T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/429 Esas
KARAR NO:2024/659
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:13/06/2022
KARAR TARİHİ:17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:
Davalının sahibi bulunduğu, müvekkili şirkete ------- tarihinde dava dışı ------ sevk ve idaresinde iken tam ve asli kusurlu olarak ---- plakalı araçların hasarlanmasına ve ----- plakalı araç sürücüsü ---- plakalı araçta yer alan yolcu---- yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalının sahibi olduğu ------ araç olay yerinden bilgi vermeden ayrıldığını, bu durum kaza tespit tutanağı ve -------nolu dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, kaza neticesinde ---- plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle ---- sayılı başvuru neticesinde ----sayılı karar gereğince----- plakalı araç sahibi ----- başlatmış olduğu ------ tarihinde stopajla birlikte ----- ödendiğini, yine ------sayılı dosyasına ---- tarihinde stopajla birlikte ---- yatırıldığını, toplamda---- işbu tazminatın Trafik Sigortası Genel Şartlarının B 4/f (Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi) maddesi gereğince davalıdan tahsili için arabuluculuğa başvurulmuşsa da, arabuluculukta anlaşılamadığından huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kavdı ile davalarının kabulü ile 91.649.790 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya mehaz teşkil eden somut vakıada dava dışı -----------günü saat 18.00 sularında------ istikametine doğru sağ şeritte hız limitlerine uygun bir şekilde seyir halinde iken ------- isimli şahıs tarafından kullanılan aracın, sağ şeritte hiçbir tedbir almadan dörtlü flaşörleri dahi açık olmadan durduğunu fark ettiğini, ------ mevcudi durumu aktarılan ------- plakalı aracı gördüğünde, ani fren yapması durumunda zincirleme bir kazaya sebep olacağını fark ettiğini ve aracıyla sol şeride geçtiğini, ilgili manevrası sonucu orta şeritte seyir halinde olan ve ------tarafından kullanılan -------plakalı araca ------- tarafından herhangi bir çarpma ya da sıyırma durumu gerçekleşmediğini, ancak ------ tarafından paniğe kapılarak; aracın hakimiyeti önce sola sevk edildiğini ve kendi beyanına göre sol şeritte seyir halinde olan tıra çarptığını ve ardından da savrularak ----- çarpmama saiki ile seyrini değiştirdiği ---- plakalı araca çarptığını, ilgili olay hakkında----- dosyasında müşteki sıfatına haiz ---- beyanları da yukarıda aktarılan yönde olduğunu, ------- zikredilen ceza yargılamasının gerek soruşturma aşamasında gerekse de kovuşturma aşamasının 2. celsesinde verdiği ifadede dava dışı ---- hakimiyetindeki aracının kendisinin sağında olduğunu açık bir şekilde beyan ettiğini, ancak dava dışı ------- yokluğunda hazırlanan kaza yeri krokisinde ve yukarıda belirtilen ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, ----- aracının sol şeritte kabul edildiğini ve hakimiyetindeki aracın sağa kırdığı kabulü ile rapor tanzim edildiğini, Halbuki; Ceza dava dosyasında müşteki sıfatına haiz olan dava dışı ------ tarihli ifade tutanağında, ------tarihli savcılık suç duyurusu dilekçesinde, kovuşturmanın 2. celsesinde verdiği ifade; ----- hakimiyetindeki aracın sağ şeritten önüne kırıldığı beyan edildiğini. Dava dışı ---- yargılamanın 2. celsesinde verdiği beyanda ------- hakimiyetindeki aracın, önündeki araca (---------plakalı araç) çarpmama saikiyle sola kırıldığı açık bir şekilde beyan edildiğini ve kendisinin aracı ile ------ aracının çarpıştığı hususunda bir beyanda bulunulmadığını, zikredilen ceza yargılamasına sunulan ilgili raporlarda ------ aracının,------- aracına çarptığı ve bu kaza sonucunda ----- aracının sağ yan kısımlarının, ----- aracının ise sol ön çamurluk yan kısımlarının hasar aldığının belirtildiğini, işbu sebeple davacı------- dava dışı----- sevk ve idaresindeki aracın tam ve asli kusurlu olarak ----- plakalı araçların hasarlanmasına ve ----- plakalı araç sürücüsü ----- plakalı araçta yer alan yolcu ------ saralanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile müvekkiline yönelttiği işbu davadaki taleplerinin asılsız ve haksız olduğunu,-------- dosyasındaki ceza yargılaması işbu dava tarihinde derdest olduğunu, ilgili dosyası kapsamında dava dışı ----- tarafından karara itiraz edilerek, yargılama bir üst merci) taşındığını, Davacı -----yaralandığını iddia edilen dava dışı-------- olay yerinde bırakıp kaçtığı yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, zira yukarıda tafsilatıyla aktarıldığı üzere dava dışı-------somut vakıa özelinde herhangi bir kusuru mevcut olmadığından mütevellit, olay yerinde kaza gerçekleştikten sonra aracını stop ederek; kazazedelere gerekli yardımda bulunduğunu ve kolluk kuvvetlerinin olay mahalline gelip gerekli incelemeleri yapmaya başlamalarından sonra olay yerinden ayrıldığını, işbu aktarılan kısma ve yukarıda aktarılan tüm şeraite ilişkin --------- tanık olarak dinlenmesini mahkemeden talep ettiklerini, ayrıca;----- dikkate alındığında, somut vakıada dava dışı ----------kasıt ve ağır kusur seviyesinde herhangi bir fili bulunmadığını; işbu sebeple müvekkilinin davacıya karşı, davalı sigorta şirketinin tazmini rücu imkanı bulunmadığını; Türk Medeni Kanunu madde 6'da belirtildiği üzere, aksi belirtilmedikçe taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu; usul hukukunda ispat yükü hak iddiasında bulunan tarafa ait olduğunu, dolayısıyla sigortalının halefi sıfatıyla rücu davası açan sigortacı da alacak iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, ancak sigortacı, sigortalının ispat yüküne ek olarak rücu davası açma hakkına sahip olduğu yani Türk Ticaret Kanunu madde 1472 ve/veya 1481 kapsamında sigortalısının halefiyetin gerçekleştiğini de ispatlaması gerektiğini, dolayısıyla sigortacının öncelikle sigorta ettirenle arasında hukuken geçerli bir sigorta sözleşmesi akdedildiği, bu zarar için deşme kapsamında sigorta tazminatı ödendiğini, bu zarardan dolayı üçüncü bir. kişinin sorumlu olduğunu ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının mevcut olduğunu ispatlaması gerektiğini, bu bağlamda davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiler ---- tarihli raporlarında özetle; ---- davalı----- nakliyat'ın maliki olduğu ------- plakalı araç sürücüsü dava dışı--------- tarihli yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; %100 (Yüzde Yüz) asli ve tam kusurlu olduğu; dava konusu -----Tarihli Trafik Kazasına Karışan Dava Konusu ----- plakalı araç maliki ve sürücüsü dava dışı ----- tarihli yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; Atfi Kabil kusurunun bulunmadığı KUSURSUZ olduğu; dava konusu ---- Tarihli Trafik Kazasına Karışan Dava Konusu -------plakalı araç maliki ve sürücüsü dava dışı --------tarihli yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; atfı kabil kusurunun bulunmadığı KUSURSUZ olduğu; davacı sigorta şirketinin rücu talebine dayanak olan ---------- Emrinde belirtilen ------- Karar Sayılı Kararında yer alan dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan ---------- plakalı aracın hasar tutarının, serbest piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin tenzili ile 43.250,00TL olacağı, ancak davacı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 39.000 TL olması sebebiyle 39.000,00TL olarak Asıl alacak tutarının kabulünün yerinde olacağı; davacı sigorta şirketinin rücu talebine dayanak olan ---------- Esas Sayılı İcra Emrinde belirtilen ------ Karar sayılı kararında yer alan, -------- sayılı dosyasına sunulan 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan ------- plakalı aracın hasar onarım tutarının, serbest piyasa rayiç değerlerine göre araç üzerinde yapılan inceleme ile belirlenmiş olduğu anlaşıldığından ve dosya kapsamında başkaca bir onarım faturası bulunmadığından, dava konusu -------- plakalı aracın hasar onarım tutarının KDV dahil 18.132.344TL olarak kadri maruf olacağı, asıl alacak tutarı olarak KDV dahil 18.132,34TL tutarın kabul yerinde olacağı, davacının, -------maddesinin (f) bendi uyarınca davalıya rücu talebinin yerinde olduğu, icra daireleri hesap raporları dikkate alındığında poliçe kapsamındaki toplam tazminat tutarının 91.523,09 TL olduğunu beyan ve rapor etmişlerdir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Somut uyuşmazlıkta 14.08.2019 tarihinde meydana gelen kazayı kapsayacak şekilde ----- plakalı davalı ---- adına kayıtlı ----- kapalı kasa kamyon tarzı aracın davacı sigorta şirketine --- vadeli olacak şekilde ----- poliçesi ile teminat altına alındığı, dosya içerisinde yer alan -----soruşturma sayılı dosyasında yer alan ifade ve araştırma tutanakları ile bilirkişi raporu ve------ Mahkemesinde alınan ifade ve rapor da değerlendirilmek suretiyle dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre-------plakalı araç sürücüsü ---------- %100 asli kusurlu olduğu, davacı tarafından işbu kazadan kaynaklı olarak rücu kapsamında icra takibi başlatıldığı, davacı sigorta şirketinin -------uyarınca kusur oranları da dikkate alındığında araç maliki olan davalıya rücu talebinin yerinde olduğu ve icra daireleri hesap raporları dikkate alındığında 91.649,79 TL tazminat tutarının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-91.649,79 TL maddi tazminatın 57.918,10 TL si için ödeme tarihi olan 07.09.2021 , 32.602,46 TL'si için ödeme tarihi olan 15.02.2022, 1.129,23 TL'si için ödeme tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 6.260,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.565,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.695,45 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 1.565,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.645,85 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 128,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.128,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile --------Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024