T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/781 Esas
KARAR NO : 2025/845
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı -------- --------- numaralı tesisatta, ilgili perakende satış şirketiyle herhangi bir sözleşme yapmaksızın elektrik enerjisi kullandığının --------- ekiplerince 01/07/2020 tarihinde gerçekleştirilen yerinde denetim sırasında tespit edildiğini, tespit sırasında perakende satış sözleşmesi olmadan enerji kullanıldığının belirlendiğini ve davalı adına --------- seri numaralı kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenerek söz konusu tesisatın enerjisinin kesildiğini, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle 7.546,28 TL tutarında fatura düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin hükümleri gereğince, perakende satış sözleşmesi bulunmayan tüketicilerin tüketmiş oldukları elektriğin bir buçuk katı tarifeyle faturalandırıldığını, davalının faturayı süresi içerisinde ödememesi üzerine ------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın reddi gerektiğini, federasyon tarafından davaya konu aboneliğin kapatıldığını, tesisin ------- devredildiği, salon devredildikten sonrasında kullanımın ----------- tarafından mı kendilerince mi yapıldığının bilinmediğini, davacı tarafından müvekkiline depozitoların iade edildiğini, federasyonları tarafından boşaltılan tesisin daha sonra yıkıldığını ve yerine cimnastik branşına ait olmayan başka bir tesis kurulduğunu, müvekkiline teslime edilen ve boşaltılan tesisin daha sonra elektrik kullanımının kim tarafından nasıl kullanıldığının bilinmediğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.-------- İcra Dairesinin--------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhinde 13/08/2020 tarihinde, takip konusu alacak nedeniyle 7.546,28 TL asıl alacak, 132,81 TL işlemiş faiz ve 23,91 TL KDV olmak üzere toplam 7.703,00 TL alacak miktarı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip borçlusunun süresi içerinde takibe ve borcun tamamına itirazı ettiği ve itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu ile ilgili elektrik elektronik mühendisi bilirkişisinden alınan 19/03/2025 tarihli kök raporda özetle; Davacı dağıtım şirketi tarafından 01/07/2020 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tüketim tutanağının 2016–2018 dönemine ait sözleşmesiz elektrik kullanımına dayandırıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak elektrik kullanımının varlığı için yalnızca perakende satış sözleşmesinin bulunmamasının yeterli olmadığı, mutlaka dağıtım sistemine fiziksel müdahalenin (sayaç, mühür veya tesisata müdahale) somut, açık ve belgeli şekilde tespit edilmesi gerektiği, dosya kapsamındaki sayaç kayıtları, kesme-mühürleme tutanakları ve endeks verileri incelendiğinde fiziksel müdahaleye ilişkin kesin ve net bir bulguya ulaşılamadığı, tahakkuk ettirilen 5.423 kwh tüketim miktarının ve 7.546,28 TL bedelin hangi döneme, hangi yöntemle ve hangi mevzuat maddesine göre hesaplandığının belirsiz ve çelişkili olduğu, ayrıca mevzuata göre kaçak tahakkukta geriye dönük en fazla 12 ay dikkate alınabilecekken bunun aşıldığı, bu nedenle davacı tarafından yapılan kaçak tespiti ve tahakkuk işleminin eksik, hatalı ve mevzuata aykırı olduğu, mevcut delillerle davacının icra takibine konu alacağının teknik ve hukuki olarak doğrulanamadığı ve bu haliyle itirazın iptali talebinin uygun olmadığı yönünde görüş ve rapor tanzim edilmiştir.
Davacı tarafça kök bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine abonelik kayıtları celp edilerek ek rapor aldırılmış olup; 17/09/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; -------- tarafından davalı --------- adına 2010 yılı dışında abonelik kaydı bulunmadığının bildirildiği, bu durumda 2020 yılındaki sözleşmesiz kullanımın davalıya yüklenemeyeceği, kök rapordaki kanaatlerin aynen korunduğu, davacının kaçak tahakkukuna dayalı alacağını ispatlayamadığı yönünde görüş ve rapor tanzim edilmiştir.
Somut olayda; Takip konusu alacağın davacı dağıtım şirketi tarafından 01/07/2020 tarihli kaçak elektrik tutanağına dayandırıldığı, ancak tahakkuk edilen alacağın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde tespit edilmediği, dosya kapsamındaki sayaç, kesme, mühürleme ve endeks kayıtlarından davalıya atfedilebilecek fiziki müdahaleyi ispatlayan kesin ve net bir bulgu bulunmadığı, tahakkuka esas alınan 5.423 kwh tüketimin hangi döneme ait olduğu ve hangi yöntemle hesaplandığını belirsiz olduğu, tüketimin mevzuata aykırı biçimde iki günlük tüketim gibi faturalandırılmış olduğu, mükerrer kaçak katsayısının dayanağı kesinleşmiş bir kaçak tespitinin mevcut olmadığı, geriye dönük tahakkuk bakımından öngörülen on iki aylık yasal sınırın aşıldığı, görevli tedarik şirketinden celbedilen abonelik kayıtlarından davalının dava konusu dönemdeki tüketimden sorumlu tutulmasını gerektirir bir kayda ulaşılamadığı, davacının davalıdan olan alacağı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 7.703,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı.