T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/164 Esas
KARAR NO : 2025/910
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.01.2022 günü meydana gelen trafik kazasında, yoğun kar yağışı nedeniyle müvekkilinin ---------- istikametinde evine doğru yürüyerek gitmekte iken, --------- ile --------- yolu arasında ------- köprü altında müvekkiline arkadan --------- plakalı araç çarpığını ve yaklaşık olarak müvekkilinin 3 metre sürükleyip kaldırıma fırlattığını, müvekkilinin başını kaldırıma çarptığını ve kanlar içinde kaldığını, yoğun kar yağışı nedeniyle ambulans ve polis ekipleri olay yerine gelememiş bu nedenle de kaza tespit tutanağı da tutulamadığını, bu kaza nedeniyle, fiziksel engeli nedeniyle ekonomik geleceğinin olumsuz etkileneceğini, iyileşse bile fazladan efor sarf edeceğini ve benzeri nedenlerden ötürü, ayrıca tedavisi bitmediğinden sonucun şu anda öngörülemeyeceğinden, vücut arızaları nedeniyle günlük yaşamını sürdürmekte zorluklar çekeceğini, kalıcı bir arızası söz konusu olduğunu ve beden gücü kaybı oranı ancak tedavi sonuçlandıktan sonra belli olacağından, müvekkilinin yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderlerinin, bakıcı giderlerinin, uğranılan kazanç kaybının, çalışma gücünün azalmasından ve yitirilmesinden doğan zararların, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları mevcut olduğunu belirterek, tedavi giderleri, bakıcı giderleri, geçici ve sürekli iş görememezlik tazminatının kaza tarihi olan 24.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkilinin yaşamış olduğu travma, üzüntü, elem, keder ve çektiği acı nedeniyle 40.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalılar -------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar ------- ve ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasında --------- plakalı araç müvekkili --------- ait olduğunu ve aracın sürücüsünün de eşi olan müvekkili --------- olduğunu, ZMSS da diğer davalı ---------- Şirketi olduğunu --------- numaralı poliçe ile ZMSS poliçesi düzenlendiğini, kaza tarihi itibariyle iş bu poliçe teminatları arasında davacının talepleri teminat altına alındığını ileri sürdüğünü, davanın konusu, trafik kazasından doğan tazminat taleplerinden oluştuğunu, Trafik kazası nedeniyle tazminat davasının hukuki dayanağı, trafik kazasının bir haksız fiil sorumluluğu doğurması olduğunu, haksız fiil; fiil, zarar, uygun illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılık unsurlarından oluştuğunu ileri sürdüğünü, müvekkillerinin tazminat taleplerinden sorumlu olması için öncelikle kusurunun olması gerektiğini belirterek, kazanın meydana geliş şekli incelendiğinde araç sürücüsü müvekkili -------- kusur atfının mümkün olmadığını kazanın, 24.01.2022 tarihinde 23:00 sıralarında --------- yoğun kar yağışı ve fırtınanın olduğu, görüş mesafesinin neredeyse metrelere indiği bir günde meydana geldiğini, olay günü müvekkili eşine ait araç arazı aracı olduğu için yolda kalan araçlara yardım etmek için kazanın olduğu bölgede seyir halinde iken davacı ---------- yolu arasında ---------köprü altında yaya olarak yolda yü esnada gerçekleştiğini, davacı aniden yola atladığını ve kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, davacının yoğun kar yağışı ve fırtınanın olduğu, gece vaktinde, karanlığın daha da arttığı ---------- köprüsü altındaki yolda köprü ayaklarının arasından yola aniden atladığını ve kazaya sebep olduğunu , yoğun kar yağışı, yolların karla kaplı olası ve fırtınanın varlığı dikkate alınırsa müvekkilinin hızlı gitme ihtimali fizikken söz konusu olmadığını. bunun yanında yol 3 şerit olmasına karşın olay günü hava muhalefeti nedeniyle tek şeritten ilerlediğini belirterek, kazanın meydana gelmesinde %100 davacının kusurlu olduğunu, müvekkili Karayolları Trafik Kanunu'nda bulunan hiçbir kuralı ihlal etmediğini, ancak davacı yaya yolu olmayan kara yolunda karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, ilk yolu geçtikten sonra hızlıca ve aniden yola yani müvekkiline ait aracın önüne atlayarak adeta ihmaller zinciri içerisinde kazanın meydana gelmesine kendisinin yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesini engelleyebileceği elinde hiçbir imkânı olmadığını, hızlı olmadığını, havanın karanlık, kar fırtınasının olduğunu ve her yerin kar altında olduğunu, görüş mesafesi nispetinde seyir halinde iken aniden orta refüje denk gelen köprü ayaklarının arasından çıkan davacıyı görme ihtimali ve kazaya engel olma ihtimali söz konusu olmadığını, ancak buna rağmen davacının ve kardeşinin müvekkiliyle iletişime geçerek talep etmesi üzerine 28.01.2022 tarihinde aralarında protokol ve ibraname düzenlendiğini, müvekkili ---------- aynı gün davacıya ait banka hesabına 10.000,00 TL ödeme yaptığını beyan ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı --------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen---------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ------- no.lu ve 05/05/2012-2022 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, 14.4.2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile birlikte mağdurların dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirilmiş olup davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, başvurunun bu yeni düzenleme kapsamında reddi gerektiğini, her ne kadar davacı müvekkili şirkete başvuruda bulunduğu belirtilmiş ise de müvekkili şirkete ulaşmış herhangi bir başvuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.---------- Esas sayılı dosyasında şüpheli ---------- hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan takipsizlik kararının verilmiş olduğu anlaşıldı.2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.------- 09/10/2020 tarihli --------- yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve-------- E, -------- K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Mahkememize sunulan 21/10/2024 tarihli kusur raporunda; Dava konusu olayda; sürücü -------- olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğu, yaya ---------- olayın meydana gelmesinde % 50 kusurlu olduğu kanaatleri bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 21/03/2024 tarihli maluliyet raporunda; Davacının oluşan kazada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre; tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir.
Mahkememize sunulan 21/10/2024 tarihli raporda; Belgesiz tedavi gideri olarak yol gideri olarak 1.250,00TL, iyileşme döneminde paramedikal giderler, pansuman vb giderleri olarak 500,00TL, bakıcı gideri olarak 5,004,00TL olmak üzere toplam 6.754,00TL nin kadri maarufunda olduğu, tespit edilen kusur oranında indirim uygulandığında 3.377,00TL olacağı, kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Mahkememize sunulan 17/03/2025 tarihli raporda; davalı--------- tarafından 17.03.2025 'de 10.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup, yapılan ödemenin hangi zarar kalemine istinaden (Geçici ya da Sürekli İş Göremezlik) yapıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmadığı, yapılan ödemenin davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik Zararı ile karşılaştırıldığı, Davacının %50 Davalı Kusuruna göre hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 6.380,10 TL olduğu (raporun sonuç kısmından maddi hata sonucu farklı bir rakam yazıldığı anlaşılmıştır.), Ödeme Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada; davacının %1 Sürekli İş Göremezlik Oranı ve %50 Davalı Kusuruna göre hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 6.770,25 TL olduğu, davalı ---------tarafından yapılan 10.000,00 TL ödeme ile davacının Sürekli İş Göremezlik Zararının %147,71 oranında aşarak karşılandığı, Günümüz Rapo/Hesap Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada; davacının %1 Sürekli İş Göremezlik Oranı ve %50 Davalı Kusuruna göre yapılan ödemenin güncellenmiş halinin tenzilinden sonra hesaplanan bakiye Sürekli İş Göremezlik zararının 25.991,79 TL olduğu kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Davalı--------- ve--------- tarafından davacıya dava öncesinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu ödeme karşılığında davacı asil 28/01/2022 gününde ibraname imzalamıştır. Davadan önce yapılan ödeme üzerine davacının ibraname vermiş olması nedeni ile yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ödeme ile zarar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı, KTK'nın 111.maddesi gereğince ibranamenin geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmekte olup, dosya arasında bulunan aktüer bilirkişi raporu incelendiğinde günümüz verilerine göre hesaplama yapıldığında davacının zararının 25.991,79 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafından yapılan ödeme miktarı ile davacının belirlenen zararı arasında misli fark bulunduğu ve fahiş fark olması nedeni ile davacı tarafından verilen ibranamenin geçerli olmayacağı anlaşılmıştır.Açıklanan gerekçelerle 6.380,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve 1.250,00 TL tedavi gideri tazminatı talebinin kabulüne karar verilmişitr.
Dava tarihinden önce 10.000,00 TL ödeme yapılmış olup, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada ödeme tarihindeki verilerek göre, yapılan ödeme sürekli iş göremezlik zararını karşıladığından davacının sürekli iş göremezlik talebinin reddine karar verilmiştir.21/03/2024 tarihli maluliyet raporunda kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirildiğinden bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı, TBK'nun 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteminde bulunmakla, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikler göz önünde tutularak, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, manevi tazminat isteyen davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydana gelişinde davacı ile davalı sürücünün kusur oranları ve davacının duyduğu acı ve elemin yoğunluğu nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketine 09/09/2022 tarihinde başvuru yapıldığından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 22/09/2022 tarihi olarak kabul edilmiştir. Davalılar -------- ve ----------- yönünden temerrüt tarihi kaza tarihi olan 24/01/2022 tarihi olarak kabul edilmiştir. Sigortalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmış ve davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
Bakıcı gideri talebinin reddine,
6.380,10 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22/09/2022 tarihinden, davalılar------- ve --------- yönünden kaza tarihi olan 24/01/2022 tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.250,00 TL tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22/09/2022 tarihinden, davalılar------- ve ---------- yönünden kaza tarihi olan 24/01/2022 tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,
Maddi tazminat yönüyle alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 179,90 TL ve tamamlama harcı 596,00 TL'nin mahsubu ile geri kalan 160,5 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
Davacı tarafça karşılanan 615,40 TL harç masrafı ile 179,90 TL başvuru harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Manevi tazminat yönüyle alınması gerekli 683,10 TL karar ve ilam harcının davalılar --------- ve ---------- tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 760,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 178,95 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Suç üstü ödeneğinden karşılanan 12.000,00 TL bilirkişi masrafının kabul ve reddolunan kısım üzerinden hesap olunan 2.625,64 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 9.374,36 TL'sinin ise davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına ,
Davalılarca yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına,
Maddi tazminat davasının kabul edilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 7.630,10 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Maddi tazminat davasının reddedilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 27.241,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
Manevi tazminat davasının kabul edilen bölümü göz önünde bulundurularak hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 682,66 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili; 2.437,34 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025