T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/787 Esas
KARAR NO: 2025/929
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2017
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş kazasının işyerinde vinç kurulumu sırasında devrilen vincin kabininde bulunan sigortalının yüksekten düşmesi neticesinde meydana geldiğini, iş kazasının rehberlik ve teftiş kurulu başkanlığınca soruşturulması neticesinde düzenenlenen raporda iş kazasında gerekli ve yeterli iş güvenliği tedbirleri almayan -------- ile yüklenici--------- kusurlu oldukları tespit edildiğini, ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden --------ve ---------- aleyhine dava açıldığını ilgili dosyada alınan bilirkişi raporu ile -------- %20 kusur atfedildiğini, kurum zararının müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili için davayı ikame ettiklerini, --------- Esas sayılı dosyası ile aralarında bağlantı olduğundan birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile reddini, davanın esasına girilmesi halinde zamanaşımı defi göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE-------- sayılı ilamı ile "Kurumun rücu alacağının dayanağı olan iş kazasının 17/10/2009 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın 10/08/2017 günü, --------Şti. aleyhine açılan açılan ve birleştirilen davanın ise 02/11/2022 günü açıldığı, davanın açılmasından önce --------- E.sayılı dosyasında 06/07/2010 tarihinde iflasına ve iflasın 06/07/2010 günü saat 15.05 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin ---------İflas Müdürlüğünün ---------- İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, rücuen tazminat davasının iflas kararından sonra açılması nedeniyle müflis şirket yönünden görevli mahkeme ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından" şeklinde karar verilmiştir.
--------- sayılı ilamı ile ---------İş Mahkemesi kararı "Birleşen dava davalısı ----------Şti.'nin 06/07/2010 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin --------- İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iflas idare memurlarının ---------, --------- ve --------- olduğu anlaşılmaktadır.
------- E. ---------- K. ve ---------sayılı sayılı emsal kararlarında ifade edildiği üzere; 2004 sayılı İİK'nun 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı) artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına (iflas idaresi oluşturuluncaya kadar iflas dairesine), şayet basit tasfiye (İİK.md.218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir.Dosya kapsamından ---------Şti.'nin iflası sonrası iflas tasfiyesinin iflas idare memurları tarafından yürütülmesi nedeniyle tebligatların iflas idaresine yapılması gerekirken----------İflas Müdürlüğüne yapılması nedeniyle tebligatlar usulsüz olup dava dilekçesi, tensip zaptı, bilirkişi raporlarının iflas idaresini oluşturanların temsil yetkilerini münferiden mi yoksa müştereken mi kullandıkları belirlenerek yöntemine uygun olarak müflis şirket iflas idaresine tebliğ edilmesi gerekirdi.
Görev konusu, kamu düzeniyle ilgili olup davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece, gerekse Yargıtay'ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.İflasın açılması hususunun görev kurallarında meydana getireceği değişikliği dava açılmadan önce ve sonra davalının iflası hallerine mahsus olmak üzere ayrı ayrı incelemek gerekir.Davanın açılmasının usul hukuku bakımından hâsıl ettiği sonuçlardan biri, davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin sabit hale geleceği, sonradan ortaya çıkan değişikliklerden görev ve yetkinin etkilenmeyeceğidir .
Dava açıldıktan sonra şirketin iflası halinde; davaya İcra İflas Kanunun 194. maddeye göre, iş mahkemesinde devam edilmesi gerekmektedir.
Şirketin dava tarihinden önce iflas etmesi halinde ise; İİK`nin 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar; müflis artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, aynı Kanun`un 226.maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219 maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2.maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir .
---------sayılı kararında "...Kural olarak, İİK 'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.md.218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir..." biçimindeki görüş de bu yöndedir.Somut olayda; Kurumun rücu alacağının dayanağı olan iş kazasının 17/10/2009 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın 10/08/2017 günü,---------Şti. aleyhine açılan açılan ve birleştirilen davanın ise 02/11/2022 günü açıldığı, davanın açılmasından önce ---------- E.sayılı dosyasında 06/07/2010 tarihinde iflasına ve iflasın 06/07/2010 günü saat 15.05 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin --------İflas Müdürlüğünün ---------- İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, rücuen tazminat davasının iflas kararından sonra açılması nedeniyle müflis şirket yönünden görevli mahkeme --------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu halde, görevsiz mahkemece yargılama yapılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmaklatadır.Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; birleşen dava davalısı ---------- Şirketi yönünden Mahkemenin görevli olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi usul ve esasa aykırı olduğundan, davacı Kurum vekili ve davalı ---------Şti. İflas idaresi vekilinin (sair istinaf sebepleri incelenmesizin) istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 bendi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur"şeklinde kaldırılmış ve mahkememize tevzi edilmiştir.
----------- Hukuk Dairesi'nin kararından anlaşılacağı üzere Mahkememizde görülmekte olan davanın KAYIT KABUL davasına dönüştüğü anlaşıldığından; ----------- Sayılı kararı gereği dosyanın bu davaya bakmaya ---------- Asliye Ticaret Mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak tayin edildiğinden, dosyanın bu mahkemelere gönderilmek üzere tevziye iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1---------- HD'nin kararından anlaşılacağı üzere Mahkememizde görülmekte olan davanın KAYIT KABUL davasına dönüştüğü anlaşıldığından; ---------- Sayılı kararı gereği dosyanın bu davaya bakmaya ---------- Asliye Ticaret Mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak tayin edildiğinden, dosyanın bu mahkemelere gönderilmek üzere TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,
2-6100 sayılı HMK.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
3-Mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025