T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/17 Esas
KARAR NO: 2025/663
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin faturadan kaynaklı toplam 12.000,00 TL cari hesap (fatura) alacağı yönünden alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin alacaklı olduğu faturaların nakliye bedeli olarak kayıtlı olduğunu, bu meyanda, davalı hakkında cari hesap (fatura) alacakları için -----sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek, davalı yanın itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, davaya konu taşıma işinin tarafı olmamakla birlikte iddia edildiğinin aksine davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibin tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı yanın, gerek dava dilekçesinde gerekse sunmuş olduğu beyanlarda davaya konu edilen taşıma hizmetinden dolayı müvekkili şirketin kendisine borçlu olduğunu iddia ettiğini, davacı yanın dava dilekçesinde, müvekkili ile aralarında cari hesap ilişkisinin olduğunu, müvekkili şirkete lojistik hizmeti verdiğini iddia ve beyan ettiğini, davacı yanın bu iddia ve beyanlarının asılsız ve afakî iddia ve beyanlar olduğunu, davacı yanın müvekkili şirketle aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu -yazılı cari hesap sözleşmesi- sunmak sureti ile ispat etmesi gerekmekte iken salt cari hesap ilişkisinin var olduğunu iddia etmek bu cari hesap alacağının doğduğunu ispata yetmediğini, TTK’nın emredici hükümleri gereği davacı tarafın müvekkili şirketle akdetmiş olduğu yazılı bir cari hesap sözleşmesini dosyaya sunması gerektiğini, taraflar arasındaki cari hesabın mevcudiyetinin ancak ve ancak yazılı bir – cari hesap sözleşmesi-nin varlığına bağlı olduğunu, ortada davacı ile müvekkili şirket tarafından yapılmış bir cari hesap sözleşmesi yok iken davacı tarafın bu cari hesap ilişkisine dayanarak kendine bir alacak yaratmasının hukuken mümkün olmamakla birlikte dava konusu bir borcun oluşmayacağının da en açık göstergesi olduğunu, nitekim davacı yanın, müvekkiline taşıma hizmeti sunduğu iddiasını ispat edecek taşıma belgelerini dosyaya ibraz edemediğini, oysa anılan belgelerin, müvekkili şirketin davaya konu taşıma hizmetinin tarafı olmadığını ispat edeceğini, nitekim hem TTK.m. 768 hükümleri uyarınca tarafların bir taşıma senedi düzenleyebileceğini, bu taşıma senedinde taşıma sözleşmesine ilişkin birçok bilginin yanında taşıyıcı ve gönderilen tarafından imza altına alındığını, müvekkili ile davacı arasında hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığını, nitekim davacı tarafın da kendisine ait taşıma belgelerini dosyaya ibraz edemediğini ve bu sebeple iddiasını ispatlayamadığını, davacının sunmuş olduğu faturaların, taraflar arasında davaya konu hukuki ilişkiyi ispata medar nitelikte olmadığını, hiçbir surette davayı kabul etmemek kayıt ve şartı ile, muayyen belirlenebilir likit bir alacağın söz konusu olmadığını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık; davalının ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.----- Esas Sayılı dosyasının incelenmesinden Davacı tarafından davalı adına 12.000,00 TL yönünden icra takibi başlatıldığı, davalının 26/11/2023 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu hakkında dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 02/10/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, Davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, Davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı yandan defterlerinde davalı yandan takip tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 12.000,00 TL alacaklı göründüğü, Davalı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ise, davacı yana ait herhangi bir hesap hareketinin tespit edilmediği, bir başka ifade ile, davalının ticari defter kayıtlarına göre, yanlar arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı ve davacı yana borcunun görünmediği, Dosya içeriğinde; davacı yanın, davalı yana keşide ettiği ve alacağına dayanak yaptığı faturanın içeriğine konu hizmeti verdiğine ilişkin olarak tevsik edici herhangi bir belgeye rastlanmadığı, dolayısı ile, davaya konu hizmetin, davacı yan tarafından davalı yana teslimi hususunun belgesel anlamda izaha ve ispata muhtaç göründüğü, bu ancak bu hususun hukuki yorum ve takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya Mali Müşavir bilirkişinin yanına Taşıma uzmanı bilirkişi de eklenerek ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti ------- tarihli raporunda özetle; Davacı Dosya kapsamına sunulan ve yukarıda görsel örneği bulunan “İRSALİYE YERİNE GEÇER” baskılı notu bulunan fatura belgesi incelendiğinde; bu irsaliye ile, ---- bulunan Dava Dışı ----firmasından, DAVALI ----varışlı olarak, ---- plakalı araçla, sürücü ------ yönetiminde nakliye hizmetinin yapıldığının görülmekte olduğu; her ne kadar sürücü ---- imzası belge üzerinde tespit edilememiş olsa da bu taşıma hizmetinin --- plakalı araç ile ve araç sürücüsü---- tarafından yapılmadığına dair belge üzerinde bir şerh notu tespit edilemediği, bu nedenle ilgili nakliye hizmetinin ----- plakalı araç ile ve araç sürücüsü ----- tarafından erçekleştirilmiş olduğu kanaatine ulaşıldığı; Davacının, Bilirkişi Raporuna itiraz beyan dilekçesi ekinde dosya kapsamına ------ kendi çalışanı olduğuna dair Sigorta Belgelerini sunmuş olduğu; Sigorta belgeleri incelendiğinde, sürücü ------ Davacı Taşıyıcının çalışanı olduğunun anlaşılmakta olduğu; diğer yandan, dosyaya sunulan Araç Kira Sözleşmesinin Davacı ---- Dava Dışı -----firması arasında yapılmış olduğu; kiralanan araç listesi içerisinde davaya konu taşıma hizmetini yapan ------ plakalı aracın da bulunduğunun tespit edildiği; dosyaya sunulan ilgili fatura ile sevk irsaliyesi yerine geçen belge içeriği karşılaştırıldığında; faturada taşıma hizmetini gerçekleştiren araç plakası olarak yazan ----- plakalı aracın, sevk irsaliyesindeki araç plakası ile aynı olduğu, fatura tarihi ile sevk irsaliyesi tarihinin de uyumlu olduğunun görüldüğü, davacı Taşıyıcının ilgili sevk irsaliyesi ile Davacı şirket çalışanı sürücü ----yönetimindeki ---- Plakalı araç ile----- tarihinde davaya konu taşıma hizmetinin verilmiş olduğu kanaatine ulaşıldığı; bundan hareketle, TTK MADDE 856’ya göre, Dava Dışı----- firması tarafından DAVALI------ sevkedilmek üzere Davacı Taşıyıcının kiralık olan ----- plakalı aracına yükün teslim edildiği anlaşılmakta olup, ilgili sevk irsaliyesinin taşıma hizmetinin verilmiş olduğunu belgelemekte olduğu yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap bulunduğu, yaptılan ticari defter incelemesine göre tarafların ticari defterlerinin HMK m.222 ye uygun tutulduğu anlaşılmakla sahiplerine lehine delil niteliğini haiz olduğu, dosyada yer alan araç kirasözleşmesinden ve --------- belgelerinden dava dışı sürücü -----davacının çalışanı olduğunun anlaşıldığı, yine dosyada mübrez araç kira sözleşmesinin taraflarının davacı ile dava dışı ----- firması olduğu ve kiralanan araç listesinde davaya konu taşımayı gerçekleştiren ----- plakalı aracın da bulunduğu, sunulu sevk irsaliyeleri ile faturaların da davaya konu edilen işbu araç plakalı ile uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının sevk irsaliyesi ile davacı çalışanı olan ------ tarihinde davaya konu edilen taşıma hizmetinin verildiği ve TTK m.856'ya göre dava dışı --- firması tarafından davalı için ---- sevkedilmek üzere davacının kiralık olan -----plakalı aracına yüküm teslim edildiğinin anlaşıldığı ve ticari defter ve kayıtlara göre de davacının bahsi geçen taşıma işinden kaynaklı olarak davalıdan 12.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ve davanın kabulü ile davalının ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36,75 ve değişen oranlarda ticari faiz işletilmesine, alacak faturaya bağlı ve likit olduğundan hüküm altına alınan 12.000,00 TL'nin %20'si olan 2.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36,75 ve değişen oranlarda ticari faiz işletilmesine,
2-Hüküm altına alınan 12.000,00 TL'nin %20'si olan 2.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 819,72 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 392,12 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 9.584,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı.25/09/2025