T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/281 Esas
KARAR NO:2023/938
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2020
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- yolunda aracının arızalanması nedeni ile aracını ----- emniyet şeridine çektiğini, dörtlülerini yaktığını, aracın etrafına uyarıcı levhalar koymak üzere iken o sırada ---- olan sürücüsü -------kullanmış olduğu aracın müvekkiline çarptığını, bu çarpma etkisi ile müvekkilinin vücudunda ağır derecede kırıklar oluştuğunu, müvekkilinin kendisine hangi aracın vurduğunu öğrenemediğini, hayati tehlike içerinde hastanede uzun süre tedavi altına alındığını, müvekkilinin bu kaza nedeni ile elinde büyük hasar oluştuğunu, sağ elini %40 kullanamaz duruma geldiğini, müvekkilinin zararının malen sorumlu kazaya karışan aracın sigorta şirketi tarafından da karşılanmadığını, davalılardan ----plakalı aracın maliki ---- olduğunu, bu aracın -------- olduğunu, meydana gelen bu kaza nedeni ile elini kullanma olanağı olmadığını, kaza yapan şahsın kara yolunda gerekli hız kurallarına riayet etmiş olsaydı iş bu kazanın meydana gelmeyeceğini ve vurduğu an aracını durdurup müvekkilini hastaneye götürmüş olsa idi meydana gelen kaza nedeni ile maluliyet durumunun daha az olabileceğini tüm bu nedenlerle davalıların her birinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olmak üzere şimdilik 1.000,00TL maluliyet tazminatının belirsiz alacak davası olarak, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, 30,000,00TL manevi tazminatın da davalılardan ---- müşterek ve müteselsilen sorumlu olarak hüküm altına alınmasına, yargılama gider ve ücreti vekaletin de hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar sigorta şirketine başvurduğunu ve olumsuz yanıt aldığını iddia etmiş ise de davacının bu iddiasını destekleyen herhangi bir delil bulunmadığını, o sebeple davalı sigorta şirketine başvurduğunu kanıtlamış sayılamayacağını, davacının aracı kavisli bir yolda tam kavisin bulunduğu alanda sağ şeritte herhangi bir uyarıcı levha yokken bulunmakta olduğunu, kendisinin de aracının altında bulunduğunu, bir anda aracın altından çıkarak iki şeritli D-100 karayolunda sol şeride atladığını, müvekkili ---------- ise tamda davacının tırının yanından geçerken müvekkilinin kullanmış olduğu araca çarptığını, müvekkilinin aracındaki hasar detaylı incelendiğinde davacının seyir halindeki müvekkilinin aracına çarptığını, kaza anının akşam 20.00 civarında olup karanlık olması ve yağmurlu bir gün olması da dikkate alındığında asli ve tam kusurlu olan tarafın davacı olduğunu, tüm bu nedenlerle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın reddini, esasa girilecek ise davacının tam ve asli kusurlu olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve arz etmiştir.
Davalı ---- davalı --- cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, maddi ve manevi tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Uyuşmazlık 29/12/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur durumu, davacının maluliyet durumu, buna bağlı maddi-manevi tazminat koşullarının oluşup hususuna ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ------sayılı dosyası üzerinden açılan davada görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen kazaya ilişkin-------- sayılı dosyasında yargılama yapıldığı anlaşıldığından dosya fiziken celp edilmiş, ceza dosyasının yapılan incelemesinde; --- plaka sayılı aracın sürücüsü davalı --------hakkında "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçundan teşdiden adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf aşamasından geçerek 05/07/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Ceza dosyasında alınan ------raporunda; sanık sürücü ---- tali derecede kusurlu olduğu, müşteki ---- asli derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Ceza dosyasında; ---- tarihinde yapılan keşif sonucu 18.05.2017 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporunda; sanık ----- tali kusurlu olduğu, müşteki sürücü ----- ise asli kusurlu olduğu kanaati belirtilmiş olmakla kaza tespit tutanağına göre de, müştekinin karayolu üzerinde zorunlu hallerde gerekli önlemleri almadan duraklamak kusurunu, sanığın ise araçların hızlarını dönemeçlere girerken azaltmama kusurunu işlediği anlaşılmaktadır.Maluliyet durumunun tespiti açısından davacı ---- sevk edilmekle ----- raporunda özetle; mevcut tıbbi belgelere göre davacının 29.12.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ------Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.Davacı vekili 22/06/2022 tarihli dilekçesinde; davalı ------- anlaşmaya vardıklarını, maddi tazminat yönünden davalılar , ---------- karşılıklı ibralaşılmış olduğundan dolayı maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talebinde bulunduğu, 04/07/2022 tarihli duruşmada da maddi tazminat yönünden sulh olduklarını, taraflarına maddi tazminat ödemesi yapıldığını, ibraname ve sulh anlaşmasının mahkememize sunulduğunu karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, söz konusu zarardan davalı taraf sorumlu olduğundan aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesini, manevi tazminat yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği görülmüştür.14/06/2022 tarihli ibraname ve sulh anlaşmasının mahkememiz dosyasına sunulduğu anlaşılmıştır.Davacının maddi tazminat talepleri yönünden; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 315. maddesinde sulhun davayı sona erdireceği, kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı düzenlenmiş olup, yine aynı maddede “Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmü yer almaktadır. 14/06/2022 sulh protokolü, ibraname ile sulh olunduğuna ve davanın konusuz kaldığına ve ayrıca vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına yönelik beyanları, taraf vekillerinin vekaletnamesinde sulh olma yetkilerinin bulunduğu hususları dikkate alındığında tarafların sulh oldukları ve böylece sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinde "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereği eldeki davada maddi tazminat talepleri açısından alınması gereken harcın 2/3'ünün alınmasına karar verilmiştir.Davacının manevi tazminat talepleri yönünden; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ------ gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. --------Kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan ----- raporu, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; ---- plaka sayılı araç sürücüsü davalı ------ gece vakti aydınlatma bulunmayan virajlı yolda seyir halindeyken hızını yol ve görüş şartlarını, yolun geometrik yapısını dikkate alarak daha kontrollü biçimde sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet etmeyerek sağ şerit üzerinde arızasından ötürü duraklayan araca ve sürücüsüne çarptığı kazada; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile tali derecede kusurlu olduğu, davacı ------ idaresindeki kamyonun arızasından ötürü aydınlatma bulunmayan mahalde sağ şerit üzerine park ettiği esnada geriden gelen araç sürücülerinin görüp zamanında tedbir almalarını sağlayacak şekilde yeterli güvenlik tedbirlerini almadığından geriden gelen trafiği tehlikeye düşürdüğü, olay mahalline kendisini zamanında fark edemeden yaklaşan davalı ------idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı kazada; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile asli derecede kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacı taraf yaralanması nedeniyle davalı sürücü ve araç malikinden 30.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği anlaşılmış ise de; kaza tarihi, davacının yaralanma derecesi, geçici iş göremez kaldığı süre, tarafların ekonomik sosyal durumları, kusur oranları gözetilerek davacı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, söz konusu tazminattan davalı sürücü --- ve araç maliki ---- müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maluliyet tazminatına ilişkin davacı ve davalı sigorta şirketinin sulh olduğu anlaşıldığından sulh nedeniyle maddi tazminat talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
a- Harçlar Kanunun 22. maddesine göre davada ön inceleme yapıldıktan sonra tarafların sulh olduğu anlaşılmakla; davanın reddi halinde alınması gerekli maktu harcın (269,85TL) üçte ikisi (2/3) olan 179,90 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Yargılama gideri talebi olmadığı anlaşıldığından yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
c-Vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususta karar kurulmasına yer olmadığına,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 29/12/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 1.366,20 TL harcın davalılar -------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
b-Manevi tazminat yönünden davacılar ve davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
c-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar -------için takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,
e-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/12/2023