T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/342
KARAR NO : 2025/730
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2022
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas, ------ Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememiz esasına kaydedilen Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından başlatılan ----- İcra Dairesi ------ Esas sayılı icra takibine konu alacağa dayanak bononun davalı tarafından tefecilik neticesinde elde edildiğini, söz konusu bononun davalı tarafından müvekkilinin akli melekelerinin zayıflığından faydalanılarak ve iradesi yanıltılarak rızası hilafına imzalattırıldığını, müvekkilinin hiçbir şekilde bonoda yazılı meblağı borçlanmadığını, davalı yanın tefecilik neticesinde elde ettiği bonoda yazılı meblağı müvekkiline vereceğini söyleyerek müvekkilini bonoyu imzalamaya ikna ettiğini ancak hiçbir şekilde bu parayı müvekkiline vermediğini, bononun hükümsüz olduğunu, başlatılan takibin de hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, dava konusu paranın tahsili halinde müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının muhtemel olduğunu davaya konu takibin teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar dava konusu paranın davalı yana ödenmesini engeller mahiyette ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, ---- İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyada müvekkilinin davalıya hiçbir şekilde borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 20 den az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun müvekkiline olan borcu sebebi ile icra takibi başlatıldığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı borçlunun müvekkiline olan borcu ödememesi sebebi ile senet tanzim edildiğini, ancak senet ödenmediğini, ödemeye ilişkin herhangi bir dekont ya da ödeme belgesi olmadığını, davacının soyut beyanlarla borçtan kaçmayı hedeflemek ve müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını belirterek kötü niyetle açılan davanın reddine müvekkili aleyhine açılan haksız dava sebebiyle davasının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı, icra takibine konu edilen alacağa dayanak bononun davalı tarafından tefecilik neticesinde elde edildiğini, söz konusu bononun davalı tarafından müvekkilinin akli melekelerinin zayıflığından faydalanılarak ve iradesi yanıltılarak rızası hilafına imzalattırıldığını, müvekkilinin hiçbir şekilde bonoda yazılı meblağı borçlanmadığını, davalı yanın tefecilik neticesinde elde ettiği bonoda yazılı meblağı müvekkiline vereceğini söyleyerek müvekkilini bonoyu imzalamaya ikna ettiğini ancak hiçbir şekilde bu parayı müvekkiline vermediğini, bononun hükümsüz olduğunu, söz konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuş; davalı ise söz konusu bononun davacı borçlunun müvekkiline olan borcunu ödememesi sebebi ile tanzim edildiğini, senedin ödenmediğini, ödemeye ilişkin herhangi bir dekont ya da ödeme belgesi sunulmadığını, senedin borç karşılığından davacı tarafça rızası ile imzalanıp verildiğini savunmuştur. ---- İcra Dairesinin ------ Esas numaralı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; Davalı alacaklı ---- davacı borçlu -----, dava dışı ---- ve ----- aleyhinde 20/12/2021 tarihinde 15/11/2020 düzenleme tarihli, 02/01/2021 vade tarihli, keşidecisi davacı, lehtarı ------- olan, 230.000,00 TL bedelli senede dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatmış olduğu anlaşılmıştır----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; Davacı müşteki ---- ile dava dışı ------ şikayeti üzerine davalı şüpheli ----- hakkında 'Dolandırıcılık, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık' suçundan yapılan soruşturma sonucunda 10/06/2022 tarihinde şüphelinin müştekileri aldatarak borç para vereceğini söyleyerek imzalatmış olduğu senedi, borç para vermeden icra takibine konu ettiğine dair soyut iddia dışında somut, yazılı delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, takipsizlik kararına yapılan itiraz sonucu -----. Sulh Ceza Hakimliğinin ----- sayılı dosyası üzerinden 13/03/2023 tarihinde itirazın reddine karar verildiği ve KYOK kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.Tarafların tanıkları mahkememiz ve talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmiş olup;
Davacı tanığı ------ beyanında; Davacının kayınpederi olduğunu, yaklaşık bir sene önce kendisinin ----- isimli şahsa senet verdiğini ve evlerine haciz konulup satışa çıkarıldığını söylediğini, kayınpederinin kalbinde sıkıntı olduğunu, şeker hastalığı olduğunu, bunun dışında bildiği bir hastalığı olmadığını ifade ettiği görülmüştür.Davacı tanığı ----- beyanında; Davacıyı mahalleden tanıdığını, hatırladığı kadarıyla 1 yıl kadar önce ------ para lazım olduğunu, kahvede torununu evlendireceğini söylediğini, bu sırada kahvede arkadaşı ----- bulunduğunu, ----- arkadaşından para alabileceğini söyleyerek ----- aradığını, parayı ----- istediğini, daha sonra ---- ve --- -- parayı almaya gittiklerini, ------ kendilerine bir yıl geriye dönük olacak şekilde senet düzenlediğini, ancak paralarını vermediğini bildiğini ifade ettiği görülmüştür.Davacı tanığı ------ beyanında; Davacının mahalleden arkadaşı olduğunu, hatırladığı kadarıyla 2 yıl kadar önce kahvede otururken ------ para lazım olduğunun konuşulduğunu, ----- isimli şahsın kendisine para verebileceğini söylediğini, ----- kahveye geldiğini, ---- arkadaşı ----- arayarak bu parayı kendisinden istediğini, konuşma sırasında --- "ben ----- kefilim" sonra da ---- "ben ----- kefilim" dediğini, bu şekilde herkesin ----- güvendiğini, daha sonra ----- parayı almaya gittiklerini, orada ----- bir yıl geriye dönük olacak şekilde senet düzenlediğini, -----'sen ----- yeni bir hesap aç, ben parayı yarın sana açtırdığın hesaba göndereceğim' diyerek arkadaşları geri gönderdiğini, hesaba para falan yatırılmadığını, etraftan ----- nitelikli dolandırıcı olduğunu öğrendiklerini ifade ettiği görülmüştür.
Davacı tanığı---- beyanında; Emlak işiyle uğraştığından ---- tanıdığını,---- beyin yaştan dolayı akli melekelerinin zayıf olduğunu, ---- tanımadığını, ------ parayı vermediğini bildiğini ifade ettiği görülmüştür.Dosya kapsamında; davacı taraf her ne kadar söz konusu bononun davalı tarafından müvekkilinin akli melekelerinin zayıflığından faydalanılarak ve iradesi yanıltılarak rızası hilafına imzalattırıldığını, davalı yanın tefecilik neticesinde elde ettiği bonoda yazılı meblağı müvekkiline vermediğini ileri sürmüş ise de; davacının akli melekelerinin zayıf olduğu iddiasına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, davacının kayınpederi ve yakın arkadaşları olan tanıklarının tanık----- aksine davacının akli melekelerinin zayıf olduğuna ilişkin bir iddiada bulunmadıkları, davacının dolandırıcılık ve tefecilik iddiaların ilişkin ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ soruşturma sayılı dosyasında davalı şüpheli hakkında şüphelinin müştekileri aldatarak borç para vereceğini söyleyerek imzalatmış olduğu senedi, borç para vermeden icra takibine konu ettiğine dair soyut iddia dışında somut, yazılı delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yapılan itiraz neticesinde de -----. Sulh Ceza Hakimliğinin ----- numarası ile itirazın reddine karar verildiği, kambiyo senedinin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği, davacının iddialarını yazılı belge ile ispat etmesinin şart olduğu, senet karşılığı para alınmadığı veya senet bedelinin ödendiği hususunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi kapsamında kesin delillerle ispatlanması gerektiği, bu iddialara ilişkin kesin delil sunulmadığı, davacı tarafın delil listesinde yemin deliline de dayanmadığının anlaşılması karşısında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, dosya kapsamında uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığı, bu haliyle şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 30,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 43.350,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.