T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/709 Esas
KARAR NO: 2025/665
DAVA: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 30/05/2022
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin dedesi --------tarihli kooperatif senedi ile ------ no.lu üyeliğe kabul edildiğinden ve davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif senedi incelendiğinde söz konusu üyelik için 32.500,00 TL arsa bedeli peşinatının ödendiğinin görüleceğini, 04.10.2010 tarihinde dedesinin vefat ettiğini, kooperatif ana sözleşmesinin 16.maddesi gereği --------- no.lu üyelikte hak ve yetkilerin müvekkiline geçtiğini, dedesinin kooperatif ortağı olmanın getirdiği yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve aidatlarını ödediğini, müvekkilinin bir dönem bir kısım kooperatif aidatlarını ödemede gecikmeye düştüğünü, bir süre sonra ise 23.02.2020 günlü ve no.lu genel kurul kararı ile müvekkilinin ihracına karar verildiğini, ihraç kararının müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ihtaç kararının iptaline ve müvekkilinin kooperatifin ---- no.lu üyesi olduğunun tespitine, çıkarma kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılması halinde ise çıkma payının müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Her ne kadar davacı tarafça, ödemeye ilişkin 1. ve 2. İhtarnamelerin usulüne uygun olmadığından bahsedilmiş ise de; bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacı iddialarının aksine : ihtarnamede, borcun ödenmesi için ortağa 20 günlük süre verildiğini, ihtarnamenin düzenlendiği tarih itibarı ile asıl borç miktarının aylık detayları ile davacıya bildirildiğini ve davacıdan gecikme faizi talep edilmediğini, ihtarnamede ödeme için davacıya 1 aylık süre verildiğini, her iki ihtarnamenin de davacıya bizzat tebliğ edildiğini, görüleceği üzere; davacının, usulüne uygun olmadığını iddia ettiği bütün hususların yasal prosedüre uygun olarak, müvekkili kooperatif tarafından yerine getirildiğini, her ne kadar; dava dilekçesinin 3.sayfasında : “ … borç ve faiz tutarı hatalı hesaplanmış” ifadeleri yer alsa da, ihtarnameler incelendiğinde; davacıdan faiz ve gecikme adı altında herhangi bir talepte bulunulmadığını, sadece asıl borç miktarı olan aidat borcunun talep edildiğinin açıkça görüleceğini, davacı tarafından; kooperatif borcunun bir müddet sonra ödenmiş olduğu ifade edilmiş olsa da, davacının, bir kısım ödemeleri ihraç kararından sonra yaptığını, bir kısmını ise halen daha ödemediğini, ihtarnamede belirtilen sürelere riayet edilmeden ve hatta ihraç kararından çok sonra yapılan ödemelerin, ihraç kararının geçerlilik arz etmesi bakımından hiçbir ehemmiyetinin bulunmadığını, davacı tarafça, üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı davranılmış olduğu iddia edilmişse de, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, zira; Kooperatif Ana Sözleşmesinin “ORTAKLIĞA TEKRAR GİRME” başlıklı 18. Maddesinin: “Ortaklığı sona erenler, ayrılma nedenlerinin ortadan kalkması halinde yeniden ortaklığa kabul edilebilirler…” hükmünü amir olduğunu, Genel Kurul Kararı ile ortaklıktan ihraç edilen ------ oğlu ------- tarafından------ tarihli dilekçede, bizzat ---- gönderilen tebligatların, ------- yaşının ilerlemiş olması ve şahsın alzheimer hastası olması sebebiyle ulaşmadığının ifade edildiğini ve borcun tamamının da -------tarafından ödendiğini, dolayısıyle ayrılma nedeninin ortadan kalktığını ve bunun üzerine şahsın kooperatif üyeliğine kabul işleminin Genel Kurulca gerçekleştirildiğini oysa davacı ------ ihraç ihtarnamelerinde belirtilen borcun tamamını bugün itibarı ile dahi ödemediği gibi, ihraç ihtarnamelerinin keşide tarihinden önce, borç ile ilgili kooperatif yöneticisi ------ yapmış olduğu yazışmalarda, ödeme yapılmayacağını ifade ettiğini ve hakaret içeren mesajlar gönderdiğini, davacının işbu tutum ve davranışları karşısında; eşitlik ilkesine aykırı davranıldığından bahsedilemeyeceğini, davacı tarafça; “ ------Çıkma payının hesaplanmasında; Müvekkilin dedesinin ---------- yılında kooperatife üye olduğu, ilk üyelik anında arsa peşinatı ödediği, mevcut arsanın değeri, tüm ödemelerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, gibi hususların özellikle de “denkleştirici adalet ilkesinin kıstaslarının dikkate alınması gerekir.” hususlarının belirtildiğini, oysa; Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin “ORTAKLIĞI SONA ERENLERLE HESAPLAŞMA” başlıklı 15. Maddesi: “Devir dışı bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yıl bilançosuna göre hesaplanarak , bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde geri verilir“ hükmünü amir olduğunu, yine 1163 sayılı Kooperatif Kanunu’nun “KOOPERATİFTEN ÇIKAN VEYA ÇIKARILAN ORTAKLARLA HESAPLAŞMA SÜRESİ VE YÜKÜMLÜLÜK” başlıklı 17. Maddesinin; “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır” hükmünü amir olduğunu, gerek Ana Sözleşmenin 15. Maddesinde, gerekse 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. Maddesinde; kooperatif üyeliği sona eren üyeye ödemenin ne şekilde yapılacağına yönelik usul ve esaslar açıkça belirtildiğini, “Denkleştirici Adalet” ilkesi vs. adı altında iade edilecek olan bedelin belirlenme usulünün değiştirilebilmesi hukuken mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık; Davanın; mahkememizin------ Esası ile açılan davada, davalı kooperatifin -------- tarihli genel kurul toplantısında davacı hakkında alınan ihraç kararı ve ihraç kararına dayanak yapılan ihtarların usulsüz tebliğ edildiği, ihraç kararının yerinde olmadığı iddiasının ileri sürüldüğü, bu iddianın yerinde görülmemesi halinde çıkma payının ödenmesinin talep edildiği, ihraç kararının iptali yönünden hak düşürücü süre içinde davanın açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek çıkma payının tespiti ve ödenmesine ilişkin talebin tefrik edilerek ayrı bir dava dosyası üzerinden esas numarası aldığı ve eldeki davanın yalnızca çıkma payının tespiti ile ödenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu hakkında dosya Mali Müşavir ve Kooperatif Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 03/06/2024 tarihli raporunda özetle;Davada ihraç kararının iptali ve terditli olarak çıkma payı talep edilmiş ise de, ihraç kararının iptali davası tefrik edilerek başka esasa kaydedilmiş, dava reddedilmiş ve karar kesinleşmiş olduğundan, eldeki davanın konusunun davacının kooperatif ortaklığından ihracı sebebiyle çıkma payının hesaplanarak ödenmesi talebi olduğuna, Davacının (ve selefinin) koperatife yaptığı ödemeleri, dayanak belgeleriyle birlikte gösteren listeler dosyada bulunmadığından, ayrıca dosyaya sunulan ödeme belgelerinin bir kısmının okunaksız olması, bir kısmının da ----------- üyeliğine ilişkin olması ve ayrıt edilememesi, kooperatif ortaklığına girişte ödendiği belirtilen 32.500 TL’nin ise ödeme belgesinin bulunmaması sebebiyle hesaplamalar kooperatif üye kayıt defterinden alınan dosya içindeki fotokopiler ve---- dosyaya gönderilen müzekkere cevabındaki rakamlar üzerinden yapılmış olduğuna, Davacının ------- nolu üyeliği sebebiyle davalı kooperatife ödemeleri toplamının 16.510,30 TL olduğu, bundan davacının ihraç edildiği 2020 yılı genel yönetim giderlerinden payına düşen 979,58 TL’nin indirilmesiyle bakiye alacağının 15.530,72 TL olduğu, bu rakama davacının ihraç edildiği 2020 yılı bilançosunun genel kurulda kabul edildiği tarihi izleyen 1 aylık süreden dava tarihine kadar işlemiş 594,05 TL yasal faizin ilavesiyle dava tarihi itibariyle davacının alacağının toplam 16.124,77 TL olduğu yönünde görüş ve rapor ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti ----- tarihli ek raporunda özetle; Davacıya, ----------- intikal eden 61,62,63,64 nolu kooperatif üyelikleri için yapılan tüm ödemeler toplamının 30.294,52 TL olduğu, bundan son yıla ait genel gider payı 979,58 TL düşülerek, davacının çıkma payı alacağının 29.314,94 TL olduğu, kooperatiften çıkan/çıkarılan ortağın alacağının, kooperatif ortaklığının sona erdiği yılın bilanço ve gelir tablosunun tasdik edildiği genel kuruldan (28.11.2021) bir ay sonra 28.12.2021 tarihinde muaccel olacağı ve bu tarihten dava tarihine kadar 1.126,30 TL yasal faiz işlediği hesabıyla, dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatiften 29.314,94 TL asıl alacak, 1.126,30 TL gecikme faizi talep edebileceğine, davacı tarafın, 40 yıl boyunca kooperatife yapılan ödemelerin gerçek değeri ve denkleştirici adalet ilkelerine göre farklı hesaplama taleplerinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, Kooperatif ana sözleşmesi ve Yargıtay’ın konuya dair yerleşik içtihatları ile uyumlu olmadığı gözetilerek, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesinin Anayasa’nın mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkelerine aykırı olabileceğine dair savunma ve taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş ve rapor ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.Davacı vekili ek raporun tebliğinden sonra 10/06/2025 tarihinde talep arttırım dilekçesini ibraz ederek harcını ikmal etmiştir. Talep arttırım dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Somut uyuşmazlıkta mahkememizin ---------- Esası ile açılan davada, davalı kooperatifin 23/02/2020 tarihli genel kurul toplantısında davacı hakkında alınan ihraç kararı ve ihraç kararına dayanak yapılan ihtarların usulsüz tebliğ edildiği, ihraç kararının yerinde olmadığı iddiasının ileri sürüldüğü, bu iddianın yerinde görülmemesi halinde çıkma payının ödenmesinin talep edildiği, ihraç kararının iptali yönünden hak düşürücü süre içinde davanın açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek çıkma payının tespiti ve ödenmesine ilişkin talebin tefrik edilerek ayrı bir dava dosyası üzerinden esas numarası aldığı ve eldeki davanın yalnızca çıkma payının tespiti ile ödenmesine ilişkin olduğu, davacının dedesi olan ----- davalı kooperatife üye olduğunun tespit edildiği, davacının davalı kooperatif tarafından düzenlenen------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, davacı her ne kadar arsa ilk üyelik sırasında ödenen peşinat, mevcut arsanın değeri ve denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek çıkma payının hesaplanmasını talep etmiş ise de Yargıtay kararları dikkate alındığında kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklar kooperatif varlıkları üzerinde hak iddia edemeyeceği yalnızca kooperatife yaptıkları ödemelerin kendilerine iade edileceği ve bu bedelden de son yılın genel gider payının mahsup edileceği hususunda yerleşik içtihatların bulunduğu, davacının ilgili ihtarname ile ihracının kesinleştiği dolayısıyla kooperatiften daire alan üyelerin sağladığı yarar ve davacının ödemelerinin karşılaştırılarak hesap yapılmasının somut olaya ve Yargıtay kararlarına uygun düşmeyeceği -------- dosyada yer alan ödeme belgeleri, banka kayıtları vs. İncelenip hesaplandığında davacının kooperatife toplam ödemelerinin 30.294,52 TL olduğu ve bu bedelden son yılın genel gider payının düşmesi gerektiği, davalı kooperatifin kooperatiften ihraç edildiği ---- yılı olağan genel kurul toplantısının---- tarihinde yapıldığı, işbu tutanağa göre kooperatifin -------- ortağının bulunduğu , genel kurulda tasdik edilen 2020 bilanço tablosuna göre işbu yılın genel yönetim giderlerinin 280.159,37 TL olduğu, davacının ödemelerininden son yılın genel giderlerinden payına düşen kısmının indirilmesi gerektiği ve buna göre 280.159,37/286= 979,58 TL, 30.294,52 TL-979,58 TL = 29.314,94 TL çıkma payı alacağının bulunduğu, davacı tarafın kooperatife yapmış olduğu ödemelerin gerçek değeri ve denkleştirici adalet ilkelerine göre farklı hesaplama taleplerinin Kooperatifler Kanunu, Kooperatif ana sözleşmesi ve Yargıtay'ın işbu konuya dair yerleşik kararları ile uyumlu olmadığı, bu haliyle davacının talep arttırım dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 9.067,31 TL çıkma payının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-9.067,31 TL çıkma payının 28.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 619,39 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 69,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 549,93 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 69,46 TL tamamlama harcının davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 12.2445,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 9.067,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne Karşı KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı. 25/09/2025