T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/1252 Esas
KARAR NO: 2025/682
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2016
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat yapım işleriyle uğraşmakta olup,---- parselde kayıtlı,------ yapacağı inşaatta kullanılacak beton için davalı şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında satış sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, sözleşme uyarınca ---- beton verilmesi gerektiğini, müvekkilinin inşaatın iskanını almak için müracaatta bulunduğunda , ------ hazırlanan raporda; inşaatta kullanılan beton değerinin olması gerekenden çok düşük olduğunu tespit ederek binanın yıkılması gerektiğine karar verilmiş olduğunu, kalitesiz beton satımı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için huzurda görülen davanın açılma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararın tespitine ve fazlaya ilişkin her türlü dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla bedelin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette düzenli olarak beton kalitesi için ölçüm yapılmakta olup, davacı tarafın iddialarının kabul edilemez olduğunu, karşı tarafın taleplerine binaen gönderilen beton sınıflarının sevk irsaliyelerinde mevcut olup, karşı tarafın yetkili kişileri tarafından, hiçbir ihtirazi kayıt koymadan teslim alınmış olduğunu, karşı tarafın taleplerine göre; ------ sınıflarında betonların karşı tarafa teslim edilmiş olduğunu, gönderilen betonların kanuni standartlara uymakta olup, söz konusu olayda ---- yaptığı incelemenin hatalı olduğunu, karot standardının---- iptal edilerek yerine, ---- kullanılmaya başlandığı halde,---- eski standartlara göre inceleme yaptığı için alınan numunelerin standartların altında çıkmış olduğunu, sunulan raporlarda; ---- sınıfı betonmuş gibi değerlendirme yapılmış olduğunu, ---- standartlarına göre yeniden inceleme yapılması durumunda gerçeğin ortaya çıkacağını, bakanlıktan gönderilen yazının tavsiye niteliğinde olup, oturan insanların tahliye edilmemiş olduğunu belirterek haksız davanın reddini istemiştir.Dinlenen davacı tanığı ... '' Ben davacı tarafı tanımıyorum, davalı tarafta çalıştım ancak dava konusunu bilmiyorum, tanıklık yapacak konumda değilim, çünkü bilgi sahibi değilim, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir. dedi '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Dinlenen davalı tanığı -------- denetim firmasında riskli tespit yapı yönetim bölümündeydim, davanın tarafları arasında bir beton satış işi yapılmış ve beton istenilen kalitede olmadığını duydum ama doğrudan görgüye dayalı bir bilgim yoktur, beton kalitesiz olduğu takdirde çevre şehircilik bakanlığı uhtesinde karot alınır, alındıktan sonra resmi belgelerle betonun kalitesi tespit edilebilir, ben neden tanık olarak dinlendim bilmiyorum,zira bu hususun numunelerle ispatı mümkün ve kolaydıri dedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Dinlenen davalı tanığı--Ben hatırladığım kadarıyla -------denetim firmasında uygulama denetleyicisi olarak çalıştım, ben aynı zamanda inşaat mühendisiyim, dava konusu inşaat bizim denetlediğimiz inşaatlardan biriydi, müteahhit firma olan ---- o dönemde çalıştığım ------- şirketinden denetim hizmeti almıştı, biz bu nedenle söz konusu inşaatı denetledik, yaptığımız denetim hizmeti kapsamında inşaatın her kat betonundan belirli sayıda numuneler aldık, söz konusu numunelerin incelenmesinde tamamında kalitesizlik tespit ettik, inşaat o şekilde devam edemeyeceğinden bu durumu belediyeye bildirdik ve belediyeden yıkım kararı çıktı, ben sonradan öğrendiğim kadarıyla inşaat yıkılmamış ve takviye yapılarak iskan alınmış ve şu anda binada oturum olduğunu duydum, söz konusu dönemde denetlediğimiz inşaata beton tedariki yapan firma, ---- şirketiydi, benim dava konusu olaya ilişkin bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir, sorduğunuz diğer hususlarda bilgi sahibi değilim, ayrıca tanıklık ücreti talebim vardır, ben tanıklık yapmak için ----- buraya geldim, dedi.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce 21.03.2017 tarihinde bilirkişi -------- alınan raporda özetle; davaya konu yapıyla ilgili olarak yerinde gerçekleştirilen incelemeler, alınan karotlarda elde edilen basınç dayanımı deney sonuçları ve dosyada yapılan incelemeler sonucunda; davacının---- sınıfında beton sipariş ettiği, bu nedenle dayanımların değerlendirilmesinde ---- sınıfı betonun esas alınması gerektiği, mevcut yapıdaki betonların----- standardına göre değerlendirilebileceği, karot alınan temelde ve zemin kattaki betonlarda elde edilen basınç dayanım sonuçları ---- standardındaki Madde ----- göre değerlendirildiğinde, ---- gerekli şartın sağlanamadığı, ancak, karot sonuçlarının aynı maddeye göre --- şartları ise sağladığı yönünde raporunu sunduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar aldırılmış olup, ayıp hususunun değerlendirilmesi, betonun ayıplı olduğunun tespit edilmesi halinde ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti, ayrıca iskan alınması için gereken hususların inşaatta bulunup bulunmadığı, bir eksiklik varsa bu eksikliğin davalının satmış olduğu betondan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, satılan betonun anlaşmaya uygun olup olmadığı, imar barışı kapsamında alınacak/alınan yapı kayıt belgesinin ve taşınmazın hali hazırdaki durumunun değerlendirilmesi, mevcut şartlarda iskan alınması için yapılacak masrafların ve davacının varsa zarar miktarının tespiti için alınan son ek rapordan özetle; mevcut şartlarda iskan alınması için hesaplanan tutarın 31.380,77 TL olduğu anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davalı şirketin yaptığı inşaatta kullanılan ve davacı taraftan satılan betonun, taraflar arasında anlaşılan beton cinsinden daha düşük değerde olduğu ve bu nedenle ----- tarafından hazırlanan raporda inşaatın yıkılması gerektiğine karar verildiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacı ---- nolu parselde kayıtlı, ---- adresinde inşasını yaptığı binanın, hazır betonunu, davalı ------- satın almış olduğunu, davalının inşaata, olması gerekenden düşük beton sınıfına ait beton göndermiş olduğunu belirtilerek, uğramış olduğu ve uğrayacağı zararların tazminini talep ettiği, davalı ise, davacının kendisinden talep etmiş olduğu beton sınıfına ait betonları şantiyeye göndermiş olduklarını, irsaliyelerin davalı ve ya çalışanları tarafından, hiçbir ihtirazi kayıt koymadan teslim alınmış olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamındaki,------- hitaben yazmış olduğu yazıda;------ alınan numune sonuçları neticesinde temel betonunun --- sınıfının ise ----- olarak saptanmış olduğu, beton sınıfının dayanımının düşük çıkması ve -----maddeleri uyarınca ----- sınıfından daha düşük beton kullanımının mevzuata aykırı olması nedeniyle ruhsatı düzenleyen ilgili idaresince İmar Kanunun 32. Ve 42. Maddesinde belirtilen cezai işlemlerin uygulanması gerektiği, Kanunda belirtilen süre içerisinde söz konusu aykırılık ile ilgili güçlendirme yapılmasının ilgili idaresince değerlendirilmesi halinde güçlendirme ruhsatı düzenlenmesi gerektiği, aksi halde ruhsat eki projelere aykırı olan kısımların yıkılması gerektiği" nin bildirildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, davalının temin etmiş olduğu, binada kullanılan betonun, ------ sınıfı standartlarını sağlayıp sağlamadığının tespiti gerekmekte olup bu hususta mahkememizce bilirkişi raporu alınmış, söz konusu betondan alınan numunelerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Binanın bodrumunda ve zemin katında, ---- sınıfı için standartta öngörülen söz konusu şartın sağlanmadığı, bu nedenle yapı temelinde betonun ---- olması gereken nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davalının, davacıya ait şantiyeye, düşük beton sınıfı göndermiş olmasına rağmen, --- sınıfı göndermiş gibi fatura kesmiş olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama sırasında davacı tarafça davaya konu yapı için yapı kayıt belgesi alınmış olduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememizce tazminat miktarının tespiti yönünden alınan bilirkişi raporunda; dava konusu binanın yıkımının gerçekleşmesi halinde davacının uğrayacağı zarar miktarının, dava tarihi itibariyle: 413.828,90 TL olacağı, Binaya yıkım kararı çıkmaması durumunda, davacının uğrayacağı zararın davalıdan almış olduğu beton miktarı / tutarı ve “Yapı Ruhsatı” düzenlenmesi aşamasında, Belediye tarafından alınacak harçlar ile sınırlı olacağı 26.563,77 TL + 4.817,00 TL = 31.380,77 TL olacağı belirtilmiştir. ----- borçlunun, borçlandığı edimden başka bir şeyi ifa etmesi olarak tanımlanabilir. Ayıplı ifada, ayıplı olsa da bir ifanın varlığı söz konusuyken, --------- ifada ise sözleşmedeki edimin ifası söz konusu değildir. Bu nedenle ---------- ifa halinde yüklenici, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda alıcı için muayene ve ihbar külfetinden söz edilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarına ilişkin sürelerin uygulanması söz konusu olmayıp genel zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gereklidir. ------ halinde alıcı bu teslimi kabul etmiş ise, satıcı TBK'nın 112. maddesi gereğince sözleşmeye aykırı ifada hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan zarardan sorumludur.Satım sözleşmesinde öngörülen özelliklerde mal teslimi yapılmaması halinde ayıplı teslim değil, satılandan başka birşeyin teslimi (--------- teslimi) söz konusu olup; TBK'nın 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.Yapılan açıklamalar ışığında somut olayda taraflar arasında ---- beton sınıfı beton alımı hususunda anlaşılmaya varılmasına rağmen ------ beton sınıfı yerine daha düşük beton sınıfına sahip beton verildiği tespit edilmiş olup, kararlaştırılandan başka cinste bir malın teslim edilmesi nedeniyle söz konusu ifanın ---------ifa olduğu kanaatine varılmakla, davalı davacının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olup aluid ifa durumunda ayıp ihbarı şartı olmadığından davalı tarafın ayıp ihbarı yapılmadığı itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacının uğradığı zararı davalıdan talep etmekte haklı olduğu kanaatine varıldığından davacı tarafın sunmuş olduğu ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, taraflar tacir olduğundan hükmedilen bedele avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE, 31.380,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar harcı olan 2.143,62 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 170,78 TL ile ıslah harcı 366,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.606,84 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 565,98 TL (peşin harç - başvuru harcı ve ıslah harcı ) harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 9.318,30 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2025