T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/20 Esas
KARAR NO:2023/941
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/01/2022
KARAR TARİHİ:14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ------- ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı hakkında ---- sayılı dosyasıyla, ------- asıl alacak ve yasal faiz toplamının tahsili ------- amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 04/11/2021 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında -------- dair bir sözleşme hazırlandığını, ödeme ile zamanı, şekli, sorumlulukları bu sözleşmeye göre düzenlendiğini, 03/03/2021 tarihinde imzalanan bu sözleşmeye göre bahsi geçen sayıda -------- müvekkili şirketin deposuna teslim edileceğini, ürünlerin davacı şirkete ulaştığında şirketin başka şirketle yapmış olduğu anlaşma gereğince------cihazlarının montajını davalı şirketten aldıkları ------- takarak montajını tamamlandığını ancak daha sonra davacı şirket tarafından yapılan tespit ile davalı şirket tarafından davacıya teslim edilen tüm --------- ayıplı olduğunun fark edildiğini, ilgili barkod ve ------ tespitin doğrulanması ile birlikte tüm ----- seri no'larının aynı gözükmesi ve ayrıca -------- içerisindeki ve dışarısındaki markaların farklı markalar olduğunun davacı şirket tarafından tespit edildiğini, davacının ise ödemeleri süresi içinde gerçekleştirdiğini, montaj sırasında ürünlerin ayıplı olduğunun fark edildiğini, tüm bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile, davalı tarafın itirazının iptalini, takibin devamını, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, 6502 sarılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1. maddesinde “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” düzenlemesine yer verildiğini, Türk Ticaret Kanununda ayıp bildirimi süresi için: “Malın ayıplı" olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, hükmü ile, şekil için “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. ” şeklinde yer alan maddeler ışığında ayıp bildiriminin süresi içinde gerekli şekilde yapılmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde kendileri tarafından tespit yapıldığını belirterek ekte bir belge sunduğunu, ancak üzerinde tarih dahi olmayan bu belge ile neyin tespitini yaptıklarının taraflarınca merak konusu olduğunu, ayrıca bu hususta davacı herhangi bir servis işlemi tutanağı sunmadığını, hal böyleyken ürünün ayıplı olduğu ve bu ayıbın davacı şirketten kaynaklı olduğu hususunda soyut iddiadan başka bir delil bulunmadığı, bu tarz satışlar sonrası yapılan kötü niyetli iade taleplerinin günümüz dolandırıcılığının en yaygın şekillerinden biri olduğunu, bu sebeple davacı şirketin mağduriyet yaşamamak adına gerekli tüm yasal önlemleri aldığını ve tüm işlemlerini kanuna ve taraflar ile arasındaki sözleşmelere uygun yaptığını, ancak davacı tarafın ticaret hayatında kötü itibarı olan bir şirket olduğunu ve davalıya açtığı işbu davada olduğu gibi kötü niyetli talepleri nedeni ile haklarında devam eden ceza davaları bulunduğunu, teknolojik ürünlerin niteliğinin uzman kişilerce incelenmesi ve var ise bir ayıp tespitinin bu kişilerce yapılması gerektiğini, davacı yan ayıbın açık olduğunu ileri sürse de teknik bir inceleme yapılmadan söz konusu monitörün davalı tarafından satıldığının tespitinin dahi mümkün olmadığını belirtmiş, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve arz etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, davacının davalı firmadan mal alım sözleşmesi kapsamında satın aldığı hard disklerin ayıplı olmasından bahisle hard disk bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 10/01/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. ----------- dosyası yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine 194.000,00 TL asıl alacak 813,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 194.813,21 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalıların süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.Nitelikli hesaplamalar uzmanı --------- tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; yerinde incelemede sunulan sabit diskler sayıldığında 140 adet tespit edildiği, sabit disklerin dolu şekilde veri içerdiğinden montajının yapılmış olduğu, sabit disklerin seri numaralarının geçersiz ve tümünde aynı olduğu, disklerin içerisindeki ve dışındaki etiketteki markalarının farklı olduğu, diskler üzerindeki etiketlerin tümünün sahte olduğu, disklerin gizli ayıplı olduğu, bu ayıbın teknik olmayan kişilerin ilk bakışta anlamasının mümkün olmadığı, teknik kişilerce incelenmeksizin ayıbın anlaşılmasının görece müşkül olduğu, zira etiketin yanıltıcı taklit tasarıma haiz olduğu, disk kapasitelerinin tutarsız olduğu, tüm hard disklerin etiketlerinin ve etiket üzerindeki; barkod, model no -------- bilgilerinin aynı olduğu, ---- içindeki ve dışındaki markaların ayrı olduğu, dış etikette -------- yer aldığı, bilgisayardan kontrol edildiğinde ise --- markasının yer aldığı, davacının --------- takip dosyası üzerinden talep ettiği asıl alacak 194.000, TL ile işlemiş faizi 813,21 TL yönünden toplam 194.813,21 TL alacaklı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı yönünden davanın taraflarının ispat yükünü yerine getiremediği ancak, TBK 225 uyarınca davalı/satıcının satıcılığı meslek edinen kişilerden olup bilmesi gereken ayıplar nedeniyle ihbar süresinin geçmiş olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı, ayıp ihbarı ve dönme beyanı içeren ihtarın noter aracılığıyla yapılmış olmasının, TTK m. 18/3'teki şekil şartını sağladığı, dönme ihbarının usulüne uygun olduğu, icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu hususu belirtilmiştir.Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından incelenmesine karar verilmiş, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur.Mali müşavir ------- alınan 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 194.000,00 TL asıl ve 813,21 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 194.813,21 TL taleple davalı şirket aleyhine ikame etmiş ve harçlandırmış olduğu işbu itirazın iptali davasında, davacı şirketin davalı şirketten talebi gibi 194.000,00 TL asıl alacağı bulunduğu, davacının davalının ayıplı hard disk faturasına karşılık çek ödemesinden kaynaklanan, 01.09.2021 tarihli ihtarname tarihinden itibaren 04.10.2021 takip tarihine kadar, yasal faiz oranıyla belirlenen hesaplama sonucunda; talep edilebilecek faizin 1.649,00 TL olabileceği belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında marka ve nitelikleri belirtilmiş 150 adet sabit disk alımı hususunda mal alım sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında ürün bedellerinin---------çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, hard disklere ilişkin satış faturasının ve çek ödemesinin her iki tarafın ticari defter kayıtlarında kayıt altına alındığının tespit edildiği, uzman bilirkişilerce yapılan incelemede ----- gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından ------ üzerinde yapılan inceleme ile tespit tutanağında belirtilen sorunların tespit edildiği ve -------- aracılığıyla satın alınan ------- ayıplı olduğu ve ayıplı emtiaların değiştirilmesi veya ödenmiş olan bedelin faizi ile birlikte iadesi için davalılara noter aracılığıyla ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin davalara tebliğ edildiği, tacirler arası satış sözleşmelerinde 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi ile, bu madde yollamasıyla 6098 sayılı TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu ------- açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıbın değil, teknik olmayan kişilerce ilk bakışta anlamanın mümkün olmayacak şekilde gizli ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nun 23. maddesi hükmü değil, TBK’nun 223. ve 225.madderi hükümleri dikkate alınacağı, 6098 sayılı TBK’nın 223/2.maddesi “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde düzenlemesi gereği davacının hard diskteki sorunları tespit ettikten sonra davalılara noter aracılığıyla bildirimde bulunduğu, ayıp nedeniyle taleplerini dile getirdiği görülmekle davalıların ------ dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, her ne kadar alacak likit olsa da ürünlerin ayıplı olduğu iddiası mevcut olduğu ve bu durumun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalıların --------sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 194.000,00-TL asıl alacak, 813,21-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 194.813,21-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 13.307,70 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.965,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.341,82 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı 2.965,88 TL peşin harç olmak üzere 3.046,58 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 93,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.993,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 31.170,10 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13. fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca arabuluculuk ücreti yönünden sarf kararı yazıldığında kararda belirtilecek arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2023