T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/274 Esas
KARAR NO:2024/390
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/04/2022
KARAR TARİHİ:16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ------ közmetik ürünler dağıtım ve pazarlama faaliyeti yürüttüğü, fiili satış operasyonunu satış temsilcileri vasıtası ile gerçekleştirdiği, müşterisi olan davalının, davacı çalışanı ve şirkette satış pazarlama saha elemanı olarak görev yapan ---- isimli kişi ile işbirliği yaparak ödemeler konusunda kendisine menfaat sağladığı bu şekilde müvekkilini dolandırdıkları , müvekkilinin de bu durumdan haberdar olunca davalının cari hesap borcuna ilişkin düzeltmeler yaparak , davalıdan 133.217,- TL değerindeki cari hesap borcunu ödemesi talep edilmiş, davalı yanın düzeltilen cari hesaba göre oluşan borç tutarını ödememesi üzerine bu alacakla ilgili -----dosya ile İcra takibi yaptığını, ve davalının bu icra takibinin durdurulmasına ilişkin itirazı nedeni ile davacı, itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dışı ---------davacı şirket adına müşteriler ile bire bir görüştüğü, siparişler aldığı, ürün sevkiyatı yaptığı ,tahsilat takibini sağladığını açıkça beyan ettiğini vurgulayarak, müvekkilinin bu kişi ile davacının temsilcisi sıfatı ile iletişim kurduğu,ödemelerini gerek davacı şirketin hesabına gerekse nakit, havale, kredi kartı olarak bu kişi vasıtası ile yaptığını, davacının şirket temsilcisinin usulsüzlüğünün faturasını davalı müvekkiline çıkarmaya çalıştığını, kendi kayıtlarını işine geldiği gibi değiştirdiğini açıkça beyan ettiğini, davacının kendi seçmiş olduğu temsilcisi ile müvekkilinin işbirliği yaptığı yönündeki iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce-------- sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 133.127,00 TL TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce, davalının yemin deliline dayanmış olduğu anlaşılmakla 16/05/2024 tarihli celsede usulüne uygun olarak dinlenen davacı şirket yetkilisi -------satış temsilcisi olarak ürün satışı sonucu müşterilerden daha önce ödeme alma yetkisi vardı, son altı aylık dönemde yani uyuşmazlığın olduğu dönemde yetkisi yoktur. Uyuşmazlığın olduğu dönemde-----ödeme alma yetkisi olmadığına ve başka müşterilerden de para almadığına dair, namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim. Benim hiç bir satış temsilcim elden para tahsili bu zamana kadar hiç bir şekilde yapmamıştır. Dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılması için ara karar oluşturulmuş davacı şirket ticari defterlerini ibraz etmiş ancak davalı taraf defterlerini ibraz etmemiştir.
Yapılan bilirkişi incelemesinde; Davacının ticari defterlerinin söz konusu ticari ilişkiyi tanımladığı, tasdik koşulları, usulüne uygun tutulmuş olmaları ve birbirini doğrulama özelliği itibarı ile HMK Md.222 hükümleri çerçevesinde lehine delil niteliği taşıyabilme özelliğine sahip olduğu, söz konusu defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edilmiş, davacının davalı -------- ilgili işlemlerini ------- numaralı defteri kebir cari hesabında izlediği, anılan cari hesap detayları incelendiğinde taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin, ilgili ürün teslimatlarına ilişkin olarak düzenlenmiş faturaların ve ilgili ödemelerin kayıt altına alınmış olduğu, davalının işlemlerinin takip edildiği bu hesabın ---- tarihi itibarı ile sıfır bakiye verdiği ancak ihtarname konusu kredi kartları ile ilgili olarak ---- tutarında iki ayrı yevmiye fişi ile kayıtlarda düzeltme (mahsup) yapılarak önceki tarihlerde ödeme kaydı olarak cari hesaptan düşülmüş on adet ödemenin düzeltmesi yapıldığı ve toplam 133.127,- TL sının davalı aleyhine borç yazıldığı, anılan yevmiye kayıtları incelendiğinde bu düzeltme işleminin anılan tutarın------- davacı nezdindeki cari hesabına virman kaydı ile yapıldığı, bu işlem sonrası davacının davalı ile ilgili işlemleri takip ettiği defteri kebir cari hesap borç bakiyesinin 133.127,- TL olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.Davacı şirketin ticari uygulamasının şu şekilde olduğu; davacı şirket nezdinde pazarlama saha elemanı olarak çalışan ----------isimli şahsın, müşterilerle görüşme, ürün sevkiyatı ve tahsilat takibini sağladığı, müşterilere satılan ürünlerin ödemelerinin davacı şirketin banka hesabına nakit veya kredi kartı ile yapılmakta olduğu, zaman zaman da müşteri kredi kartı ile direk ödeme alındığı, şöyle ki, davacının ürün verdiği müşterisinin kendi müşterisinden alacaklı olduğu tutarı kendi ----- yerine direk olarak ana tedarikçi konumundaki davacı şirketin pos terminalinden çektiği, davacının da ödenen tutarı kendi müşterisinin cari hesabından düştüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafça; davacı şirket elemanı -------ünvanlı müşterinin şirket adına yapılan ödemelerini, davalı şirket cari hesabından mahsup ettirdiği, karşılığında davalı ile anlaşarak tahsilatı elden indirimli olarak kendi hesabına almış olduğunun iddia edildiği anlaşılmıştır. Bu tespiti davacı şirketin, dosya içeriğinden görüldüğü üzere, davalıya hitaben ------- yevmiye nolu ihtarnameye taşıdığı, bu ihtarname içeriğinde anılan kredi kartı çekişlerini listelediği, bu ödemelerin davalının cari hesabına mahsuben yapıldığının kredi kartı sahipleri tarafından imzalanacak şekilde belgelendirilmesi gerektiği aksi halde bu ödemelerin davalı ile ilgili cari hesaptan çıkarılacağı ve yeni oluşacak borç bakiyesinin talep edileceği ihtar edildiği, bu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiği, ancak dosyada davalı tarafça anılan kredi kartları ile ilgili cevabi bir açıklamanın bulunmadığı, öte yandan ------- ise anılan kredi kartı çekişlerinin kendi cari hesap borçlarına mahsuben yapıldığını kredi kartı sahiplerinin yazılı beyanları ile davacı şirkete bildirdiği anlaşılmaktadır.Tüm bu hususlar dikkate alındığında; davacı şirket çalışanına yapılan elden ödemelerin ve şirket çalışanı banka hesabına yapılan ödemelerin davacı şirketin tahsilat uygulaması ile uyumlu olmadığı, zira bilirkişi ek raporunda da; davalı vekilinin dosyaya sunduğu ödeme belgeleri incelenmiş, bu makbuzların davalı tarafından yapılmış ödemeleri kanıtlar nitelikte olmadığı, hepsi aynı karakterde , davacı çalışanı -------- imzasını taşıyan tediye makbuzları olduğu ,davacı şirketin kurumsal kimliğini temsil eder nitelikte olmadığı, makbuzların gerek tarih gerekse tutarları itibarı ile yukarda sözü edilen ve------- ----kredi kartlarından çekildiği halde davalı cari hesabına kaydedilen tutarlarla eşleştiği diğer bir deyişle bu tutarlar kadar nakit tahsilat yapıldığı izlenimi verdiği, bu makbuzların davacı kayıtlarında da bir izinin bulunmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişkinin detaylarına bakıldığında davacının tahsilat bedellerinin ödemelerinin genellikle banka hesabına nakit veya kredi kartı ile yapılmakta olduğu, dosyaya sunulan makbuzlarda olduğu gibi süreklilik arz eder biçimde elden nakit olarak ödeme yapılmadığı belirtilmiş olup, davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan tediye makbuzu ile davalının ödeme yapmasının olağan bir durum olmadığı, davalının basiretli bir tacir olarak ödeme yapabileceğini bildiği hesaba borcunu ödeyerek borçtan kurtulma imkanı varken taraflar arasındaki ticari uygulamaya aykırı bir şekilde, resmi olarak şirketi temsile yetkili sıfatı bulunmayan bir kişiye ödeme yapmasının borcu sona erdirmeyeceği, davacının ticari defterlerinin HMK 222. Çevresinde yasal koşulları taşıdığı cihetle muhasebe kayıtlarının kendi lehine delil niteliği taşıyabileceği ,bu kayıtlara göre davacının davalıdan 133.127,00 TL alacaklı olduğu anlaşımakla davanın kabulüne, davalının -------------- dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına ve alacak likit oldupundan, hükmedilen tutarın %20'si olan 26.643,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----------- dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla, 26.643,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilesine,
3-Karar harcı olan 9.100,05 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.275,02 TL'den mahsubu ile eksik kalan 6.825,03 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.275,02 TL harç masrafı ile 80,70 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 2.007,25 TL yargılama gideri masrafının davaladın tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 21.314,72 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---------- konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024