T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/144 Esas
KARAR NO: 2025/679
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ------tarihinde meydana gelen trafik kazasında, karşı araç sürücüsü ---- alkollü, hızlı ve hatalı araç kullanımı ile gerçekleşen kaza sonrasında vefat ettiğini, müteveffanın geride mirasçıları olarak çocukları ---- kaldığını, gerçekleşen kazada müteveffanın kusuru bulunmadığını, davalı ---- kast olarak nitelendirilebilecek hızda ve alkollü şekilde araç kullanması sebebiyle kaza meydana geldiğini, müteveffa ---- taksi şoförü olduğunu, mesai saatleri içerisinde aracın içinde park halindeyken yolcu aldığı sırada arkadan araç çarpma sonucu vefat ettiğini,----- dosyası kapsamında dinlenen tanık beyanı ile kaza tespit tutanağıyla sabit olduğunu, olay neticesinde olay yerine gelen polis ekipleri ile trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, bu tutanak doğrultusunda ---- ait, ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, murisin bu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, ---- tarafından, ------sayılı trafik sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, poliçeler kaza tarihini kapsadığından, davalıların müvekkillerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili ----ile ilgili evraklarla davalı sigorta şirketine poliçede belirtilen limit dahilinde maddi tazminat talepli başvuruda bulunulduğunu, bu başvuru sonucunda davalı şirketçe oluşturulan ---- nolu hasar dosyası kapsamında, müvekkili ----- poliçesine istinaden ölüm tazminatı olarak yalnızca 300.341,00 TL ödendiğini, söz konusu ödeme makbuz niteliğinde olup, bakiye poliçe bedelinin müvekkile ödenmesi gerektiğini, sigorta şirketine başvurusu sırasında murisin net 8.000 TL kazancı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, dava şartı olan Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalı şirketin talebe olumsuz cevap vermesi nedeniyle 04.07.2022 tarihli ‘’Anlaşmama’’ tutanağı düzenlendiğini, kaza sonucunda ölen müteveffanın oğlu olan müvekkili ----- nezdinde oluşan gerçek zararın (destekten yoksun kalma) poliçelerde yer alan bedelleri dahi aşar nitelikte olduğunu, müvekkilinin mahrum kaldığı destek oranında tazminat talebinde bulunabileceğini, yine müvekkilinin yaşı ve ekonomik durumu itibariyle ölenin maddi ve manevi desteğine her zaman ihtiyaç duyacağı gözetilerek, olay tarihi olan 14/02/2022 tarihinden itibaren hesaplanıp tespit edilecek tazminat miktarının bu aşamada taraflarınca bilinmesi mümkün olmadığından, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, ---- poliçesi kapsamında müvekkil ---- mahsup edildikten sonra, ölenin oğlu olan müvekkili ---- ve ölenin eşi ----poliçesi ile------ poliçesi kapsamında her biri için şimdilik 1.000,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 14/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, ------ hayatını kaybetmesiyle geride kalan eşi ve çocuklarının derin üzüntü ve acılara maruz kaldıklarını, müteveffanın çocuklarının babasız, eşinin kocasız kaldığını, maddi tazminat davaları belirsiz alacak davası olup gerçek maddi zarar bilirkişi marifetiyle tespit edildiğinde, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce ödenmiş olan 300.341,00 TL mahsup edildikten sonra, talebi belirlemek ve arttırmak kaydıyla tüm davalıların yoksun kalınan destek için şimdilik 1.000.00-TL maddi tazminatı olay (kaza) tarihi olan 14/02/2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, (davalı ---- yönünden sigorta limitleriyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen ------ ödemelerine karar verilmesini, yine maddi tazminat davası belirsiz alacak davası olup gerçek maddi zarar bilirkişi marifetiyle tespit edildiğinde, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce ödenmiş olan 300.341,00 TL mahsup edildikten sonra, talep belirlemek ve arttırmak kaydıyla tüm davalıların yoksun kalınan destek için şimdilik 1.000.00-TL maddi tazminatı olay (kaza) tarihi olan 14/02/2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, (davalı ----- yönünden sigorta limitleriyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen --- ödemelerine karar verilmesini, davalılar ------ müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere 500.000.00-TL manevi tazminatı olay (kaza) tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte müvekkili ---- ödemelerine karar verilmesini, davalıla------ müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere 500.000.00-TL manevi tazminatı olay (kaza) tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte müvekkili ---- ödemelerine karar verilmesini, davalılar ----- müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere 500.000.00-TL manevi tazminatı olay (kaza) tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte müvekkili ---- ödemelerine karar verilmesini, davalılar ------ müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere 500.000.00-TL manevi tazminatı olay (kaza) tarihi olan 14.02.2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte müvekkili ---- ödemelerine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili ---- tarihli duruşmada her ne kadar dava dilekçesinde --- kapsamında talepte bulunmuş iseler de ---tespit edemediklerinden bu yönde bir talepleri olmadığını beyan ederek duruşma zaptını imzalamıştır.
SAVUNMA:Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- poliçe teminatı üzerinden davadan önce müvekkili şirket tarafından sadece hak sahibi eş olan davacı ----- ödenen destekten yoksun kalma tazminatının yeterli olduğunu, zararın tamamının karşılandığını, başvuru ile müvekkili şirket nezdinde ---- dosyası açıldığını, kanun ve mevzuat gereği sadece hak sahibi eş olan ---- tazminat hesaplandığını, işbu tutarın davacı tarafa ---- tarihinde ödediğini, 500.000,00 TL poliçe teminatından ödenen tazminatın mahsubu halinde 199.659,00 TL olarak poliçe teminat bakiyelerinin olduğunu, ----- sigortalı araç sürücüsünün kusurlu atfedilmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil kusuru bulunmadığını, poliçede yazılı teminat tutarının doğrudan davacıya ödenmeyeceğini, davacıların kaza sebebiyle uğradıkları gerçek zararın tespiti gerektiğini, davacının gerçek zararının saptanması için davacıların ve ölenin yaşı, desteğin gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer faktörler dikkate alınarak aktüer bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, ----- üstündeki ve dışındaki zarar olarak, doğrudan hak sahiplerinin kişisel zararı,( destekten yoksun kalan tüm kişilerin zararı hesaba katılmak durumunda olduğunu), müteveffanın sigortalı araç üzerinde seyahat halindeyken emniyet kemeri takmaması ve uygun koruyucu ekipmanları kullanmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari % 25 oranında indirim yapılması gerektiğini, müterafık kusur olduğunu, müvekkili sigorta şirketi bakımından hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddi gerektiğini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, Davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu olayın cereyan etmesinde kusuru bulunmadığını ve müvekkilinin elinde olmayan eylemler sonucunda kaza meydana geldiğini, aracını tüm kurallara uygun bir şekilde kullanan müvekkilinin tüm dikkatine rağmen olay yerinde öndeki aracın aniden durması sebebiyle müvekkilin kaza yapmamak için yaptığı hamleler neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile ilgili kaza meydana geldiğini, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin----- Esas Sayılı dosyada halen yargılanmaya devam ettiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını istediklerini, manevi tazminat lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ederek davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı----- cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile HMK 107 maddesi uyarınca trafik kazası nedeniyle açılmış destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 21/06/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Davacıların mahkememizde açtığı davada 14/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında -----vefatı ile geriye davacıların mirasçı olarak kaldıklarını, davalılardan ---- olay günü kullandığı ---- araçla seyir halinde iken ticari taksi şoförlüğü yapan ve park halinde yolcu alıp hareket etmek üzere olan ---- kullandığı ticari araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kazada müteveffanın bir kusuru bulunmadığını,----kasıt olarak nitelendirilebilecek hızda ve alkollü olarak araç kullanması nedeniyle ---- kullandığı araca arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, olay nedeniyle ceza yargılamasının devam ettiğini, diğer davalı ---- kazaya karışan ----- plakalı aracın sahibi olması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin de bu aracın---- poliçesini düzenlemesi nedeniyle sorumlu olduklarını, davacılardan ----- eşi olup olay sonrasında maddi tazminat talepli olarak davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu ve poliçeye istinaden 300.341,00 TL.ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin makbuz niteliğinde olup bakiye poliçe bedelinin de ödenmesi gerektiğini, müteveffanın sağlığında aylık net 8.000,00 TL.kazandığını, bu durumun sigorta şirketine başvuru sırasında da bildirildiğini ancak dikkate alınmadığını, yapılan ödemenin uğranılan zararı karşılamaya yetmediğini, müteveffanın eşi ---- yanında cezaevindeki oğlu ---- da destek olduğunu bu nedenle davacı ----- da onun desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın sağlığında davacı ----- cezaevinde baktığını aynı zamanda küçük çocuğuna da destek olduğunu, davacı cezaevinde olduğundan uzun yıllardır çalışamadığını, tüm masraflarının ölüm tarihine kadar müteveffa tarafından karşılandığını belirterek HMK 107 maddesi kapsamında belirlenecek tazminat tutarlarının davalılardan tahsilini istediklerini, bunun yanı sıra davacılardan ---- nezdinde oluşan zararın poliçelerde yer alan bedelleri aştığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15/06/2022 tarihinde ---- ödenen tutar mahsup edildikten sonra --- poliçesi ve ------- kapsamında ayrı ayrı 1.000'er TL.nin temerrüt tarihi olan 14/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini, olay nedeniyle davacıların büyük üzüntü ve keder yaşadıklarını, eşsiz ve babasız kaldıklarını, bu nedenle oluşan acı ve ızdırabın dindirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacılardan her biri için 500.000'er TL. manevi tazminatın da şahıs davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tahsiliyle kendilerine ödenmesini istediklerini bildirdikleri, davalı sigorta vekilinin davacı tarafça yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açılıp davacı eşe 29/06/2022 tarihinde ödeme yapılmakla sorumluluklarının kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesabında kaza tarihinde geçerli şahıs başı poliçe limiti üzerinden garame hesabı yapılması gerektiğini, poliçe limitinin 500.000 TL. olup halen bakiye 199.659,00 TL. kaldığını, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığını, kusurun ve gerçek zararın davacı tarafça ispatlanması gerektiği gibi destek durumunun da ispata muhtaç olduğunu, müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak kabulü gerektiğini yine müteveffanın müterafık kusurunun da araştırılmasını istediklerini, faiz başlangıcının ancak dava tarihi olabileceğini ve yasal faiz ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunduğu, davalı ----cevap dilekçesi sunmadığı, davalı ---- süresinden sonra sunulan cevap dilekçesiyle dava konusu trafik kazası sırasında davacının iddiasının aksine iradesini ve hakimiyetini etkileyecek seviyede alkollü olmadığını, tüm dikkatine rağmen olay yerinde öndeki aracın aniden durması sebebiyle kazaya neden olmamak için hamle yaptığını, bu sırada direksiyon hakimiyetini yitirdiğini ve kazanın meydana geldiğini, bu durumun kaza tespit tutanağında dikkate alınmadığını, olay nedeniyle üzgün olduğunu, müteveffanın aracını park olarak beklettiği yerde aracın durduğu konum açısından kusur durumunun değerlendirilmesini istediğini, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, ceza davasının bu dosya yönünden beklenmesi taleplerinin bulunduğunu belirttiği dosya kapsamından anlaşılmış bu şekilde uyuşmazlık noktaları saptanmıştır. Murise ait nüfus aile kayıt tablosu dosya içine alınmış anne ve babasının kendisinden önce vefat ettikleri geride davacı eşi ile davacı çocuklarının kaldığı anlaşılmıştır. ------plakalı araçların tescil kayıtları getirtilmiş,-----plakalı aracın malikinin davalı ---- olduğu aracın hususi araç olduğu, müteveffanın kullanımındaki ---- plakalı aracın ise ticari taksi olduğu anlaşılmıştır.Davacılar, davalı şahıslar ve muris yönünden ekonomik ve sosyal durum araştırmaları yapılmıştır.------Kurumuna yazılan yazılara gelen cevaplardan, davacı ---- hükümlü olduğu, ---sayılı dosyadan davacıya vasi olarak ------atandığı, aynı dosyada vasiye tazminat davası açmak üzere izin verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Emsal ücret araştırması bakımından ---------- yazı yazılmış ancak taksi şoförünün aylık kazancının bilinmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası ve ---- poliçesi getirtilmiş, kazanın tarih itibariyle poliçe teminatı içinde kaldığı, ---- dışındaki davacılar tarafından 05/05/2022 tarihinde başvuru yapıldığı, sigorta şirketi tarafından davacı ---- ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan davalı sigorta şirketine başvurulmasına ilişkin belgenin incelenmesinden davacılardan ---- ilişkin bir başvuru bulunmadığı anlaşılmakla; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olması HMK 114/2 maddesi kapsamında dava şartı niteliğinde olup HMK 115/2 maddesi uyarınca tamamlanabilir nitelikte olduğundan davacı vekiline muhtıra tebliği ile bu davacı yönünden zorunlu dava şartını yerine getirip başvuruyu yaptığına dair belgeleri sunması için kesin süre verilerek, aksi takdirde bu davacı yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği bildirilmiş, davacı vekili tarafından ara karar gereği yerine getirilmiş ,bu davacı yönünden de sigorta şirketine 23/03/2023 tarihi itibariyle başvuru koşulu sağlanmıştır .---- gelen cevabi yazılardan kaza nedeniyle davacılara gelir bağlanmadığı, rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.---- sayılı dosyasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle----hakkında cezalandırılması talebiyle dava açıldığı, yargılama neticesinde ".... Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, sanığın olay tarihinde saat 02:10 sıralarında sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı araç ile------ üzerinde seyir halinde iken ticari taksi şoförlüğü yapan ve yol kenarından yolcu alıp hareket etmek üzere olan müteveffa ---- kullandığı ticari taksiye çarptığı, ticari taksi şoförü ---- yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, ------ tedavisi devam ederken vefat ettiği, kaza sonrası saat 02:29 itibariyle sanığın 0.68 promil alkollü olduğunun belirlendiği, olayda , sanığın savunmasında kaza öncesinde alkol aldığını, ancak alkollü olduğu için kaza yapmadığını, kazadan sonra müteveffayı kurtarmak için elinden geleni yaptığını savunduğu, ------tarihli raporunda mütevaffanın kusursuz, sanığın asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın üzerine atılı suç sabit görülmüş, sanığın alkollü şekilde araç kullanarak müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiği anlaşıldığından bilinçli taksir hükümleri uygulanarak sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davalı ----- cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış gerekçeli karar dosyamız içine alınmıştır. Ceza mahkemesi dosyasında alınan ---- tarihli raporunda ----- tarihinde saat 02.06 sıralarında sanık sürücü---- plaka sayılı otomobil ile ---- seyir halinde iken olay yeri ------ hizasına geldiğinde önünde aynı yöne seyir halinde olan araca çarpmamak için sağ tarafa doğru yönelip idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybederek otomobilin ön kısmı ile----önünde yolcu almak için duraklayan müteveffa sürücü -------- plaka sayılı otomobilin arka kısmına çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
İRDELEME :Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza yerinin meskun içi mahal, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece, havanın açık, yolun eğimsiz düz, yol genişliğinin 7 m, yol platform genişliğinin 9 m, yol şerit sayısının 2 olduğu, olay yerinin kavşak olmadığı, aydınlatmanın mevcut olduğu, sanık sürücünün 0.68 promil alkollü olduğu görülmüştür. Kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 70 km/sa olarak işaretlendiği görülmüştür. Sanık sürücü------ tarihli ifadesinde olayı; "...akrabam -----adına kayıtlı ve sürücülüğünü; yapmış olduğum-------plaka sayılı ---- ikametime gitmek için ----- yolunda ---------- civarında orta şeritte seyir halinde gittiğim esnada önümdeki plakasını göremediğim önümdeki ve sol ön şeritteki araçlar aniden yavaşladı ve bende bunu fark eder etmez önümde seyir halinde giden araçlara çarpmamak için sağ şeride geçiş sapımı ve anayolda sağ tarafa geçtiğimde refüj vardı ve relujc geçtiğimde araeın hakimiyetini kaybettim ve araç ile ilerlerken frene bastım ve hızımı yavaşlattıktan sonra önümde bu sırada ana yol ile yan yolu bariyer ayırmaktaydı ve bariyere de çarpamamak için araç ile sağ tarafa manevra yaptım ve aracın hakimiyetimi kaybettim ve yan yolda park halinde ya da ıarckel halinde tam emin olamadığım plakasını olay sebebi ile öğrendiğim ----- plaka sayılı ticari aksiye arkadan çarparak durabildim. Çarpmanın etkisi ile ben, ticari taksi sürücüsü ve taksi de ki yolcu yaralandı. ..." şeklinde belirtmiştir.Tanık -------- tarihli ifadesinde olayı; "...ana yolda seyir halinde orta şeritte 90km hızda gittiğim esnada ---- biraz geçtiğimde ---- gelmeden plakasını olay sebeai ile öğrendiğim ----- plaka sayılı----- şeritten bir anda yanımdan geçtiğini gördüm.------ plaka sayılı araç beni geçmeden önce önümde orta şeritte plakasını göremediğim bir araç vardı ve sol şeritte de net hatırlayamadığım önümde plakasını göremediğim bir araç seyir halindeydi. Akabinde ------plaka sayılı araç beni geçtikten sonra 30-40 metre ilerde sol şeritten yolun sağ tarafına geçmeye çalıştı ve aracııım hakimiyetini kaybederek sağ şeritte bulunan bariyerlere çarpacak gibi oldu ve aracını toparlamaya çalıştı ancak toparlayamadığı için yolun sağında bulunan yan yola geçti ve yan yolda park halinde bulunan plakasını olay sebebi ile öğrendiğim---- plaka sayılı ticari taksiye çok hızlı bir şekilde çarptı. ..." şeklinde belirtmiştir.Dosya tümüyle incelendi. Trafik kazası tespit tutanağı, sanık ifadesi, müşteki ifadesi, tanık beyanı, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "Olay" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmış, aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre;
A) Sanık sürücü ------- sevk ve idaresindeki otomobil ile kontrollü ve dikkatli bir şekilde seyretmesi, otomobilin hızını mahaldeki hız limitlerini dikkate alarak yeteri kadar azaltması, önünde aynı yöne seyir halinde olan araçları gerekli ve yeterli mesafeden takip etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek önünde aynı yöne seyir halinde olan araca çarpmamak için sağ tarafa yönelip idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybederek yolcu almak için duraklayan müteveffa sürücü idaresindeki otomobile çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurludur.
B) Müteveffa sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile yolcu almak için durakladığı esnada gerisinden gelen sanık sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ :Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sanık sürücü ----asli kusurlu olduğu,
B) Müteveffa sürücü---- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş açıklandığı anlaşılmıştır. ---- Ceza mahkemesi kararı istinaf edildiğinden olay yeri kamera görüntülerinin temini için ----esas sayılı dosyadan sorulmuş dosyada bulunan cd'nin hatalı olup kopyalanamadığı bilgisi ilgili daire tarafından mahkememize bildirilmiştir. -------tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle 02:10 saat-02:30 saatleri aralığını gösteren olay yerini gören kamera kayıtları istenmiş , kamera kayıtlarını içeren dvd gönderilmiştir. Davacılar vekili de 27/11/2024 tarihli dilekçe ekinde kazaya ilişkin video kaydını ve resimleri sunduğunu beyan etmiş flash disk dosya içine alınmıştır. Davacı tanığı --------ben kazaya ilişkin olarak görgü tanığı değilim, kazanın meydana geldiği günün gece saat 01:30 sıralarında haber geldi, eşime kaza olduğu söylendi, eşim ------------ hemen hastaneye gitti, sabah 4-5 gibi de kayınvalidemi götürdüler, durumu zaten ağırdı, 10 gün yoğun bakımda kaldı, biz o süreçte hep hastanedeydik, ilk gün öğlen saat 12 gibi gittim, kayınpederim hastanede kaldığı süre içerisinde karşı taraf hiç ziyarete gelmedi, ben hiç görmedim, kayınpederim sağlığında taksi şöförü olarak çalışıyordu, kayınpederimin vefatı nedeniyle geliri kalmadığından evde ekonomik sıkıntı baş gösterdi, kayınpederim ile kayınvalidem birlikte yaşıyordu, aynı apartmandaydık, diğer dairede oturuyorduk, her iki ev de kira idi, kayınpederim sağlığında davacı oğlu ----cezaevinde olması sebebiyle tüm masraflarını karşılıyordu, yine onun oğlunun bakımını da üstlenmişti, şuanda davacı ---- masraflarını eşim ve kayınvalidem karşılamaktadır, kayınpederimin sağlığında aylık kazancı 8-9 bin TL civarıydı diye hatırlıyorum, başkaca bir geliri yoktu,"
Davacı tanığı ----- arkadaşım ve kapı komşum olması sebebiyle yaklaşık 25 yıldır tanırım, kaza anını bilmiyorum, kazayı duyunca olay yerine gittik ancak kimse kalmamıştı, bu yüzden hastaneye gittik, 1 haftadan fazla bir süre hastanede yattığını hatırlıyorum, vefatından sonra da aileye günlük olarak ziyarette bulundum, kendisi sağlığında taksi şoförlüğü yapıyordu, kendisiyle sohbetlerimden bildiğim kadarıyla günlük 400-500 TL civarında para kazandığını biliyorum, ben kendisini tanıdığımdan beri taksi şoförlüğü yapıyordu, tek geliri taksi şoförlüğünden elde ettiği para idi, birde son zamanlarından ----emeklisi olduğunu biliyorum ancak ne kadar emekli parası aldığını bilmiyorum, kendisi ve eşi dışında cezaevinde olan oğlu ----ondan olma torununun geçimini sağlıyordu, izin günlerini torununa ayırdığını söylüyordu, ----- kendi geçimini sağlayacak herhangi bir geliri yoktu, bildiklerim bundan ibarettir," Davacı tanığı ----ben olaya şahit olmadım ancak kazayı öğrenip olay yerine gittiğimde ----- ambulansa yerleştirmiş götürüyorlardı, bende peşinden hastaneye gittim, kendisini yoğun bakıma aldılar, 10 gün civarında yoğun bakımda kaldı, sonrasında da hastanede vefat etti, hastanede iken kendisini sıklıkla ziyaret ettim, davalıların hastaneye gelip gittiklerini görmedim ve duymadım, sadece ablam ------- söylediğine göre bir kere mahalleye gelmişler,.dedi.
Devamla soruldu: ------yılından itibaren taksi şoförlüğü yapıyordu, bende taksi şoförüyüm, ortalama günlük 600 ile 800 TL yevmiye şoföre kalır, kendisi ayda 26 gün çalışıyordu, 4 gün de izini vardı, ablam ev hanımıdır, çalışmaz, herhangi bir geliri yoktur, muris aynı zamanda sağlığında cezaevindeki oğluna ve torununa da bakıyordu, kirada oturuyorlardı, evin geçimini eniştem sağlıyordu, kendisi ile konuştuğumda cezaevindeki oğluna her ay 2-3 bin TL gönderdiğini söylüyordu, torununun okul masrafları ve diğer ihtiyaçlarını da o karşılıyordu." Davacı tanığı ----ben 22 yıldır taksi şöförlüğü yaparım, ------------- benden daha eskidir, kendisini ve ailesini de bu yüzden tanırım, kendisiyle aynı durakta çalışıyordum, biz ayda 26 gün çalışırız, ortalama yevmiyemiz günlük olay tarihi itibariyle 500-600 TL civarıdır, halihazırda da günü gününü tutmamakla birlikte günlük yevmiyemiz ortalama 800-1000 TL arasıdır, bu paradan sigorta kesintisi yapılır, bugün bütün kesintiler bittikten sonra benim elime yaklaşık 20.000,00 TL gibi bir rakam kalmaktadır, olayın meydana geldiği tarihte de elimize aylık ortalama 10.000,00 TL civarı para kalıyordu diye hatırlıyorum, -------- kazancı da bu civardadır, ben kaza anını görmedim, kazadan sonra gerek hastanede gerekse evde ziyaretlerimi yaptım ancak gerek hastanede gerekse evde bulunduğum sırada davalıları hiç görmedim, murisin oğlu ----cezaevindedir, onun da bir çocuğu vardır, --- oğlunun ihtiyaçlarını ----------- karşılıyordu, oğlu --- hiçbir kazancı yoktu,---- oturduğu ev kira idi, vefat sonrasında herhalde komşuları destek oluyordur, davacı --- evi ayrıdır, ----- ayrıdır, bu yüzden onun ölümünden sonra eşi ve torununa kimin destek olduğunu ben bilmiyorum, yalnızca ---- durakta hissesi mevcuttur, ayda 200-300 TL civarı duraktan destek olunur." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Dava dosyası olaydaki kusur durumunun belirlenmesi ve tazminat hesabının yapılması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş kök ve bir adet ek rapor alınmıştır. Olayın kusur yönünden değerlendirmesini yapan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sürücü ---- tarihinde saat 02:10 sıralarında kullandığı --------- seyir halindeyken ticari taksi şoförlüğü yapan ve park halinde yolcu alıp hareket etmek üzere olan --- plakalı ----- kullandığı ticari araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, kazaya etken araç aksamı olmadığını, ---- plakalı araca ait hız ve fren izi tespiti yapılmadığını, kaza mahallinde hız sınırının 70 km/saat olup kaza sonucunda sürücü ---- yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, sürücü ---- kaza sonrası yapılan alkol testinde 0,68 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, tutulan kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda -----aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş , yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak), kuralını ihlal ettiği, kaza yeri incelemesi , sürücü beyanı , görgü şahitlerinin beyanları dinlenmesi neticesinde görüş ve kanaatine varıldığını, sürücü ------ kullandığı ------- üzerinde en orta şeritte seyri esnasında aşırı hızı ve önündeki trafiğin yavaşlaması üzerine yakın takip ve hızı nedeni ile önünde yavaşlayan araca çarpmamak için en sağ şeride geçmek isteyip, ancak yolun kaygan olması ve aracının hızı nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şeridin sağındaki yan yola girerek, orada---- otobüs durağında yolcuyu alıp hareket etmek üzere olan ------ kullandığı ticari taksiye çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, KTK Madde 56/e - Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar.
c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar KTK Madde 47 - Karayollarından faydalananlar
d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar.KTK Madde 51 - Sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorundadırlar.KTK Madde52 - Sürücüler:
b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.KTK Madde 84 - Araç sürücüleri trafik kazalarında;
1) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, halinde asli kusurlu sayılırlar, kurallarını ihlal ederek yakın takip ve hızı nedeni ile önündeki araca çarpmamak için sağındaki şeride geçiş yapmak istemesi ile hızı ve yolların kaygan olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ taraftaki yan yola sonrasında nizami olarak park ederek yolcu almakta olan ticari taksiye çarptığını, asli ve%100 oranında kusurlu olduğunu,------- yolcu almak için duraklama esnasında kendi aracına çarpılmasında alabileceği bir tedbir olmaması nedeni gelen kazada kusursuz olduğunu, araç park halinde duruyorken sürücü ve yolculardan emniyet kemeri kullanması beklenemeyeceğinden sürücü ---- emniyet kemeri yönünden müterafik kusuru bulunmadığını açıkladığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporunda dosyaya sunulan -------çeriğinde ticari taksinin durakta yolcu alma görüntüsü bulunduğunu,yolcu taksiye binip kapıyı kapattığı anda davaya konu kazaya etken aracın çok hızlı bir şekilde görüntüye girdiğini, arkadan çarptığının ve aracın savrulduğunun görüldüğünü, başkaca bir canlı görüntü olmadığını, dosyaya sunulan ---------plakalı aracın gece, kamera saati ile 21. dakika 28. saniyede görüntüye girmekte olup hangi şeritte seyir ettiğinin anlaşılamadığını, yol üzerinde başka araçların da seyir halinde olup aracın görüntüye girdiği andan itibaren çok hızlı bir şekilde yoldaki bütün araçları biribiri ardına geçtiğini, hızının 140 km veya üzerinde olduğu kanaati oluştuğunu, diğer araçların normal hızda seyir halinde olup birkaç saniye içinde bütün araçları geçip önündeki araca çarpmamak için aniden sağ şeride geçip direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, yine çok hızlı bir şekilde yol üzerindeki çizilmiş yer işaretlerinin üzerinden geçerek anayolun sağında bulunan otobüs durakları yoluna girdiğini, kaza mahalline doğru aracını toparlayamayıp, durakta yolcu almakta olan ticari taksiye kontrolden çıkmış halde şimşek gibi çok hızlı bir şekilde 21. dakika 35. saniyede arkadan çarptığını, çarpmanın etkisi ile duran taksinin hareketlenerek yaklaşık 10-15 metre bariyerlere doğru savrulduğunu, davalı vekilinin iddiası gibi, davaya konu aracın, önündeki aracın ani fren yapması nedeniyle çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığı yönünde------ defalarca izlemesine rağmen bir kayıt görmediğini, bahsedilen aracın fren yapmadığı, yavaşlamadığı, aynı hızıyla ( diğer araçların da hızına uygun olacak şekilde) nizami bir şekilde yoluna devam ettiğinin görüldüğünü, kusur yönünden kök raporun değiştirilmesine gerek olmadığını beyan etmiştir. Kusura ilişkin düzenlenen bu raporlar dosyada toplanan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde olayın oluş şekline uygun bulunmuş, davalı sürücünün tam kusuru ile kazanın meydana geldiği müteveffaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı., davalının duran araca arkadan çarptığı, müteveffanın alabileceği bir önlem bulunmadığı, aracı hareket halinde olmadığından emniyet kemeri takmamış olmasının müterafik kusur teşkil etmeyeceği, bu savunmayı dile getiren davalı sigorta vekilinin kök rapordaki müterafık kusura yönelik açıklamalara itiraz da etmediği , olayın meydana gelmesinde davacıların murisinin müterafik kusurunun bulunmadığı bilirkişi raporunun gerekçeli ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu sonucuna varılarak mahkememizce hükme esas alınmış, ceza mahkemesi dosyasında alınan rapor ceza mahkemesinin kararındaki kabul, kaza tespit tutanağı birbiriyle uyumlu olduğundan TBK 74 maddesi hükmü de dikkate alınarak ceza mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesine gerek görülmemiştir .Davacılar vekilinin talebi ile bilirkişi heyetine dahil edilen ---- tarafından bildirilen bilirkişi tarafından müteveffa emsali taksi şoförü kazancı yönünden değerlendirme yapılmış müteveffanın emsali olan 64 yaşında ve gece çalışan bir taksi şoförünün 14.02.2022 kaza tarihi itibarı ile elde edebileceği aylık net gelirinin/ücretinin net asgari ücret kadar olabileceği beyan edilmiş bilirkişi ek raporda da aynı görüşünü korumuştur. Aktüer bilirkişi raporunda müteveffa ve hak sahiplerinin muhtemel bakiye ömrünün ------- yaşam tablosuna göre belirleneceğini, bununla birlikte; asgari ücretin her yıl % 10 artacağı kabulü ile işleyecek dönemdeki kazançlar için her yıl %10 artış uygulananıp işleyecek dönemdeki zararın peşin ödenmesi nedeniyle her yıl için %10 iskonto yapılacağını başka bir anlatım ile ----yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hak sahiplerinin maddi zararlarının hesaplanacağını bildirmiş, mütevefffanın hükümlü ve cezaevinde bulunan ------ doğumlu oğlu davacı ----- yoksun kaldığı gerekçesi ile maddi tazminat talep edilmekte ise de; (37) yaşında olan davacının reşit bir yetişkin olup, cezaevinde iaşesi devlet tarafından karşılandığından davacı ---- yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığını, davacı ---- yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar hesabına yer olmadığını belirterek müteveffanın eşi ----- destekten yoksun kalma maddi zararının 1.426.627,83 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde müteveffa kusursuz olduğundan kusur tenziline yer olmadığını, hak sahibi davacı eş hesap tarihinde ---- yaşında olup, ----- kadının yeniden evlenme şansı bulunmadığından yeniden evlenme şansı indirimine yer olmadığını, ------müzekkere cevabında davacı hak sahiplerine herhangi bir ödeme yapılmadığı ve rücuya tabi peşin sermaye değerinin bulunmadığı belirtildiğinden rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, buna karşılık tarafların ikrar ve beyanlarından davacı eşe ------ödeme yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını buna göre davacı eşe yapılan ödemenin; ödeme tarihinden işbu rapor tarihine kadar işlemiş faiziyle güncellenerek hesaplanan maddi zarar tutarından tenzil edilmesi gerektiğini,---- nihai ve gerçek maddi zararının 1.075.113,66 TL olduğunu, davacı ------ ödeme tarihindeki verilere göre maddi zararının 382.806,00 TL. olup yapılan ödemenin indirimi ( - 300.341.00 TL) ile ------ ödeme tarihindeki bakiye maddi zararının - 82.465,00 TL olduğunu, yapılan ödeme ile davacının ödeme tarihindeki maddi zararının %78 oranında karşılandığını; davacıya ödeme tarihinde 82.465,00 TL eksik ödeme yapıldığını ve yapılan ödemenin yetersiz olduğunu açıklamış , ----- poliçesi ile sigortalandığını,- ----- belirlenmiş olan ----------limitleri ölüm halinde şahıs başına 500.000,00 TL ve hak sahibi eşe yapılan ödeme neticesinde bakiye teminat limitinin (500.000,00 TL — 300.341,00 TL)= 199.659,00 TL olduğunu, davacı eşin nihai ve gerçek maddi zararı 1.075.113,66 TL olup, 199.659,00 TL tutarındaki bakiye teminat limitini aştığını, davacı eşin ----- kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği maddi zararının bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 199.659,00 TL olduğunu açıklamıştır. Hesap raporuna taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine itirazların karşılanması ve bu arada dava dilekçesi ekinde bulunan başvuru dilekçesinde davacının sigorta şirketine başvurusunun 05/05/2022 tarihinde yapıldığı görülmekle sigorta şirketi yönünden değerlendirmenin buna göre yapılması, asgari ücrette meydana gelen değişiklik gözetilerek ek rapor düzenlemesi talep edilmiş bilirkişi ek raporunda yeniden yapılan hesaplama ile ------ yıllık maddi zarar toplamı 1.798.603,74 TL olarak belirlenmiş, bilirkişi 300.341,00 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın ödeme tarihinden ek rapor tarihine kadar işlemiş faiziyle güncellenerek hesaplanan maddi zarar tutarından tenzil edileceğini, buna göre -------nihai ve gerçek maddi zararının 1.394.064,98 TL olduğunu , yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki maddi zararın %78 i karşılanmış olduğundan davacıya ödeme tarihinde 82.465,00 TL eksik ödeme yapılmakla yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kök raporda tespit edildiğini, davacı eşin nihai ve gerçek maddi zararı 1.394.064,98 TL olup, 199.659,00 TL tutarındaki bakiye teminat limitini aştığını, bu durumda; davacı eşin------- poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edebileceği maddi zararının bakiye teminat İimitiyle sınırlı ve 199.659,00 TL olduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine ihtarname ve gerekli belgelerin 05.05.2022 tarihinde tebliğ edildiğini KTK 99 maddesi uyarınca; 05.05.2022 tarihinin 8 iş günü sonrası olan 18.05.2022 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceğini açıklamıştır.
Davacılar vekil bilirkişi ek raporuna da itirazlarını sunmuş davacı ------ yönünden infaz ve ilamat savcılığına yazı yazılarak müteveffanın kaza öncesinde müvekkiline destek olup olmadığının tespiti bakımından müvekkili adına yatırılan paraların tespitini talep etmiştir. Davacı vekilinin talebi doğrultusunda ceza infaz kurumlarına yazılar yazılmış ---- öncesinde 08/05/2019-28/05/2019 tarih aralığında kaldığı ---- tipi ceza evinde davacının hesabına para gelmediği, ----- ceza evinde kaldığı ve bu süreçte annesi tarafından toplamda 400,00 TL ve kardeşi -------tarafından 600,00 Tl gönderildiği, 18/04/2019 ila 11/06/2019 tarihleri arasında da müteveffanın toplamda 850,00 TL gönderdiği, davacının ---- kaldığı süreçte de müteveffanın -----tarihleri arasında olmak üzere toplamda 1.900,00 TL gönderdiği anlaşılmıştır. Davacı -------- yaşında bir yetişkin olup, cezaevinde hükümlü durumundadır. Babasının vefatı nedeniyle destek tazminatı talebinde bulunmuş , kendisinin ve küçük çocuğunun destekten yoksun kaldığını, ceza evinde geçimini babasının sağladığını ileri sürerek kendisi için tazminat talep etmiştir.. Destek tazminatına hükmedilebilmesi için talep eden ile destek arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığının, devamlı ve gerçek ihtiyaç içinde bulunulduğunun iddia eden tarafça ispatlanması gerekmektedir. Davacının cezaevi kayıtları incelendiğinde müteveffa yanı sıra annesi ve kardeşinin harçlık mahiyetinde ve düzenli olmayan ödemeler yaptıkları bunun yanı sıra davacıya devlet tarafından da ödeme yapıldığı anlaşılmış olup davacının bu hali ile babasının desteğine muhtaç olduğu sonucuna varılamadığından davacı ---- yönünden açılan destek tazminatı talepli davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacılar vekili tarafından davacı ---- tarihli talep arttırım dilekçesi sunularak ve harcı yatırılmak suretiyle maddi tazminat talebi 1.394.064,98 TL'ye çıkarılmıştır. Davacı-------- trafik kazasında eşini kaybetmiş eşinin desteğinden yoksun kalmıştır. Düzenlenen aktüer bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği destek tazminatı tutarı hesaplanmış davacının 1.394.064,98 TL tazminat talep edebileceği açıklanmış olup rapordaki hesaplamalar gerekçeli ve yargı kararlarıyla benimsenen kurallara uyularak hazırlanmış olmakla mahkememizce hükme esas alınmış davacı------- maddi tazminat davasının arttırılan haliyle kabulüne, 1.394.064,98 TL'nin (davalı ----- sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine ve hükmedilen tutara davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18/05/2022 tarihinden, davalılar -----kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.Davacıların bir diğer talebi ise olay nedeniyle duyulan acı ve elem üzüntü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesidir. Davacılar olay nedeniyle eş ve babalarını kaybetmişlerdir. Meydana gelen trafik kazasında davacıların murisine yüklenebilecek kusurun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün tam kusurluyla kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat hakkında bir düzenleme bulunmadığından, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK 56 maddesi uygulanacaktır. TBK 56/1 maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."hükmü düzenlenmiştir. Maddenin 56/2.fıkrasında"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal düzenlemeler gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. --------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir. ------Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya dönüldüğünde kazanın oluş şekli, taraflara yüklenen kusurlar, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacılardan ---- için 30.000 TL ,---- 30.000 TL ,--- 80.000 TL, ---- için 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ---- kaza tarihi ---- itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ------ maddi tazminat davasının arttırılan haliyle KABULÜNE, 1.394.064,98 TL'nin (davalı ------sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
Hükmedilen tutara davalı sigorta şirketi yönünden 18/05/2022 tarihinden, davalılar ------- kaza tarihinden itibaren, yasal faiz yürütülmesine,
2-Davacı ---------yönünden açılan maddi tazminat davasının REDDİNE,
3-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜNE,
Davacılardan---- için 30.000 TL ,--- için 30.000 TL , ---- için 80.000 TL, ----için 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ----- kaza tarihi 14/02/2022 'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
HARÇLAR:
4- Maddi tazminat talebi yönünden karar harcı 95.228,57TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.837,84 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 4.760,00TL harcın mahsubu ile bakiye 83.630,73 TL harcın tüm davalılardan( davalı -----13.638,70 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5- Manevi tazminat talebi yönünden karar harcı 11.612,70 TL'nin davalılar ---- tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacılar tarafından yatırılan 6.837,84TL peşin harç ve 4.760,00TL ıslah harcı toplamı 11.597,84 TL harcın tüm davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
YARGILAMA GİDERLERİ:
7-Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk masraf, 1.820,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.025,50TL yargılama giderinin maddi tazminat tutarının kabul edilen kısmı dikkate alınarak taktiren tamamının tüm davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8- Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
VEKALET ÜCRETLERİ:
9-Davacı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 207.169,10 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak ( davalı ----- ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) davacı---- verilmesine,
10-a-Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin ----- alınarak davacı-----verilmesine,
b-Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin ---- alınarak davacı---- verilmesine,
c-Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin --- alınarak davacı ---- verilmesine,
d-Hükmedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin ---- alınarak davacı ----verilmesine,
11-Davalı ---- ve davalı -----kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı------ alınarak bu davalılara verilmesine,
12-Davalı -- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T., 10/2 ve10/4 maddelerindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı----- alınarak bu davalıya verilmesine,
13-Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/2 ve10/4 maddelerindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı --- alınarak bu davalıya verilmesine,
14-Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/2 ve10/4 maddelerindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ----alınarak bu davalıya verilmesine,
15-Davalı----kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/2 ve10/4 maddelerindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ----- alınarak bu davalıya verilmesine,
ARABULUCULUK ÜCRETİ:
16-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.640,00 TL arabuluculuk ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
GİDER AVANSI:
17-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı karşı , davalıların yokluğunda oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025