T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/263 Esas
KARAR NO:2023/905
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/04/2023
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---- plakalı araç 21.07.2021 tarihinde, saat 13:00 sıralarında, ----- seyir halinde iken, davalı sigorta şirketince ----- nolu poliçeyle teminat altına alınan dava dışı ---- ve dava dışı ------ sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın müvekkile ait araca çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusursuz, ------- plakalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğunu, bu durumun kaza tespit tutanağından anlaşılacağını, söz konusu kaza neticesinde müvekkile ait aracın hasar aldığını ve değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketi ------ aracın trafik sigortacısı olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin aracında meydana gelen zararlardan poliçe kapsamında sorumlu olduğunu, dava konusu araç müvekkili firmaya------- sözleşmesi ile dava dışı ---- tarafından kiralanmış olduğunu, uzun dönem kiracı olan müvekkili işleten sıfatını haiz olduğundan müvekkili firmanın işbu davayı açmaya ve yürütmeye yetkisi bulunduğunu, ayrıca uzun dönem kiracı olması sebebiyle işleten sıfatına haiz olup dolayısıyla dava ve talep hakkı olduğunu, müvekkiline ait------ plakalı aracın, söz konusu kaza neticesinde hasarlı bir araç konumuna düşmüş olduğunu, çok sayıda parçasının değişimi ve onarımı gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybının tespit edilerek bu bedelin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle --- plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararına binaen belirsiz alacak olarak 11.118,00 TL' nin kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 Uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edildiğini, davacı yanın HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmediğini, dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen --- tarihli kazaya karıştığı belirtilen ------ plakalı aracın müvekkili şirkete ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere -----sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, teminat limitinin tükendiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan ------- ekine göre yapılması gerektiğini, gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesi ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiği, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebi reddedilmesi gerektiğini,------ plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiği, işbu davaya konu aracın daha önce hasara uğramış olması halinde araç tekrar değer kaybına uğramayacağından değer kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması ve bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 Sayılı Kanun yürürlüğe girmiş olduğunu, iş bu davada uygulanması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, tüm bu nedenlerle Sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, dava konusu talepler belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın usulden reddine karar verilmesini, yapılan ödemeler sonucu teminat limitinin tükenmesi nedeniyle esasa girilmeden davanın reddi gerekmekte olduğunu, mahkeme esastan inceleme yapacak ise, kusur tespiti için dosyanın ---------- gönderilmesini, davacının değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasını, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitini,----- iş bu dosyaya uygulanmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini, mahkeme aksi kanaateyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama, masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve arz etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile Dava, 21/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 07/04/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Davacı vekilinin 29/05/2023 tarihli dilekçesi ve duruşmada alınan beyanında davalı sigorta şirketinin 13/12/2022 tarihinde talep konusu değer kaybı ödemesini finansal kiralama sözleşmesi akdettikleri ----- ödediklerini bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davalının kötü niyetli olarak iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; Kazaya karışan ve----maliki olduğu ----- kiralama sözleşmesi kapsamında davacıya kiralandığı, kazada zarar görenin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacı taraf olduğu, zararın tazmini hususunda araç maliki ------ tarafından davacı tarafa yetki verilmiş olduğu, değer kaybının tazmini hususunda 13/06/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve arabuluculuk sürecinin davacı ve davalı sigorta şirketi arasında gerçekleştiği, dava konusu edilen ---- değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketince --- tarihinde araç maliki ---- hesabına yatırıldığı, araç maliki --------- tarihinden dava tarihine kadar geçen dört aylık süre içerisinde davacı tarafa bildirimde bulunmadığı bu haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği anlaşılmakla bir kısım yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı sigorta şirketi tarafından arabuluculuk tarihinden sonra ödeme yapılması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 759,47 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 189,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 569,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.778,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13. fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023