T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/45 Esas
KARAR NO: 2026/14
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/01/2025
KARAR TARİHİ: 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----------Ş. ile davalı arasında 20.10.2023-20.10.2024 vadeli, ---------- no.lu, --------- şase no.lu, ---------- plakalı araca ilişkin karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi akdedildiğini, 28.12.2023 tarihinde, davalının aracı ve ---------- plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın müvekkiline ihbarı üzerine yapılan eksper incelemesi sonucunda müvekkilinin poliçeden dolayı 120.000 TL sigorta tazminatı ödediğini, trafik kazasında davalı aracının sürücüsünün 1,56 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin ödediği bu tazminatın rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlattığını; davalının itirazı üzerine yürütülen arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davalının --------- İcra Dairesi'nin ---------- E. sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu aracı dava dışı ---------- kiraladığını, yapılan bu kira sözleşmesi ile işleten sıfatının bu firmaya geçtiğini, söz konusu aracın dava konusu kaza tarihinde müvekkili şirketin kontrolünde olmadığını, Davacı sigorta şirketinin müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün alkollü olduğunu iddia ederek rücu talebinde bulunduğunu, ancak bu iddialarına ilişkin olarak somut herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmediğini, Asla kabul anlamına gelmemek üzere; bir an için sürücünün alkollü olduğu kabul edilse bile bu alkol düzeyinin oranı belli olmadığı gibi meydana gelen kazada varsa alkolün ve/veya alkol miktarının etkisinin de araştırılması gerektiğini, araç sürücüsünün alkollü olmasının kazanın oluşumuna münhasıran etki ettiğinden bahsedilemeyeceği aşikar olup; mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyet tarafından kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiğini, Araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı hususunun net olmadığı gerçeği bir yana müvekkiline ait aracı kullanan kişinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru mevcut olmadığını, kazanın diğer aracın şerit ihlali neticesi meydana geldiğini, kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce kusur, hasar ile kazada alkolün etkisinin ve kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin tespiti için bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; dava dışı Sürücü ----------, 1.56 promil alkol ile yasal sınırı 3 kat aşmış, güvenli yeteneğini kaybetmiş olup, kazada tam ve asli kusurlu olduğundan, kazanın oluşumuna etki edecek, yol, hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu, davacı --------Ş.'nin ZMSS Sigortalısı davalı --------S. adına tescilli ---------- plakalı aracın Sürücüsü Dava Dışı ---------- 28.12.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, yasal sınır üzerinde 1.56 promil alkollü olduğu anlaşılarak, asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının % 100 olduğu, dava konusu --------- plakalı aracın sürücüsü dava dışı ---------- 28.12.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, yasal sınır üzerinde 0,65 promil alkollü olduğu anlaşılmakta olup, her ne kadar yasal sınır üzerinde alkollü olsa da, aracı ile seyri esnasında kendi takip ederek seyrini sürdürdüğü anlaşıldığından, karşı yönden gelen aracın kendi şeridine geçmesine ve aracına çarpmasına karşın kısa sürede alabileceği tedbir bulunmadığından, kazaya etken kural ihlali olmadığı da anlaşıldığından, atfı kabil kusurunun olmadığı ve kusursuz olduğu; davaya konusu --------- plakalı aracın hasar tespitinin 05.01.2024 kayıt tarihli ve ------- dosya nolu trafik ekspertiz raporunda belirtildiği hali ile ve dosya münderecatında yer alan trafik kazası tespit tutanağındaki bilgi ve krokiye göre kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu ------- plakalı aracın pert total olarak kabul edilebileceği, onarımının ekonomik olmayacağı, serbest piyasada kaza tarihi itibariyle eksper tarafından yapılan araştırma ile belirlenen 1.960.000,00TL rayiç değerinden 940.800,00TL sovtaj bedelinin tenzili ile bakiye hasar tutar 1.019.200,00TL'nin serbest piyasa şartlarına göre makul ve kadri maruf olacağı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görene ödenen hasar bedelinin alkollü araç kullanımından ötürü kendi sigortalısından rücuen tahsili talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, Davacı --------- sigortalısı davalı adına tescilli ---------- plakalı aracın sürücüsü dava dışı ----------; sevk ve idaresindeki araç ile -------- ili -------- ilçesi -------- Mahallesi --------- Caddesi üzerinde Iskele istikametine seyir istikametine göre sağa viarjlı cadde üzerinde seyir halinde iken MAP sitesine geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi ve akabinde karşı istikametten gelen Sürücü ---------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araca kendi aracının sol ön ve Sol yan kısımları ile-------- plaka sayılı aracın sol yan komple kısımlarına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; -------- 1.56 promil alkollü olduğu belirtilmiş olup, Alkol Ölçüm raporunun da dosya kapsamında olduğu, aynı kaza tespit tutanağında, dava konusu --------- plakalı araç sürücüsü dava dışı ------- da 0,65 promil alkollü olduğu belirtilmiş olup, Alkol Ölçüm raporunun da dosya kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf uzun süreli kira sözleşmesi ile aracın dava dışı ---------- isimli şahsa devredildiğini ve işleten sıfatının kendilerinde değil dava dışı şahısta olduğunu savunmuş ise de, dosyada bulunan poliçe örneğine göre sigorta sözleşmesinin tarafı olarak davalı şirketin ismi yer almaktadır. Buna göre taraflar arasında sigortalılık konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, davacının sigortalısı olup, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğundan davalının taraf sıfatının bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmiştir.
Güvenli araç sürüş yeteneğinin kaybı; araç kullanan bir kişinin yolda uzun süre yol almaya ve yolda karşılaşabileceği trafiğe özgü ani ve güç sorunların üstesinden gelmeye artık muktedir olmayan bir sürücü düzeyine inmiş olmasıdır. Güvenli şekilde araç sevk ve idare edememe durumu; "alkol" veya "uyuşturucu madde" etkisi ya da "başka bir neden" den kaynaklanabilir.
Bir kazanın münhasıran (salt-sadece-tek başına) alkole bağlı olarak meydana geldiğini söyleyebilmek için:
1-Sürücü kaza anında alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olmalıdır. (Alkollü olması hatta yüksek oranda alkollü olması yeterli değildir)
2-Ayrıca kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka bir faktör (yol, iklim, araç, karşı araç vb.) rol oynamamış olmalıdır.
3-Alkolsüz sücüler de asli ve tam kusurlu olarak kaza yapabilirler. Bu nedenle sürücünün asli ve tam (%100) kusurlu olması durumunda dahi kazanın alkole bağlı olarak meydana geldiği söylenemez.
Sonuç olarak öncelikle sürücünün alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybedip kaybetmediğinin tespiti yapılmalıdır. Eğer alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olduğu tespit edilirse kazanın meydana gelmesinde alkol dışında herhangi başka bir faktörün (yol, iklim, araç, karşı araç vb.) rol oynayıp oynamadığına bakılmalıdır. Trafik kazası yapmış ve alkollü oldukları tespit edilmiş sürücüler alkol etkisiyle güvenli sürüş yeteneklerini kaybetmemişlerse kazanın alkole bağlı olarak meydana geldiğini söylemek mümkün değildir. Zira bu kişiler alkollü olmalarına rağmen emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare etme kabiliyetini muhafaza ediyorlar demektir.
Davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu edebilmesi için davalı şirkete ait araç sürücüsünün % 100 kusurlu olmasının yeterli olmayacağı, ayrıca kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin ispatlanması gerektiği, dosyamızda alınan raporda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin tespit edildiği, raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, davalının zarardan sorumlu olduğu, zarar bedelinin 1.019.200,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından teminat limiti olan 120.000,00 TL zarar göreve ödeme yapıldığı, dolayısıyla bu ödeme için davacının kendi sigortalısı olan davalıya rücu hakkı olduğu, alacağa ödeme tarihi olan 22/02/2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, anlaşılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davalının --------- İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
Karar harcı olan 10.223,48 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.807,56 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 8.415,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.807,56 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 12.098,5 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde -------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2026