal böyle olunca; taraflar arasında yetkili servis sözleşmesi imzalandığı, davalı yanca sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği kaldı ki davalı tarafından dosyaya sunulan davacının yakın ilçelerine verilen yetkili servis sözleşme örnekleri birlikte incelendiğinde davacı şirkete münhasıran bir yetki tanınmadığı ve davacının münhasır acente vasfına sahip yetkili servis olmadığı mahkememizce kabul edilmiş, bu nedenle portföy tazminatı talebi yerinde görülmemiştir. Davacı yedek parça bedeli talebinde bulunmuş ise de dosya içerisine sunulan ekran görüntüsünde 30.11.2019 tarihinde yedek parça bedeli olarak 237.856,63 TL ödendiğinin görüldüğü; davacının bu bedele karşı çıkmadığı ve 15.05.2024 tarihli celsede “ teslim alınmadığını iddia ettiği emtiaların gelinen aşamada aradan geçen zaman ve yaşanan deprem nedeniyle halihazırda muhafaza edilmediğinin müvekkili tarafından bildirildiğini; buna göre yerinde bir tespit yapılmasının mümkün olmadığını” beyan ettiği nazara alınarak başkaca geri alınmayan yedek parça olduğunun ispat edilemediğinden bu alacak talebinin de yerinde olmadığı ve yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 204,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 222,67 TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri olan 150,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde---------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 13/11/2024