T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2023/123 Esas
KARAR NO: 2023/241
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/09/2022
KARAR TARİHİ: 07/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dışı ... Şirketi adına ... nolu Emtia Nakliyat Sigorta sigorta poliçesini düzenlediğini, ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere ...A.Ş tarafından ...'da yerleşik ...Ltd İsimli firmaya 11.03.2021 tarih ve ... numaralı fatura kapsamında satılan 333 Rulo (43.117,20 mt. Net; 15.902,01 Kg. Brüt; 16.135,11 kg) kumaş emtiası taşıma yapılmak üzere ... Şirketi'ne teslim edildiğini ve nakliye sonrası yapılan uzman incelemesi sonrasında 71 rulo 9.092,70 metre %90 pamuk, %6 polyester, %4 elastan özellikli dokuma kumaş emtiasının ıslak ve küflü olduğu tespit edildiğini, tahliye fotoğrafları ve ... numaralı konteyner için düzenlenen ...'e istinaden konteynerin hasarlı olduğu not edildiğini, temin edilen tahliye fotoğraflarına göre konteyner taban kısmının yaklaşık 25-30 cm yüksekliğinde suya batmış olduğu anlaşıldığını, nakliyeci tarafından tam ve sağlam bir şekilde alınan ürünler ıslak ve küflü/hasarlı bir şekilde teslim edildiğini ve sigortalı zarara uğratıldığını, söz konusu hasar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya 34.006,70 Euro'luk ödeme yapılmış olup, halefiyet prensipleri kapsamında taşıyıcı firma olarak davalı tarafa rücu edildiğini, kazanın vuku bulmasında kusurlu olan davalı borçluya karşı ...8. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 34.165,03-Euro tutarında asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren işlemiş 158,33 Euro en yüksek mevduat faizi ile toplam 34.165,03-Euro (623.248,72-TL)'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından alacağımıza haksız olarak itiraz edilmek suretiyle takip durdurulduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ...8. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeni ile, müvekkil şirket lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu faturanın bir deniz taşımasına ilişkin olması sebebiyle görevli mahkemenin mahkememiz olduğunu, her ne kadar satış şekli ... olarak belirtilmiş olsa da, taşımaya konu konşimento üzerinde alıcı adresi değil, ... yazdığını, bu sebeple ilgili yüklerin Vietnam'da limana indirilmesiyle teslimin gerçekleştiği kabul edilmesi gerektiğini, tüm talep ve dava hakkı gönderilen de olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkilinin taşıyan olmadığını, taşıyanın ...’in acentesi olduğunu, acenteye doğrudan dava açılamayacağı, ancak taşıyana izafeten dava açılabileceğini, müvekkilinin deniz navlunu faturalarını kestiğini, ancak bu faturaların üzerinde açıkça “... Acentesi Olarak” ibaresi bulunduğunu, faturanın acente olarak kesildiği açık olduğundan, müvekkiline karşı doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, ancak ...Limited’e izafeten husumet yöneltilebileceğini, konşimento / taşıma senedi arkasında açıkça ihtilaflarda ... Mahkemelerinin yetkili olacağı yazılı olduğunu, taşıyan, sadece deniz taşımasını üstlendiğini, ancak deniz taşıması esnasında meydana gelen zararlardan sorumlu tutulabileceğini, taşıyanın sorumluluğunda olmayan, liman sahasında depolama veya kara taşımasında meydana geldiği kuvvetle muhtemel olduğunu, yapılan inceleme ve eksper raporlarından da görüleceği üzere, tuzlu su yani deniz suyuna rastlanmadığını, bu sebeple hasardan taşıyanın sorumlu tutulması mümkün olmadığını, süresinde yapılmış bir hasar ihbarı olmadığı için, davacı, hasarın taşımanın hangi safhasında meydana geldiğini ve taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten meydana geldiğini ispat zorunda olduğunu, konteynerler kapalı ve mühürlü alındığını ve kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini, ambalajlama ve konteyner içine istifleme yükleten ( sigortalı) tarafından yapıldığını, davacı abonman sigorta poliçesini dosyaya sunmadığını beyanla davanın reddine, davacı taraf aleyhine, İİK 67/2 uyarınca %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesindeki iddialarında sigortalının yurt dışından satın aldığı kumaş türü emtianın ...'da yerleşik satıcı tarafından taşınmak üzere davalı ... A.Ş'ye teslim edildiğini, nakliye sonrası teslim alınan emtialarının ıslak ve küflü olduğunun tespit edildiği, bu nedenle sigortalıya 34.006,70 Euro hasar bedeli ödendiğini, hasardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Dosyaya sunulan sigorta poliçesinde dava konusu emtianın davacı sigorta şirketi tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alındığı, poliçede sigortalı olarak ... A.Ş'nin gösterildiği, sigortalı yükteki hasar nedeniyle sigortalıya ödenen 34.006,70 Euro hasar bedeli tutarınca davacının TTK 1472.maddesine göre sigortalısının haklarına yasal halef olduğu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen konişmento örneği incelendiğinde, shipper/yükletenin ...A.Ş, konişmentonun üst kısmında taşıyan olarak ..., alt bölümde de ... A.Ş kaydının yer aldığı görülmektedir. Konişmentodaki kayıtlardan taşıyanın ... şirketi olduğu, konişmentonun bu taşıyan adına ve hesabına acentesi ... A.Ş tarafından imzalandığı belirlidir. TTK'nun 1238/f.1 hükmünde konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi nam ve hesabına imzalanan kişinin taşıyan sayılacağı öngörüldüğünden, eldeki dosyada taşıyanın yurt dışı merkezli ... firması olduğu kabul edilmiştir.
TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK 105 vd. maddeleri ve Yargıtay İçtihatları uyarınca acentenin acente vasfıyla yaptığı işlemler, adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğuracaktır. Acentenin kendi adına navlun sözleşmesi düzenlemesi onun bu sıfatını değiştirmeyecektir. (Yargıtay 11. HD. 26.10.2020 tarihli 2020/277 E. 2020/4400 K.)
Bu durumda sigorta şirketinin rücu davasını doğrudan taşıyan firmaya yada bu firmaya izafeten acentesine yöneltmesi gerekmektedir. Taraf sıfatı itirazın iptali davasında icra takibinin tarafları bakımından da resen gözetilmelidir. İcra takibinin sıhhati, itirazın iptali davası açısından bir ön koşuldur. Dava konusu ... 2.İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası incelenmesinde, ... A.Ş tarafından ...A.Ş firmasına karşı icra takibine giriştiği görülmektedir.
Eldeki dosyada yukarıda açıklandığı üzere, davalı ...A.Ş taşıma ilişkisinde acente sıfatıyla hareket etmiştir. Dava ve takip ise doğrudan acenteye yöneltilmiştir. Davada sehven yanlış hasmın gösterilmiş olması HMK'nun 124.maddesine göre resen veya talep üzerine değiştirilebilecek bir durum ise de, itirazın iptali davasında bu yola gidilmesi sonuca etkili değildir. Zira, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, geçerli bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2.maddesi anlamında bir dava şartıdır. İcra takibindeki bir dava şartı eksikliğinin sonradan itirazın iptali davası aşamasında tamamlanması da mümkün değildir. Ayrıca davadaki yanlış hasmın düzeltilmesi icra takibindeki borçlunun da değiştirilmesi sonucunu doğurmayacaktır. İcra takibi doğrudan acente konumundaki ... A.Ş ye yöneltilmiş, ödeme emri bu şirkete tebliğ edilerek itiraz da acente tarafından ileri sürülmüştür. Acentenin itiraz hakkını kendi adına kullanması ile acente sıfatıyla (müvekkiline izafeten) kullanması aynı sonucu doğurmayacaktır. Bu nedenlerle, takibin doğrudan acenteye yöneltilmiş olması halinde itirazın iptali davasında HMK'nun 124.maddesi uygulanarak taraf sıfatının değiştirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, acenteye karşı yapılan takip ile müvekkilin, yani taşıyanın takipten kaynaklanan itiraz haklarını farklı şekilde kullanması ortadan kalkmış olacaktır. Açıklanan nedenlerle taşıyanın sorumluluğuna dayanan rücu isteminde doğrudan acenteye karşı takip yapılması husumet ehliyeti bakımından yerinde olmayıp, icra dosyasındaki hasmın itirazın iptali davasında HMK'nun 124.maddesine göre değiştirilmesi de mümkün olmadığından, icra takibinde borçlunun husumet ehliyeti bulunmadığından dolayı davanın aşağıdaki şekilde usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2- Peşin alınan 8.955,56 TL harçtan, karar harcı olan 179,9 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 8.775,66 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/06/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır