T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/144 Esas
KARAR NO: 2024/412 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 24/02/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----arasında çalışması bulunduğu-------çalışmasının tespiti amacıyla 12/09/2023 tarihinde ------ numarasıyla hizmet tespiti davası açtığını, işbu davadanın yasal mevzuat uyarınca------------- de ihbar edildiğini, yargılamanın başında davalı şirketin ------sicilinden re'sen terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemenin ihya davası açmak için taraflarına mehil verdiğini, ihyası istenilen şirketin 09/10/2015 tarihinde re'sen terkin edildiğini, ihyası istenilen şirket -------sicilinde re'sen terkin edildiğinden bu davada husumeti sadece ----------- yönelttiklerini, tasfiye memurunu taraf göstermediklerini, şirketin tasfiyesine karar verilerek şirket ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanmasını, açıklanan nedenlerle ----- ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK M.32 ve ------Sicili Yönetmeliği'nin M.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili ----------- re’sen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve ---------Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk ----------Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili ----- --------sicil numarası ile kayıtlı bulunan ------------- dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve -------Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk ----Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, re'sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini, müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ---- usulüne uygun yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 22/05/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası talep edilen şirketin sicil dosyası getirtilmiş, şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı, şirketin --------- tarafından TTK Geçici 7. maddesi uyarınca, şirketin "sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğu (m. 10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından sicil kaydının 09/10/2015 tarihinde re’sen terkin edildiği anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, -------- Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği ----- tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 24/02/2024 tarihinde açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de,--------- tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir --------- sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ihyası istenilen şirket aleyhine 12/09/2023 tarihinde tespit davası açtığı, mahkemenin 30/01/2024 tarihli ara karar ile davacı vekiline ihya davası açmak üzere kesin süre verdiği görülmüştür.6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; ------ kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ------ aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ---- göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.Yapılan yargılama toplanan deliller bir arada değerlendirildiğinde davacı yanın talebinin sınırlı ihyaya yönelik olduğu, şirketin -------- dosyada yürütülen yargılama işlemleri ile sınırlı olarak ihyasının talep edildiği, bu durumda şirket aleyhine açılan dava ve devamı işlemler yönünden ihyasının gerektiği ve tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği ----- davacı tarafça davalı------- işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmeyip terkin sonrasında açılan dava nedeniyle şirketin ihyasının talep edildiği, sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebebiyet vermediği bu yüzden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış,davanın davalı---- yönünden kabulüne, ----- numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ---- kaydının----- sayılı dosyada yürütülen yargılama işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemleri bakımından tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi olan ---re'sen tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde davalı olarak aynı zamanda ihyasını talep ettiği şirketi de davalı olarak göstermiştir. Davalı şirket sicilden terkin edildiğinden tüzel kişiliği son bulmuş ve davalı olarak davada taraf olma ehliyetine sahip olmadığından onun hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN DAVALI-------- YÖNÜNDEN KABULÜNE,
----- numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen----- sicil kaydının ------ esas sayılı dosyada yürütülen yargılama işlemleri ile sınırlı olarak İHYASINA,
Ek tasfiye işlemleri bakımından tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi olan -------- re'sen tasfiye memuru olarak atanmasına,
Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde kararın ---- tesciline,
-------- ilanına,
Tescil ve ilan masraflarının ileride ihya edilen şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına,
2-Davalı şirkete yönelik davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024