T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/857
KARAR NO : 2026/433
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/11/2023
DAVA : Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada;
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı şirket tarafından, 17.08.2023 tarihli cari hesap ekstresine dayanarak davalı şirkete karşı ----İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yoluyla takip başlatılmış olduğunu, ilamsız genel haciz yoluyla takibe davalı şirket vekilince yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz üzerine, önce zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamaması üzerine, itirazın iptali için işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini, borçlunun ----. İcra Dairesi'nin-----sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli borca itirazlarının iptalini ve takibin devamını, borçlu davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine ---.İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyası ile cari hesap alacağına dayalı olarak takip başlatılmışsa da davacı şirket takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete hiçbir borcu olmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir cari hesap mutabakatı da bulunmadığını, davalı şirketin davacı şirkete hiçbir borcu olmadığını, davacı şirketten alacaklı olduğundan davacı şirket tarafından ---- sayılı dosyası ile başlatılan haksız ve kötü niyetli takibe yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, davalı şirket ile davacı şirket arasında 01.09.2022 başlangıç tarihli Emtia (Yük) Taşıma Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki bu sözleşmeye dayandığını, davacı şirketin bu sözleşmenin 6/c ve d. maddesinde düzenlenen sorumluluğu gereğince davalı şirketin ürünlerinin taşınması sırasında çalınması nedeniyle davalı şirkete karşı tazmin borcu doğmuş olduğunu, davalı şirket alacağının tahsili için davacı şirkete karşı ---- Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıldığını, Takipten sonra davacı şirket tarafından kısmi ödeme de yapıldığını, Davacı vekilince her ne kadar iddia edilen cari hesap alacağına dayanak faturalar dava dilekçesi ekinde ibraz edilmemişse de davacı şirketin haksız olarak düzenlediği faturalara davalı şirket tarafından gerek sistem üzerinden gerek noter kanalı ile itiraz edilmiş olduğunu, bir kısım itiraz evrakı ve noter ihtarnamesi delillerimiz arasında sunulduğunu, Davalı şirketin davacı şirkete hiçbir borcu olmadığını, aksine davacı şirketten alacaklı olduğundan davacı şirket yapmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, Bu nedenle davanın reddini ve davacı şirket icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada;
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---İcra Dairesi ----- sayılı icra dosyası üzerinden, davalı vekili tarafından, müvekkil aleyhine, cari hesap alacağından kaynaklı genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıltığını, olayda ekli müvekkili şirket cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere, davalı-alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmamakta; tam aksine müvekkili şirket davalı-alacaklıdan alacaklı bulunmakta olduğunu, bu yönde davalı tarafa karşı --- İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosyası üzerinden açılmış bulunan 389.994,90-TL tutarındaki icra takibi, davalı tarafın itirazı üzerine durduğu ve davalı hakkında işbu defa ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, öncelikle telafisi güç zararlara sebebiyet verilmemesi açısından, ----İcra Müdürlüğü'nün --- sayılı icra dosyasındaki takibin takdiren teminatsız; mümkün olmaması halinde takdir edilecek teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, dava sonucunda takibin iptaline; müvekkillerin, davalı-alacaklıya takip konusu 277.858,38- TL bedelli cari hesap ilişkisinden dolayı borcunun bulunmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı-alacaklı aleyhine icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı şirket yetkilisinin dava konusu borç ile ilgili yazılı kabulünün bulunması ve bu borca mahsuben kısmi ödemenin de yapılmış olması nedeniyle işbu menfi tespit davası açmakta "hukuki yarar" dava şartının gerçekleşmemiş olduğu hususunun mahkemece resen değerlendirilmesini, davacı şirketin müvekkili şirkete olan borcu taraflar arasındaki sözleşme hükümleri nedeniyle doğan tazmin borcu olup bu borç davacı şirket yetkilisi tarafından da yazılı olarak kabul edilmiş olduğundan ve her ne kadar icra takibine konu borç için menfi tespit davası açılmışsa da icra takipleri sonrası davacı şirket tarafından bu borca mahsuben 42.030.TL. kısmi ödeme yapılmış olduğundan davanın reddine ve davacı şirketin %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davacının tedbir talebinin reddine , Davacının tedbir talebinin reddine, davanın esastan reddi taleplerimiz öncelikli olmak üzere İİK.m.72/f.5 cümle 3'ün şartları olayda mevcut olmadığından tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----. İcra Dairesinin ---- Esas ve----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı sayılı dosyasının Uyap çıktıları, ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- Soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi, birleşen dava icra takibi nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Asıl davada, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, ---- İcra Dairesinin -----Esas sayılı dosyasında davacının davalıdan cari hesaptan dolayı alacaklı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiştir.Birleşen davada, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın taraflar arasında 01/09/2022 tarihli emtia (yük) taşıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında taşıma sırasında emtiaların çalınması sebebiyle oluşan zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, davacının takibe konu cari hesap alacağından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ile tazminat talebine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinden tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi için mali müşavir bilirkişinin görevlendirilmesine karar verildiği, bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı---- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022 yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/kapanış onayları ile ve 2023-2024 yıllarında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı,Ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davalı ----- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022-2023 ve 2024 yıllarında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, 2022-2023 ve 2024 yıllarında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı ----. İcra Dairesini----, sayılı takip dosyasındaki 382.782,30 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; davacı şirketin raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 19/09/2023 takip tarihi itibariyle 23.358,80 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, ayrıca davacının kendi defterlerine 31.12.2023 tarihinde -----” açıklaması ile davalı aleyhine 359.423,50 TL tutarında borç kaydetmiş oluğu görülmüştür. Davalı ------ ise raporun 4.b.2. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davacı açık hesabından takip tarihi itibariyle 235.828,38 TL tutarında alacaklı gözüktüğü görülmüştür.
Tarafların ticari defterleri karşılaştırıldığında; davacı şirketin kendi defterlerinde 2022 yılı sonu itibariyle (31.12.2022) davalı açık hesabından davalı tarafa 529.344,48 TL tutarında borçlu, davalı şirketinde incelenen kendi ticari defterlerinde davacı açık hesabından davacıdan 529.344,48 TL tutarında alacaklı gözüktüğü 31.12.2022 tarihi itibariyle defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun 2023 yılından kaynaklandığı, bu sebeple 2023 hesap hareketleri irdelendiğinde; davacının kendi defterlerinde 19/09/2023 takip tarihine kadar davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu toplamda 4 adet KDV DAHİL 259.187,18 TL tutarındaki raporun 5. bölümünde detayı gösterilen faturaların davalı tarafın defterlerinde yer almadığı gibi davacının takip dayanağı yaptığı açık hesap alacağını oluşturan faturaların açıklamalarında 2022 yılı Ekim ayında alınan hizmetin iadesine ilişkin 23/06/2023 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
Neticeten; davacı şirketin 19/09/2023 takip tarihi itibariyle kendi ticari defterlerinde 23.358,80 TL alacaklı, davalı şirketinde kendi ticari defterlerinde davacı taraftan 235.828,38 TL alacaklı gözüktüğü, (23.358,80 TL+235.828,38 TL) 259.187,18 TL tutarlı defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun 4 adet faturadan ibaret olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin dosya kapsamında sunmuş olduğu 03/07/2023 tarihli ----. Noterliğinin ------ yevmiye no.lu ihtarnamesi içeriğinde; (245.617,18 TL+4.295,20 TL+3.964,80 TL+5.310,00 TL) toplamda 4 adet 259.187,80 TL tutarlı uyumsuzluk konusu fatura ve içeriklerine itiraz ettiğini ihtar ettiği görülmüştür.
Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde; davacının ---- İcra Dairesinin ----- sayılı takip dosyasındaki 382.782,30 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat yükü altında olduğu, davacının gerek kendi ticari defterler kayıtlarında gerekse dosya kapsamında yer alan delillerin incelenmesi neticesinde iddiasını somut olarak ispat edemediği,nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davada; davacı taraf, ticari ilişki kapsamında davalıdan cari hesap alacağı olduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeni ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını iddia etmiş, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 01/09/2022 tarihli Emtia Taşıma Sözleşmesi akdedildiğini, taşıma sırasında ürünlerin çalınması nedeni ile davalının zararının meydana geldiğini, sözleşme kapsamında bu zarardan davacının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Deliller toplanmış, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyadaki delil ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 01/09/2022 tarihli Emtia Taşıma Sözleşmesi akdedildiği, ticari ilişkinin buradan kaynakladığı, dosya içerisinde bulunan soruşturma dosyasından taşıma sırasında hırsızlık olayının yaşandığının sabit olduğu, sözleşmenin 6/c ve d maddelerinde taşıma sırasında hırsızlık olayının meydana gelmesi halinde zarardan tedarikçi olan davacının sorumlu olacağının taraflarca kararlaştırıldığı, yine dosyaya sunulan 16/01/2023 tarihli muvafakatnamede zararın karşılanması hususunda davacı şirketin taahhüt verdiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının davalıdan alacaklı olmadığı kanaati ile asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava; davalı tarafça alacağın tahsili için başlatılan ---. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takibine dayalı alacak yönünden davacının borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esasına kayıtlı iken birleştirme kararı verilmiş olup, ilgili mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin 03/07/2024 tarihli celseye katılmaması nedeni ile dosyanın işlemden kaldırıldığı, mahkememizin 18/02/2026 tarihli celsesine davacı vekilinin yine mazeret sunmadan katılmadığı görülmüştür.Eldeki birleşen davada yargılamanın TTK 4. maddesi uyarınca basit usule tabii davalardan olduğu, davanın ilk kez 03/07/2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı, süresi içeresinde davacı vekilince yenilendiği, mahkememizce belirlenen 18/02/2026 duruşma gününde davacı vekilinin mazeret sunmaksızın duruşmaya katılmadığı, davanın 2024 yılında açıldığı, basit yargılamaya tabi olduğu, basit yargılama da HMK 320/4 maddesi gereğince ancak bir kez takipsiz bırakılıp yenileneceği 2. kez takipsiz bırakılırsa açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği anlaşılmış olup birleşen dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl davanın reddine,
2-Birleşen davanın açılmamış sayılmasına,
3-Asıl davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 4.710,17 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.978,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Birleşen davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 474,50 TL ve 4.270,64 TL peşin harç toplamı 4.745,14 TL harçtan mahsubu ile artan 4.013,14 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan posta ve tebligatlarda kullanılan 115,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Asıl davada ve Birleşen davada; davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Asıl davada, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 62.399,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Birleşen davada, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy