T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/326 Esas
KARAR NO:2024/589
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/05/2022
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin ------- yılından bu yana faaliyet gösteren, alanında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olarak 200'den fazla ülkede üretim yapan, aynı zamanda pazarlama ve dağıtım hizmeti sunan çok uluslu bir şirket olduğunu, Davacı müvekkili Şirket ile davalı taraf arasında ekte yer alan ------------akdedilmiş, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yana, Müvekkil, şirketin ürettiği/üreteceği ve satış ve dağıtımını üstlendiği/üstleneceği ürünlerin müşterinin halihazır işyerinde ve/veya ileride açacağı işyerlerinde sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde satış hak ve imtiyazı tanınmış olup, Anılan Sözleşmenin, tarafların akdi imzaları ile yürürlüğe koydukları ve sözleşmenin başlangıcında belirtilen tarihten başlayarak 3 yıl süreli ve 4500 Kasakoli kotalı olduğunu, Sözleşme'nin ---- ilişkin maddesi gereği; davalı taraf, müvekkili ------ ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü kılınmış olup optimum seviyeden kasıt satışlarının aylık en az ------satışını gerçekleştirmek olduğunu, Ancak gelinen aşamada, davalı taraf sözleşmede belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davranmış, belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirmiş olup, bu hususun müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğunu, Aynı zamanda davalı borçlu taraf, Sözleşmede yazılı özen borcuna uygun hareket etmediği gibi Sözleşme'nin Münhasırlık şartına da aykırı davranmış, Sözleşme'nin D bendinde yazılı; “Müşteri işbu sözleşmenin yürürlülük süresince --------- sadece satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin üreticisi olan şirket(lerin üretip sattığı mamuller dışında herhangi bir ürünü alıp satamayacağı gibi ------- rekabet halindeki kişilerin ------------ şeklindeki Münhasırlık şartına uygun davranmayarak rakip ürün satışı gerçekleştirmiş olduğunu, davalının rakip ürün satmama ve soğutucu dolaplarında bulundurmama yükümlülüğü açık ve net bir şekilde kabul edilmiş olup, Nitekim bu durumun, benzer ticari ilişkilerde yerleşmiş bir uygulama olduğunu, Dolayısıyla sözleşme davalı tarafça ihlal edilmiş gerek özen borcuna gerekse münhasırlık şartına aykırı davranılarak müvekkili şirketin zararına yol açılmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin "konu ve kapsam" başlığı altında davalı müşterinin halihazır işyerinde ve/veya ileride açacağı diğer işyerlerinde de -------ürününün satılması hususunda münhasırlık şartı bulunmakta olduğunu, Davalı şirketin aynı marka ancak farklı unvanlardaki farklı işyerlerinde sözleşmenin imzalanmasını takip eden 1,5 yıl içinde --------- tüm farklı unvanlar altındaki şubelerine tek firma unvanıyla ürün alımı yapıp ödemeleri de iş bu firma üzerinden yapmak suretiyle bir anlamda müvekkilini şirket nezdinde bir güven oluşturmak akabinde unvanı farklı olan işyerlerinde rakip firma ile anlaşma sağlanması da münhasırlık şartına aykırı bir durum oluşturmakta olduğunu, Davalı şirket böyle bir durumda dahi tek işletmeden yazılı sipariş geçerek ve/veya sanal siparişler oluşturmak suretiyle müvekkili şirketi haksız duruma düşürmek amacıyla servis yetersizliği görüntüsü oluşturmaya çalışmış olup, Davalının gerek kötüniyetli davranışları gerekse özen borcunun ihlali nazara alındığında sözleşmenin devamından beklenen fayda ortadan kalmış olduğundan müvekkili şirket tarafından ---------- yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmiş olduğunu, iş bu ihtarda fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davalıya ariyet olarak teslim edilen soğutucu dolapların iade edilmesi istenmiş ve sözleşmede öngörülen 19.000 USD cezai şartın ödenmesi talep edilmiş, Ancak davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, Cezai şart alacağının tahsili için---------- dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edilmiş ve takibin durmuş olduğunu, Soğutucu dolap müvekkili şirkete iade edilmediğinden bedelinin tahsili yönünden ise ---------- dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edilmiş ve takip durmuş olup, İcra takibinden sonra soğutucu dolabın 11.05.2021 tarihinde davalıdan teslim alınmış olduğunu, İcra takibinden sonra soğutucu dolabın iadesi gerçekleştiğinden icra takibinin ferileri yönünden müvekkili şirket lehine hüküm tesis edilmesi gerektiğini, Taraflar arasındaki ilişki sona ermiş olmasına rağmen davalı tarafça bahsi geçen soğutucu icra takibinden sonra ve fakat icra takibine itiraz edildikten sonra iade edilmiş olduğunu, sözleşmede E-Cezai Şart başlıklı madde ise sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde ise "davalı taraf, 19.000 ABD Dolarının ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı cezai şart bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir." şeklinde düzenlenmiş olup, Sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle doğan cezai şart bedelinden davalı tarafın sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ise müşterisine tüm iyi niyetini göstererek; kota miktarı doğrultusunda ürün alımı yapılmadığı, rakip ürün satışı gerçekleştirildiği ve mevcut sözleşme ihlalleri nedeniyle cezai şart alacağının doğduğu hususlarında birçok kez davalı ile şifahi görüşmeler yapmış, ----------yazışmalarında bulunmuş, Ancak davalı tarafın aykırı eylemlerine devam ederek sözleşme gereği ödemesi gereken cezai şart miktarını ödememiş olduğunu, Davalının itirazlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Müvekkili şirketin, davalı taraftan itiraza konu icra takipleri dolayısıyla alacaklı olduğunu, Davalı yanın haksız ve tamamen kötü niyetli şekilde ve alacağın tahsilini geciktirme gayesi ile hareket ettiği açık olup bu hususun müvekkili şirkte ait ticari defter ve kayıtları ve dosyaya sunulan delilleri ile de sabit olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davalı/borçlu tarafça haksız olarak ------- dosyalarına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına,-------- davalı/borçlu tarafın, dava konusu alacağın (her bir icra dosyası için ayrı ayrı) 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ------ sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 140.305,,50 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce----- sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 2.769,18 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı--- Ben davacı ----şirketinde büyük müşteriler müdürü olarak çalışmaktayım. Ben o dönemde --- bölgesinde satış şefi olarak çalışıyordum,----- bir uyuşmazlık olmuş ve benim şirketle görüşmem istenildi, bu görüşmede sadece bu şubede rakip ürün satmayacaklarını diğer şubelerde satabileceklerini beyan etmişlerdi, bunun üzerine yaptığımız araştırmada diğer şubelerinde rakip ürünlerin satıldığını gördük, ----- ürününü satıldığını ben tespit ettim. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu. Diğer şubelerden kastım aynı tabela altındaki farklı şirketlerdir. Yani davalı taraf farklı ünvanlar altında rakip ürün satmıştır. Tanık: Beyanım aynen doğrudur dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce davaya konu ve dosyaya sunulan faturalar, sözleşmeler ve muhasebe kayıtları (cari hesaplar) ve ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişilerden kök ve ek rapor aldırılmış olup, bilirkişiler sunmuş olduklar raporlarında özetle; ----- dosyası sebebiyle cezai şart talep etme koşullarının oluşmadığı, ancak mahkemenin aksi görüşte olursa, davacının talep edebileceği cezai şart miktarının 19.000 USD karşılığının dava tarihi itibariyle 140.092,70 TL olacağı, bu miktarın davalının iktisaden mahvına yol açacak seviyede olmadığını; ----- dosyası sebebiyle davalıya teslim edilen soğutucunun bedelinin istenmesi ile birlikte takip sonrası soğutucunun iade edildiğinden, takibe yapılan itirazın, icra masrafları ve avukatlık ücreti gibi feriler itibariyle iptalinin uygun olacağı yönünde rapor sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında düzenlenen satış noktası sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine ve soğutucunun iadesi sebebiyle takip ferileri bakımından vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili ve istemine ilişkindir. Davacının iki ayrı talebi bulunmakta olup, ilki ------sayılı dosyası sebebiyle itirazın iptali, ikincisi ------ sayılı dosyası talep edilen soğutucunun iadesi sebebiyle takip ferileri bakımından itirazın iptali talebidir.------Esas sayılı dosyası yönünden değerlendirme;Davacı tarafından, davalı aleyhine 140.305,50 TL cezai şart alacağının alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 01/03/2019 tarihinde düzenlenen satış noktası sözleşmesi ile özel şartların dosyada bulunduğu, ----- sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olduğu, üç yıl süreli ve --- olduğunun belirtildiği, aylık en az --- ürünün satışının gerçekleştirileceğinin taahhüt edildiği, rakip şirketlerin ürünlerinin satılmayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmeye aykırılık halinde 19.000 USD cezai şartın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Davacının iddiası davalının alım taahhüde uymaması sebebiyle cezai şart talep edilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin “Ceza Şartı” başlıklı bölümünde “İşbu sözleşmenin 18. Maddesinde yazılı hallerle birlikte sözleşmenin diğer hükümlerine uyulmaması halinde müşteri 19.000 USD cezai şart ... ödeyecektir.” düzenlemesi yer almaktadır. Alım taahhüdü konusunda 3 yıllık süre içinde 4250 Kasakoli alım yapımının taahhüt edildiği, ayrıca aylık 125 koli alım taahhüdünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme Mart 2019-Şubat 2021 dönemini kapsamakta olup, Kasım 2020’de davacı tarafından ihtarname ile fesh edilmiştir. Fesih tarihi itibariyle ilişkinin 21. Ayının devam etmekte olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda Şubat 2020’ye kadar davalının alım miktarı toplamı 2.075,50 olup ortalaması 172,95 kasakoli olduğu, tüm dönem (Temmuz 2020’ye kadar 17 aylık dönem) içinde dikkate alındığında 2.243,50 Kasakoli alım yapılmış olup, ortalaması 131,97 kasakoli olduğu, 36 aylık dönemde taahhüt edilen 4250 Kasakoli ürünün 17 aylık döneme tekabül eden kısmının 2006,94 Kasakoli olduğu belirtilmiş olup, bu durum dikkate alındığında, Mart 2020 döneminde gerçekleşen aşırı düşüş (75,5 kasakoli) ve ardından Nisan ve Mayıs 2020 ürün alınmamış olması, pandemi sebebiyle davalının işlettiğine benzeyen işyerlerinin kapatılması olduğunun kabulünü gerekmektedir. Dünyada ilk kez 2019 yılı aralık ayında ---- şehrinden çıkan , hızlıca tüm dünyaya yayılan ve ------ tarihi itibariyle ---- olarak ilan edilen,---- yılının mart ayının 2. yarısından itibaren görülen Covid-19 virüsünün yayılmasının önlenmesi, öldürücülüğünün azaltılması amaçlı olarak ---- tarafından bir kısım yasal düzenlemeler yapıldığı gibi ----- kararları ve ----- genelgeleri ile bazı işyerleri kısmen veya tamamen kapatılmış sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Salgın hastalığa bağlı idari yasak ve tedbirlerin zaman içinde hafifletilse de ---- tarihine kadar devam ettiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu durumun mücbir sebep olarak kabulü ve davalının alım taahhüdüne aykırı davranmadığı sonucuna ulaşılması gerekmektedir. Bu durumda ceza koşulunun şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının davalı ortaklarının aynı isimli başka işyerlerinde rakip ürünlerinin satılması iddiasıyla da cezai şart talep etmektedir.Davalı ortaklarının aynı isimli başka işyerlerinde rakip ürünlerinin satılması hususunda dosyada bir belge ye rastlanmamış, bu hususta bir tane tanık dinlenmiş, tanık beyanlarından rakip ürünlerin satıldığı yerlerin farklı unvana sahip iş yerleri olduğu anlaşılmış, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede de davalının ortakları tarafından farklı iş yerlerinde rakip ürün satıldığı belirtilmiş olup sözleşmede bu durumu yasaklayan bir husus da tespit edilememiştir. Bu durumda bu yönden de ceza koşulunun şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.---- sayılı dosyası yönünden değerlendirme; Teslim ve İzin Belgesi’nin 2. Maddesi; “İşletmeci, bu cihazı/cihazları ----- ile kendisi arasında akdedilmiş bulunan “Satıcılık Anlaşması” hükümleri gereği olarak ---- tesellüm ettiğini ve ----istemesi üzerine her zaman söz konusu cihazlarıdenetleyebileceğini, Satış Noktası Anlaşması’nın herhangi bir nedenle sona ermesi ve/veya------ istemesi halinde ilgili cihazı/cihazları 10 gün içinde koşulsuz olarak sağlam, hasarsız, kusursuz ve çalışır şekilde ------- teslim edeceğini, teslim edememesi halinde teslim edemediği her bir cihaz için 3. Maddede o cihaz için yazılı bedeli ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder.” şeklindedir.Söz konusu takibin soğutucunun teslim edilmemesi nedeniyle soğutucu bedelinin istenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, takip sürecinde davalı tarafça soğutucunun teslim edildiği, alacağın aslının bu şekli ile tahsil edildiği ancak takip alacağının ferilerinin ödenmediği, temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süreye ilişkin faiz, icra giderleri ve icra vekalet ücreti gibi hususlar (alacağın ferileri) yönünden itirazın iptalinin gerektiği, ayrıca dava alacağın ferilerine yönelik olduğundan davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine gerek olmadığı anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebinin reddine,
Davalının ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın ödeme tarihine kadar olan işlemiş faiz, takip masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden iptaline ve takibin devamına, (asıl alacak miktarını 11/05/2021 tarihinde ödenmiş olmakla bu hususun icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, )
----- dosyası yönünden dava alacağın ferilerine yönelik açılmakla davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına,
------ sayılı dosyası yönüyle; Alınması gerekli 427,60 TL harcın dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.694,54 TL'den mahsubu ile kalan 1.266,94 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
------ sayılı dosyası yönüyle; Alınması gerekli 427,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 5.092,00 TL yargılama gideri masrafının kabul ve reddolunan kısım üzerinden hesap olunan 98,55 TL'sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul oranı da dikkate alınarak takdir edilen 2.769,18 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan kısım dikkate alınarak takdir edilen 22.448,88 TL vekalet ücreti alacağının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 25,54 TL'sinin davalıdan; 1.294,46 TL'sinin ise davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/07/2024