T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/198
KARAR NO : 2026/371
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 04/03/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 16.12.2023 tarihinde Müvekkili şirkete ait -----plakalı araç seyir halinde iken davalı kurumun yol bakım ve onarımına ilişkin gerekli önlemleri almaması sebebiyle zarara uğradığını, Bu kapsamda --- İcra Dairesi Müdürlüğü ----. Sayılı dosyası üzerinden davalıya karşı icra takibi başlatılmış olduğunu, itiraz edilmiş olduğundan işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, İşbu dava açısından yetkili mahkeme ---- Mahkemelerinin olduğunu, TBK ilgili madde ve Yargıtay kararları çerçevesinde ---- Genel Müdürlüğü'nün kuruluş ve işleyişi bakımından görevleri belli olduğunu, kanunla kendisine verilen görevi yerine getirmekten imtina etmesi sebebiyle anılan borçtan sorumlu olduğunu, SBM sistemi üzerinde yapılan geçmiş hasar sorgulamalarında ---- plakalı aracın daha önce ağır hasar kaydının bulunmadığı anlaşıldığını, Fakat 16.12.2023 tarihindeki hasardan sonra araçta hasar meydana geldiğini,---- plakalı araca yapılan onarım sonrası çıkarılan faturada aracın onarım bedeli 3.000 TL olarak belirlendiğini, Ayrıca aracın, bulunduğu yerden taşınabilmesi için 400,00 TL tutarlı çekici masrafının yapıldığını, İşbu bedellere ilişkin işlemiş faiz alacağının olduğunu, müvekkili aracın uğramış olduğu hasar bedelinin kaybının davalıdan tahsili amacıyla huzurdaki davayı açtıklarını, borçlunun itirazlarının kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin olduğunu, yapılan itirazın süreci uzatmaya yönelik olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, 3.000 TL Hasar Bedeli,400 TL Çekici Bedeli, 1.687,93 TL faizi için yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, Davalının kötü niyetle borca itirazı nedeni ile, dosya borcunun %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatını, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İşbu huzurdaki yargılamaya konu davada hukuki ilişki bir özel hukuk ilişkisi olmadığını, kamu hukuku ilişkisi olduğunu, Kamu Tüzel Kişiliğini haiz Genel Müdürlüğümüzün taraf olduğunu bir uyuşmazlıkta, idaremizin üçüncü kişilerle girmiş olduğu hukuki ilişkinin niteliği, uyuşmazlığın çözüm yerini de belirlendiğini, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda tespit işlemleri açık ve genel bir hükümle düzenlenmediğini, Öyle ki, Sayın mahkemede açılmış olan davaya konu hukuki ilişkinin bir özel hukuk ilişkisi olması gerektiği açık olduğunu, [kesinlikle kabul etmemekle birlikte] Talep Edenin istemine konu vakıalar hizmet kusuruna işaret etmekte olduğunu, sayın mahkemede görülen dava açısından yetkili mahkeme ---- mahkemelerinin olduğunu, zira bahse konu olay (kabul etmemekle birlikte) haksız fiil değil hizmet kusurunun olduğunu, Hizmet kusuru olması hasebi ile yetkili mahkeme olayın gerçekleştiği yer yani ---- mahkemeleri olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, iddia olunan zararın meydana geldiği yolun yapım ve bakımından ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, Genel Müdürlüğümüz 2560 Sayılı Yasa ile kurulmuş olup, görevleri arasında yol bakım ve onarımına ilişkin bir husus bulunmadığını, kazadan evvel davacı tarafın hızı ile kazanın meydana geldiği lokasyonda azami hız limiti hakkında hiçbir bilgi bulunmadığını, aracın yapılan hasar tespiti ile kaza nedeniyle meydana gelen hasarlı parçaların uyumlu olup olmadığı bilinmemekte olduğunu bu nedenle itiraz ettiklerini, değişecek parçaların kullanımından kaynaklı değer kayıpları raporda hesaplandığını, gerçek zararın tespiti ilkesinin ihlal edildiğini, söz konusu iddia olunan hasara uğradığı iddia edilen ürünlerin olay tarihindeki piyasa rayiç bedellerini ne olduğu hususunda bilgi, belge ya da veriye yer verilmediğini, davacı tarafça zarara uğradığı iddia olunan eşyaların kullanım sürelerine bağlı değer kayıpları dahi belirtilmediğini, Haksız davanın usulden reddini, Şayet Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise açıklamalarımız doğrultusunda davanın reddini, Borç likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,--- İcra Dairesinin ---- Esas esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, hasar dosyası ve poliçe sureti, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, ---- müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak davalı aleyhinde başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın; 16.12.2023 tarihinde davacı şirkete ait -----plakalı araç seyir halinde iken yoldaki rögar kapağının kırık olması nedeni ile davacı araçta meydana gelen kaza nedeni ile davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacının hasar ve çekici bedelini tahsil istemi ile davalı aleyhine açtığı --- İcra Dairesi Müdürlüğü -----Sayılı takibe davalının yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalıya işbu davanın yöneltilip yönetilmeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinde makine mühendisi bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; ----- yapım ve bakımından sorumlu olduğu mazgal ızgaralarının karayolunu
kullananlar için tehlike oluşturmayacak şekilde olmasını sağlamadığı ve
üzerinden geçen ---- plakalı otomobil lastiklerinin kesilerek zarar
görmesine neden olduğu için KTK 13/b – 13/c ve KTY 20 maddelerinde
açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100
kusurlu olduğu;
Sürücü ---idaresindeki ---- plakalı otomobili ile
seyrederken mazgal ızgarasındaki kırığı durma mesafesinden yeterince önce fark
ederek şerit değiştirmesi mümkün olamayabileceğinden kazanın meydana
gelmesinde kusuru olmadığı;
Tazminata konu --- plakalı, ---marka tipi, ---- model, 23.483
km’de, 16.12.2023 tarihinde kazaya karışmış, ---- adına tescilli sedan otomobilin hasar tutarının KDV dahil 2.650 TL
olduğu; ---. İcra Dairesinin --- dosyası ile ---- plakalı
otomobilin hasar tutarının işlenmiş avans faizi ile tahsili için 16.12.2024 tarihinde
icra takibi yapıldığı;
Davacı tacir ve dava konusu ---- otomobil ticari araç olduğundan
2.650,00 TL hasar tutarı için kaza tarihi 16.12.2023 ile takip tarihi 16.12.2024
arasındaki süreye denk 1.313,11 TL işlenmiş avans faizi talep edilebileceği;
Hasar tutarı ile işlenmiş avans faizi toplamı 2.650,00 + 1.313,11 = 3.963,11
TL tazminatın takip tarihi 16.12.2024 itibariyle talep edilebileceği;
Yönündeki, tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ----- plakalı aracın 16.12.2023 tarihinde seyir halinde iken mazgalın kırık olması nedeni ile hasar uğradığı, hasarın tahsili için davalı aleyhine --- İcra Dairesi Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle her ne kadar davalı taraf yargı yoluna itiraz etmiş ise de; davacının tacir olduğu, davalı ...'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edildiğinde davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekeceğinden mahkememizin eldeki davaya bakmakla görevli olduğu sabittir. (HGK’nın 21/09/1983 gün ve -- ile 29/11/1995 gün ve ----- sayılı kararları).
Yine davalı taraf mahkememizin eldeki davaya bakmakta yetkili yer mahkememesi olmadığı itirazında bulunmuş ise de; eldeki davanın haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olup, zarar gören davacının ikametinin yetki alanımız içinde kaldığı gerekçesi ile davalının itirazına itibar edilmemiş, davanın esasına girilmiştir.
Deliller toplanmış, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
---- kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmıştır. Böylece ---2560 sayılı Kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir. Aynı yasanın 2/d maddesinde "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" şeklinde görev ve yetkilerini belirtmiştir.Buna göre, hasara neden olan mazgal ve etrafındaki alanın ----- ait ve onun bakım ve sorumluluğunda olup meydana gelen zarardan ---- sorumlu olacağı açıktır (Aynı yönde bkz. Yargıtay ----. HD'nin 02/12/2021 tarihli ve --- sayılı; Yargıtay ----. HD'nin 19/11/2020,----tarih). Dosyadaki deliller ve bilirkişi raporundan; zararın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; Tazminata konu --- plakalı, --- marka tipi, ------ model, 23.483
km’de, 16.12.2023 tarihinde kazaya karışmış, ---- adına tescilli ---- otomobilin hasar tutarının KDV dahil 2.650 TL
olduğu, ----İcra Dairesinin ----- dosyası ile ---- plakalı
otomobilin hasar tutarının işlenmiş avans faizi ile tahsili için 16.12.2024 tarihinde
icra takibi yapıldığı, davacı tacir ve dava konusu ---- otomobil ticari araç olduğundan
2.650,00 TL hasar tutarı için kaza tarihi 16.12.2023 ile takip tarihi 16.12.2024
arasındaki süreye denk 1.313,11 TL işlenmiş avans faizi talep edilebileceği, hasar tutarı ile işlenmiş avans faizi toplamı 2.650,00 + 1.313,11 = 3.963,11
TL tazminatın takip tarihi 16.12.2024 itibariyle talep edilebileceği tespiti mahkememizce uygun bulunmuş rapor hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle; ---- görev ve yetkilerine ilişkin 2560 sayılı Yasanın 2/d maddesi uyarınca mazgalın, yapım, bakım, onarım ve kontrol görevi ---- ait olup mazgalın kırık olduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esasa sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 2.650,00 TL asıl alacak (hasar bedeli+çekici bedeli) ve 1.313,11 TL işlemiş faiz olmak üzere taoplam 3.963,11 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ile 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 655,40 TL tebligat ve müzekkere posta masrafı olmak üzere toplam 8.655,40 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 6.741,90 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 3.583,05 TL'sinin davalıdan alınarak; 1.016,95 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.963,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.124,82 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.