T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/798
KARAR NO : 2024/859
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2021
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine 14 adet sıralı bonoyla icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin 25/02/2014 tarihinde işyerini içerisindeki malzemelerle birlikte borçluya devrettiğini, bu devir karşılığında ise takibe konu bonoları teslim aldığını, bu devir için taraflar arasında şahitlerin de yer aldığı protokol tanzim edildiğini, borçlunun ödeme emrini 11/01/2021 tarihinde tebellüğ ettikten sonra takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu itirazın hukuki herhangi bir dayanağının olmadığını ve kötü niyetli olduğunu beyanla itirazın iptalini ve takibin devamını, karşı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığından öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, müvekkilinin uzun yıllardır metal kaplama, mikalaj işiyle geçimini sağladığını, davacının da müvekkili ile bu vesileyle tanıştığını, müvekkiliyle ortak olmak istediğini, bunun üzerine müvekkili ile davacının anlaştığını, ortak olduklarını, resmiyette işletmenin tüm kayıtlarının davacı adın düzenlediğini, şirket içi işlerin müvekkilinin, şirket dışı işlerin davacının yetkili ve görevli olduğu hususunda anlaştıklarını, bir süre sonra davacının vaat ettiği sermayeyi müvekkiline vermediğini, tarafların birlikte çalışamayacak duruma geldiğini, senetlerin imzalandığını, dava dilekçesi ekindeki sözleşmenin sahte olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, -----.İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosya aslı, Davalı ...(TC:...) ait ıslak imza örneklerinin bulunduğu belge aslı, ----- Noterliğinin 25/01/2021 tarih, ----- seri numaralı imza sirküleri aslı---- ait; davalı ...'un imzasının bulunduğu -----sıra numaralı (45.000,00 TL) dekont aslı ,----- Şubesine ait; Davalı ...'un imzasının bulunduğu, Kooperatif Kredisi Otomatik ödeme talimat formu aslı ve Kooperatif Kredisi Ek Taahhütnamesi aslı, -----. Noterliğinin 02/07/2018 tarih, ----- yevmiye sayılı vekaletname aslı, ---- Noterliğinin 19/03/2021 tarih, ----- yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi sureti, -----Noterliğinin 27/03/2019 tarih, ----- yevmiye sayılı vekaletname aslı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas, ----- Karar sayılı 05/07/2021 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizin ------ Esas sayılı esasına kaydedilmiştir.
Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen -----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 14 adet sıralı bono alacağı 35.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalı aleyhine başlatılan -----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline ve %20 icra inkar talebine yönelik olduğu görüldü.
Tarafların delilleri toplanarak, Dava dosyası içerisinde bulunan 25/02/2014 tarihli sözleşmede yer alan imzanın; ekte gönderilen evrak asılları da incelenerek davalı ...(TC:...) eli ürünü olup olmadığına dair rapor düzenlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesine gönderilmiştir.
Fizik İhtisas Dairesinin 09/10/2023 tarihli----- sayılı raporunda; İnceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın basit tersimli olması nedeniyle ...'un eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, hususlarını bildirir kanaat raporu olduğunu bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından 30/08/2014-30/09/2015 tarihli 14 adet sıralı bono nedeni ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, 25/02/2014 tarihinde işyerini içerisindeki malzemelerle birlikte borçluya devrettiğini, bu devir karşılığında ise takibe konu bonoları teslim aldığını, bu devir için taraflar arasında şahitlerin de yer aldığı protokol tanzim edildiğini ancak davalının bono bedellerini ödemediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise cevap dilekçesi ile; davacı tarafın, davalının sahibi olduğu işletmeye ortak olduğunu, davacının işletmeye vaat ettiği sermayeyi vermediğini, taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, davacının işletmeyi davalıya vermektense kapatmayı tercih edeceğini söylediğini, davalının ekmek teknesini kaybetmemek için baskı altında davaya konu senetleri imzaladığını, davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin sahte olup, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile birlikte 25/02/2014 tarihli sözleşme ve takip konusu bono suretleri dosyaya sunulmuştur. İlgili evraklar incelendiğinde; sözleşmede davacı ...'un satıcı sıfatı ile, davalı ...'un ise alıcı sıfatı ile yer aldığı, sözleşmedeki malzemelerin davacı tarafından davalıya 35.000,00 TL'ye satıldığının ve bu satış nedeni ile senetler yapıldığı görülmüştür. Yine takibe dayalı senetlerde malen kaydının yer aldığı anlaşılmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta, çözülmesi gereken ilk husus davalı tarafça inkar edilen sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığıdır. İmza aidiyetinin tespiti için imza örnekleri toplandıktan sonra dosya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Fizik İhtisas Dairesinin 09/10/2023 tarihli, ----- sayılı raporunda; inceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın basit tersimli olması nedeniyle ...'un eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, hususlarını bildirir kanaat raporu olduğunu bildirmiştir. Belirtmek gerekir ki, davalı taraf takip konusu bonodaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul etmekte ancak senetleri davacının baskısı altında imzaladığını iddia etmektedir.
Kambiyo senedi ve bononun hukukî niteliğine değinmek gerekirse; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir amaca ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır (-----)
Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Seçimlik unsurlardan birisi de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Eş söyleyişle "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakden" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlama yükümlülüğü altına girer.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur. (Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve-----. sayılı kararı)
Somut olayda imzası inkar edilmeyen senette malen kaydı olmasına rağmen davalı malları teslim almadığını ileri sürmektedir. Bu durumda iddiasını ispat yükü davalı üzerindedir. Davalının bildirmiş olduğu, ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına alınmış, ancak dosya incelendiğinde eldeki dava konusu bononun baskı ile imzalandığı ve malların davalı tarafça teslim alınmadığı iddiasını ispatlayacak bir beyanın veya belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine, davalı taraf her ne kadar tarafların ortak olduğu işyerinin davacı tarafça sunulan sözleşmenin aksine davacıya devredildiği bu sebeple malları teslim almasının mümkün olmadığını ileri sürmüş ise de mahkememizce vergi dairesinden celp edilen kayıtlarla yine davalının iddiasını ispat edemediği görülmüş, davalının iddiasını ispatlayamaması nedeni ile davacının davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının bonoya dayalı olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacak olan 35.000,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 3.625,48 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 641,01 TL ve 265,36 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.719,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 27,20 TL başvuru harcı ile 641,01 TL ve 265,36 TL peşin harç toplamı 933,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 1.320,00TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 3.345,00 ATK fatura ücreti, 279,20 TL tebligat gideri olmak üzere 3.624,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.