T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/105 Esas
KARAR NO: 2025/649
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/02/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----tarihinde davalı ---- sahibi ve sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın; müvekkiline ait ---------plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kaza neticesinde tanzim edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalının aracı, tam ve asli kusurlu, müvekkiline ait araç ise kusursuz olarak tespit edildiğini, trafik kazasında hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı tazminatının konusunu oluşturmakta olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar sonucunda ortaya çıkan hak mahrumiyeti bedeli bir diğer ifade ile müvekkilinin bu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hasar bedeli ortaya çıktığını, müvekkiline ait aracının uğradığı kazanç kaybının hesaplanması ve neticede davalıdan tazmini gerektiğini belirterek, müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava trafik kazası neticesinde aracın hasara uğrayarak kullanılamadığı döneme ilişkin kazanç kaybına yönelik maddi tazminat davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi ile, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev sahası ticari davalar ile sınırlandırılmıştır.Hangi davaların ve işlerin ticari dava-iş olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Ayrıca bazı davalara ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı özel kanunlar ile öngörülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Borçlar Kanunu'nun 202 ve 203; 444 ve 447; 487-501; 515-519; 532-545; 547-554; 555-560; 561-580. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan davalar da ticari dava niteliğindedir. Bu ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir.TTK'nun 19. madde hükmü uyarınca her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Buna göre, davanın her iki tarafının tacir olması ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Bu tür ticarî davalar nispi ticarî dava niteliğindedir.Bu açıklamalara göre; dosyada tarafların tacir araştırması için ilgili yerlere müzekkere yazılmış olup gelen müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olduğu ancak davalıların tacir olmadığı, davanın TBK'nın haksız fiil hükümlerine göre açıldığı, davalıların haksız fiil faili ve işleten olduğu, davanın mutlak yada nispi ticari dava mahiyetinde olmadığı, uyuşmazlık bakımından genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya------------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025