T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/164
KARAR NO : 2026/454
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2017
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin açık hava reklamcılığı sektörünün dünyaca ünlü şirketlerinden ----Grubunun bir üyesi olduğunu, müvekkili şirketin üyesi olduğu--- şirketi dünyanın onlarca ülkesinde ve yüzlerce büyükşehir ile hava alanlarında faaliyet halinde olan, ülkemizde de ---- başta olmak üzere ---- gibi büyükşehirler ile pek çok Önemli ilçelerinde çalışmalarını sürdürdüğünü, müvekkili şirketin, şehirlere modern dizayn ile Belediye Duraklarını şehrin yapısına uygun, insanların daha rahat kullanımına hazırlarken, bedelsiz olarak verdiği bu hizmet karşılığında aynı durakların bazı alanları ile şehirle bütünleşmiş reklam ürünleri ile 3. kişilere reklam ekipmanlarının kiralanması hizmeti sunduğunu, bu reklam ekipmanların tasarım ve üretiminin grup şirketlerine ait olduğunu, müvekkilinin 3. kişilere kiralama hizmeti sunduğu bu reklam ekipmanlarının yerleşim bölgelerine kurulduğunu, kuruldukları bu alanların özel hukuk kişilerine ait yerler olabileceği gibi kamu alanları da olabildiğini, kamu alanlarının, ilgili idarelerce tahsis edildiğini, bu amaçla ihaleler açıldığını ve kazananlarla sözleşmelerin akdedildiğini, böylece ihalede gösterilen süre boyunca bahse konu reklam alanları üzerine kurulacak ekipmanlar ile 3. kişilere kiralama hizmeti verilerek elde edilen gelirden yine ihale şartnamesinde belirtilen muhammen aylık işletme bedelinin idareye ödendiğini, bu kapsamda, --- Belediyesi'nin, ----- sınırları dahilindeki ışıklandırmalı otobüs duraklarına ikiyüzlü reklam vitrini konulması ve işletilmesi, üzerine acil yardım isteme göstergesi yer alan tam otomatik şehir tuvaletleri konulması, ışıklandırmalı ilan ve reklam vitrinleri yapılması ve işletilmesi, ışıklandırmalı ilan kuleleri yapılması ve işletilmesi ile tüm otobüs duraklarının yapılması ve yenilenmesi, isimlerinin yazılması, şehrin ihtiyaç duyulan noktalarına (yerlerine) ışıklandırmalı şehir enformasyon vitrinleri konulması ve işletilmesi, ana caddelere isim levhaları konulması hususlarında ihale yapılmasına karar verdiğini, --- Belediyesi tarafından alınan karar neticesinde 1997 yılında yapılan ihalede müvekkilinin en yüksek teklifi vererek 10 yıl boyunca bahse konu yerlerin işletilmesini üstlendiğini, ancak işleticinin bu şartname ve ihaleden sonra yapılacak sözleşme şartlarına, Belediyenin kusuru dışında, tam olarak uyması halinde işletme süresinin 20 yıla kadar uzatılacak olup, bu sürenin 20 yılı aşmayacağını, buna göre, işin başlangıcının 30.08.1995 tarihi olup 10 yıllık süre 30.08.2005 tarihinde sona ermiş ancak 12.08.2005 tarihinde yapılan ek protokol ile işletme süresinin, 30.08.2005 tarihinden itibaren 10 yıl daha uzatıldığını, toplamda 20 yıllık işletme süresinin 30.08.2015 tarihi itibariyle sona erdiğini ancak bu tarihten sonra ---- yeni ihalenin yapılamamış olması nedeniyle müvekkili şirket ecrimisil bedeli ödemek suretiyle bahse konu yerleri işletmeye devam ettiğini, 10.04.1997 Tarih ve 10507 sayılı işletme kontratosunun özel şartlar bölümünün 7. Maddesinde işletilenlerin ve kurulan diğer tesislerin kime ait olduğu hususunun gösterildiğini, --- Belediyesi ile müvekkili şirket arasındaki 10.04.1997 tarihinde yapılan işletme kontratosu uyarınca, müvekkile ait --- yönünde (-- sahil durağı) bulunan----no'lu durak, yol çalışması yapılması sırasında bilinçli olarak hasarlandırıldığını ve daha sonra söküp atılarak kullanılamaz hale getirildiğini, bahse konu yerin ---- Projesinin yapıldığı yer olup yaptıkları araştırmalar neticesinde, durağın bulunduğu yerdeki yol genişletme ve yapımı çalışmalarının davalı ----. tarafından yürütüldüğünün tespit edildiğini, bunun üzerine, davalılardan ---- . Noterliğinin 17.02.2017 tarihli ----- yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek, müvekkili şirkete ait durağın bilgileri olmaksızın bulunduğu yerden bilinçli olarak hasarlandırılıp söküldüğünü, sökülme işleminin tam olarak sökülme olmayıp araç ile yerinden koparılma şeklinde olduğu ve bu sırada tamamen tahrip edilerek kullanılamaz hale getirildiğini, bu nedenle de müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, bununla birlikte, davalılar tarafından yapılacak çalışma sebebiyle durağın kaldırılması hususunun ne müvekkilinden ne de Belediye'den talep edilmediğini, davalılar tarafından bu yönde bir talepte bulunulmaksızın hatta haber veya bilgi verilmeksizin dava konusu durağın sökülerek kırıldığını ve müvekkili şirketin böylelikle zarara uğratıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları ile sair talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere davanın kabulüne, dava konusu durağa verilen zarar ile bu durağın kullanılamayacak hale getirilmesi nedeniyle müvekkilin yoksun kaldığı reklam gelirinin haksız fiil tarihinden (16.12.2016) itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın yer itibarıyla yetkisiz olan Mahkememizde açıldığını, davacının talebini haksız fiile dayandırdığını, haksız fiilin meydana geldiği yerin ----- İlçesi dahilinde olup yer itibarıyla yetkili olan Mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı iddialarının muhatabının müvekkili şirket olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği sözleşme ve sair deliller nazara alındığında muhatabın --- Beledİyesi olduğunu, davanın müvekkili davalı şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının ---- ile olan sözleşmesinin feshedilmiş olduğunun bilindiğini, ---- inşaatı süreci nazara alındığında davacının taleplerinde tarih bakımından belirsizlik bulunduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı yönünden de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkili davalı şirketten, ----Noterliği'nin 17.02.2017 tarihli, ---- Yev. No.lu ihtarnamesi ile "durak maliyeti ile yoksun kalınan reklam gelirine ve zararına dair 20.000,00 TL. talepte bulunduğunu, işbu davayı 10.000,00 TL. harca esas değer üzerinden açtığını sonuç ve istem kısmında ise bedel belirtmediğini, davacı taleplerinin bu yönden de usul ve esas bakımından yasaya aykırı olup, dava dilekçesinin ve davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, dava konusunda müvekkilinin davalı şirketin ortağı bulunduğu ---- Adi Ortaklığı İşletmesine ihtarname keşide etmesine rağmen, davayı Adi Ortaklığın ortaklarından olan müvekkili şirkete karşı açtığını, adi ortaklıkta husumetin ortaklara ayrı ayrı yöneltilmesinin usul ve yasa gereği olduğunu, İşbu davada, ---- şirketinin davalı olarak yer almadığını, layda müvekkilim şirketin haksız fiil nedeni ile herhangi bir borcu bulunmadığı gibi temerrüdünün de söz konusu olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesindeki "----- yönünde bulunan ---- no.lu durak, yol çalışması yapılması sırasında bilinçli olarak hasarlandırılmış ve daha sonra söküp atılarak kullanılamaz hale getirilmiştir." şeklindeki beyan ve iddiası gerçek durumu yansıtmadığını, adı geçen durağın yeri ---- inşası için Ulaştırma Bakanlığına Bağlı Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'nden yer teslimi ile almış oldukları şantiye alanının içerisinde kaldığını, durağın, müvekkilinin ortaklığını yüklendiği işlerin yapıldığı alanda, yol güzergahı üzerinde kaldığını, işlerin yürütülmesi bakımından durağın kaldırılmasının zaruri bir işlem olduğunu, durağın kurulu bulunduğu yerin imar planlarında ve Kısmi Yer Teslim Tutanaklarında şantiye ve çalışma alanlarının sınırları içerisinde kaldığını, sözleşme hükümlerince, işveren idarenin şantiye ve çalışma alanlarındaki faaliyetleri engelleyecek herhangi bir engelden ari olarak yer teslim etme sorumluluğun bulunmadığını, davacının taleplerinin, yok hükmünde bir yer ile ilgili olup, hukuken nazara alınmasının mümkün olmadığını, ayrıca uzun yıllar kullanılmayan ve harap bir şekilde kalan, ayrıca şantiye alanı içerisinde durak olarak kullanılmasının da fiilen mümkün olmayan bir durakla ilgili olarak, davacı tarafın ileri sürdüğü tazminat ve sair maddi taleplerinin hukuken ve mantıken de izahının mümkün olmadığını, durağı kaldıranın da müvekkili davalı şirket olmadığını, ayrıca, durağın bulunduğu bölgede çalışma yapan firmanın alt yüklenicileri diğer davalı ---- olup, durağın bu firma tarafından zorunlu olarak kaldırıldığını, dava konusu olan ---- durağının ---- ait olduğunu, davacı tarafın da dava dilekçesinde "Toplamda 20 yıllık işletme süresinin 30.08.2015 tarihi itibarıyla sona erdiğini, ecrimisil bedeli ödemek suretiyle bahse konu yerleri işletmeye devam ettiğini" beyan ettiğini, bu nedenle, davacı ----, müvekkili şirketten dava konusu bu kabil bir talepte bulunmasının hukuken izahının mümkün olmadığını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı----Vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ile diğer davalı -----arasında imzaladıkları 01.09.2014 tarihli "alt yüklenicilik" sözleşmesi gereğince, ----- yapma işini üstlendiğini, bahsi geçen sözleşmede "işveren" sıfatını taşıyan diğer davalı ----sözleşme konusu işlerin yapılacağı alanı --- Belediye Başkanlığı'ndan teslim aldığını, bu proje kapsamında yapılacak işlere dair tüm alanın etrafının çevrildiğini, giriş ve çıkış kısımlarına güvenlik personeli yerleştirilerek, hem işyerinin hem de 3.şahısların güvenliği gereği söz konusu alanın kamuya kapatıldığını, müvekkil şirketin, bahsi geçen sözleşme gereği yapacağı işlerin gereği olarak iş makinaları ve uzman personeli ile faaliyetlerini sürdürdüklerini, davacı tarafından, tarafımızca "bilinçli olarak hasarlandırıldığı" iddia edilen durağın ilgili idarece ya da diğer davalı şirketçe yerinden sökülmediği gibi, "sökülmesi" ya da "muhafaza altına alınmasının" da taraflarınca talep edilmediğini, belediyece diğer davalıya yer teslimi yapılması esnasında etrafı çevrilerek kamuya kapalı hale getirilen alanda kalan bu durağın, sözleşmede belirtilen işlerin sona ermesine müteakip ve proje gereği eski yerinde durmayacağı gibi, bir başka alana da taşınmasının söz konusu olmadığını, bahsi geçen durağın bulunduğu yolun da proje gereği değiştirilmiş olup, bu durağın artık yol olmayan bir alanda muhafaza edilmesinin söz konusu olamayacağını, müvekkili şirketin, kendisine sözleşme gereği teslim edilen alanda, sözleşme şartlarına ve diğer yasal mevzuata uygun bir şekilde işlerini layıkıyla tamamlayarak teslim ettiğini, Belediyece, Ulaştırma Bakanlığı'nca ya da diğer davalı şirketçe hiçbir kayıt ve uyarıda bulunmaksızın taraflarına teslim edilen alanda, söz konusu durağın akıbetinin ve uğradığı hasarın sorumluluğunun taraflarına izafesinin hukuka da, bağlı olunan sözleşmeye de, hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ----. Tarafından gönderilen beyan dilekçesinde özetle; --- için düzenlemiş ---- no’lu ---- poliçesindeki muafiyet klozu uyarınca, işbu dava konusu talebin muafiyet altında kaldığının tespit edildiğini, şirketlerinin dava konusu talep sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığını, işbu zarar nedeniyle sorumluluklarının olmadığını ve herhangi bir ödeme yapılmayacağını belirterek ihbar edilen sıfatına sahip olduğundan dava nedeni ile müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ----- vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; davacı--- vekili tarafından, ----- projesi kapsamında kalan yol genişletme ve yapımı çalışmaları sırasında ---- yönünde (--- - durağı) bulunan ---- no'lu durağın bulunduğu alandan şirketin bilgisi olmaksızın sökülerek kaldırılması neticesinde hasarlandırılması ve kullanılamaz hale getirilmesi nedeniyle, durağa verilen zarar ile müvekkilinin yoksun kaldığı reklam gelirinin haksız fiil tarihinden (16.12.2016) itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsili amacıyla Ulaştırma Bakanlığı müteahhidi ---- ile alt yüklenici ---- aleyhine açılan iş bu davada, 24,05.2018 tarihli mahkeme ara kararı ile davanın Belediyelerine ihbarına karar verildiğini, müvekkili idarenin dava konusu olayda sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili Belediye ile----. arasında 10.04.1997 tarih ve ---- sayılı işletme kontratosunun imzalanmış olup sözleşme sûresi sonunda-----, Noterliğinden onaylı 12.08.2005 tarih ve ------ sayılı Ek 1 Nolu Protokol ile İşletme süresi 30.08.2005 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile uzatıldığını, söz konusu sözleşmenin süresinin sona erdikten sonra sözleşme konusu yerlerde 01.09.2015 tarihi itibari ile -----adına ecrimisil işlem dosyası oluşturulmuş olup oluşturulan ecrimisil dosyasının 27.09.2017 tarihinde sonlandırıldığını, bu davanın sonucunun müvekkil Belediye ile bir ilgisi bulunmadığından ihbar talebini kabul etmediklerini belirterek ihbar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, davalıların haksız fiili nedeniyle davacının işletmesini elinde bulundurduğu otobüs durağın kırılarak yerinden sökülmesi nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, "davacı ile dava dışı ----- tarafından alınan karar neticesinde davacının 1997 yılında yapılan ihalede 10 yıl boyunca dava dilekçesinde belirtmiş olduğu otobüs duraklarında reklam vitrini konulması, işletilmesi, ışıklandırmalı ilan yapılması gibi işlemlerin yapılması ve bu yerlerin işletilmesinin üstlenildiği, toplamda 20 yıllık olan işletme süresinin 30/08/2015 tarihi itibariyle sona erdiğini ancak bu tarihten sonra da yeni bir ihale yapılmamış olması nedeniyle davacı şirketin ecrimisil bedeli ödeyerek bu yerleri işletmeye devam ettiğini, davacı ile dava dışı ---- arasındaki 10/04/1997 tarihinde yapılan işletme kontratosu uyarınca ---- yönünde bulunan ---- nolu durağın yol çalışması sırasında bilinçli olarak hasarlandığını ve daha sonra bu durağın söküp atılarak kullanılmaz hale getirildiğini, bu durağın bulunduğu yerdeki yol genişletme ve yapımı çalışmalarının davalılardan----- tarafından yürüldüğünü, aynı zamanda durağın olduğu bölgede çalışma yaptığı belirtilen diğer davalı alt yüklenici olan---- tarafından bu durağın kaldırıldığının belirtirek iş bu davaya konu durağın kullanılmayacak hale getirilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı belirtilen reklam geliri ile dava konusu durağa verilen zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte davalılardan müteselsilen talep edildiği ve harca esas değerinde 10.000 TL olarak belirtildiği" noktasında toplandığı anlaşılmıştır.----Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla dinlenilen tanık ---- beyanında; "Ben---saha şefi olarak çalışmaktaydım. Ben dava konusu durağın yıkılmasına şahit olmadım. ---- çalışması sırasında yol pistindeki engeller belediye tarafından kaldırıldı. Şirketimiz durağı yıkmadı. Başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı ile ---- belediyesi arasında yapılan anlaşma gereği ---- sınırları dahilindeki ışıklandırmalı otobüs duraklarının işletilmesine dair anlaşma sağlandığı bu kapsamda -- yönünde ---durağı bulunan ---- nolu durağın kullanılamaz hale geldiği daha sonra yerinden söküldüğüne bu nedenle durağa verilen zarar ile yoksun kalınan reklam gelirinin haksız fiil hükümleri kapsamında tazminine ilişkin olduğu, söz konusu durağın davalılara ait şantiyesinin önünde bulunduğu, durağın şantiyenin önünde bulunduğu hususunda ihtilafın bulunmadığı, durağın davalı şirketler tarafından yol yapım sırasında zarar verilip verilmediği hususunda toplandığı, bilindiği üzere haksız fiilin unsurlarının TBK da düzenlendiği buna göre, fiil, hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağı olduğu, bu kapsamda dinlenen tanık ---- beyanına göre saha şefi olarak görev yaptığını yol çalışması sırasında şirketin durağı yıkmadığını beyan ettiği, davalı şirketin durağı yıktığına dair güvenlik kamera kaydı gibi bir somut delilin olmadığı gibi davalıların otobüs durağına yıktığına dair herhangi bir ceza soruşturması bulunmadığı, sadece davalılara ait şantiyenin orada bulunması, davalıların otobüs durağını yıktığı sonucuna varılamayacağı anlaşıldığından davacı tarafından davalıların otobüs durağına zarar verdiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine dair verilen mahkememizin kararının --- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesi'nin -- esas,--- karar sayılı 22/02/2023 tarihli "...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. 50. maddeye göre de Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut uyuşmazlıkta; tarafların yüklenici ve alt yüklenici olarak----- yapımı için dava konusu durağı kaldırdıkları yüklenici Davalı ---- cevap dilekçesinde beyan edilmesine göre mahkemece alanında uzman bilirkişiler tarafından davalıların kusur durumlarının tespiti ve sonucuna göre varsa davacının yoksun kaldığı reklam gelirinin hesaplanması yerine davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf istemi yerindedir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak..." kararı ile kaldırılmakla mahkememizin ----esasına kaydı yapılmıştır.
Bam kararı doğrultusunda Mahkememizce dosyası reklam alanında uzman bilirkişi ve kusur yönüyle inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez 02/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; otobüs durak reklam panolarında tek yön yayınlanan reklamlar için haftalık ortalama dava tarihi itibarıyla 200,00TL'nin piyasa şartlarına göre uygun olabileceğinin mahkememizin takdirlerine sunulduğu, davada yoksun kalınan reklam gelirleri haksız fiil 16.12.2016 tarihinden itibaren talep edildiği, haksız fiil 16.12.2016 tarihi ile 04.04.2017 dava tarihi arasındaki süre 3 ay 18 gün olup, bu sürede takribi 14 haftaya tekabül ettiği, davacı şirketin tek yön reklam kaybı geliri: 200,00TL/haftla x 14 hafta:....2.800,00TL olduğu, davacı şirketin ---- otobüs durak ve tek yön reklam gelir kaybı toplamı (24.500,00TL+ 2.800,00TL) = 27.300,00 TL olarak hesap ve takdir edilebileceği görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirildiği, davacı kira sözleşmesine incelenmesinde sadece otobüs durağının kiralanmasına ilişkin olduğu, davalıların otobüs durağının ortadan kaldırılmasında yüzde yüz kusurlu oldukları, davacı tarafça ekstra birşeyler yapmadığı, otobüs duraklarının maliki ---- olduğu davacının otobüs durağı bedeline talep edemeyeceği sadece 3 ay 18 gün kira bedelini isteyebileceğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-2.800,00 TL'nin 22/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya dair taleplerin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 170,78 TL peşin harç 750,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 920,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 188,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 732,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 763,40 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 1.027,55 TL olmak üzere toplam 11.027,55 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 605,43 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ----- Vekilince yapılan 150,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 141,76 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ---- Tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 2.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,Kabul edilen miktar yönüyle kesin, reddedilen miktar yönüyle kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy