T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/532
KARAR NO : 2026/447
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/08/2019
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;07.08.2018 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı araç ile ----- sahil yolunda - -- ismiyle tabir edilen yerde karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ----çarpması sonucu müvekkilinin ağır (6) derecede yaralanmasına sebebiyet verdiğini, İşbu olayla ilgili; -- Asliye Ceza Mahkemesi ---- Sayısı ile görülmekte olunan davanın soruşturma evresinde, Savcılık tarafından 04.11.2018 tarihli Adli Trafik Uzmanından kusur raporu alındığını, davalı ---- alınan raporda 94100 asli kusurlu, davacı müvekkilim ise kusurlu olmadığı tespit edildiğini, Yine olayla ilgili olarak -----Asliye Ceza Mahkemesi -----Esas sayılı dosyası ile ceza davası görülmeye devam ettiğini, müvekkilinin zararı Yüksek Mühendis olan, 02.08.1970 doğumlu müvekkilinin, kaza sırasında oluşan hasarlar sebebiyle hareket kabiliyetini büyük oranda kaybetmiş ve birilerinin yardımı ile hareket eder hale geldiğini, kaza sonrası vücut bütünlüğü önemli ölçüde zarar gören müvekkilinin artık eski sağlığına kavuşması gibi bir ihtimal söz konusu olmadığını ve yaşadığı sürece başkasının bakımına muhtaç olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinden itibaren çalışamadığını, Kaza öncesi son aldığı maaş ise temmuz ayında 7.087,28 EURO olduğunu, davacının Beden Gücü Kayıp Oranı Kaza nedeniyle yaya olan müvekkili ---- ağır bir şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranı, geçici ve sürekli iş görememezlik oranı ve ömür boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının yasal düzenlemeye uygun olarak ilgili sağlık kuruluşundan yeniden rapor alınmasını ve gerekli hususların tespit edilmesini, Aynı zamanda müvekkilinin --- yaşıyor olması ve ---- tedavisine devam ediyor olması nedeniyle ---- bulunan sağlık kuruluşlarından alınan raporlarında dikkate alınması gerektiğini, Kazaya neden olan ----plaka sayılı araç Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile -----tarafından sigorta edildiğini, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu amir hükümleri uyarınca (kaza tarihindeki teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müvekkilinin maddi zararından aracı güvence altına alan sigorta şirketi sorumlu olduğunu, yine aracı işleten sıfatıyla araç sahibi ----- maddi tazminattan sorumlu olduğunu, aracı kullanan ve kazaya sebebiyet veren ----100 kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, İşbu sebeple müvekkilinin bakıcı giderinin, sağlık giderlerinin, (sigorta şirketi açısından kaza tarihindeki teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) geçici ve kalıcı iş görememezlik tazminatının (sigorta şirketi haricindeki davalılardan) ve sair maddi tazminatların ödenmesi için taraflarından iş bu davayı açmak zarureti hâsıl olduğunu, taleplerinin belirsiz alacak niteliğinde olup, müvekkilinin yaşam boyu bakıma muhtaç olup olmadığı ----- Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınacak raporla, geçici ve sürekli bakıcı zararı, geçici iş görememezlik ve kalıcı iş görememezlik tazminatı ile sağlık giderleri açısından yapılacak bilirkişi hesabıyla ortaya çıkacağını, İşbu sebeplerle taraflarından müvekkilinin bakıcı zararının ve diğer zararlarının da karşılanması için dava açma zorunluluğu hâsıl olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri taleplerini artırım hakkı saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davalarının kabulü ile; Müvekkilinin yaşam boyu ve geçici bakıcı zararı, geçici ve kalıcı iş görememezlik tazminatı, sağlık giderleri ve sair maddi tazminatlar için şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (07.08.2018) itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta Şirketinden teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline (geçici ve kalıcı iş görememezlik tazminatı yönünden sadece---- tahsiline), karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 07/08/2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---- plakalı araç, müvekkili şirkete 19/04/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere --- numaralı Ekstra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Poliçeyi belirtmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkilinin sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davacıya, müvekkili şirket tarafından tazminat ödendiğini, bakiye tazminat borcu kalmadığını, Konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde --- ve ---- nolu hasar dosyaları açılmış olup davacı tarafa toplam 429.950,00-TL ödendiğini, Arabuluculuk aşamasında davacı vekili ile anlaşma sağlandığını, ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla kaldı ki bakıcı gideri tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığından da müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında ödemesi gereken tazminatı bulunmadığından, haksız davanın reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği'ne uygun alınması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporuna itirazlarının bulunduğunu, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, davanın reddini, Yapılan ödeme dolayısıyla, konusuz kalan davanın reddine, mahkeme esastan inceleme yapacak ise, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, Maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu ---. İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini, Geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderleri taleplerinin reddini, Kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüerya kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, Kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar -----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın; ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davası olmakla 07.08.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına ilişkin olduğunu, Her ne kadar anılan kazaya karışan --- plakalı araç müvekkili şirkete ait ve aracın sürücüsü diğer müvekkili davalı----- olsa da tazminat isteminin dayandığı trafik kazasında müvekkillerine hiçbir kusur atfedilemeyeceğinden iş bu cevap dilekçeleri ile davacının hukuka aykırı, mesnetsiz ve kötü niyetli taleplerine karşı cevaplarını sunmak zarureti hasıl olduğunu, Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki müvekkili şirkete yapılan tebligat açıkça usulsüz olduğunu, Tüzel kişilere yapılacak tebligat usulü Tebligat Kanunu’ nun 12. Ve 13. Maddeleri ile Tebligat Tüzüğü’ nün 18. Maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeler uyarınca; tebligat öncelikle tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması gerektiğini, Eğer tebligat Kanunun 13. Maddesinde zikredilen sebeplerden dolayı bu kişiye tebliğ yapılamıyorsa yetkili temsilciden sonra gelen ve esasen bu ile görevlendirilmiş olan memur veya müstahdeme tebliğ yapılacağını, müvekkili şirkete yapılan tebligat herhangi bir çalışana yapılmış olup, şirket yetkilisine yapılmadığını, bu nedenle müvekkillerinin öğrenme tarihi, tebligatın yapıldığı tarih olmadığını, Dava dilekçesi ve tensip zaptı taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden dava dilekçesine karşı cevaplarını sunma sürelerinin yasal olarak işlemeye başlamadığını, Bu hususun Yargıtay Kararları ile sabit olduğunu, Müvekkili ---- yapılan tebligatın şirket yetkilisine yapılmadığı gibi müvekkili şirkette tebligatları almaya yetkilendirilmiş çalışana da yapılmadığını, şirkette çalışan alelade bir çalışana yapıldığını, sunulmuş olan emsal kararlar ile de ortada olduğu üzere, dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğundan süresi içerisinde dosyaya cevaplarını ve delillerini sunmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkili --- ile davacı ---- arasında görülmekte olan bir ceza davası olmakla, --- Asliye Ceza Mahkemesi’ nin ---- Esas sayılı dosyası ile derdest olan davanın henüz karara çıkmadığını, öncelikle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, Olayın 07.08.2018 tarihinde davalı müvekkili ----evinden işyerine gitmek üzere aracıyla ayrılmasının ardından, saat 08.05 sularında ---- sahil yolunda işyerine çok yakın bir mesafede kaza sonucu müşteki --- plakalı aracı ile çarpması neticesinde meydana geldiğini, Sanık müvekkili ----, kaza yerindeki trafik lambalarında yayalar için kırmızı, sürücüler için yeşil ışık yandığı sırada kulağında kulaklık ile birdenbire aracının önüne çıkan yaya ---- çarpmaktan kaçınmak için, soğukkanlılık ile aracının direksiyonunu sol tarafa doğru kırmış, aynı anda tüm gücüyle kornaya basmışsa da kazayı engelleyememiş, aracı ile müştekiye sağ taraftan çarptığını, davalı müvekkili ----yaşanan kazada en ufak bir kusuru dahi bulunmadığını, Zira anılan kazanın davacının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması neticesinde vuku bulduğunu, müşteki yayalar için kırmızı ışık yandığı esnada karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı için meydana geldiğini, Müvekkili ---- kazanın meydana geldiği yolda, sürücüler için yeşil ışığın yandığı esnada kurallara uygun bir hızla hareket halindeyken birdenbire davacının önüne çıkması nedeniyle soğukkanlılığını koruyarak hakimiyetindeki aracın direksiyonunu sola kırmış ve kornaya basmış olmakla, işbu davaya konu kazanın en hafif biçimde, en az zararla atlatılmasını sağladığını, Sürücü ---- dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmış, kanuni hız limitini aşmamış, kurallara uygun olarak sürücüler için trafik lambasının yeşil yandığı esnada aracını hareket ettirdiğini, 07.08.2018 tarihinde gerçekleşen üzücü kazaya davacı--- kusurlu hareketleri neden olmuş olup, müvekkiline en ufak bir kusur dahi isnat edilemeyeceğini, Yaşanan kazada motorlu aracın işleteni --- bahsedildiği gibi, araç sürücüsü olan ----tüm dikkat ve özeni göstermesi karşısında önlenemeyen kaza neticesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumluluğu söz konusu olmadığını, davacının, kulağında kulaklık var iken, ---yeşil ışık yandığı anda hareket etmiş ve kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kaza anını bizzat gören tanıklarının da mevcut olduğunu, gerek mahkemede gerekse Ceza Mahkemesinde tanıklarını dinletilecek olup, olay anında mahalde bulunan şahısların trafiğin aktığı esnada dolayısıyla araçlara yeşil ışık yandığı esnada kazanın gerçekleştiği hususunda bizzat görgüye dayalı bilgi sahibi olduklarını, Somut olayda sigorta şirketi ile davacının tazminat hususunda anlaşmaya vardıkları arabuluculuk tutanağı ile sabit olduğunu, Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının tazminat talebinde haklı olduğu varsayılsa dahi, kanun gereği sigorta şirketinin davacıya yapmış olduğu ödemenin davacının taraflarına yönelttiği tazminat isteminden mahsup edilmesi gerekirdi. Ancak davacı tarafça anılan sigorta şirketinden hiç ödeme alınmamışçasına yaşanan kaza nedeniyle uğranılan sözde zararlar için tüm talepler doğrudan taraflarına yöneltilmiş, sigorta şirketinden yapılan ödeme mahsup edilmediğini, Bu hususun bir kez daha davacının kötü niyetini ortaya koymakta olup, huzurdaki yargılama neticesinde kusuru kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sigorta şirketi tarafından ödenen maddi tazminatın da mahsubu gerektiğini, müvekkiline ait aracın sigorta şirketi tarafından, davacıya 429.950,00 TL ödeme yapıldığını, Poliçe miktarının bu bedelin de kat be kat üzerinde olup, bedel üzerinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunun açık olduğunu, davanın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında, ----ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafça talep edilen avans faizinin kabul edilemeyeceğini, Tebligatların açıkça usule aykırı olduğundan, cevap dilekçelerinin süresinde kabul edilmesine, Öncelikle müvekkil---- yaşanan kazada hiçbir kusurunun olmadığını, masumiyetini açıkça ortaya çıkaracak olan ---. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin ---- Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, Aracın ---- kapsamında ihtiyari mali mesuliyeti, dolayısıyla genişletilmiş kasko sözleşmesi gereği sorumlulukları açık olduğundan, davanın --- ihbarına, Kusuru kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Zararı kesin delillerle ortaya konularak hesaplanması, davacıya bağlanan tüm aylık, ödeneklerin ve sigorta şirketi tarafından ödenmiş olan 429,950,00 TL’nin mahsubuna, Haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın ve davacının tüm taleplerinin esastan reddine, Yargılama masrafları ve ücret-i vekâletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle, davacının, davalılardan tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının yaya, davalı --- sürücü ---- işleten ve diğer davalının sigorta örtüsü altındaki aracın davacıya çarpması sonucunda davacıya sigorta tarafından yapılan ödeme dışında talep edilebilecek geçici, kalıcı maluliyet ile geçici kalıcı bakıcı gideri ve karşılanmayan sağlık gideri varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın öncelikle kusur yönünden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumunun 14/04/2020 tarihli raporunda; Davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında, olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kendi istikametine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayıp mevcut seyir hızıyla kontrolsüzce seyrine devam etmesi neticesinde yaya geçidi mahallinden yayalara yeşil yanmakta iken kaplamaya giren davacıya çarpması ile meydana gelen kazada asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacı yaya --- olay mahalli ışık kontrollü yaya geçidi mahallinde yayalara yeşil ışık yandığından karşıya geçmek üzere kaplamaya girdiğinde karıştığı kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı sürücü --- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ---- kusursuz olduğu, rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği üzere; davacı --- yurtdışındaki tedavilerinin devam etmesi nedeniyle ----bulunan hastaneden seyahat edemez yazısının ve bir kısım hastane evraklarının Türkçe ve --- suretlerinin dilekçe ekinde mahkememize sunulmuş olduğu anlaşılmakla; dosyanın mevcut haliyle Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, kaza tarihi itibarı ile yönetmeliğe uygun olarak maluliyet raporu düzenlenmesinin istenmesine, karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 17/08/2023 tarihli raporunda; ----- 07/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve --- sayılı ---- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Sağ Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %2, Şekil 2.11’e göre %1, Şekil 2.8’e göre (%1, %2), toplam %6 olduğu, Periferik Sinir Lezyonlarına bağlı Üst Ekstremite Engellilik oranları, Tablo 2.14’e göre Ulnar (ön kol proksimali), Birleşik Motor ve Duyusal Kayıp, %50x2/5=%20, Balthazard formülü ile toplam sağ üst ekstremite özürlülük oranı %24.8 olup Tablo 2.3’e göre: %15 olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Sol Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %3, Şekil 2.11’e göre %3, Şekil 2.12’ye göre %1, Şekil 2.8’e göre (%8, %8), Şekil 2.9’a göre (%4, %3), Şekil 2.6’ya göre %2, Şekil 2.7’ye göre (%2, %5), toplam %39 olduğu, Periferik Sinir Lezyonlarına bağlı Üst Ekstremite Engellilik oranları, Tablo 2.14’e göre; Radyal (dirsek üstü), Birleşik Motor ve Duyusal Kayıp, %45, Balthazard formülü ile toplam sol üst ekstremite özürlülük oranı %66.45 olup Tablo 2.3’e göre: %40 olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.8 a ve b’ye göre; (%5,%5,%5), Tablo 3.9’a göre %10, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.11’e göre (%2, %2), Tablo 3.35’e göre (%42x4/5=%33.6, %3), Balthazard formülü ile toplam alt ekstremite özürlülük oranı: %55.6 olduğu, Tablo 3.2’ye göre; %28 olduğu, Balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %63(yüzdealtmışüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3(üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği rapor edilmiştir.
Mahkememizce --- 29/12/2022 tarihinden sonraki kayıtlar istendiği ancak davacı vekilinin sunduğu ve itiraza konu olan belgelere göre davacının daha önce 26/07/2022 tarihinde saat:10:57 de fonksiyon testine girdiği aynı gün elektro fizyoloji laboratuvarda işlem yaptırdığı bunlara ilişkin CD'lerin o tarihli başvuruya ait olduğu anlaşıldığından ve hastanenin kimlik tespiti ile bir işlem yaptığı nazara alınarak; dosyanın Mahkememizce seçilen aktüerya bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişi 05/03/2024 tarihli raporunda; 05/08/2019 Ödeme tarihi itibariyle, Davacının 07/08/2018 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 530.739,66 TL--- olduğu, ’dan davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, ---- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik / kazanç kaybı zararlarının işbu tutardan tenzilinin gerektiği, % 63 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.722.472,24 TL olduğu, davalı ---- şirketi tarafından yapılan 360.000,00 TL ödeme ile zararının % 13,22’sinin karşılandığı, Kişinin sürekli bakıcı gideri zararının olmadığı, 3 ay süre ile geçici bakıcı giderinin -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 24.011,44 TL olduğu, ---- davacıya ödenen geçici bakıcı gideri ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, ---- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici bakıcı gideri zararı mevcut ise işbu tutardan tenzilinin gerektiği, 05/03/2024 rapor tarihi itibarı ile, davacının 07/08/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu; 18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 530.739,66 TL olduğu, --- davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, ---- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik / kazanç kaybı zararlarının işbu tutardan tenzilinin gerektiği, % 63 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 17.645.998,89 TL olduğu, davalı ---- şirketi tarafından yapılan 360.000,00 TL ödemenin rapor tarihindeki güncel değerinin 508.596,16 TL ‘ nin tenzili ile davalılar araç işleteni ve sürücüsünden talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının 17.137.402,72 TL olduğu, Kişinin sürekli bakıcı gideri zararının olmadığı, 3 ay süre ile geçici bakıcı giderinin -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 24.011,44 TL olduğu,--- davacıya ödenen geçici bakıcı gideri ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, -- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici bakıcı gideri zararı mevcut ise işbu tutardan tenzilinin gerektiği, (davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri azami teminatı 360.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceği), Talep edilen sağlık harcamaları yönünden değerlendirmenin uzmanlık alanı dışı olması nedeni ile yapılamayacağını rapor etmiştir.
Davacı vekili tarafından davacı asilin ---- Hastanelerinden alınan maluliyet raporunun ve maaş bordrolarının sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince 19/12/2025 tarihli ----Yönünden feragat dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür, Davalılar ---- Vekili 19/12/2025 tarihli dilekçe ile taraflar sulh olduklarından davacının davadan feragat ettiğini, davacının davadan feragatini kabul ile, taraflar sulh olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.Davalılar ----. Vekili ve davacı vekili 13/05/2026 tarihli duruşmada da yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmişlerdir.
Davacı vekili 13/03/2026 tarihli dilekçe ile (Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları- ISLAH- İKİNCİ ARTIRIM-EK DAVA- SAKATLIK DURUMUNUN ARTMASI ÜZERİNE YENİ DAVA OLMAK ÜZERE- saklı kalmak kaydıyla) davacı --- için geçici bakıcı Gideri için 100.00 TL olarak belirsiz alacak davası olarak açtıkları davalarının harca esas dava değerini geçici bakıcı gideri yönünden Sigorta Şirketine karşı 24.011,44 TL olarak artırdıklarını, artırım yapılan toplam miktar'ın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (aksi halde yasal faiziyle birlikte) davalıdan tahsiliyle bütün yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; --- Cumhuriyet Başsavcılığının --- dosyasında 04/11/2018 tarihinde Adli Trafik uzmanı tarafından rapor düzenlendiği, davalının asli kusurlu, davacının kusurunun olmadığına dair rapor verildiği, Mahkememizce --- Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile birlikte dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Dairece olay irdelenerek 14/04/2020 tarihli raporunda, davalının %100 kusurlu olduğuna dair rapor düzenlendiği, davalı vekili tarafından alınan harci raporun incelenmesinden, trafik ışığının yayaya/araçlara yeşil ışık yanma olasılığına göre değerlendirildiği, dosyada mevcut kamu tanığı beyanı ve beyanları değerlendirildiğinde, Cumhuriyet Başsavclığı ve Mahkememizce alınan raporların birbiri ile uyumlu ve raporların denetime olanak verecek şekilde hazırlandığı, davalı vekili tarafından, davacının Türk vatandaşı olması ve kazanın Türkiye de gerçekleşmiş olması nedeni ile --- alınacak maluliyet raporunu kabul etmedikleri bildirilmiş ise de, Türkiye'nin, ----taraf olduğu ikili anlaşmalarda imzası bulunduğu, her 2 ülkenin 1954 tarihli Lahey Antlaşmasını imzaladıklar, davacının --- yaşadığı ve tedavisinin halen --- devam ettiği, henüz düzenlenmiş bir maluliyet raporunun bulunmadığı, kaldıki ---- Cumhuriyetinde düzenlenecek raporun Türkiye'de uygulanabilirliğinin de Mahkememizce denetlenebileceği, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişilerden alınan raporlar ile de davalı---- şirketi tarafından yapılan 360.000,00 TL ödeme ile zararının % 13,22’sinin karşılandığı, Kişinin sürekli bakıcı gideri zararının olmadığı, 3 ay süre ile geçici bakıcı giderinin -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 24.011,44 TL olduğu, ---- davacıya ödenen geçici bakıcı gideri ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, ---- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici bakıcı gideri zararı mevcut ise işbu tutardan tenzilinin gerektiği, 05/03/2024 rapor tarihi itibarı ile, davacının 07/08/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu; 18 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 530.739,66 TL olduğu, ---- davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, ---- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik / kazanç kaybı zararlarının işbu tutardan tenzilinin gerektiği, % 63 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 17.645.998,89 TL olduğu, davalı ----- şirketi tarafından yapılan 360.000,00 TL ödemenin rapor tarihindeki güncel değerinin 508.596,16 TL ‘ nin tenzili ile davalılar araç işleteni ve sürücüsünden talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının 17.137.402,72 TL olduğu, Kişinin sürekli bakıcı gideri zararının olmadığı, 3 ay süre ile geçici bakıcı giderinin -kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 24.011,44 TL olduğu, --- davacıya ödenen geçici bakıcı gideri ödemeleri konusunda dosyada tespit yapılamadığı, ---- hükümeti tarafından davacıya ödenen geçici bakıcı gideri zararı mevcut ise işbu tutardan tenzilinin gerektiği, (davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri azami teminatı 360.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceği) tespit edilmiş mahkememizce de kabul edilmiş, davanın 24.011,44 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı --- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince 19/12/2025 tarihli ---- Yönünden feragat dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmış, Davalılar ---- Vekili 19/12/2025 tarihli dilekçe ile taraflar sulh olduklarından davacının davadan feragat ettiğini, davacının davadan feragatini kabul ile, taraflar sulh olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. Vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği ve HMK 311. Maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Feragatin varlığı nedeniyle,davanın davalılar ---- Yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın davalılar ----. Yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davanın 24.011,44 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ----alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.640,22 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL harç ile 411,00 TL ıslah harcının mahsubu ile toplam 1.184,82 TL harcın davalı --- alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca taktir olunan 24.011,44 TL vekalet ücretinin davalı--- alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalılar -----tarafından talep edilmediğinden lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç ve 411,00 TL ıslah harcı, 3.345,00 TL Adli Tıp Kurumu Ücreti, 820,00 TL Adli Tıp Kurumu ücreti, 323,00 TL Adli Tıp Kurumu ücreti ve 10.884,50 TL tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.872,30 TL'den davanın kabulüne tekabül eden 15.806,47 TL yargılama giderinin davalı ----alınarak davacıya verilmesine, 8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin 5,47 TL'sinin davacıdan tahsili ile, 1.314,53 TL'sinin davalı ---- tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 9-Davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 24/08/2023 tarih ---- seri nolu 3.345,00 TL bedelli faturanın ödenmediği, işbu faturanın ödenmesi için gerekli işlemlerin yapılması için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına, 10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve Davalı --- ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy