T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/380 Esas
KARAR NO:2024/862
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:30/03/2021
KARAR TARİHİ:23/10/2024
Mahkememizde görülen 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkil aleyhine alacak iddiası ile----------Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, Müvekkil alacaklı olarak görünen firmaya ödenmesi gerekli hiçbir borcu bulunmadığı, öte yandan takipte işlemiş faiz olarak talep edilen oran ve bu orana tekabül eden tutar tüketici mevzuatına ve BK.md.120 amir hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği, huzurdaki dava menfi tespit davası olup Yargıtay Kararlarında izah ve ilam olunduğu üzere; borcun bulunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davalarında genel kuraldan ayrık olarak ispat külfeti davalı alacaklı yana yüklendiği, bu anlamda; müvekkil aleyhine girişilen takipten kaynaklı davalı yana herhangi bir borcu bulunmayıp, davalı yanın soyut şekilde ileri sürdüğü alacağını ispat etme yükümlülüğü bulunmadığı, aksi takdirde davanın kabulüne karar verilmesini olmayan bir alacağı, dayanak belirtmeksizin soyut şekilde takibe konu eden ve müvekkilden tahsilini talep eden davalı yanın, eldeki takip dosyası yönünden kötüniyeti sabit olup, İİK 72/6. Maddenin somut uyuşmazlığa tatbikini, takibinde kötiniyetli olan davalı yan aleyhine % 20’ den az olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini tüm bu nedenlerle öncelikle icra takibinin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil, ------ Sayılı dosyası bakımından borçlu olmadığının tespitine, İİK Md. 72’nin somut uyuşmazlığa tatbikine; olmayan bir alacağı, dayanak belirtmeksizin soyut şekilde takibe konu eden kötüniyetli davalı aleyhine %20’den az olmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:Dava dilekçesi,---- sayılı dosya aslı, bankadan gelen müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibinden kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dosyanın, -------sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize geldiği anlaşılmakla, Mahkememiz esas defterinin ----- sırasına kaydı yapılmıştır. Bankanın ----tarihinde yapılan icra takibinde;
Asıl alacak 27.845,63TL ,İşlemiş Faiz 2.196,75 TL ,% 5 BSMV. 24,51
TL, Masraf 96,74TL Toplam 30.163,63 TL'nin davacıdan tahsili için icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, icra dosyasındaki alacağın davalı tarafça temlik alındığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davanın menfi tespit davasından kaynaklı davaya konu icra dosyasında davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu tespit edilmiştir."...Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, eş söyleyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ------Tarafların delilleri toplanarak, dosya bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Yukarıdaki açıklamalarımızın ışığında; konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere ayrıntıları aşağıda verilen inceleme ve tespitlerimiz sonucunda, Dava dosyasına sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede; Davalı banka ile Davacı Asıl ----arasında aşağıda dökümü yapılan ---- imzalandığı görülmüş olduğu; ---- ilk ödeme tarihli 27.800 TL 36 ay vadeli 1,60% aylık faiz oranı ile Taksitli Kredi Kullandırıldığı; kredi ödeme tablosun imzalandığı tespit edilmiş olduğu, Sayın Mahkeme Tarafından Borcun Kabulü Yönünden Takip tarihi itibarı ile yapılan tespitler sonucunda davalı bankanın takip tarihi itibarı ile; Bilirkişiliğimiz ile Talep Edilebilecek
Asıl 29.907,90 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, Takip tarihinden başlamak üzere 27.785,86 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık % 24,96 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davacıdan istenilebileceği, Tarafların diğer talepleri Sayın Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın Mahkemeye ait olarak kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davadışı banka tarafından aleyhine başlatılan---- sayılı dosyasında borçlu olmadığı iddiası ile eldeki davayı açtığı görülmüştür. Davaya konu icra takibinin ------ tarafından kredi alacağının tahsili için başlatıldığı, takibin kesinleştiği, takip konusu alacağın banka tarafından davalıya temlik edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmaması nedeni ile dosyaya delil ibraz edemeyeceği, mahkemece resen delil toplanamayacağı ileri sürülmüş ise de, davaya cevap dilekçesi sunulmaması nedeni ile davalının davacı iddialarını inkar ettiğinin kabul edileceği, davaya konu icra dosyasının kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılması nedeni ile uyuşmazlığın çözümü için ilgili belgelerin bankadan celp edilmesi gerektiği gerekçesi ile banka kayıtları mahkememizce getirilmiştir. Dava tarihi itibari ile davacının davalıya borcunun olup olmadığı, banka ile davacı arasında borcu gerektirir bir sözleşmenin akdedilip akdedilmediği hususunun tespiti için dosya bankacı bilirkişine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davacı ile-----imzalandığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıya 29.907,90 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından 23/10/2024 tarihli duruşmada takipten sonra icra dosyasına veya bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığının beyan edildiği, bilirkişi tarafından da takipten sonra yapılan bir ödeme olduğu hususunda tespit yapılmadığı dikkate alındığında davacının davaya konu icra takibi nedeni ile borçlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 42,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 384,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 680,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 23/10/2024