T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/438 Esas
KARAR NO : 2026/346
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 15/05/2025
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülenBankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile müşterisi -------- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığını, İmzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı/borçluya kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, davalı/borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalıya kredi kullandırılmış olduğunu, davalı/borçlu, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, Sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine, ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın (TBK m. 117 uyarınca) borç muaccel olduğunu, ayrıca borçluya ihtarname de keşide edildiğini, Bu sebeple davalı aleyhine -------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili Bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibinin açıldığını, banka kayıtları incelendiğinde davalının müvekkili bankaya borçlu olduğunun anlaşılacağını, Davalı/ borçlu; icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, İtiraz dilekçesinde; borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye itiraz edildiği belirtildiğini, Ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, Davalı/ borçlunun, müvekkili banka ile akdettikleri kredi sözleşmesinde ayrıca müvekkili banka kayıtlarının delil olacağı hususunda madde de bulunmakta olup delil sözleşmesi nitelikli madde gereği, mahkemenizce müvekkili Bankanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalının talep edilen miktarda borçlu olduğu sabit olacağını, Davalı, müvekkili bankaya borçlu olduğunu, Taraflar arasında delil sözleşmesi düzenlenmiş olduğunu, müvekkili bankanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile alacağının sabit olacağını, Borçlunun itiraz ettiği, taraflarınca talep edilen faiz miktarı ile ilgili hususlar taraflar arasında imzalanan sözleşmede ve borçlu hakkında düzenlenen ihtarnamede yer aldığını, sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, Davalı/ borçlu tarafından ileri sürülen itirazlar haksız olduğunu, Borçlunun itirazı haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve takibi geciktirmeye yönelik ve likit/ belirlenebilir olduğundan İcra ve İflas Kanunu 67.maddenin 2.fıkrası uyarınca dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmekteyiz.Davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasının Uyap çıktıları, banka müzekkere cevabı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili tarafından Uyap sisteminden gönderilen 14/04/2026 tarihli dilekçesinde; icra takibi borçlu tarafça haricen müvekkili bankaya ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra inkar tazminatı taleplerinin olmadığını talep etmiştir. Eldeki davanın, davalının itirazı nedeni ile duran takibin devamı için itirazın iptali davası olarak açıldığı, dosya borcunun ödenmesi nedeni ile eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder."
6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davanın genel kredi sözleşmesi nedeni ile davacı banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davası olduğu, dava açıldıktan sonra icra takibine konu borcun davalı tarafça haricen ödendiğinin davacı vekili tarafından mahkememize bildirildiği görülmüş, bu sebeple davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafça başlatılan takip davalının haksız itirazı nedeniyle durmuş olup takibin devamı açısından hak düşürücü nitelikteki 1 yıllık süre içinde dava açılmasında hukuki yarar hatta zorunluluk bulunmaktadır. O halde dava tarihi itibariyle davacının eldeki davada haksız olduğundan bahsedilemez. Ancak, davacının kendi yaptığı yargılama giderini talep etmediği nazara alınarak bu giderler davacı üzerinde bırakılmış, yine davacının icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talebi olmadığı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 1.020,13 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 288,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin talep olmadığından davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Talep olmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 22/04/2026