T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/704
KARAR NO : 2026/456
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/05/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imza edilmiş bulunan 09.09.2022 tarihli ortaklık hisse devrine ilişkin protokol kapsamında ödenmeyen bakiye alacağın tahsili olarak 17.000,00 USD üzerinden başlatışan ---- İcra Dairesi ------ Esas sayılı icra takibine süresi içerisinde haksız ve dayanaksız olarak borçlu davalı tarafından itiraz edildiğini, taraflar arasında protokol kapsamında müvekkili tarafından diğer ortağı olan davalıya ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----sicil numarasında kayıtlı bulunan----- unvanlı şirkette mevcut 100 adet payı 09.09.2022 tarihinde ---. Noterliği'nin 09.09.2022 tarih ve ---- yevmiye nolu Limited Şirket pay devri sözleşmesi ile devredildiğini, diğer davalı adına paylar ticaret sicilde tescil ve ilan edildiğini, taraflar arasında imza edilen aynı tarihli protokolde devir pay karşılığının 49.000,00 USD olduğunu taraflar kabul ve beyan ettiğini, işbu tutarın 20.000 USD kısmının noter devir işlemi akabinde nakden ve peşin olarak davacı banka hesabına ödeneceğini, kalan 29.000 USD kısmının ise taksitli şekilde ekim 2022 den başlamak üzere 10 ay içerisinde davacı tarafa ödeneceği kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından protokole uyulmayarak ödemeler eksik ve gecikmeli olarak yapıldığını, bakiye kalan 17.000,00 USD tutarında ki kısım ise müvekkilinsı talebine rağmen ödenmediğini, bakiye alacak olan kısım icra takibine konu edilmiş ancak borçlu vekili aracılığıyla kötüniyetli olarak borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı borçlunun içeriği itibariyle tamamen dayanaksız ve tahsil işlemini geciktirmeye yönelik bu itirazının iptal edilmesi için iş bu davayı açtıklarını, yürütülen icra takibini haksız olarak itiraz ederek durduran kötüniyetli davalı şirket İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca %20’den az olmayan miktarda icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartlar oluşmuş olup borç tutarınca davalının malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz konulmasını,. yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davalı karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafından devir sözleşmesine istinaden bakiye 17.000,00 USD tutarın ödenmediği iddia edilmiş ise de, müvekkili tarafından söz konusu ödemenin yapılmamasının esas nedeninin, davacı tarafından yapılan devir işlemi karşılığında alacaklı olduğunu ileri sürdüğü dosyaların mesnetsiz olmasından kaynaklandığını; davacı tarafın devir karşılığında verdiği alacakların tahsil kabiliyeti bulunmadığının ispatlanacağından bahisle, yerinde olmadan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, TTK 595. Maddesi kapsamında şirket payının devrine ilişkin alacak nedeniyle başlatılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ortaklık hisse devrine ilişkin 17.000,00 USD asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, hisse devrenin geçerli olup olmadığı, geçerli olması halinde davacının talep edebileceği miktarın ne olduğu noktasında toplanmıştır.
Davaya konu icra takibindeki ödeme emrinde takibin Dolar cinsinden başlatıldığı ve talep miktarının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmıştır.
İİK'nın Takip Talebi ve Muhtevası başlıklı 58. Maddesinde; "1. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;
3. (Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;
5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;
Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir. Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir." düzenlemesi ile,
İİK'nın Ödeme Emri ve Muhtevası başlıklı 60. maddesinde;"(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/10 md.) İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.
Emir: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası
hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını, 3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi, İhtarını, 4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını, 5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,İhtiva eder.Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır. Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir." düzenlemesi
bulunmaktadır.
Söz konusu düzenlemelere göre, alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığına ödeme emrinde de yer verilmesi gerekmektedir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle icra takibinin her aşamasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve -----. sayılı kararı). HMK'nın 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
İİK'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının açılabilmesi için haciz yolu ile yapılmış geçerli bir icra takibi bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren davanın bir yıl içinde açılmış olması gerekir. Bu şartların bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen incelenebileceği gibi, maddede yer alan şartlardan birinin gerçekleşmemesi halinde ise itirazın iptali davası dinlenemez. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın dayanağı olan ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında, davacı alacaklı, takip talebi ile 17.000,00 USD’nın Doların tahsili talebinde bulunmuş, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para cinsinden alacağın Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden davacı tarafından, davalı hakkında, usulüne uygun bir icra takibi yapıldığından söz edilemeyecektir. Bu nedenle, davanın dayanağı olan icra takibinin usulüne uygun olmaması nedeni ile mahkememizce davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın usulden reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 87.581,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy