T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/52 Esas
KARAR NO: 2025/317
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 17/01/2025
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Amaç" başlıklı 1. maddesi ile; İl Müdürlüklerine tüzel kişilik verilmiş olup, "Taşınmazların devri" başlıklı geçici 15. maddesine göre ise; ------------mülkiyetinde bulunan taşınmazlar başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bulundukları yerdeki ---- adına re'sen tescil edilir. Hükmü uyarınca ---- tüzel kişiliği bulunduğunu, davacı İdarenin 3289 sayılı Kanun ile kurulmuş, olup, Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 1. maddesinde İdarenin, -----bağlı, merkezde katma bütçeli (5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uyarınca özel bütçeli) ve tüzel kişiliğe sahip -----ve taşrada ise özel bütçeli ---- Müdürlüklerinden oluşan kamu kurumu olduğunun hükme bağlandığını, müvekkil Kurum tarafından, ----- hasım göstererek;---------sayılı dosyalarına kayden, Kurumun İşverenden Rucuen Tazminat istemli davalar açıldığını, -------sayılı dosyasında yaptığı yargılama sırasında davalılardan ------ terkin olduğunun anlaşılması ile şirketin ihyası amacıylakendilerine yetki ve 2 haftalık kesin süre verildiğini, daha önce müvekkili Kurumun ilgili şirketi hasım gösterdiği bir kısım dava için ------- dosyasına kayden ihya davası açılmış olup dosya gerekçeli kararın taraflara tebliği aşamasında olduğunu, gerekçeli kararda ilgili şirketin sadece söz konusu dosyada belirtilen davalar açısından ihyasına karar verildiğinden--------ihyası için ikinci bir dava daha açma zarureti doğduğunu, söz konusu şirketin faaliyet gösterdiği dönemde müvekkili Kurumun birçok personelinin şirkette çalıştığını ve müvekkili Kurumdan kıdem tazminatı hakkı kazanacak ve daha önce bu şirkette çalışmış tüm personeller için müvekkili tarafından ---------- rücu davası açılacağını, her rücu davası için müvekkilinin ayrı bir ihya davası açmasının mahkemelerin iş yükünü artıracağını, usul ekonomisi de göz önüne alınarak şirketin ihyasına karar verilmesi halinde müvekkili tarafından açılmış ve açılacak tüm davaları kapsayacak şekilde şirketin ihyasına karar verilmesini, ihyasını istedikleri -----terkin edilmeden önceki son adresinin ---- tasfiye memurlarının da ---- olduğunu belirterek ----- tüzel kişiliğinin müvekkili İdare tarafından açılmış ve açılacak tüm davalar açısından ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, -------dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “5174 sayılı ---------Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması” gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2014 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia da ileri sürülmediğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ olmuş davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 07/05/2025 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası istenilen şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, şirketin TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca 5174 sayılı ----- Kanunu 'nun10.maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması nedeniyle kapsama alındığı, prosedürün yerine getirilmesi akabinde 09/10/2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, davalı şahısların aynı zamanda şirketin münferit imza yetkilisi ortakları oldukları görülmüştür.----- sayılı dosyasında davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine alacak davası açtığı mahkemenin ---- tarihli muhtıra ile davacıya ihya davası açmak üzere uyarıda bulunduğu ,---- sayılı dosyada, -----sayılı dosyada, ---- sayılı dosyada, ---- Esas sayılı dosyada davacının aynı şekilde alacak davaları açtığı anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, ------ ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin ---- aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, ---- tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir ---------- 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre;------- kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ----- aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının açılmış olan dava dosyaları yönünden bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ---- numarasında kayıtlı iken resen terkin olan ------ sayılı dosyalarda yürütülen yargılama işlemleri ve infaz ile sınırlı olmak üzere ihyasının gerektiği, davacı tarafça davalı ---- işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, ------dava açılmasına sebebiyet vermediği bu yüzden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış, davanın ---- yönünden kısmen kabulüne,-----numarasında kayıtlı iken resen terkin olan ---------- sayılı dosyalarda yürütülen yargılama işlemleri ve infaz ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere resen tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ------ atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.Davacı yan davasını -----, yanı sıra şirket ortaklarına da yöneltmiş ise de davalı şahısların tasfiye memuru olmayıp ihyası istenilen şirketin yetkilisi oldukları, ihya davalarında yetkilinin yasal hasım olmadığı dolayısıyla bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. ----Davacı yan açtığı davada devam eden davalar yanı sıra ileride açılacak davalar yönünden de ihya kararı verilmesi talebinde bulunmuş olup ---------sayılı kararı ile onanan kararı uyarınca -----ayrıca ileride açılacak soyut ve belirsiz davalar için de ihya kararı verilemeyeceğinden davacı tasfiye memurunun dava konusu şirketin ihyası talebinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." davacının açılacak davalar yönünden ihya kararı verilmesi talebinin hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine, karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-1-Davanın ------ yönünden kısmen kabulüne,
----- sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin olan ------- Esas sayılı dosyalarda yürütülen yargılama işlemleri ve infaz ile sınırlı olmak üzere ihyasına,
Şirketin ------ tesciline,
Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere resen tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ------- atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına,
Kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına,
2-Davacının açılacak davalar yönünden ihya kararı verilmesi talebinin hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine,
3-Davanın davalılar ------- yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,
4-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025