T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2017/413 Esas
KARAR NO: 2018/177
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/02/2018
İstanbul Anadolu ...........Asliye hukuk Mahkemesi'nin ......rar sayılı Görevsizlik kararı ile Mahkememize gelen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin Hırdavat ve Kaynak Malzemeleri, her türlü demir ve metal alım satım işi ile iştigal etmekte olup, davalı şirketin muhtelif evsafta demir talebi ve fiyatta anlaşma sağlanması üzerine davalı şirkete 1.000.000 TL üzerinde mal sattığını, davalı şirketin önceleri ödemeleri gecikmeli de olsa yaptığını, ancak icra takibine konu 5 adet fatura bedeli olan 96.785,02 TL borcunu ödemediğini, fatura içeriği malların irsaliyeli fatura altında imzası olan davalı şirket ...... a teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin davalı şirket yetkilileri ile defalarca şifai görüşmelerde bulunarak borcun ödenmesini talep ettiklerini, ancak borcun ödenmemesi nedeniyle İstanbul Andolu ......İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine, davalı borçlunun haksız bir şekilde itirazda bulunduğunu, alacaklarının likit olup, borçlunun itirazının kötü niyetli olduğunu beyan ederek davalı şirketin vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu kılınan faturaların müvekkil davalı şirket ile alakası bulunmadığını, bu durumun tarafların Vergi Dairelerinden dosyaya celp edilecek ..... Formlarının tetkiki neticesinde kolaylıkla anlaşılabileceğini, bu nedenle huzurdaki davada husumet yönünden de red kararı verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir şekilde takibe konu kılınan faturalarda yazılı emtiaların (inşaat Demiri ve Türevleri) teslim edilmediğini, takibe konu ticari ilişkinin muhatabının müvekkil şirket olmadığını, davacının beyanlarına külliyen itirazları olduğunu beyan ederek, öncelikle ilk itirazlarının kabulü ile davanın husumet ve sair nedenlerle reddine, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın külliyen reddine, davacı aleyhine %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretini davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
İstanbul Anadolu .......İcra Müdürlüğünün 2016/12617 sayılı takip dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine,
16/10/2015 tarihli ....... nolu 16.850,40 TL bedelli,
29/10/2015 tarih ........ nolu 23.272,79 TL bedelli,
28/10/2015 tarih ...... nolu 18.813,33 TL bedelli,
03/10/2015 tarih ....... nolu 27.250,92 TL bedelli,
05/10/2015 tarih ....... nolu 10.597,58 TL bedelli toplam 5 adet faturaya dayalı 96.785,02 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Vergi Dairesinde davalıya ait BA formları celbedilmiştir.
Taraflarca ticari defterlere dayanıldığından tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle; davacı ve davalı tarafın 2015 yılı defterlerinin incelendiği, tarafların defterlerinin usule uygun olduğu, takip konusu yapılan faturaların her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 576.354,87 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin defterlerine göre açık cari hesap bakiyesinden davacı şirkete 576.354,84 TL borcu bulunduğu, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen toplam tutarı KDV dahil 768.755,87 TL olan muhtelif tarih ve tutarlı 8 adet mal alış/satış faturasının tarafların ticari defterlerinde çelişki yaratmayacak şekilde kayıtlı oldukları, ..... gelen BA-Bs formlarında da karşılıklılık tesşkil edecek şekilde KDV hariç 8 adet fatura toplamı 651.487,00 TL olarak beyan ettikleri, bu konuda da ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından davacı şirkete muhtelif tarih ve tutarlarda toplam 192.401,00 TL banka havalesi ve çek ödemesi gerçekleştirildiğini, davacının takip tarihi itibariyle bakiye 576.354,87 TL alacağının bulunduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebi doğrultusunda 96.785,02 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporu eksik ve hatalı inceleme neticesiyle düzenlendiğini, davacı tarafın ....... nolu faturaları takibe konu ettiğini, cari hesabın takibe konu edilmediğini, takibe konu faturalardaki emtiaların müvekkili şirkete teslim edilmediğini beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, takip konusu 5 adet faturanın mal satışına ilişkin olduğu, her ne kadar mali müşavir bilirkişi tarafından dava konusu olmayan faturalar da incelenerek toplam 8 adet faturanın her ikil tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve yine taraflarca vergi dairesine BA-BSformu olarak beyan edildiği ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan her iki tarafın incelenen defterlerinde kayıtlı oldukları ve yine tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle 576.354,87 TL alacağının bulunduğu belirtilmiş ve davalı vekilinin takip konusu faturaların incelenmediğini, alacağın cari hesaba dayalı değil faturaya dayalı talep edildiğini, yine davacı vekili son celse bilirkişi raporunda faturalarla ilgili net bir açıklama olmadığını gerekirse ek rapor alınmasını talep etmiş olsa da, takibe konu faturaların ........ nolu faturalar olduğu, takibin yalnızca bu faturalara dayalı olup cari hesaba dayalı olmadığı, söz konusu faturaların da her iki tarafın defterlerinde ihtilafa yer açmayacak şekilde kayıtlı oldukları, yine Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında da davacı ve davalı tarafça takibe konu faturaların vergi dairesine BA_BS olarak bildirildiği, bu nedenle yeniden incelem yapılmasına gerek görülmediği, davacının tüm faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmiş olduğu, davalı tarafın borcu ödediğine dair herhangi bir ödeme makbuzu, dekont vs ibraz etmediği, kaldı ki böyle bir iddiasının da mevcut olmadığı, alacak likit olmakla davacının icra inkar tazminatında haklı olduğu, davalının İstanbul Anadolu ........ İcra Müdürlüğünün 2016/12617 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 96.785,02 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,5 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-İstanbul Anadolu ........ İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 96.785,02 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,5 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 1.652,85 TL'den davacı tarafça peşin yatırılan 1.168,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 483,93 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.168,92 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.492,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından 170,30 TL tebligat ve müzekkere gideri, 600,00 TL bilirkişi raporu olmak üzere toplam 770,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.