T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/540 Esas
KARAR NO:2024/628
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/07/2022
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- sektörünün öncü üreticilerinden olarak,------- temel değerleriyle birlikte iş ortaklarıyla güvene dayalı ve uzun ilişkiler oluşturduğunu ve onlara özel esnek çözümler ürettiğini, ------ gerçekleştirdiği ihracat miktarı ve istihdam sayısı ile ----- ciddi katkılarda bulunmaya devam etmekte olduğunu. davalı ----Müvekkil arasında -------- akdedildiğini, davalı ile müvekkili arasındaki iş ilişkisi Davalı'nın istifası nedeniyle------ tarihinde sona erdiğini, hemen akabinde Davalının, müvekkili ile aynı işkolunda faaliyet gösteren dava dışı -------nezdinde çalışmaya başladığını, işbu durumun davalı'nın ----- nezdindeki kayıtlarıyla da sabit olduğunu, müvekkili ve dava dışı -------- alüminyum sanayii başta olmak üzere aynı işkolunda faaliyet gösteren ve rekabet halinde olan şirketler olduğunu, davalı'nın İş Sözleşmesi'ni sona erdirmesi akabinde --------- çalışmaya başlaması İş Sözleşmesi'nin 9. maddesindeki rekabet yasağı düzenlemesine de aykırı olduğunu, alüminyum sektörünün öncü üreticilerinden olan Müvekkilin, ulusal ve uluslararası birçok firmaya satış yapmakta olduğunu, davalı, müvekkili bünyesinde son olarak------- yönetici pozisyonunda çalıştığı için tüm müşteri bilgilerine ve ürün detaylarına da erişimi bulunmakta ve rakip firmada çalışmaya başlaması müvekkiline ciddi ticari zarar verme riskini de beraberinde getirdiğini, davalı'dan talep edilen cezaf şartın temeli TBK'nın 444. maddesi ve devamında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine dayandığını, ------------- çerçevesinde de iş ilişkisinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmelerinde kararlaştırılan ceza koşulunun karşılıklı olması gerektiğini belirterek, davalı borçlu ------------sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rekabet yasağı yasanın her durumda geçerli saydığı bir sözleşme biçimi olmadığını, yasa koyucu, yerleşmiş içtihatlar da "işçinin işverenin sırlarını bilmesi ve bu sırlardan dolayı işverenin zarar görme ihtimalinin olduğunun ispatı gerekmektedir", "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir" denildiğini, müvekkili davacı şirkette çalıştıktan sonra başka şirkete geçmiştir lakin orada çalıştığı pozisyon ve bölge itibarıyla davacı yana herhengi bir zarar vermesi ihtimali bulunmadığını, belirtmek isteriz ki öncelikle; müvekkilin yeni şirketteki pozisyonu ve iş yaptığı sektör, davacı firmadaki yaptığı iş ve iş çevresinin hiç bir alakası bulunmadığını, rekabet yasağı işçinin çalışma hakkını sınırlandırmamak kaydı ile yapılabildiğini, inşaatçılara yapılan satış ile gıda sektörüne yapılan satışlar, işin değişik kolları olduğunu, daha önceden davacı şirkette inşaat sektörüne satış yapan müvekkili, yeni şirketinde bu sektöre hiç bir satış yapmadığı gibi iş tanımında inşaat sektörü bulunmadığını, bu husus müvekkilinin çalışmakta olduğu şirket kayıtları ile sabit olduğunu, yine müvekkilinin davacı şirketin bilgileri ve ticari sırları ile davacıyı herhengi bir zarara uğratmamış olduğu davacı şirket kayıtları ile de görüleceğini, bu konunun davacı şirket kayıtlarında müvekkilinin şatış yaptığı bölgedeki satış rakamları ile önceki ve sonraki dönem kıyaslaması yapıldığında görüleceğini, rekabet yasağının, yasamızda bazı koşullara bağlandığını, bu koşulların biri dahi mevcut olmaması durumunda rakabet sözleşmesi hukuka aykırı olup mutlak butlan hükümlerine tabidir denildiğini, somut olarak, dava tarihinden çok önce, 27.08.2021 tarihinde müvekkil işten ayrıldığını, yeni çalıştığı şirket aynı sektörde olmasına rağmen her iki şirkette yaptığı ve çalıştığı müşteri kitlesi tamamen aykırı olduğunu, bu durumda yapılan rekabet sözleşmesi mutlak butlan hükümlerini tabi olduğunu, yasa koyucu, rekabet yasağı ile ilgili davalarda yasağın davacı işverenin kendisine zarara uğrattığını veya 6 ay içerisinde zarara uğratabileceğini ispat ile mükellef olduğunu, somut olayda ve dava dilekçesinde böyle bir zarar ortaya konmuş olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin düzenlenmiş cezai şart tazminatının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.------------Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki dönem bakımından rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şart ve tazminat davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de konunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden önceki karardan dönülmüştür. Hâl böyle olunca somut olayda davacı işçi ile davalı işveren arasında, sözleşme sona erdikten sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına aykırılığın sonuçlarını düzenleyen sözleşme maddesi uyarınca tarafların talep edebilecekleri cezai şart ve tazminata ilişkin davaların görülme yeri iş mahkemeleri olduğundan davalı tarafın bu yöndeki temyiz itirazlarının yerinde değildir." demek suretiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki rekabet yasağına aykırılık iddialarının çözüm yerinin de iş mahkemeleri olduğunu kabul etmiştir.Bu durumda mahkememizce davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya ---------- İŞ MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilleri ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2024