T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/248
KARAR NO : 2026/370
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 26/01/2023 tarihinde dava dışı --- sevk ve idaresindeki --- araç ---- sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ----- plakalı araca çarparak hasar verdiğini, Hasar fotoğrafları ile olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı dilekçe ekinde Mahkemenize sunulduğunu, İncelenen tramer kayıtları ile kaza tespit tutanağı neticesinde meydana gelen kazada ---- plakalı araç sürücüsünün, kazanın oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasarda %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkiline ait araç, kaza nedeniyle hasar aldığını, Ardından hasar onarımı yapıldığını ve hasar alan parçaların değiştirildiğini, Hasar kaydı bulunan araçların hasarsız araçlara oranla oldukça düşük bir bedelle 2. El piyasasında varlık gösterebildiğini, Somut olayda kazada kusurlu davalı, müvekkiline ait araca çarparak değerinin düşmesini, hasarsız hali ile daha yüksek bedelle satılabilecek iken hasar kaydı bulunduğundan daha düşük bedelle satılabilir hale gelmesine, aracın değer kaybına uğramasına sebep olduğunu, maddi zarara ilişkin olarak, tazminat miktarının tarafımızca tespit edilmesi mümkün olmadığını, Söz konusu zararın belirlenmesi için alanında uzman bilirkişilerce reel değer kaybına ilişkin inceleme yapılmasının gerektiğini, taleplerinin belirlenebilir nitelikte, söz gelimi, likit bir alacak olmadığından değer kaybı tazminat talebimizi belirsiz alacak davası şeklinde talep etmekte hukuki yararlarının olduğunu, davalarının kabulü ile, kaza nedeni ile araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 100,00 TL'nin belirsiz alacak davası şeklinde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu 26.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile kazada zarara araçta meydana gelen değer kaybı bedeli tutarının tahsil edilmesi talepli olduğunu, İlgili kazaya karışan, ---- plakalı araç Müvekkili -----. tarafından 14.12.2022/2023 tarihlerini kapsayan --- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın 26.01.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tarafımızca kendisine ödenmesini, davacı yan KTK MD.97 gereği müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını, Ancak davacı yan müvekkili şirkete talebine ilişkin herhangi bir başvuruda bulunmadığını ve bu sebeple dosyası dahi açılmadığını, Arabuluculuk başvurusu yasal sürece başlangıç sayıldığından ve ayrı bir dava şartı olduğundan şirkete yapılacak başvurunun yerine geçmediğini, Davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın onarımı için müvekkili şirket tarafından fatura karşılığında vergiler dahil(tevfikat vergi dairesine ödenmiştir) 2.256,75 TL hasar onarım bedeli davacı tarafın yazılı onayıyla ilgili servise ödendiğini, 04.12.2021 tarihinde ve --- sayılı --- gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasının gerektiğini, Müvekkili Şirket tarafından sigortalı araç hususi araç olup sahibi şahıs olduğunu, K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın avans faizi istemi de haksız olduğunu, Zamanaşımı itirazlarının kabulünü, KTK m.97 uyarınca tarafımıza usulüne yazılı başvuru yapılmadığından, Arabuluculuk evraklarını ibraz etmediğinden dava şartı yokluğundan ve 01.04.2020 Tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre EKSİST sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddini, 04.12.2021 tarihinde ve --- sayılı ---- gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasını, Değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesini, Avans faizi talebinin reddini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, trafik tescil kayıtları, hasar ve poliçe sureti, tramer kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 26/01/2023 tarihli kaza nedeni ile değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın; 26/01/2023 tarihinde dava dışı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile --- sevk ve idaresindeki davacıya ait ---- plakalı araç arasında meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, davacının davalıdan değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinde makine mühendisi bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, İşbu davanın 19.03.2025 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan önce 17.03.2025
tarihinde ikame edildiği; Sürücü ---idaresindeki ----- plakalı otomobil ile manevraları
düzenleyen genel şartlara uymadığı ve geri geri manevra yaparken park halindeki
---- plakalı otomobile çarptığı için KTK 67/a - 67/b - 84/j ve KTY 137 - 137/B - 157/a/10 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana
gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; ---- plakalı otomobil park halindeyken geri geri manevra yapan ----plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı için otomobili park eden
sürücü----kusurunun
Olmadığı; Tazminata konu --- plakalı, ----
- marka tipi, ---- model, 31.616 km’de, 26.01.2023 tarihinde kazaya
karışmış, ----- adına tescilli otomobilin kaza
tarihinde rayiç değerinin hasarsız 1.112.000 TL, onarıldıktan sonra 1.111.800 TL
ve piyasa şartlarında değer kaybının 1.112.000 – 1.111.800 = 200 TL olduğu; ---numaralı KZMSS poliçesiyle,
---- adına tescilli ----- plakalı otomobilin 14.12.2022 –
14.12.2023 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 26.01.2023 tarihini de
kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında, maddi teminat limitinin araç başına
120.000 TL ve hasar tutarı ile değer kaybının ödenmesi için yeterli olduğu;
Davacı tacir ve dava konusu---- plakalı otomobil ticari araç olduğu için
dava tarihi 17.03.2025 itibariyle avans faizi talep edilebileceği;
Dava konusu ---- plakalı otomobilin 200 TL değer kaybının dava
tarihi 17.03.2025 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği;
Yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve---- sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ---- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay --- HD'nin 03.12.2020 tarih ---. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ----- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ----. HD 07.03.2016 tarih ve----. sayılı ilamı)
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay --- HDB'nın 05.06.2014 tarih ve -----sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ----HDB'nın 18.05.2016 tarih ve----- sayılı ilamı)
Davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile; değer kaybı bedeli olarak 200,00 TL'nin kaza tarihi olan 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait --- plakalı araçla davalı sigorta şirketinde sigortalı dava dışı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç arasında 26/01/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeni ile davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Deliller toplanmış, dosya makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiştir. Dosyadaki deliller, olayın oluş şekli ve bilirkişi raporundan;
sürücü --- idaresindeki ----- plakalı otomobil ile manevraları
düzenleyen genel şartlara uymadığı ve geri geri manevra yaparken park halindeki
---- plakalı otomobile çarptığı için KTK 67/a - 67/b - 84/j ve KTY 137 - 137/B - 157/a/10 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana
gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, --- plakalı otomobil park halindeyken geri geri manevra yapan ----plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı için otomobili park eden
sürücü ---- kazanın meydana gelmesinde kusurunun
olmadığı, davaya konu ---- plakalı, ---marka tipi, ---- model, 31.616 km’de, 26.01.2023 tarihinde kazaya
Karışmış, --- adına tescilli otomobilin kaza tarihinde rayiç değerinin hasarsız 1.112.000 TL, onarıldıktan sonra 1.111.800 TL
ve piyasa şartlarında değer kaybının 1.112.000–1.111.800=200 TL olduğu, --- numaralı KZMSS poliçesiyle, ---adına tescilli ----- plakalı otomobilin 14.12.2022–14.12.2023 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 26.01.2023 tarihini de
kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında, maddi teminat limitinin araç başına
120.000 TL ve hasar tutarı ile değer kaybının ödenmesi için yeterli olduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekline ve dosyadaki delillerle uyumlu, yargı içtihatlarına uygun olduğu görülmüş, rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu ---- plakalı aracın 200,00 TL değer kaybı olduğu ve otomobilin ticari araç olduğu için
dava tarihi 17.03.2025 itibariyle avans faizi talep edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu ----- plakalı aracın değer kaybı tazminatı olarak 200,00 TL’nin dava tarihi olan 17.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harç ve 1,71 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 114,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç ve 1,71 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.232,51 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 95,00TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 8.095,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.