T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/989
KARAR NO: 2025/470
DAVA: Tespit-Adi Ortaklığın Fesih Ve Tasfiyesi - Kar Payının Ödenmesi
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduklarını, davalının ------- ------- bulunan “---------” isimli fırın işletmesinin resmi ortağı olarak göründüğünü, ancak davacının bu işletmenin kuruluşundan itibaren %50 gizli ortağı olduğunu, davalının, davacının resmi kayıtlarda yer almamasını kötü niyetli biçimde kullanmaya başlayıp davacının ortaklık haklarını ihlal ettiğini , frının 2013 yılında, davalı adına açıldığını, daha öncesinde ortakların birlikte işlettiği başka bir fırın bulunduğunu, bu eski fırından hem ayni hem nakdi sermayenin yeni işletmeye aktarıldığını, ailenin tüm üyelerinin yeni fırının davacı ve davalıya ait olacağı hususunda hemfikir olduğunu davalının, davacının bilgi, deneyim ve emeğine güvenerek onu ortak olarak istediğini, davacının da hem sermaye hem de emekle ortaklığa katkıda bulunduğunu, davacının, kardeşine olan güveni ile, önceki işlerde isminin hiç kullanılmaması geleneği ve ticari pratiklik sebepleriyle resmi ortak olarak yer almamasını başlangıçta sorun etmediğini, ancak davalının, işletmenin tek sahibi gibi davranarak, pos cihazlarından tahsil edilen paralardan davacının payını vermediğini, yapılan tüm talepleri yanıtsız bırakmış ve çeşitli bahanelerle ödemelerden kaçındığını, fırının borçları bittikten sonra davalının, davacının resmi ortak olmamasını fırsat bilerek ortaklığı inkâr etmeye başladığını, önce borçlarda ortak kabul ettiği kardeşini kâra gelince dışlayıp davacının --------- kaydını da kötü niyetle sonlandırdığını, tüm bu sebeplerle davacı açısından ortaklığın çekilmez hâle geldiğini belirterek, davacının işletmenin %50 ortağı olduğunun tespiti, işletmenin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi ile bankalara yatan paralar içinden davacının payına düşen kârın hesaplanarak ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen süreler içerisinde açılmadığını, bu nedenle öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 2001 yılında -------- açılan ilk fırının, tarafların babası --------- ve onun ortağı tarafından kurulduğunu, fırının resmi olarak davalı adına açıldığını ancak müvekkilinin bu durumdan herhangi bir menfaat sağlamadığını, aksine resmî borçların ve yükümlülüklerin muhatabı olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar bu fırında çalıştığını, diğer kardeşlerin burada yetiştiğini, hiçbirine evlenene kadar maaş verilmediğini, tüm gelirlerin babaya aktarıldığını , 2013 yılında babanın, kazançları çocuklarına paylaştırma kararı aldığını, müvekkili hariç diğer kardeşlerine gayrimenkul devri yaparak bu ilk fırın ortaklığının tasfiye edildiğini, davalının 2013 yılında yeni bir fırın kurmak amacıyla -------- Mahallesi’nde bir işyeri kiraladığını, taş fırın yaptırıp çeşitli kişilerden borç para alarak bu işletmeyi kurduğunu davacının bu fırının kuruluş sürecinde hiçbir maddi katkısı olmadığını, yalnızca işçi olarak çalışmaya başladığını, davalının borçlanarak kurduğu bu fırında, davacının son iki yıldır kasadan aldığı paraları kendi hesabına aktarıp bazı fırın giderlerini bu yolla ödemesinin, ortaklık ilişkisini kanıtlamaya yetmeyeceğini davalı tarafın davacı ile arasında yazılı bir ortaklık sözleşmesi bulunmadığını, HMK m.200/1 uyarınca davacının ortaklık iddiasını yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu , ayrıca davacının kira sözleşmesine kefil olmasının da ortaklık anlamına gelmediğini, keza 2023 yılında imzalanan yeni kira sözleşmesine tarafların babasının kefil olarak yer aldığını ve aynı mantıkla onun da ortak sayılmasının gerekeceğini, yine, davacının fırınla ilgili hırsızlık olayında karakola gidip şikayetçi olmasının da ortaklık ilişkisini ispatlamayacağını, beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı ve davalı arasında kurulduğu iddia edilen adi ortaklığın tespiti, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile davacının payına düşen kar payının ödenmesi taleplerine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 25/06/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir.
Adi ortaklık müesesesi Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmektedir. Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplardan ;--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacı ile davalının gerçek kişi ticari işletme kayıtlarının bulunmadığı belirlenmiş, Vergi Dairesi cevapları ile de davacının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, davalının ise ekmek ve simit imalatı alanında faaliyet gösterdiği, bilanço esasına göre defter tuttuğu, anlaşılmıştır. Bu durumda davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin, her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ve koşullarının somut olayda gerçekleşmediği ve bu sebeple davanın ticari dava olmadığı,genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından HMK114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Dosyanın karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde görevli ---------Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3- HMK 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine dair,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025