T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/557 Esas
KARAR NO:2024/860
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 06/08/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı -----plakalı araç,---- vade tarihli kasko poliçesi ile müvekkili-----tarafından teminat altında alınmış olduğunu, davalı ---- trafik sigortacısı olduğu ---- plakalı aracın kopan lastiğinin ----plakalı sigortalı araca çarpması sonucu sigortalı araçta meydana gelen zararın müvekkili -----tarafından tazmin edilmiş olduğunu, davalı----başvuruda bulunulduğunu ancak 06/04/2022 tarihinde taleplerinin reddedilerek herhangi bir ödemenin yapılmadığını, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla ----- sayılı dosyası ile takibin başlatılmış olduğunu, davalının takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş olmuş olduğunu, davalı ------tazminat bedelinden sorumlu olacağını, işleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamakla yükümlü olup kusurlu bulunmasa da araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan sorumlu olacağını, somut olayda kazaya sebep olan ve lastiği kopan araç ------ plakalı araç olup ------ ile davalı ----arafından teminat altına alınmış olduğunu, -------plakalı sigortalı araçta meydana gelen zararı tazminle yükümlü olacağını, dava dışı sigortalı tarafından müvekkili şirketine başvuruda bulunulması üzerine -----------hasar dosyası açılarak incelemelere başlanmış olduğunu, ekspertiz raporuyla birlikte toplam hasar 20.597,17 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, 28/09/2020 tarihinde aracın onarımını gerçekleştiren ----------- plakalı sigortalı aracın onarımı için 20.597,17 TL ödeme gerçekleştirildiğini, Sigortalı araçta meydana gelen hasar eksper raporu ile birlikte detaylı bir şekilde ele alınıp incelendiğini ve müvekkili şirket tarafından da bu doğrultuda ödemenin yapıldığını, Davalı taraf ekspertiz raporu,fatura ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz etmiş olduğunu, müvekkilinin alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini, davalının icra takibi aşamasında da ekspertiz raporundan haberdar olup işbu kötüniyetli itiraz nedeniyle alacak değerinin 20%'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK’nun 109.maddesinde zamanaşımı süresi; “Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklinde düzenlendiğini, davaya konu kaza tarihi tarihi olup kaza tarihi itibari ile de müvekkili şirketin kazaya karışan aracın sigortalısı olduğunun belli olduğunu, bu durumda davacıların tazminat yükümlüsünü öğrendikleri tarihi 22.08.2020 olduğunu ve 2 yıllık zamanaşımı süresi 22.08.2022 de dolmuş olduğunu, dava, kazaya karışan her iki araç malikinin de ticari işletmesiyle ilgisi olmayan dolayısıyla "ticari iş" niteliğinde olmayan bir trafik kazasından kaynaklanmakta olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında da bir sözleşme olmadığı olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın Asliye ticaret mahkemesi değil Asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesinin gerekeceğini, görev yönünde itiraz ettiklerini, Türk Ticaret Kanunu 5/3 fıkrası gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki kamu düzeninden olan 'görev'e ilişkin olduğundan davada görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, Sayın mahkemenizce görülmekte olan davanın konusu; 22.08.2020 tarihinde davacının kasko poliçesi ile sigortalı olan ---- Plakalı araç ile müvekkili şirkette08.04.2020 başlangıç ve 08.04.2021 bitiş tarihli ----numaralı ------ aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen --------- sayılı dosyaya ilişkin itirazın iptali davası olduğunu, öncelikle, Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde-------- poliçesini düzenleyen müvekkili şirketinin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 41.000,00 TL olduğunu, müvekkili aleyhine hüküm kurulamayacağını, davanın reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, trafik tescil kayıtları, hasar dosyası ve poliçe sureti, ------dosyasının -------- çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen -------sayılı dosyasının incelenemesinde; ---- nolu hasar dosyasına istinaden rücuen tazminat alacağı olan 26.615,21 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketinde kasko sigortası ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ---- plakalı araca davalı--- trafik sigortacısı olduğu -------- aracın zarar verip vermediği, varsa araçta meydana gelen hasarın miktarı, hasardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacı kasko şirketinin kendi sigortalısına ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda toplandığı, davanın itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın sigorta konusunda uzman bilirkişi ile Makina mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
TEKNİK YÖNDEN; Dava dışı ---- sahibi olduğu---- otomobilin teknik şartlara uygun olmasını sağlamadığı ve tekerinin koparak ----otomobile çarpmasına neden olduğu için KTK 30 ve KTY 67 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Dava dışı sürücü----idaresindeki ---- plakalı ---tekerinin kopmasına ve--- plakalı otomobile çarpmasına herhangi bir etkisi olmadığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı;
Dava dışı sürücü ----- idaresindeki 21 KN 567 plakalı otomobili ile normal seyrederken, ---plakalı otomobilin kopan tekerinin çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Tazminata konu --------- kullanıldıktan sonra kazaya karışmış---- adına tescilli hususi otomobilin hasar tutarının KDV dahil 20.597,17 TL olduğu; ----- dosyası ile ---- plakalı otomobilin hasar tutarın işlenmiş faizi ile tahsili için 26.07.2022 tarihinde icra takibi yapıldığı; Kazaya karışan araçlar hususi ve sahipleri de gerçek kişi olduğu için temerrüt (tazminat talebini ret) tarihi 06.04.2022 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; ------ plakalı otomobilin 20.597,17 TL hasar tutarı içi temerrüt tarihi 06.04.2022 ile takip tarihi 26.07.2022 arasındaki süreye denk işlenmiş yasal faizin 563,74 TL olduğu; Dava konusu ----- plakalı otomobilin 20.597,17 TL hasar tutarı ile 563,74 TL işlenmiş yasal faizin toplamı 21.160,91 TL tazminatın takip tarihi 26.07.2022 itibariyle talep edilebileceği; SİGORTA YÖNÜNDEN ;Davacı Sigorta şirketi nezdinde ----- plakalı vasıtanın kasko sigorta poliçesinin mevcut olduğu ve 20.597,17 TL hasar tazminatı ödediği, sigortalısının haklarına halef olduğu, Davalı sigorta şirketinin ---- plakalı vasıtanın -------sigortacısı olduğu, meydana gelen hasardan poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun oluşacağı, yönündeki tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 22/08/2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS teminatı altındaki sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın seyir halindeyken kopan tekerinin davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası teminatı altındaki davadışı -----sürücüsü ve maliki olduğu ----hasar verdiği, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedeli davalıdan tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı taraf her ne kadar davacı talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş ise de iki yıllık zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren başladığı, zamanaşımının icra takibi başlatılması ile kesildiği dikkate alındığında eldeki uyuşmazlıkta zamanaşımı süresinin geçmediği mahkememizce kabul edilmiştir. Davaya konu kazada tarafların kusur durumları ve varsa hasar miktarının tespiti için dosya makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; dava dışı --------sahibi olduğu ---- teknik şartlara uygun olmasını sağlamadığı ve tekerinin koparak ------ plakalı otomobile çarpmasına neden olduğu için KTK 30 ve KTY 67 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ---- idaresindeki ----tekerinin kopmasına ve-----çarpmasına herhangi bir etkisi olmadığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça servise yapılan ödeme dekontu ve sigortalısından aldığı ibra ve temlik belgesi dosyaya sunulmuştur. Belirtmek gerekir ki, davacı yaptığı ödeme ile birlikte kendi sigortalısının haklarına halef olacaktır. Bilirkişi raporunda-------------- plakalı aracın hasar tutarının 20.597,17 TL olduğu, dava konusu araçların hususi olması nedeni ile yasal faiz talep edilebileceği ve davalı sigorta şirketinin davacı talebini reddettiği tarih itibari ile temerrüde düştüğü tespiti ile 563,74 TL işlemiş faiz talep edebileceği belirlenmiştir. Buna göre, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekline, dosyadaki mevcut delillere uygun olduğu, ------ plakalı aracın seyir halindeyken lastiğinin kopması olayında davacı sigortalısına yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeni ile davalı sigorta şirketinin başvuruyu reddettiği tarihten itibaren davacının yasal faizi talep edebileceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de, uyuşmazlığın haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak açılması ve alacak miktarının likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının-----------sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 20.597,17 TL asıl alacak ve 563,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.160,91 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.445,50 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 321,45 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.124,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 321,45 TL peşin harç olmak üzere toplam 591,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 2.480,61 TL'sinin davalıdan tahsili, 639,39 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 75,25 TL olmak üzere toplam 7.075,25 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 5.625,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 21.160,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden 5.454,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 23/10/2024