T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/304 Esas
KARAR NO: 2025/643
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/04/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket tarafından işletilen tünelden, davalıya ait, ----- plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla -----Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun, müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itiraz haksız ve yersiz olduğunu belirterek, davalının ---- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça---- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhine ---- plakalı araca ilişkin olarak ------- gerçekleştirildiği iddia edilen ihlalli geçişler dayanak gösterilerek icra takibi başlatılmış; bu takibe itiraz edildiğini, söz konusu araca ilişkin olarak davacı tarafça ileri sürülen geçiş ihlalleri gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin------ geçişlerine ilişkin ödemeleri yapılmış olup, herhangi bir borç bakiyesi bulunmadığını, bu hususun sunulan banka hareket dökümleri ve kredi kartı ekstrelerinden açıkça anlaşıldığını, dolayısıyla, icra takibine konu edilen alacak haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin geçiş ücretlerine ilişkin bir borcu bulunmadığından, yapılan icra takibine yönelik itiraz, haklı ve yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce ----- sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 800,00 TL asıl alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça 15/08/2025 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, ihlalli geçiş nedeniyle geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir--------Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz.------------- Karar sayılı ilamında; 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 30. Maddesinin 6639 Sayılı Kanun’un 33. Maddesi İle Değişiklik Yapılan (5) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinin İncelenmesi sonucunda, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında, işletici şirketlerce işletme hakkının bir uzantısı olarak kontrolsüz geçişlerde takdir edildiği anlaşılan, geçiş ücretiyle doğrudan bağlantılı bulunduğu, işletme gelirleriyle irtibatlı olduğu ve işletme gelirleri üzerinde etki ve sonuç yarattığı değerlendirilen itiraz konusu kuraldaki cezanın, klasik anlamda idari yaptırım niteliğindeki idari para cezalarından farklı, idare hukuku alanından ziyade özel hukuk alanına yaklaşan, kendine özgü (sui generis) bir niteliğe sahip olduğu gerekçesi ile kuralın anayasaya aykırı olmadığı tespit edilerek anayasaya aykırılık başvurusu reddedilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davanın davalıya ait aracının 2 adet ihlalli geçişi nedeniyle geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, mahkememizce ilgili aracın tescil kayıtlarının araştırılmasında ihlalli geçiş tarihinde söz konusu aracın davalıya ait olduğu, davalıya ait aracın toplam 2 adet ----- ihlalli geçiş yaptığı, ----gelen müzekkere cevaplarından davalıya ait ---- aracın belirtilen tarihlerde----- ürünü bulunmadığı, davacı vekilinin sunmuş olduğu ekstrenin geçiş öncesi ve geçişten 45 gün sonrasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, davacının söz konusu ihlalli geçişler nedeniyle takip talebindeki toplamda 800,00 TL'yi talep etmekte haklı olduğu, bu bedel üzerinden itirazın iptalinin gerektiği, alacak likit olmakla hükmedilen bu bedelin % 20'si oranında inkar tazminatının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan hükmedilen miktarın %20'i oranında 160,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli harç yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harç masraflarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 51,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 800,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025