T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/403 Esas
KARAR NO:2023/924
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2021
KARAR TARİHİ:12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının haksız ve kötüniyetli olarak cari hesaba istinaden muaccel olan borcunu ödememesi ve sonrasında icra takibine itiraz etmesi nedeniyle davanın açıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı muaccel borcunu ödenmediğinden kendilerince ------- sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun takibe haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazında borçluluğunu inkâr ettiğini, müvekkilin alacağının likit olup vaki itiraz, iyiniyet ve dürüstlük kuralları hilafına, süre kazanmaya, borcun tahsilini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, tüm bu nedenlerle, davalının ----- dosyasına yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına, itiraz ile takibin durdurulmuş olması nedeniyle asgari %20 oranında davalının icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 29/06/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Davacı şahıs olduğundan tacir araştırması yapılmış, davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve brüt satış tutarının yüksek olduğu, dolayısıyla esnaf sınırını aştığı anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak yarılamaya devam edilmiştir. Tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ------- dosyası ---------- sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine cari hesaba dayalı olarak 19.199,91 USD asıl alacak, 6,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.205,99 USD alacağın tahsili için ilamsız takip yoluyla için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.İlgili vergi dairelerinden taraflara ait ---- formları temin edilmiş,----formları üzerinde yapılan inceleme neticesinde ------ tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin düzenleyip sisteme kaydettiği 579 adet fatura 1.320.527 TL, davalının bu faturalardan sisteme kaydettiği ise --- davalı ------ beyan etmediği, 12 adet fatura karşılığı 33.824,TL fark bulunduğu tespit edilmiştir.Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması hususunda İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimatta davalı şirkete ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş, davalı taraf inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmemiş ve mazeret de sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Davacının ticari defter ve kayıtları mali müşavir -------- tarafından incelenmekle, bilirkişinin 11/04/2023 bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2018-2022 Yılı Ticari Defterlerinden yevmiye defteri ve defteri kebir defterlerinin usulüne uygun şekilde elektronik ortamda tutulmuş oldukları, tutulan elektronik defterlerin hesap döneminin i lk ayı ve son ayının
beratlarının alınmış olduğu ve söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul
edilmesi gerektiği, 2018-2022 yılı envanter defter noter açılış onamalarının usul ve yasaya uygun olarak yasal süresinde yaptırılmış olduğu,
davacının ticari defterlerinin TTK md 66 ve 1 nolu Elektronik Defter ile ilgili tebliğde ifade edildiği üzere HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı şirketin 19.199,91 USD asıl ve 6.08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.205,99 USD taleple davalı şirket aleyhine ikame etmiş ve harçlandırmış olduğu işbu itirazın iptali davasında, davacı şirketin davalı şirketten talebi gibi 126.573,52 TL (20.497,95 USD) asıl alacağı bulunduğu, davacının fatura alacaklarına, faturaların son ödeme tarihinden itibaren, 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı üzerinden takip tarihine kadar yapılan hesaplama sonucunda; talep edilebilecek gecikme zammının (KDV Dahil) 6,08 USD gecikme zammı %18 KDV- TL olabileceği belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine konu itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, tarafların tacir oldukları ve aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan alım-satımdan kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmayıp, davaya konu ihtilafın; davacı şirketin davalı şirketten takip konusu yaparak talep ettiği faturalara dayalı açık cari hesap alacağının varlığı ve varsa alacağın miktarı hususlarında toplandığı, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğu, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirketçe davalı şirkete yapılan satışlara istinaden muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere normal satış faturaları ve e-faturalar düzenlenerek elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildikleri, düzenlenen bu faturaların davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu görülen yasal ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları ve ilgili dönem BS Formları ile mükellefi oldukları vergi dairesine davalı şirkete mal/hizmet satışı olarak beyan edilmiş oldukları, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmiş ve davacı tarafın ticari defterlerine yasal bir itiraza konu edilmeksizin kaydedilmiş işbu faturalara konu malların davalıya teslim edilmiş sayılacağı, davacı şirketin davalıdan takip tarihi itibarıyla, takip talebinde olduğu gibi 19.199,91 USD asıl alacak + 6,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.205,99 USD alacaklı olduğu, alınan raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, davanın kabulü ile davalının İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2020/27153 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 19.199,91 USD asıl alacak+ 6,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.205,99 USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, alacak cari hesap alacağı olup likit olmakla, hüküm altına alınan alacağın TL karşılığı olan 167.668,29 TL'nin % 20'si 33.533,658 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE
1-Davalının --------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 19.199,91 USD asıl alacak ve 6,08 USD işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin 19.199,91 USD asıl alacak ve 6,08 USD işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacak olan 19.199,91 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca faiz işletilmesine,
2-Hükmedilen tutarın takip tarihindeki TL karşılığı olan 167.668,29 TL'nin % 20'si olan 33.533,658 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 26.826,93 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.107,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.719,63 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.107,30 TL peşin harç olmak üzere 2.166,60 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 389,00 TL tebligat, talimat ve müzekkere gideri, 1.850,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.239,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 26.826,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023