T.C.
İstanbul Anadolu
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2018/215
KARAR NO: 2018/128
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat)
KARAR TARİHİ: 13/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ....... tarihinde davalılardan ...'nin servisi olan, malikinin davalı ...... işletenin ise davalı ......A.Ş olduğu, davalı ...tarafından sigortalanan ve davalı ....... sevk ve idaresinde olan.........plaka sayılı aracın içine bırakılan sahipsiz çanta içindeki bombanın patlaması sonucunda serviste bulunan müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralandığını, meydana gelen bu patlamadan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, müvekkilinin çalışma gücünün azaldığını, ekonomik geleceğinin sarsıldığını ileri sürerek öncelikle müvekkili yönünden ileride telafisi imkansız zararların doğumunun önlenebilmesi amacıyla kazaya karışan ve malikinin davalı olduğu ......... plakalı aracın trafik kaydı üzerinde İHTİYATİ TEDBİR konmasına ve sigorta şirketi hariç tüm davalıların menkul ve gayrimenkul mal varlıklarının üzerine dava değeri dikkate alınarak ihtiyati haciz mahiyetinde İHTİYATİ TEDBİR kaydı konmasına, ........ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her iki müvekkili için toplamda ..... TL manevi zararın sigorta şirketi hariç tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yüksek öğretim kurumu olup kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu, kamu hizmeti olan eğitim ve öğretim hizmetini aynı esaslara tabi olarak yerine getirdiğini, müvekkili tarafından kamu hizmetinin sağlanması sırasında meydana gelen olaylardan doğan zararlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde bir hizmet kusurundan bahsediliyorsa kusura konu uyuşmazlığın İdare Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların müvekkilinin hizmet kusuruna dayandırıldığını, bu durumda davaya bakmaya İdari Yargının görevli olup Adli Yargı merciinde dava açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için Adli Yargının görevli olduğunun düşünülmesi halinde ise müvekkilinin tacir olmayıp kamu hizmeti sunan bir kamu kuruluşu olması karşısında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ileri sürdüğü, davacının ......... hasım göstererek idari dava açması gerektiğini, müvekkiline karşı husumet yöneltilmesinin kabul edilemeyeceğini, davaya konu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, olayın meydana geldiği aracın sahibi davalı firma ile müvekkili arasında taşıma hizmetleri sözleşmesi bulunmadığını, olayın müvekkiline ait alanda meydana gelmediğini, olay gününe ait kamera kayıtlarının ...... ve ...... ile paylaşıldığını, olaydan sonra davacının müvekkiline ait hastanede tedavisinin gerçekleştiğini ve bu tedavi hizmeti nedeniyle davacıdan hiç bir ücret talep edilmediğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE : Davacı taraf mahkememizde açtığı tazminat davasında ...... tarihinde ...... plaka sayılı servis aracı içerisinde yolculuk yaparken araç içine bırakılan sahipsiz çanta içindeki bombanın patlaması nedeniyle davacılardan ...'ın ağır şekilde yaralandığını, ...nin öğrencisi olduğunu, okul yönetiminin olayı basit bir kaza gibi nitelendirerek üstünü kapatmaya çalıştığını, yaşanan olayda üniversitenin ihmalinin açık olup servis araçlarına kimlerin bineceği, ne şekilde bineceği, emanet eşyaların sahibi olmadan serviste taşınamayacağı hususlarında genel bir güvenlik kuralı olmadığı gibi bombanın okula girebilmesine engel olamayan güvenlik zafiyetlerinin de okulun sorumluluğunda olduğunu, üniversite bünyesinde Türkiye'de ilk ve tek patlayıcı madde mühendisliği yüksek lisans bölümü bulunduğunu, bu bölümde çeşitli alanlarda kullanılmak üzere patlayıcı madde yapımı eğitimi verildiğini, olay sırasında patlayan bombanın niteliği, yapımında kullanılan maddelerin piyasadan kolayca temin edilebilecek nitelikte olması ve savcılık dosyasındaki tanık beyanlarına göre failin düzgün şiveli, 20-25 yaş aralığında bir şahıs olduğu değerlendirildiğinde okulun ilgili bölümüyle bağlantılı olma olasılığının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu bölüm öğrencilerinde ve öğretim görevlilerinde de okul kimliği mevcut olup rahatlıkla okula giriş-çıkış yapabildiklerini, çok ciddi ve riskli bir eğitim veren patlayıcı madde mühendisliği bölümünün yeteri kadar denetlenmediğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı üniversitenin okul içinde ve dışında öğrencilerin güvenliğini üst düzeyde sağlaması gerekirken bu yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında açılan davada dilekçeler aşaması tamamlanmak suretiyle ...... günlü duruşmada dava şartları ve ilk itirazların incelenmesine geçilmiş, davalılardan ... vekilinin yargı yolu itirazı değerlendirilerek davacıların ... aleyhine açtığı davanın bu davadan tefrikine karar verilmiş, dosya mahkememizin ....... esasına kaydedilmiştir.
HMK 114 maddesinde dava şartları belirlenmiş olup, 114/1-b maddesi yargı yolu dava şartı olarak kabul etmiştir. Davalı ... vekili müvekkili aleyhine açılacak davada yargı yolu itirazında bulunmuş ve davanın idari yargıda açılması gerektiğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi itibariyle bu davalıya yönelik iddialar davalının hizmet kusuruna ilişkin olduğundan davalının dava şartına yönelik itirazı yerinde görülerek davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinin kabulüyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Karar harcı 35,90 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.