T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/760 Esas
KARAR NO: 2024/582
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/10/2023
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait mallarını kara yolu ile --------- ---------- taşıdığı, buna ilişkin e- posta yazışmaları ile sabit olduğu, taşımaya ilişkin gümrük beyannameleri ve --------- belgeleri ile sabit olduğu, taşımaya ilişkin davalı tarafa fatura düzenlendiği, ancak davalının fatura bedelini ödemediği, ödemesi yapılmayan tutarın 700 Euro olduğu, borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiği, ancak borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünün --------- e. Sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, borçlunun takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere ayrıca tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi ibraz edilmemiş olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 700 Euro TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu talebi kapsayacak şekilde yasal ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; davacının bu taşımaya ait hizmet bedeli olarak davalı tarafa 16/05/2023 tarih ve----------- seri no.lu “Navlun bedeli” açıklamalı E-fatura düzenlediği, davalının hesabına borç kaydettiği, alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi nedeniyle 05/07/2023 tarihinde Şüpheli Alacaklar hesabına virman ederek alacağını takibe devam ettiği, davalının faturaya itirazın bulunmadığı, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 700,00 Euro alacağının bulunduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 05/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacının yukarıdaki defter ve kayıtlarına göre; davacının, davalının --------- --------- 12/05/2023 tarih ve --------- fatura no.lu e-fatura ile göndermiş olduğu mallara ilişkin 12/05/2023 tarih ve ------------- seri no.lu Gümrük Beyannamesi ve brüt 672 kg net 578,50 kg malı K0982403 seri nolu Dolaşım Belgesi ile taşıdığı, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları ile davalının talimatı taşıma yapıldığı, davacının bu taşımaya ait hizmet bedeli olarak davalı tarafa 16/05/2023 tarih ve ---------- seri no.lu “Navlun bedeli” açıklamalı E-fatura düzenlediği, davalının hesabına borç kaydettiği, alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi nedeniyle 05/07/2023 tarihinde Şüpheli Alacaklar hesabına virman ederek alacağını takibe devam ettiği, davalının faturaya itirazın bulunmadığı, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 700,00 Euro alacağının bulunduğu, davacı tarafından icra takibine konu faturanın e-belge olarak düzenlendiği ve davalının da BS Formunda e-belge olarak görüldüğü, belirtilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2- Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 4.116,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilesine,
3- Karar harcı olan 1.424,94 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.155,09 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 4.060,75 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- 7155 sayılı kanun ile 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu'na eklenen 18/a maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan arabuluculuk ücret tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne, karşı tarafın yokluğunda kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024