T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/746
KARAR NO: 2025/883
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 29/08/2025
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin ticaret sicilinden terkin edilmiş olmasına rağmen, aktifinde halen önemli malvarlıkları (14 adet gayrimenkul ve 2 adet araç) bulunması nedeniyle yeniden tescili (ihyası) gerektiğini, şirketin fesih (münfesihlik) nedeniyle değil, hukuken bir devamlılık şekli olan tür değişikliği (Limited Şirketten Ticari İşletmeye dönüşme) sonucu sicilden silindiğini, ancak tür değişikliği sırasında sehven bilançonun kül halinde devri yapılmayıp taşınmazlar ile araçların eski şirket unvanı üzerinde atıl kaldığını, bu durumun, devir işlemlerinin yapılamaması gibi hukuki sorunlara yol açtığını, müvekkilinin ihyası talep edilen şirketin tek ortağı olduğunu, bu mevcut malvarlığının hukuki statüsünün çözülerek ekonomiye kazandırılması için, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, "ilgili kişi" sıfatıyla dava açtığını, ayrıca müvekkiline bu eksik işlemlerin tamamlanması için tam yetki verilmesini talep ve dava etmektedir.
SAVUNMA: Davalı vekili tarafından sunulan dilekçede özetle :Dava konusu ticari işletmenin, limited şirketten tür değiştirerek gerçek kişi ticari işletmesine dönüştüğünü, Sicil kayıtları incelendiğinde, işletmenin kaydının hâlen aktif olduğu ve terkin edilmediğinin görüleceğini, dolayısıyla, kaydı sona ermemiş bir işletmenin ihyasını talep etmekte davacının hukuki bir menfaati (yararı) olmadığını, ihyanın(ek tasfiye), tüzel kişiliği sona eren şirketler (limited, anonim vb.) için ön görüldüğünü, dava konusu işletme bir gerçek kişi tacire ait ve tüzel kişiliği olmadığını, gerçek kişi tacirin sicil kaydını sildirmesinin dahi, onun tacir sıfatını ve taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağını,. bu nedenle, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, gerçek kişi tacirler için ihya davası açılamayacağını, mevcut kaydın aktif olması ve gerçek kişi tacirlerin hukuken ihyasının mümkün olmaması nedenleriyle, davanın usulden veya esastan reddini talep etmektedir.
İNCELEME ve GEREKÇE: : Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 03/12/2025 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir.
İhyası talep edilen ...'nin limited neviinden kurulmuş olup limited şirket ana sözleşmesinin 04/01/2001 tarihinde tescil edildiği, Şirketin daha sonra neviini değiştirerek fert firma olduğu, tescil talapnamesinin 31/12/2024 tarihinde tescil edildiği, Firmanın son tescilini 31/12/2024 tarihinde yaptırdığı ve firmanın ferden müseccel olup sicil kaydının faal olduğu, şahıs işletmesinin ünvanının " ..." olup yetkilisinin de davacı olduğu sicil kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır.Bir ticaret ortaklığın hukuki şeklini değiştirmesinde hukuken bir engel bulunmayıp,değişiklik yapılması halinde yeni türe dönüştürülen ortaklık eskinin devamıdır. Yeni türe dönüştürülen ortaklığın, eski tür zamanındaki haklarında, alacak, borç ve yükümlülüklerinde hiçbir değişiklik olmadan yeni türde de devam eder. Burada hukuki kişilik tek olup, aynı tüzel kişi yani ticaret ortaklığı başka bir ticaret ortaklığına dönüşmektedir. Hukuki kişi tek olduğundan tür değiştirmede mal varlığı devri yoktur. Eski hukuki ortaklık ne feshedilir, ne münfesih olur ne de tasfiyeye tabi tutulur. İşlemler sonunda bir ticaret ortaklığı sadece başka bir türe dönüşür . Tür değiştirme bir ana sözleşme değişikliği niteliğinde olduğundan, şirketin tüzel kişiliği ve hukuki ilişkileri değişmez, eski şirkete ait tüm hak ve borçlar, yeni şirketin doğması ile yeni şirkete geçer. Burada bir külli halefiyet durumu söz konusu değildir, çünkü tür değiştirmede aynı şirket tür değiştirmeden önce yüklendiği borçlardan yeni hukuki türü içinde de ve aynı tüzel kişi sıfatıyla sorumlu kalmaktadır . Hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermekte olup HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. İhyasına karar verilmesi talep edilen şirket tür değişikliği sonucu faal olarak devam etmekte olup, eski ortaklığın devamı niteliğinde olduğundan eski tür zamanındaki haklarında, alacak, borç ve yükümlülüklerinde hiçbir değişiklik olmadan yeni türde de devam edeceğinden ,hukuki kişi tek olup tür değiştirmede mal varlığı devri de olmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-h hukuki yarar dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca tahsili gereken harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davacının yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025