T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1064
KARAR NO: 2025/862
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 21/11/2025
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, ----. İcra Müdürlüğü’nün ------. sayılı dosyasından dava dışı borçlu ------Şirketi hakkında icra takibi başlattığını, anılan borçlunun davacıdan alacaklı olduğu iddiası ile icra dosyasından davacıya 26.05.2025 tarihinde birinci haciz ihbarnamesi, 01.07.2025 tarihinde de ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ ettirdiğini, davacının elektronik posta hesabında yaşanan teknik aksaklık, erişim engeli nedeniyle tebligat işleme alınamadığını ve ihbarnamelere itiraz edilemediğini, itiraz edilememesi nedeniyle de bu defa 10.11.2025 tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) m. 89/3 gereği üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliği akabinde dosya borçlusunun herhangi bir hak ve alacağı bulunmaması durumunda ihbarnameyi tebliğ alanın takip dosyasında alacaklı olarak görünen taraf aleyhine genel mahkemelerde menfi tespit davası açması gerektiğini, takip borçlusunun, ihbarnameyi tebliğ alandan ihbarname tebliğ tarihi itibariyle herhangi bir muaccel hak ve alacağı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı üzerinde -------Şirketi’nin herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, bu hususta davacının ticari kayıtlarının, defterlerinin incelenmesini talep ettiğini, davacı nezdinde dava dışı takip borçlusu ------ Şirketi’nin birinci haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığının tespitini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit istemine ilişkindir. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,Davaya bakmaya ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair davacı ve davalı vekillerinin verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.