T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/262 Esas
KARAR NO:2023/969
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/07/2020
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/06/2018 tarihinde davalı ----- sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ---- tarafından ----umarası ile sigorta edilen---------- plakalı araç seyir halindeyken önünde seyreden aracı geç fark ettiğini, aracın direksiyonunu boş olan sol şeride kıracak iken sağ şeritte bulunan emniyet şeridine kırması sonucu aynı zaman diliminde gerekli güvenlik önlemleri alarak yol kenarındaki çim biçme işlemlerini yapan müvekkinin ve diğer kazazedelerin bulunduğu alana girmesi sonucu yaralamalı ve ölümlü tafik kazasına sebebivet verdiğini, kaza sonucu müvekkili ile birlikte üç kişi yaralandığını, iki kişinin de vefat ettiğini, kazada yaralanan ve vefat edenlerin tamamının yabancı uyruklu ve düşük bedelle çalışan göçmen işçiler olduğunu, müvekkilinin kaza sonucu ---------kaldırıldığını, yapılan müdahaleler sonucunda birçok bölgesinde kırık tespit edildiğinden bir çok kemik parçası platinle tutturulduğunu, müvekkilinin yaşamış olduğu kaza sebebiyle, büyük bir üzüntü yaşadığını, olay tarihinde müvekkili evlenmek için para biriktirmek amacıyla ------- geldiği ve --------- yabancı işçi olması sebebiyle düşük bedellerle çalışmak zorunda kaldığı ve akabinde böyle bir kazaya maruz kaldığını, yaşadığı kaza sebebiyle hali hazırda bir bacağı 2.5 cm kısa ve vücudunun neredeyse tüm kemiklerinde kırık, kafatasında kırık mevcut olduğunu, bunun yanında evlenmeyi düşündüğü kişinin bu kaza sonucu evlenmekten vazgeçmesi ile de müvekkilde tarifi güç duygusal bir hezimet yaşadığını, müvekkilinin bundan sonraki hayatında bacağı kısa ve baston yardımıyla yürümek zorunda olacağını bu nedenle davalının haksız eylemleri nedeniyle, müvekkilinin yaşadığı elem ve ızdırabı dindirmesi mümkün olmasa dahi azda olsa hafifletmesi adına davacı için 150.000,00 manevi tazminatın davalı ------ tazmini ve tahsili için dava açmak zorunda kaldıklarını, tüm bu nedenlerle davacı ------- haksız fiilin gerçekleştiği 02/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ------- tazminine ve tahsiline, davacının maluliyeti nedeniyle (Davalı ----- ödemiş olduğu 68.339,00TL maddi tazminat ve 4.332,00 TL vekalet ücretinin mahsup edilerek) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ----- yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı -------- yönünden 29/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- davalı ------- müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ------ üzerinden aktif / pasif sorgusunun yapılarak, başta kazaya karışan ----- plakalı araç olmak üzere adına kayıtlı araç ve gayrimenkuller ile hak ve alacaklarının üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, hali hazırda, müvekkilinin maddi gücünün dava masraflarını ve harçlarını karşılayacak durumda olmaması sebebiyle adli yardım taleplerinin kabulü ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğunu,---- sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde -----------sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı 360.000-TL olduğunu, müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediğini, davacının “sürekli işgöremezlik tazminatı talebi” ile ilgili iddia edildiği gibi malul kaldığı sabit olmadığı ve ayrıca tespiti gerektiğini, davacının malul olup olmadığının adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten sonra, sürekli maluliyet tazminat miktarı aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından trafik sigortası genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği maluliyet sebebiyle ----- herhangi bir ödeme alıp almadığı kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığı belirlenmesi gerektiğini, KTK 97. Maddesi gereğince "dava şartı noksanlığı" sebebiyle davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve arz etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; 02.06.2018 günü müvekkili ---- kendi sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracı ile eşi ve 3 çocuğu ve kayınvalidesi ile birlikte iken ---------- ayrımına girdikten sonra iki şeritli tek yön yolda ortalama 60-70 km hızla önünde seyreden iki minübüs ve solunda yer alan başkaca araçlarla birlikte seyir halinde iken, önünde seyreden -------- uzaklaşmasından sonra araç yolunda kendi şeridi üzerinde yolun solundan sağına geçmeye çalışan ve elinde bir alet bulunan şahsı gördüğünde, şahsa çarpmamak için solda araç olduğundan sola manevra yapamadan panik halinde frenle birlikte direksiyonu sağa kırdığını, sağ tarafta da emniyet şeridi üzerinde park halindeki minübüsü ve minibüs etrafındaki insanları görünce tekrar sola manevra yapmaya çalıştığını ancak emniyet şeridinde yer alan araca ve araç çevresinde bulunan insanlara çarptığını, çarpma esnasında emniyet şeridinde yer alan aracın sağı solu önü ya da arkasında hiçbir güvenlik önlemi, işaret, tedbir olmamasına rağmen, olay sonrasında gelen polis ekipleri tarafından kaza yerine uyarıcı işaretler yerleştirildiğini, kaza sonrası olay yerinde ilk etapta davalının ve diğer kazazedelerin ifadesine başvurulmadan eksik ve hatalı bir şekilde trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini ve davalıya kusur isnat edildiğini ancak meydana gelen kazada davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, ileri sürülen iddiaların kazanın oluş şekli ve kazanın meydana gelmesindeki kusur açısından gerçeği yansıtmadığını, kazada kusurlu olan kişinin müvekkilinin değil, ana yolda karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yola fırlayan şahıs veya şahıslar ile, hiçbir güvenlik önlemi almadan, yola uyarıcı ve önleyici işaret ve işaretçiler yerleştirmeden aracı emniyet şeridine park eden, çalışanları otoyolda karşıdan karşıya geçmek zorunda bırakan ve emniyet şeridinde bulunan minibüs ile minibüs yanında bulunan yayaların orada bulunmasına sebep olan asıl işveren ---------- ve davacı ile birlikte diğer çalışanlar olduğunu, bu sebeple davalı müvekkilinin kazada kusursuz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunduğundan, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, kazanın meydana gelmesinde olay mahallinde hiçbir güvenlik önlemi almadan çalışma yaptıran ------ yolun bir tarafında diğer tarafına geçmek için yola fırlayan çalışanlar kusurlu olduğundan davanın ------ ihbarını, ayrıca davalı müvekkilin kullandığı -------- plakalı araç -------- tarafından genişletilmiş----- poliçesi ile sigortalandığından davanın ---- ihbarını talep ve arz etmiştir.İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde belediyelerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı ----plaka sayılı araç sürücüsü ------ tarafından görülmekte olan dava belediyelerine ihbar edilmişse de; gerek Trafik Kazası Tespit Tutanağında ---------kazaya sebebiyet verdiği, Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a-şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymama kuralını ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğunu, gerekse------ Soruşturma sayılı dosyasına sunulan -----tarafından hazırlanan ----- sayılı raporda belirtildiği üzere -------gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmekle kazanın meydana gelmesinde belediyelerinin kusuru bulunmadığını, ihbar dilekçesinde kazanın meydana geldiği yerde belediyenin yolun her iki tarafında çim biçme işi yaptırdığı ve işçileri taşıyan araç sürücüsünün hiçbir önlem almadan ve uyarı işareti koymadan aracı emniyet şeridine park etmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği iddia edildiğini, bu iddiaya katılmak mümkün olmadığını, kazanın meydana geldiği sırada çim biçme işi yapılan yerde ve yolda gerek çalışanların gerekse araç trafiğinin güvenliği için her türlü güvenlik önlemleri alındığını, kaza davayı belediyelerine ihbar eden davalı ----- plaka sayılı araç sürücüsü --------seyir halinde iken önünde seyreden aracı geç fark etmesiyle direksiyonu emniyet şeridine kırarak çim biçme işi yapan çalışanların bulunduğu alana girmesi ile meydana geldiğini, kazanın meydana gelişinde davalı ------- asli ve tam kusurlu olduğunu, tedbirli ve dikkatli bir sürücünün, normal şartlarda böyle bir kazaya karışması mümkün olmadığını, sürücünün şahsi kusuru söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde belediyelerinin kusuru bulunmadığını arz ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, maddi ve manevi tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) talebine ilişkindir. Uyuşmazlık 02/06/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine -----davalı----- kullanımında olan ---------- plakalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle geçici sürekli iş göremezlik zararı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup,mahkememizdeki dava 24/07/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Davadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvuru şartı yerine getirilmiştir. Dosya -------- kurulan tevdi ile davacının maluliyeti hususunda rapor alınmıştır. ------- tarihli maluliyet raporunda özetle; ------- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamından kişinin tüm vücut engellilik oranının % 45 (yüzdekırkbeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.Kusura ilişkin ----------- tarihli raporunda özetle; 02.06.2018 günü saat 18:00 sıralarında sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı--------- bağlantı yolu üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan tünel girişine 100 metre kala beyanına göre hareket alanına bir yayanın girmesi neticesinde sağa direksiyon manevrası ile birlikte önce bariyerlere sonra çim biçme işi yapan ekibe,----- tarafından bankette durdurulan ------plakalı araca ve çim biçme makinesine çarparak durması neticesinde dava konusu -------- yaralandığı trafik kazasında; karşıdan karşıya geçiş yapan yayanın olup olmamasına göre alternatifli şekilde rapor hazırlandığı, mevcut bulgulara göre; I. Alternatifte; Karşıdan karşıya geçen yayanın kabulü durumunda kusur değerlendirmesi yapıldığında: A.Sürücü --------, idaresindeki aracı ile seyir halinde iken hareket alanının yaya girişine kapalı olan yolda bir yaya tarafından kapanmışsa da daha kontrollü tedbirleri sağlaması, bankette bulunan duran araç ve yaya yoğunluğunu gözeterek bu mahalden kaçınma manevrasını yapması gerekirken bunu sağlayamadığı anlaşılmış gerçekleşen kazada alt düzeyde tali derecede kusurlu bulunduğu, B.Sürücü ---------aracını bankete bırakması olayında kazanın meydana gelmesine yönelik trafik kazası şartları altında kusurunun bulunmadığı, C.Yaya ---------- yolun banket kısmında gerçekleşen kazada kural ihlali ve yaralanmasında kusurunun bulunmadığı, D.Kimliği tespit edilemeyen yaya, yaya girişine yasak olan ve yaya geçişinin öngörülemeyeceği yolda karşıdan karşıya geçerek yaklaşmakta olan aracın hareket alanını kapattığı ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış ve gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunduğu, II. Alternatifte;Karşıdan karşıya geçiş yapan yayanın varlığının kabul edilmemesi durumunda: A.Sürücü ---, idaresindeki aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek bankette bulunan unsurlara ve yayalara çarptığı olayda asli derecede kusurlu olduğu, B.Sürücü ------- aracını bankete bırakması olayında kazanın meydana gelmesine yönelik trafik kazası şartları altında kusurunun bulunmadığı, C.Yaya -----yolun banket kısmında gerçekleşen kazada kural ihlali ve yaralanmasında kusurunun bulunmadığı, sonuç olarak; I. Alternatif durumunda; A.Sürücü ----- %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, B. Sürücü ----- kusursuz olduğu, C. Yaya ------- kusursuz olduğu, D. Kimliği tespit edilemeyen yayanın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu; II. Alternatif durumunda: A. Sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B. Sürücü ---- kusursuz olduğu, C. Yaya------ kusursuz olduğu belirtilmiştir.---------sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Ceza dosyasında aldırışan -------- tarihli ------ raporunda da alternatifli şekilde kusur oranı belirleme yoluna gidildiği, mahkeme heyetince karşıya geçiş yapan yayanın varlığı kabul edilmek suretiyle sürücü ------ için atfedilen alt düzey tali dereceye göre cezalandırma yoluna gidildiği, sanık --------- hakkında "Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Sebep Olma" suçundan 5237 Sayılı TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ------------ hakkında "Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne ve Yaralanmasına Sebep Olma" suçundan sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle atılı suçtan 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, işbu kararın istinaf incelemesinden geçerek 24/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı ve davalı tarafın tanık deliline dayandıkları anlaşılmakla, davacı ve davalı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiş olup;
Davacı tanığı --------- alınan beyanında; davacının iş arkadaşı, ihbar olunan --------- de oğlu olduğunu, işçilerin o gün yol kenarındaki yamaçta çim biçmek üzere bulunduklarını, işçilerin görev süresinin bitmek üzere olduğunu, babasının aracıyla geldiğini, işçilerin bu minibüse makineleri koyacaklarını, aracın sağ tarafta emniyet şeridine park ettiğini, aracın arkasına iki tane duba, bir tane de duba görevi görmek üzere bidon koyduklarını, ayrıca biraz daha geride bayrakçı diye tabir edilen işçilerden birinin formasını salladığını, aracın orda bulunduğu süre boyunca bayrakçı bu görevini yaptığını, kaza anında yamaçta bulunduğunu, bu nedenle kazayı birebir gördüğünü, yolun iki şeritli olduğunu, davalı ---------- en sağ şeritte ilerlediğini, önünde aynı şeritte başka bir minibüsün ilerlediğini, davalının önündeki aracın sağ tarafından yani emniyet şeridinden geçmeye çalışırken kendilerine ait minibüsü görmediğini ve davacıya çarptığını, davalının önünde ilerleyen minibüsle takip mesafesi az olduğundan davalının muhtemelen emniyet şeridinde park halinde bulunan minibüsü ve dubaları görmediğini, kazanın bu nedenle meydana geldiğini, davalının aracının önünde giden bir tane ----- hatırladığını, ikinci minibüsü hatırladığını, işçilerin kaza anında sol şeritten sağ şeride geçmesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, işçiler sağ tarafta bulunan yamaçta çalıştıklarını, kazanın olduğu yerde yaklaşık 150 metre ötede bir üst geçit bulunduğunu, ancak işçilerin genelde yolu kontrol ederek karşıdan karşıya yaya olarak geçiş yaptıklarıı, ancak kaza anında yolun sol tarafında herhangi bir çalışmalarının mevcut olmadığını, yolun sol tarafında kazadan yaklaşık bir ya da bir buçuk saat önce çalışma olduğunu, kaza anında çalışma olmadığından işçilerin karşıdan karşıya geçmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ettiği görülmüştür.Davalı tanığı-------- alınan beyanında; kaza günü davalı sürücü olan eşimle aynı araçta bulunduklarını, , kazanın 3 şeritli gidiş yönü olan otobanda gerçekleştiğini, hızlarının çok yüksek olmadığını, orta şeritte ilerlerlerken, önlerinde başka iki minibüsün ilerlesiğini, minibüslerle aralarındaki takip mesafesinin çok fazla olmadığını, öndeki minibüslerin birden yalpaladığını, frene bastıklarını, ancak minibüslerin o sırada ilerlediklerini, bu minibüslerin yanında sağ yol kenarında başka bir minibüsün daha dursuğunu, bu minibüsün önünden yol kenarında çalışan işçilerin yolun sol tarafından sağ tarafına geçmeye çalıştıklarını, öndeki iki minibüsün bir şekilde bu şahıslara çarpmadığını, ancak öndeki iki minibüs ilerledikten sonra kendilerinin aniden bu şahısları gördüklerini, şahısların yolun sağında bulunan ve durak halinde olan minibüse binmek için karşıdan karşıya geçtiklerini, bu sırada yolun sağında duran minibüsün arka kapısının açık olduğunu, eşinin aniden gördüğü bu şahıslara çarpmamak için aracın direksiyonunu sağ tarafa doğru kırdığını, sol tarafa kırmasının mümkün olmadığını, sol şeritten sürekli araç ilerlediğini, aracın direksiyonunu sağ tarafa kırınca yolun sağ tarafında çalışma halinde bulunan davacı yayaya çarptığını, yolun sağ ve sol tarafında çalışan işçileri görmediklerini, önde ilerleyen iki minibüsün bu şahısları görmelerini engellediğini, yolun sağ tarafında duraklama yapan minibüsün önünde arkasında herhangi bir duba v.s olmadığını, işçilerin yolda çalıştığını gösterir herhangi bir işaretleme de yapılmadığını, duba koyulmadığını, emniyet şeridi hariç yolun iki şeritli olduğunu, emniyet şeridinin hemen yanında bulunan şeritte yani aslında sağ şeritte bulunduklarını, bu nedenle eşinin direk sağ tarafa doğru aracın direksiyonunu kırdığını beyan ettiği görülmüştür.08/09/2022 tarihli ----kusur raporundaki 1 nolu alternatifin dikkate alınması suretiyle davacının zarar hesabının yapılması amacıyla dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir.Aktüerya bilirkişi ------- tarihli raporunda özetle; -----------numaralı Alternatifli raporu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, ödeme tarihine
göre yapılan hesaplamanın ---------- Yöntemine göre yapıldığı,dava dışı --------- tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı, ----- tarafından 03.06.2020 tarihinde 68.339,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin Geçici İş Göremezlik zararı, tedavi, bakıcı giderleri, sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam zarara istinaden yapıldığı tespit edilmiş olup, yapılan ödemenin ne kadarlık kısmının geçici ne kadarlık kısmının sürekli iş göremezlik zararına istinaden yapıldığı tespit edilemediğinden, yapılan ödemenin
davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik Zararı ile karşılaştırıldığı, ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada; Geçici İş Göremezlik zararının 5.029,95 TL olduğu, ------ kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başına Sağlık ve Tedavi Giderleri Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, Sürekli İş Göremezlik zararının 66.323,13 TL olduğu, davalı -----------tarafından yapılan 68.339,00 TL ödeme ile davacının Sürekli İş Göremezlik Zararının %103,04 oranında aşarak karşılandığı, ödeme tarihi itibariyle davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararlarının aşarak karşılandığı tespit edilmiştir.Davacının itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup; 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ödeme tarihi rapor/hesap tarihi kabul edilerek 2023 yılı güncel Asgari Ücret verisine göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, kök raporun güncel Yüksek Yargı kararlarına, mevcut yasalara, doktrine ve aktüeryal hesap ilkelerine uygun olduğu belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından; 02/06/2018 tarihinde ------- ayrımları bağlantı yolu üzerinde seyir halinde olan davalı sanık ----- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı kamyonetin tünele 102 metre kala yolun sol tarafından yolun sağ tarafına geçmek isteyen yaya olarak yolda bulunan kimliği tespit edilemeyen kişiye çarpmamak için sağa doğru manevra yaptığı gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan bankete girerek sağ yan kısımları ile bankete sürtüp aracın ön kısmı ile banket üzerinde duraklayan ihbar olunan ----- idaresindeki -----------plaka sayılı kamyonetin arka kısmına ot biçme makinelerini yükleyen yayalara ve kamyonetin arka kısmına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında; ceza dosyası, ceza dosyasında kazanın oluşumuna ilişkin alınan ifadeler, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, mahkememiz dosyasında dinlenilen tanık beyanları,----- raporu birlikte değerlendirildiğinde; kazanın davalı ----- yola giren kimliği tespit edilemeyen yabancı uyruklu olması muhtemel yayaya çarpmamak için sağa yönelmesi ve bunun sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybederek davacıya çarpmak suretiyle gerçekleştiği, ---- raporunda birinci alternatif belirlemesine göre meydana gelen trafik kazasında davaşı -----%15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, ihbar olunan sürücü ---- kusursuz olduğu, davacı ------ ise kusursuz olduğu, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada Sürekli İş Göremezlik zararının 66.323,13 TL olduğu, davalı -------- tarafından yapılan 68.339,00 TL ödeme ile davacının Sürekli İş Göremezlik Zararının %103,04 oranında aşarak karşılandığı, ödeme tarihi itibariyle davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararlarının davalı sigorta şirketi tarafından aşarak karşılandığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
4-Davalıların kendilerini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T' deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı ---------------vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023