T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/816 Esas
KARAR NO: 2025/285
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 05/11/2024
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kiracısı olduğu -------adresinde ----- işletirken elektrik borcu olmadığını ancak haksız ve usulsüz tutulan tutanak ile yüzde 50 ceza, açma kapama ve sunmadığı usulsüz tutanaklar oluşturulduğunu, itiraza rağmen Kayıp Kaçak veya bilirkişi incelemesine gitmeden reddolan dosyalarında bilirkişi inceleme raporu beklenirken,-------ve sayaç numarası uydurma olarak ------- kendilerinden menkul harcama veya katlama/cezalandırma/olması gereken sayaç gibi uydurma kavramlarla ceza kesildiğini, davalı kurum belgeleri sunmadığı, rapor alınamadığı, gelen raporlar lehe olacağından harcama miktarına bakmaksızın kaçak varmışçasına borçlu olunacağını ve doğalgazlı ekli faturalı ankastre takıldıktan sonra harcamalarımızın düşmesine kayıp kaçağa sokmak için daha fazla faiz, vekalet ücretine mahkum edilmek ve hukuki/cezai sorumluluğu doğmaması iş bu davayı açmak gerektiğini belirterek, kurumdan alınan ceza, sözde harcama ve fazlasını talep eden raporları ve gerek görülürse alınacak bilirkişi raporları doğrultusunda fatura tutarları kadar borcun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görülen dava menfi tespit davası olduğunu, Ticaret Mahkemelerinde açılan menfi tespit davalarında da zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiş olduğunu ve davacı vekili arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemediğini, dava dilekçesine bakıldığında davacı tarafından yapılmış bir başvurunun bulunmaması nedeniyle dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmeleri yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit davasıdır. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, 2.fıkrası son cümlesine göre ise; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 7155 Sayılı Kanun ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda ve 01/09/2023 tarihi itibariyle de menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir. Eldeki dava 05/11/2024 tarihinde açılmış olup davacı vekilince 04/12/2024 tarihinde dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağından arabululuğa davadan sonra 13/11/2024 tarihinde başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davası arabuluculuğa tabi olup arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığından, davadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeni ile davanın usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
Karar harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan harç masrafı ile yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili maddesi uyarınca takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/04/2025