T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/66 Esas
KARAR NO: 2025/456
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2025
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili----- ortağı oluğu ancak ticaret sicilinden kesin olarak silinerek kapanan ---- almış olduğu ve sonradan ayıplı olduğu fark edilen ürünler ----- tasfiye aşamasında iken müvekkili ------ üzerine tescil edildiğini, müvekkili tarafından, meydana gelen hasar davalı tarafa anlatılmış ve giderilmesi istenmiş ancak olumlu bir yaklaşım alınamadığını, ----- tasfiye olmadan önce almış olduğu ayıplı ürünlerin ücreti eksik ödenmiştir bundan dolayı ---- davacı olmuş ve eksik ücreti talep ettiğini,----- numaralı dosyasında davayı kısmen kabul, kısmen iptal kararı vererek bilirkişi raporundaki ayıp tespiti oranında indirimle malların ücretinin------ ödenmesine karar verdiğini, eksik olan ücreti ---- ortağı olan müvekkili ---- ödediğini, tespit edilen ayıplı mallara ek olarak ---- alınmış olan ve ----- tasfiye aşamasında iken müvekkili---- üzerine tescil edilmiş olan diğer mallar da ayıplı olduğunu,------- numaralı dosyası incelendiğinde de görüleceği üzere dava konusu malları alındığı dönemde müvekkiline fatura edilen malların tamamı teslim edilmediğini, müvekkilinin söz konusu dosyada her ne kadar ayıplı malların yanında eksik olan mallar olduğundan bahsetmiş ise de hüküm yalnızca ayıplı mallar üzerinden kurulduğunu, fatura edilen malların teslimi gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin hem elindeki ayıplı mallar hem de eksik olan, teslimi yapılmamış mallar dolayısıyla da zarara uğradığını, müvekkili------- çalışan ve müvekkiline mallar konusunda iletişimde olan kişiye de malların ayıplı olduğunu bildirmiş ve herhangi değişim veyahut onarım desteği alamadığını, müvekkilinin yöneticisi olduğu ----- tasfiye edilirken kendisine devredilen malların ayıplı olması ve bildirimde bulunulmasına rağmen herhangi onarım gerçekleştirilmemesi sebebiyle malları kullanamamış ve her geçen gün zarara uğradığını belirterek, alacağın müvekkiline söz konusu malların devir tarihi olan 13/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle ayıplı mal iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairesinden gelen cevapta---------- potansiyel( gelir getirici kazancı olmayan) mükellef olduğu.... " bildirilmiştir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dosyanın incelenmesinde davacı------- tacir araştırması için yazılan müzekkere cevabına göre tacir olmadığı anlaşılmakla göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya -------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair davacı ve davalı vekillerinin verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2025