T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/645 Esas
KARAR NO:2024/396
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:15/09/2023
KARAR TARİHİ:16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, davacı müvekkiline karşı ----- sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, söz konusu icra dosyasında borcun sebebi olarak; davacı müvekkili adına kayıtlı ----- plaka sayılı araç arasında gerçekleştiği iddia edilen kazaya ilişkin ----- plaka sayılı aracın hasarlanmasına neden olunmasından dolayı davalı şirketin sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın müvekkili şirkete rücu edildiğini, icra dosyasında kazanın ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin ya da kusur durumun ne şekilde belirlendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge, fotoğraf ya da kaza tespit tutanağına yer verilmediğini, müvekkili şirket hakkında böyle bir kaza yaşandığını ve yaşanan kazaya istinaden hakkında icra takibi başlatıldığını takibin kesinleşmesi sonucu banka hesaplarına ve araçlarına haciz konulması sonucu öğrendiğini, yapılan araştırma sonucu da yaşanan kaza sebebiyle kendilerinin herhangi bir kusuru olmadığını tespit etmiş ve bu sebeple huzurdaki işbu menfi tespit davası açıldığını, davalı şirketin, kasko sigortalısı olan --------- plaka sayılı aracın maliki olan şirketin tek taraflı beyanlarına istinaden inceleme ve değerlendirme yaptığını, bu sebeple davalı şirketin inceleme ve değerlendirmelerine istinaden sigortalısı olan şirkete ödemiş olduğu tazminatı davacı müvekkili şirkete rücu etmesi hiçbir suretle kabul edilemeyeceğini, diğer yandan huzurdaki davada, alacaklı olduğunu ispat etmesi gereken davalı şirket olduğunu, bu sebeple huzurdaki yargılamada da davalı- alacaklı şirket alacağın varlığını ispat edilmesi gerektiğini, yaşanan kaza sebebiyle davacı müvekkili şirkete ait aracın kusurlu olduğu ispat edilmeli, kazanın ne şekilde gerçekleştiği kazaya ilişkin fotoğraflarla ortaya konulmalı ve zarar ispatlanması gerektiğini, ancak buna ilişkin hiçbir bilgi, belge ve fotoğraf takip dayanağına eklenmemiş haksız ve kötü niyetli olarak davacı müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davacı müvekkilinin, ------- sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takip neticesinde davalı tarafa 122.771,27-TL(kapak hesabı) borçlu bulunmadığının tespitine, menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak başlayan ve davacı müvekkilin araçlarına ve banka hesabına haciz koyarak maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet veren davalıdan takip konusu asıl alacağın %20'sinde aşağı olmamak üzere tazminatın alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ----- Arasında; --- başlangıç ile --- bitiş tarihli , ----- Akdedildiğini, müvekkili Şirketin, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, yalnızca poliçede yazılı özel şartlar ve yangın sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davaya konu somut olayda müvekkili şirketin kaskolu aracı park halindeyken davacı yana ait araç ile çarpılması sonucu sigortalı araç zarara uğradığını, bu nedenle şirketin davacı yana rücu hakkı doğduğunu, alınan ekspertiz raporunda dava dışı sigortalının zararının --------olduğu tespit edildiğini ve KDV tevkifatı yapılmış hali ile bilahare 77.873,76 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın olay yerini terk etmediğini iddia ettiğinden ancak aksi yönde kanıt bulunduğundan iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olup sigortalının kasıt ve ağır kusuru olması durumunda sigorta şirketi 3. Kişiye ödediği tazminatı sigorta ettirene rücu edebileceğini, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelen bir olayda zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın ağır kusurlu sigorta ettirenden rücu edebileceği kanunla ve yerleşik yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin, davacının olay yerini terk gibi ağır ve kabul edilemez kusurunun bulunduğu somut olayda rücu hakkına sahip olacağı izahtan vareste olduğunu, işbu nedenle karşı yanın yapılan takibin usule aykırı olduğu iddiası abesle iştigal olduğundan reddini istemiştir.
Mahkememizce -------- dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhinde 95.189,59 TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce kusur ve hasara yönelik rapor düzenlemek üzere bilirkişiden rapor aldırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; kaza aracın hasarları ekspertiz marifetiyle tespit edilmediği gibi aracın onarıldığına dair, onarım faturası ( değişen, onarılan, boyanan, parça listesi ) dosyaya konulmamış veya araç onarılmadığını, belirtilen sebepler nedeniyle sağlıklı, denetime elverişli rapor sunamayacağını, bahis edilen belgelerin tedarik edilmesi halinde rapor hazırlanabileceği bildirilmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava konusu uyuşmazlığın, davacının---- dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.Somut olayda; davalı tarafın rücuen tazminini talep ettiği hasar zararlarına ilişkin eksper raporu, tamir esnasında onarım resmi, gerçek hasar durumunu ve miktarını tespit edilmesini sağlayacak hiçbir delil sunmadığı, ayrıca olaya ilişkin kaza tespit tutanağı kusur durumunu belirleyecek belge bulunmadığı, bilirkişi raporunda da; aracın hasarları ekspertiz marifetiyle tespit edilmediği gibi aracın onarıldığına dair, onarım faturası ( değişen, onarılan, boyanan, parça listesi ) dosyaya konulmamış veya araç onarılmamış olduğu, bu sebeple sağlıklı, denetime elverişli rapor sunulmasının mümkün olmadığı hususunun açıklandığı, araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasarın gerçek miktarının tespiti için davalı tarafından delillerinin dosyaya sunulması gerektiği, dava menfi tespit davası olup ispat yükünün davalıda olduğu gözetildiğinde davalının kusur ve hasar durumunu eldeki bu delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacının ------- dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davacının -------Esas sayılı dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Karar harcı olan 8.386,50 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.096,63 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 6.289,87 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 2.096,63 TL harç masrafı ile 269,85 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 3.183,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 19.643,40 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde ------- numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ----- konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024