T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ....
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/11/2024
NUMARASI: .....
DAVA: Özel Denetçi Tayini
DAVA TARİHİ: 19/07/2024
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 22/04/2025
Taraflar arasındaki özel denetçi tayini istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yasal olarak bağımsız denetime tabi olmasına rağmen cari faaliyet dönemi 4. ayına kadar denetçi seçilmediğini belirterek davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her yıl yasanın öngördüğü şekilde genel kurul tarafından bağımsız denetçi seçilerek denetim yükümlülüğünün yerine getirildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, her ne kadar davacılar vekili TTK'nun 399/6 maddesi uyarınca özel denetçi atanması talebiyle işbu davayı açmış ise de, dava açıldıktan sonra Eylül ayında genel kurulun yapıldığı, bağımsız denetim şirketinin seçildiği, tescil edildiğine dair ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, faaliyet dönemi bitmeden denetçinin seçildiği, buna göre davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; amir hüküm gereği davalı şirkete denetçi atanması hususunun davanın açılmış olduğu tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin bu durumu değerlendirmediğini, sanki ortada böyle bir uyuşmazlık hiç yokmuş ve davalı şirket bu duruma sebebiyet vermemiş gibi hüküm tesis ettiğini, mahkemenin bu değerlendirmeyi dava tarihi itibariyle yapması gerekirken daha sonrası için ortada bir uyuşmazlığın olmadığını, konusuz kalma gibi durumdan kaynaklı karar verilmesine gerek olmadığına ilişkin karar verdiğini, davanın sonucunun konusuz kalmadan kaynaklı karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olması, davanın açılmasına sebebiyet verenin davalı şirket olduğu durumunu değiştirmeyeceğini, davanın açılmasına sebebiyet veren, kanunun amir hükmüne aykırı şekilde hareket eden taraf, davalı taraf olduğundan vekalet ücretinin müvekkili lehine verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı anonim şirkete 6102 Sayılı TTK'nun 438 vd. maddeleri gereğince özel denetçi atanması istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 438. maddesinde, her pay sahibinin pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini, aynı kanunun 439. maddesinde ise, genel kurulunun özel denetim istemini reddetmesi halinde sermayenin en az onda birine halka açık anonim şirketlerde ise yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya payların itibarı değeri toplamı en az 1.000.000,00 TL olan pay sahiplerinin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde üç ay içinde özel denetçi atanmasını isteyebilecekleri, aynı yasanın 440/2. maddesinde ise, mahkemece verilen kararın kesin olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/12/2017 tarih 2016/8800 Esas 2017/7610 Karar sayılı ilamı). Kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf, sayfa 247).
Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf isteminin TTK'nun 440/2. maddesi gereği ilk derece mahkemesince verilen karar kesin olduğundan, HMK'nun 341. ve 352. maaddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı TTK'nun 440/2. maddesi gereğince temyiz yolu açık değildir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin ilk derece mahkemesince verilen karar TTK'nun 440/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan HMK'nun 341. ve 352. maaddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı Ayten Yeşilada tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.298,50 TL'nin talep halinde anılan davacıya iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 352. maddesi gereğince TTK'nun 440/2 maddesi gözetildiğinde kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025
Başkan Üye Üye Zabıt Katibi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.